4. Ceza Dairesi 2021/7845 E. , 2023/16435 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hakaret Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 260 ıncı maddesinin…
**4. Ceza Dairesi 2021/7845 E. , 2023/16435 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hakaret Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Yerel Mahkemece sanıklar hakkında hakaret suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi ve dördüncü fıkrası ile 43 ve 62 inci maddeleri uyarınca 8840 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanıklar müdafiinin temyiz isteği, suça konu pankartta hakaret unsurunun bulunmadığı, katılanların gözlerinde bulunan maskenin suçluları tanımlamakta kullanıldığı şeklindeki yorumun zorlama olduğu, pankarttaki yazıda fotoğraflarda bulunan kişilere atıf bulunmadığı, eylemin suç teşkil edip etmediği hususunda ceza hukuku bilirkişisine danışılması gerektiği, Anayasa Mahkemesi'nin kararlarına göre siyasi kişilere yönelen eleştiri sınırının daha geniş tutulması gerektiği, Anayasa tarafından güvence altına alınan düşünceyi açıklama ve yayma hürriyetinin ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin (AİHS) 10 uncu maddesinin ihlal edildiği, eylemin katılanların kamu görevlisi olmaları ile bir ilgisinin bulunmadığı vesaire ilişkindir III. OLAY VE OLGULAR Sanıkların olay tarihinde milletvekili olan katılanların, suç işleyen kimselerin gözlerinde kendilerini tanınmaz hale getirmek için kullandıkları maske olduğu halde fotoğrafları bulunan ve üzerinde "17/25 aralık haftası yolsuzluk ve rüşvetle mücadele haftası unutturmayacağız." ibaresinin yazılı olduğu pankartı astıkları hususunun sanıkların ikrarı, tanık beyanları ve tutanaklar neticesinde sübut bulduğu, pankarttaki fotoğrafların katılanlara ait olduğunun duraksanmayacak şekilde belli olduğu, yasal düzenlemeler ve Yargıtay içtihatları ışığında sanıkların eylemleri tarihinde, katılanlara yönelik sözlere dair kesinleşmiş mahkeme kararı bulunmadığından suçsuzluk karinesinin bir zorunluluk olduğu, masumiyet karinesi gereğince kesinleşmiş mahkeme kararı olmadan kimsenin suçlu gibi gösterilemeyeceği, bu suretle sanıkların üzerlerine atılı suçları işledikleri, Mahkemece kabul edilmiştir. IV. GEREKÇE A. Sanıklar Müdafiinin Temyiz Sebepleri Yönünden