11. Hukuk Dairesi 2023/2578 E. , 2024/715 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/163 Esas, 2022/227 Karar Avukat ... DAVA TARİHİ : HÜKÜM : Davanın reddi Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen itirazın iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece M
**11. Hukuk Dairesi 2023/2578 E. , 2024/715 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/163 Esas, 2022/227 Karar Avukat ... DAVA TARİHİ : HÜKÜM : Davanın reddi Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen itirazın iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının müşterek borçlu ve müteselsil kefaleti ile Özyalçın Yapı Şirketine ticari kredi kullandırıldığını, kredi borcunun ödenmemesi üzerine borçlu şirket ve kefillerine 27.01.2016 tarihli ihtarname keşide edildiğini, borcun muaccel hale geldiğini, ihtarname tebliğine rağmen borcun ödenmemesi üzerine davalı aleyhine ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı tarafından borca, işlemiş ve işleyecek faize itiraz edildiğini, yapılan itirazın haksız ve kötü niyetli olduğunu belirterek itirazın iptaline, %20'den ... olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı tarafından cevap dilekçesi sunulmamıştır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 12.02.2019 tarih, 2016/ 1189 E. ve 2019/80 K. sayılı kararıyla dava dışı kefil olunan şirketin ilki 03.02.2012 olmak üzere farklı tarihlere ait 4 adet genel kredi sözleşmesi bulunduğu, davalının bu sözleşmelerden sadece ilk sözleşme olan 03.02.2012 tarihli sözleşmede kefil sıfatıyla imzasının bulunduğu, icra takibine konu kredi alacağının kefil olduğu ilk sözleşmeden kaynaklanmadığı, ilk sözleşmeye göre çekilen kredinin kapatılmış olduğu açıkça anlaşılması üzerine yerleşik Yargıtay uygulamalarına göre ilk sözleşmedeki kefillik cari hesap şeklinde işleyen sonraki kredileri de kapsamakta ise de icra takibine konu kredinin davacının kefil olmadığı sonraki sözleşmelerden kaynaklandığı, kefili süresiz bir şekilde sonraki sözleşmelerden bile sorumlu tutmanın hukuka ve hakkaniyete uygun olmayacağı davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 05.04.2019 tarih, 2019/384 E. ve 2019/423 K. sayılı kararıyla davalı ...'ın 03.02.2012 tarihli 500.000,00 TL limitli taahhütnamede müteselsil kefil sıfatıyla imzasının alındığı, bu taahhütnamenin genel kredi sözleşmesi olmadığı gibi, 818 sayılı Borçlar Kanunu döneminde imzalandığı, daha sonradan imzalanan genel kredi sözleşmelerinde davalının imzası bulunmadığı ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (6098 sayılı Kanun) döneminde imzalanan genel kredi sözleşmelerine istinaden dava dışı şirkete ticari kredi kullandırıldığı, bu kredi sözleşmelerinde davalının imzasının bulunmadığı, davalının imzaladığı Genel Taahhütname Hükümlerine dayanılarak 6098 sayılı Kanuna tabi olan kredi sözleşmelerinden dolayı davalının sorumlu kılınmasının yerinde olmayacağı gerekçesi ile istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizin 23.03.2021 tarih, 2020/3059 E. ve 2021/2749 K. sayılı kararıyla hükme esas alınan bilirkişi raporunun yeterli incelemeyi ihtiva etmediği, denetime elverişli olmadığı, yeniden seçilecek bankacılık konusunda uzman bilirkişi kurulundan banka kayıtları üzerinde yerinde inceleme yapılmak suretiyle takip ve dava konusu edilen kredinin hangi sözleşmeye göre kullandırıldığının araştırılarak alınacak bilirkişi raporu doğrultusunda oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerektiği, eksik inceleme ile konusunda uzman olmayan avukat bilirkişi tarafından tanzim edilen rapora göre yazılı şekilde karar verilmesinin isabetsiz olduğu gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı bankanın davadışı asıl borçluya genel taahhütnameye dayalı olarak 45.000,00 TL limitli kredi kullandırdığı, davalının işbu taahhütnameye konu krediye kefil olduğu, davalının kefil olduğu iş bu kredinin 08.03.2013 tarihinde ödeme yapılarak kapandığı, böylece davalının bu sözleşmeden kaynaklı kefaletinin sona erdiği, davacı hakkında yapılan icra takibine konu kredi borcunun ise 03.12.2012 ve 27.04.2014 tarihlerinde genel kredi sözleşmesine istinaden kullandırılan kredilerden kaynaklandığı, davacının bu genel kredi sözleşmelerinde kefil sıfatıyla imzasının bulunmadığı, bu nedenle imzalarının bulunmadığı kredi sözleşmesinden dolayı kefil sıfatıyla sorumlu olamayacağı, kefilin daha önceden imzaladığı sözleşmesindeki kefil sıfatlarının daha sonradan düzenlenen kredi sözleşmelerinde de geçerli olmayacağı, kefalet sözleşmesinde geçen ve gelecekteki kullandırılacak kredilerden dolayı davalının da sorumlu olacağına dair süresi ve miktarı belirsiz kayıtların davalı için bir sorumluluk doğurmayacağı nazara alınarak davanın reddine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; icra takibinde istenilen bor miktarının dayanağının davalının imzaladığı genel taahhütnameye dayalı olarak verilen ticari kredi olduğunu, genel taahhütnamenin 17 ve 35 ... maddelerinde taahhütnameden sonra yapılan sözleşme ve kredi ve tüm borçların ödenmemesi nedeniyle ortaya çıkan borçların sorumluluğundan bahsedildiğini, bu nedenle 03.02.2012 tarihli genel taahhütnameyi imzalayanların borçlar ve faizlerden müşterek borçlu ve kefil sıfatıyla sorumlu olduklarını kabul ettiklerini belirterek kararın bozulmasını istemişlerdir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, genel kredi sözleşmesi nedeniyle kefil aleyhine başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri. 2. 2004 sayılı İcra İflas Kanunun 67 ... maddesi. 3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Davacı harçtan muaf olduğundan, harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 05.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.