4. Ceza Dairesi 2011/8226 E. , 2011/8936 K. "" Görevi kötüye kullanma suçundan sanık ... hakkında 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 59. maddesi uyarınca son soruşturmanın açılmasına yer olmadığına dair, Alanya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 09/04/2010 tarihli ve 2010/34 esas, 2010/62 sayılı kararının Adalet Bakanlığınca 03.02.2011 gün ve 7524 sayılı yazı ile yasa yararına bozulmasının istenmesi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 05.04.2011 gün ve 104785 sayılı tebliğnamesi…
**4. Ceza Dairesi 2011/8226 E. , 2011/8936 K.** **"İçtihat Metni"** Görevi kötüye kullanma suçundan sanık ... hakkında 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 59. maddesi uyarınca son soruşturmanın açılmasına yer olmadığına dair, Alanya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 09/04/2010 tarihli ve 2010/34 esas, 2010/62 sayılı kararının Adalet Bakanlığınca 03.02.2011 gün ve 7524 sayılı yazı ile yasa yararına bozulmasının istenmesi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 05.04.2011 gün ve 104785 sayılı tebliğnamesiyle dava dosyası Daireye gönderilmekle incelendi: Tebliğnamede “Dosya kapsamına göre, Antalya Barosunda kayıtlı avukat olan sanığın, silâhla tehdit, hakaret, basit yaralama suçlarından dolayı müvekkili ...'un şüpheli olarak ifadesinin alınması için Manavgat Cumhuriyet Polis Merkezine götürüldüğünü öğrendikten sonra anılan Polis Merkezine gittiği, polis memuru ...'m müşteki olarak beyanı alındığı sırada odaya girip şüpheli müdafii sıfatıyla, beyanı alınan polis memuruna hitaben "ifadeni düzgün ver, tutanakları değiştirmeyin, o tutanaktan bir tane de bana verin" dediği, diğer görevlilerce müdahale etmemesinin söylenmesine kızıp bu defa müvekkiline hitaben "Sakın hiç bir evraka imza atma, burada ifade verme, ifadeni savcılıkta vereceksin" şeklinde sözler söylerken şüphelinin ifade tutanağını imzaladığını görmesi üzerine sinirlenip cebinden çıkardığı kalemle müvekkilinin imzasını karalamaya çalıştığı sırada eylemini yerine getiremeden görevli polis memurlarınca engellendiği olayda, görevli polis memurları tarafından tanzim edilen 14/01/2009 tarihli tutanağın, tanık beyanları ile de doğrulanmış olması karşısında, mevcut delillerin son soruşturmanın açılması için yeterli olduğu, delillerin takdir ve değerlendirilmesinin de son soruşturma aşamasında davayı görecek olan mahkemesine ait bulunduğu gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” denilmektedir. Gereği görüşüldü;