11. Hukuk Dairesi 2011/3562 E. , 2012/9811 K. MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 02/12/2010 tarih ve 2010/924-2010/646 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm be…
**11. Hukuk Dairesi 2011/3562 E. , 2012/9811 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 02/12/2010 tarih ve 2010/924-2010/646 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı, .... isimli kişilerin kendisine verecekleri iş ile sigortalı yapacaklarını belirterek vekalet aldıklarını, ardından bu vekaletname ile Öz Madencilik ve Nakliyat Sanayi Ticaret Ltd Şti.'ni kurduklarını, kurulan şirket ile alakasının bulunmadığını ileri sürerek, Maliye Bakanlığı tarafından şirkete gönderilen vergi ve ceza ihbarnamelerinin tarafına tebliğ edilmemesi gerektiği hususunun tespitini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, dosyaya sunulan ticaret sicil gazetesine göre davacının dava dışı Öz Madencilik ve Nakliyat Sanayi Ticaret Ltd Şti.'nin şirket ortağı ve müdürü olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; şirketin ticaret sicil müdürlüğü dosyasındaki belgelere göre davacının şirketi temsile yetkili olduğu, şirketin feshi yönünde açılmış herhangi bir dava olmadığı gibi kayıtlara göre de davacının 10 yıl için şirket müdürü olarak yetkilendirildiği, davacıya tebligat yapılmasında bir usulsüzlüğün bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı temyiz etmiştir. 1- Dava, dava dışı şirkete ait vergi borcu nedeniyle davacıya gönderilen vergi ve ceza ihbarnamesinin geçersizliğinin tespitine ilişkin olarak açılmıştır. Uyuşmazlık, tahakkuk ettirilen vergiden davacının sorumlu bulunup bulunmadığı noktasında toplandığından uyuşmazlığın halli vergi mahkemesinin görevi dahilinde bulunmaktadır. Bu itibarla; mahkemece, dava dilekçesinin yargı yolu yönünden reddine karar verilmesi gerekirken, uyuşmazlığın esasına girilerek yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın temyiz eden davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir. 2- Bozma sebep ve şekline göre, davacının sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacının sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 06/06/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.