11. Hukuk Dairesi 2011/13124 E. , 2012/19864 K. MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 28/09/2010 tarih ve 2009/766-2010/475 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları …
**11. Hukuk Dairesi 2011/13124 E. , 2012/19864 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 28/09/2010 tarih ve 2009/766-2010/475 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davalı Banka'nın mevduat müşterisi olduğunu, uzun süreden beri çiçekçilikle uğraştığını, yabancı bir bankaya ait AMEX kredi kartıyla 05.04.2001 tarihinde işyerinde alışveriş yapıldığını, davalı Banka'ya ait pos cihazıyla işlemin gerçekleştirildiğini, davalı Banka'ca işleme provizyon verildiğini, satış bedelinin müvekkilinin davalı Banka'daki mevduat hesabına yatırıldığını, daha sonra davalı Banka'ca hesabından izinsiz çekildiğini, talep etmesine rağmen davalının ödeme yapmadığını ileri sürerek 5.804.500.000 TL'nın 05.04.2001 tarihinden itibaren reeskont faiziyle tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, P.O.S cihazının 27.02.2001 tarihinde teslim edildiğini, 27.03.2001 tarihinde de taraflar arasında Amerikan Ekspres Kartları Sözleşmesi ile Kartlı Ödemeler Sözleşmesi imzalandığını, davacının 05.04.2001 tarihinde sahte olduğu belirlenen kredi kartıyla slip bölme yoluna giderek (5 adette) toplam 5.804.500.000 TL işlem gerçekleştirdiğini, aynı gün satış nedeniyle düzenlediği faturada adres belirtmediğini, kimlik tespit etme, numaraları ve imzaları karşılaştırma gibi sözleşme gereği üzerine düşen yükümlülükleri ihlal ettiğini, alışveriş tutarının işyeri limitini aşması nedeniyle aynı harcama için birden fazla satış belgesi düzenlenemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; gerek bozma öncesi alınan bilirkişi raporlarında gerekse banka kartları konusunda uzman bilirkişi katılımıyla bozma sonrası alınan bilirkişi raporunda davacının yabancı banka kredi kartıyla işlem yaparken gerekli güvenlik kontrollerini yapmadığı, tek kalemde işlem yapması mümkünken 5 ayrı işlemde kredi kartı çekimi yapılmasının taraflar arasındaki sözleşmeye aykırı olduğu, davacının fatura keserken kart hamilinin adresini ya da telefon numarasını alamaması ve yabancı birinin bir günde 5.800 TL tutarında çiçek almasının hayatın olağan akışına uygun düşmediği ve davacının yapılan işlemlerde kusurlu olduğu hususunun belirtildiği, bu raporlarda ifade edildiği üzere davacı, kredi kartından çekim işlemini tek bir kalemde yapması imkanı varken kısa aralıklarla ve düşük miktardan başlamak suretiyle 5 ayrı işlem yaparak kusurlu olduğu, düşük miktardan başlayarak kredi kartı çekimi yapılmasının karttaki limitin bilinmediğini gösterdiği, davacının bu durumdan şüphelenmemesi ve ekstra bir güvenlik kontrolü yapmamasının kendi kusuru olduğu, davacının kusurlu hareketi nedeniyle sözleşmeye aykırı hareket ettiği, basiretli bir tacir gibi davranmadığı, davalı Banka'nın herhangi bir sorumluluğu bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava, üye işyeri sözleşmesinin ihlali iddiasıyla davacı hesabına bloke konulan tutarın tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece bozma kararına uyulduktan sonra alınan 17/08/2010 tarihli bilirkişi raporunda, dosya kapsamından dava konusu tutarın yabancı banka tarafından davalıdan geri alınıp alınmadığı konusunun belirli olmadığı ve bu hususun davalı tarafından net bir şekilde ortaya konulması gerektiği belirtilmiş, davalı vekili 28/09/2010 tarihli son celsede alınan beyanında bloke konulan miktar tutarınca yabancı bankadan veya sigorta kuruluşundan hiçbir bedel tahsil edilemediğini beyan etmiştir. Davacı, taraflar arasındaki sözleşme hükmünü ihlal ederek slip bölmesi yapmış ve bu nedenle kusurlu ise de, davalı banka harcama tutarını dava dışı yabancı bankadan tahsil ettiği veya davalı Banka tarafından bloke edilen dava konusu para "chargeback" işlemi kapsamında yabancı bankaya havale edilmediği takdirde davacının sözleşmeye aykırı işlemleri nedeniyle davalı bankanın bir zararı oluşmayacaktır. Bu nedenle, uyuşmazlık konusu harcama bedelinin kart sahibi yabancı banka tarafından davalı Banka'ya ödenip ödenmediği ya da "chargeback" işlemi yapılıp yapılmadığı, dolayısıyla da bloke edilen paranın halen davalı Banka'da mevcut olup olmadığı konusunda gerekli araştırmalar yapıldıktan sonra oluşacak sonuç doğrultusunda bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 04.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.