7. Hukuk Dairesi 2023/4837 E. , 2023/6578 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/2 E., 2023/109 K. KARAR : Davacı-karşı davalının davasının kabulüne, davalı-karşı davacının tapu iptali ve tescil talebinin reddine, ağaç bedeli talebinin kısmen kabulüne Taraflar arasında görülen asıl davada el atmanın önlenmesi, ecrimisil ve kâl; karşı davada tapu iptali ve tescil, olmazsa tazminat istenmesi üzerine verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairemi…
**7. Hukuk Dairesi 2023/4837 E. , 2023/6578 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/2 E., 2023/109 K. KARAR : Davacı-karşı davalının davasının kabulüne, davalı-karşı davacının tapu iptali ve tescil talebinin reddine, ağaç bedeli talebinin kısmen kabulüne Taraflar arasında görülen asıl davada el atmanın önlenmesi, ecrimisil ve kâl; karşı davada tapu iptali ve tescil, olmazsa tazminat istenmesi üzerine verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairemizce Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davacı-karşı davalının davasının kabulüne, davalı-karşı davacının tapu iptali ve tescil talebinin reddine, ağaç bedeli talebinin kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davalı-karşı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı-karşı davalı vekili; müvekkiline ait taşınmazın davalı tarafından ağaç dikmek suretiyle işgal edildiğini belirterek el atmanın önlenmesi, kâl ve ecrimisil talep etmiştir. II. CEVAP Davalı-karşı davacı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu limon bahçesinin davalının babasından kaldığını, daha önce davacının bayii tarafından davalının murisine karşı açılan el atmanın önlenmesi davasının reddedildiğini, limon bahçesinin ormandan açma yerde kaldığından davacıya ait taşınmaza isabet etmediğini, Kadastro Kanunu'nun 22/a maddesi uyarınca yapılan çalışmalar sırasında sınırlama hatası yapılması nedeniyle taşınmazların kaydığını belirterek davanın reddini savunmuş; karşı dava olarak, davacı adına olan tapu kaydının iptali ile davalı adına tescilini, kabul edilmediği takdirde ağaçların ve imar-ihya bedelinin tahsilini talep etmiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemece yapılan yargılama sonunda; asıl davanın kabulüne, karşı davanın reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Birinci Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı-karşı davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay 8. Hukuk Dairesince: “…Mahkemece yapılan araştırmanın hüküm kurmaya elverişli olmadığı.” gerekçesiyle karar bozulmuştur. B. Mahkemece Birinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda; asıl davanın kabulüne, karşı davanın reddine karar verilmiştir. C. İkinci Bozma Kararı 1. Mahkemenin kararına karşı davalı-karşı davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizin 14.06.2022 tarihli ve 2021/8780 Esas, 2022/4270 Karar sayılı kararıyla: “…davalı-karşı davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, ... terditli talep olan muhdesat bedelinin tahsiline ilişkin itiraz yönünden; dava konusu taşınmaz üzerindeki ağaçların davalı-karşı davacı ve murisi tarafından dikildiği, ancak çapa bağlı taşınmaza inşaat yapıp ağaç dikerken gerekli özen gösterilmediğinden iyi niyetten söz edilemeyeceği, Mahkemece TMK'nin 723 üncü maddesinde yer alan düzenlemeye göre davalı-karşı davacı lehine, uzman bilirkişiler vasıtasıyla asgari levazım bedeli hesaplanarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde dava konusu taşınmaz üzerindeki 105 adet ağacın davacıya ait olduğuna karar verilerek, karşı davadaki muhdesat bedeli talebinin reddine karar verilmesinin doğru görülmediği.” gerekçesiyle karar bozulmuş, davalı-karşı davacı vekilinin karar düzeltme başvurusu reddedilmiştir. D. Mahkemece İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 18.07.2023 tarihli ve 2023/2 Esas, 2023/109 Karar sayılı kararıyla; dava konusu 147 parsel sayılı taşınmazın 1956 yılında ... ve ... adına 1/2 hisse ile tespit gördüğü, 05.09.1957 yılında adlarına tescil edildiği, 20.04.2011 tarihinde yapılan intikal ile ... mirasçılarına geçtiği ve aynı tarihte ... mirasçıları tarafından davacı-karşı davalı ... oğlu ...'e satıldığı, 2011 yılında yapılan Kadastro Kanunu'nun 22/a maddesi uygulaması sonucunda 148 ada 1 parsel numarasını aldığı, davalı- karşı davacının taşınmaza ağaç dikmek, mahsulünü toplamak suretiyle müdahalesinin olduğu gerekçesiyle; asıl davada davalı -karşı davacının müdahalesinin men’ine, taşınmaz üzerindeki davalı karşı davacıya ait toplam 95 adet limon ağacından oluşan muhtesatın kâl’ine, taleple bağlı kalınarak 5.000,00 TL ecrimisilin davalı -karşı davacıdan dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline; karşı davada tapu iptali ve tescil talebinin reddine, davalı karşı davacı lehine 5.216,00 TL asgari levazım bedeline karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı-karşı davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı-karşı davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkilinin iyi niyetli olduğunu, kadastro yenileme işlemiyle ağaçların taşınmazda kaldığını, sadece asgari levazım bedeline hükmedilmesinin hatalı olduğunu, davacı lehine fazla vekâlet ücretine hükmedildiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Asıl dava, tapulu taşınmaza el atmanın önlenmesi, kâl ve ecrimisil; karşı dava, tapu iptali ve tescil, olmazsa ağaçların ve taşınmazın imar- ihya bedeline karşılık tazminat talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 684, 718, 722 ve 723 üncü maddeleri. Eşyaya bağlı ayni haklardan olan mülkiyet ... herkese karşı ileri sürülebileceği gibi, hakka yönelik bir müdahale durumunda ne zaman gerçekleştiğine bakılmaksızın, ileri sürüldüğü andaki hak sahibi tarafından her zaman koruma istenebileceği de kuşkusuzdur. Anılan korumanın istenmesi durumunda da hakkın kötüye kullanıldığından söz edilebilmesine hukuken olanak yoktur. Diğer yandan; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 683 üncü maddesinde; malikin hukuk düzeninin sınırları içerisinde o şey üzerinde dilediği gibi kullanma, tasarrufta bulunma, yararlanma yetkilerine sahip olduğu, malını haksız olarak elinde bulunduran kişiye karşı her türlü el atmanın önlenmesi davası açabileceği öngörülmüştür. 3. Değerlendirme 1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı HMK’nin geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrasının atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı HUMK’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birisinin varlığı halinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı-karşı davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 27.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.