11. Hukuk Dairesi 2013/15426 E. , 2014/4794 K. kemesi’nce verilen 20/06/2013 tarih ve 2012/215-2013/127 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava, 6100 Sayılı Kanun'un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK'nın 3156 sayılı Kanun ile değişik 438/1 maddesi hükmü gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işle…
**11. Hukuk Dairesi 2013/15426 E. , 2014/4794 K.** **"İçtihat Metni"** kemesi’nce verilen 20/06/2013 tarih ve 2012/215-2013/127 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava, 6100 Sayılı Kanun'un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK'nın 3156 sayılı Kanun ile değişik 438/1 maddesi hükmü gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddiyle incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:kilinin markalarının birebir aynısı olan ibaresini havi 67 adet pantolon ve 72 adet ayakkabı cinsi taklit ve tecavüz mahsulü ürünü durdurulmasına, önlenmesine, giderilmesine, ürünlere el konulmasına, ürünlerin toplatılmasına, ürünlerden ve etiketlerinden müvekkili markalarının silinmesine, silinmesi mümkün değilse ürün ve etiketlerin imhasına, bu hususlarda ihtiyati tedbir kararı verilmesine, gümrük işlemlerinin durdurulması kararının ve ürünlere el koyma işleminin masrafları davalı tarafa ait olmak üzere devamına ve hükmün ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalıili, yeti itirazında bulunmuş, müvekkilinin taşıyıcı olup, eşyaların kapalı kutu olarak yüklendiğini bu nedenle müvekkilinin eşyaların ne olduğunu bilmesinin mümkün olmadığını, müvekkilinin hiçbir sorumluluğunun bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Diğer davalı davaya cevap vermemiştir. Mahkemece iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, davalı taşıma firmasının tırla taşınan ürünlerin sahibi olmayıp, diğer firmaya ait taklit ürün taşındığından sorumluluğuna gidilebilmesinin bu davalının taklit olayına katıldığının veya ürünün taklit olduğunu bildiğininin kanıtlanmasına bağlı olmakla birlikte dosyaya bu yönde ./.. -2- her hangi bir delil sunulmadığı, tırın çok miktarda ürün nakliyesine yarayan bir taşıma aracı olduğu, nitekim dava konusu ürünlerin de çok miktarda farklı ürünlerle birlikte taşındığı, nakliye firmasının yüklenen ürünleri tek tek kontrol ederek taklit olup olmadığını araştırma yükümlülüğünün bulunmadığı, kaldı ki ürünün taklit olup olmadığının ancak teknik inceleme ile tespitinin mümkün olduğu,göre de nakliyecinin taklit eylemine aktif katılımı söz konusu olmadıkça sorumluluğuna gidilmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle, nakliyeci olan bu davalı yönünden davanın husumetten reddine, diğer davalı yönünden ise ürünün taklit olduğu sabit olduğundan taklit ürünün ihracının 556 sayılı KHK'nın 61. maddesi ile TTK'ya göre haksız rekabet oluşturduğundan işbu davalı hakkındaki davanın kabulü ile davacının marka haklarına tecavüz ve haksız rekabetin tespitinince el konulan şıyan pantolon ve ayakkabıların masrafı davalnarak imhasına, hükmün ilanına, tedbirin hükmün kesinleşmesine kadar devamına karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 0,90 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 12/03/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.