T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/553 - 2026/544 T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 22. H U K U K D A İ R E S İ ESAS NO : 2025/553 ( KABUL KALDIRMA) KARAR NO : 2026/544 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 30/01/2025 ESAS-KARAR NO : 2022/866 E 2025/76 K DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 24/04/2026 YAZILDIĞI TAR…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/553 - 2026/544 T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 22. H U K U K D A İ R E S İ ESAS NO : 2025/553 ( KABUL KALDIRMA) KARAR NO : 2026/544 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 30/01/2025 ESAS-KARAR NO : 2022/866 E 2025/76 K DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 24/04/2026 YAZILDIĞI TARİH : 07/05/2026 Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ İDDİANIN ÖZETİ Davacı vekili, müvekkilinin davalı tedarikçiden Almanya menşeili ... firmasından 2017 yılında 74.930,00 Euro bedelle lazer kaynak makinesi satın aldığını ve ödemeyi yaptığını, makinenin müvekkiline teslim edildiğini, ancak 2018 yılında ayıplı olduğundan arızaya geçtiğini, durumun davalıya bildirildiğini ve makinedeki sorunun tespit edilerek tamirinin yapıldığının ifade edildiğini, bu şekilde çok defa teknik ekibin geldiğini ya da makinenin İstanbul’a gönderildiğini, ancak sorunun geçmediğini, bu kez de ayıplı malın üreticisi olan firmanın merkezi olan Almanya ülkesine gönderildiğini, üretici firma tarafından 8.862,60 Euro ödeme yapıldığını, dava dışı üretici firma tarafından yapılan incelemeler sonucunda tedarikçi firma tarafından yanlış müdahale yapıldığını ve davalı firmanın teknik servis yetkisine sahip olmadığının bildirildiğini, müvekkilinin sözleşmeden dönülmesi ve ödenilen bedellerin iadesini talep ettiğini, ancak davalı firma tarafından yapılan tüm girişimlerin sonuçsuz kaldığını belirterek dava konusu ... marka lazer kaynak makinesinin ayıplı olması ve davalı tarafından uzun süre ve çok defa yapılan tüm tamirlere ve hizmetlere rağmen ayıbın giderilememesi nedeniyle sözleşmeden eylemli olarak dönülmesinden dolayı 5.000,00 Euro'nun devlet bankalarının yabancı paraya uyguladığı en yüksek faiz oranı üzerinden ödeme tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte ödenmesini, mahkemenin aksi kanaatte olması halinde bedelde indirim yapılmasını, davalı tarafça verilen ayıplı hizmetlerden dolayı ödenen bedeller nedeniyle şimdilik 5.000,00 Euro’nun devlet bankalarının yabancı paraya uyguladığı en yüksek faiz oranı üzerinden ödeme tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte ödenmesini, dava konusu ayıplı mal nedeniyle ayıplı malın tamiri için malın üreticisi olan dava dışı ... firmasına ödemek zorunda kalınan bedel nedeniyle şimdilik 2.500,00 Euro’nun devlet bankalarının yabancı paraya uyguladığı en yüksek faiz oranı üzerinden ödeme tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte ödenmesini talep ve dava etmiş, yargılama sırasında mahkemece harç eksikliği tamamlanmıştır. SAVUNMANIN ÖZETİ Davalı vekili, davacının taleplerinin zaman aşımına uğradığını bu nedenle davanın zaman aşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı tarafından satın alınan kaynak makinesine ilişkin faturanın 63.500 Euro karşılığı 314.548,65 Türk lirası cinsinden düzenlendiğini, ayrıca servis ücretlerinin de Türk Lirası cinsinden ödendiğini ve davaya konu ... marka lazer kaynak makinesinin usulüne uygun bir şekilde teslim edildiğini, sözleşmeye göre 18 aylık sürenin sona erdiğini, kanuna göre iki yıllık zaman aşımı süresinin de 11/07/2019 tarihinde dolduğunu, davacının yasal süresinde ve yasaya uygun şekilde ayıba ilişkin ihbar külfetini yerine getirmediğini, müvekkilinin ayıba ilişkin sorumluluğunun da bulunmadığını, davacının sözleşmeden dönme beyanının kanuna uygun bir şekilde yerine getirmediğini, davaya konu makinede iddia edildiği gibi giderilmeyen çözümsüz kalan herhangi bir sorun ayıp arıza durumunun olmadığını, müvekkili tarafından ayıplı mal ve ayıplı hizmet sunulmadığını, müvekkili şirketin dava dışı ... firmasının Türkiye' deki yetkili satıcısı ve servisi olduğunu, makineye müvekkili dışında bir firmanın müdahalesinin bulunduğunu, faiz talebini kabul etmediklerini bildirerek davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ Mahkemece, toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu lazer kesme makinesinin 11.07.2017 tarihinde alıcı davacıya teslim edildiği, ilk servis kaydının 15.01.2019 tarihinde açıldığı ve 15.01.2019 ve 13.03.2019 tarihli servis kayıtlarına göre garanti kapsamında lamba değişikliği ve filtre temizliği yapıldığı, ayrıca 23.01.2019 tarihinde de lazer gücünde zaman zaman kopmalar olduğundan shutter değişimi yapıldığı, BK 'nın 231/1 maddesi gereğince dava konusu makinenin dava dışı ... firması tarafından tamirinin yapıldığı, 31.05.2021 tarihi ve dava tarihi olan 29.12.2022 tarihi dikkate alındığında iki yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu belirtilerek davanın reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ İstinaf eden- davacı vekili tarafından; Mahkemenin zamanaşımına dair yapılan değerlendirmenin hatalı olduğunu, müvekkilinin dosya kapsamına sunulan yazışmalar, servis kayıtları birlikte değerlendirildiğinde makineye dair sorunları davalı yana bildirmesine karşın davalı yanın müvekkilini sürekli oyaladığını, bunun sonucu olarak ayıbın devam ettiğini, mahkemece dosya kapsamına sunulan bilgi ve belgeler değerlendirilmeden ve bilirkişi incelemesi yapılmadan karar verildiğini bildirerek başvurulmuştur. UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR Uyuşmazlık dava zamanaşımı süresinin dolup dolmadığı noktasında toplanmaktadır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, ayıba karşı tekeffül hükümleri gereğince ayıplı cihaz satışına dayalı aracın ayıptan ari misli ile değişimi veya bedelinin iadesi istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır. Ayıba ilişkin hukuki düzenleme, dava konusu uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken 6098 sayılı Borçlar Kanununun 219. maddesinde yer almaktadır. Düzenleme “Satıcı alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğu gibi, nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan, kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıpların bulunmasından da sorumlu olur. Satıcı, bu ayıpların varlığını bilmese bile onlardan sorum-ludur” şeklindedir. Öğretide ayıp satılanda, hasarın geçtiği anda, vaad edilen nitelikleri bir diğer ifade ile bulunması gereken bir özelliğin bulunmaması ya da bulunmaması gereken bir kusurun ya da eksikliğin bulunması ya da dürüstlük kuralı gereğince ondan beklenen lüzumlu vasıfları taşımaması hali olarak tanımlanmakta ve maddi, hukuki ya da ekonomik ayıp şeklinde sınıflandırılmaktadır. Maddi ayıp bir malda madden hata bulunmasıdır (örneğin malın yırtık, kırık, bozuk, lekeli olması gibi). Hukuki ayıp malın kullanımının hukuken sınırlandırılmış olmasıdır (malın üzerinde rehin, haciz, intifa hakkı gibi kısıtlamalar bulunması gibi). Ekonomik ayıp ise malın iktisadi vasıflarında eksiklik olmasıdır. Ayıba ilişkin diğer sınıflandırma, ayıbın açık ve gizli olup olmamasına göre yapılmaktadır. Açık ayıp hemen ilk bakışta ya da yüzeysel bir muayene ile tespit edilebilen ayıptır. Durumun gerekli kıldığı, muayene ile anlaşılamayan ayıplar, gizli ayıptır. Alıcı gizli ayıpları araştırmakla yükümlü değilse de ayıp meydana çıkar çıkmaz hemen ihbar etmelidir. Derhal kavramı, halin icabına uygun fazla vakit geçirmeden bildirim olarak anlamak gerekir. Ancak TTK 23’de malın muayene ve ihbar yükümlülüğü düzenlenmiştir. Eğer satıcı ağır kusurlu ise Kanunun öngördüğü çözüm satıcı bakımından ağırlaştırılmış bir sorumluluğu gerektirmektedir. Nitekim 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 225. maddesine göre ağır kusurlu satıcı, satılandaki ayıbın kendisine süresinde bildirilmemiş olduğunu ileri sürerek sorumluluktan kısmen de olsa kurtulamayacağı gibi 231. maddesine göre 2 yıllık zamanaşımı süresinden de yararlanamayacaktır. Satıcının satılanın ayıplarından sorumlu olduğu hallerde ise alıcı TBK’nın 227. maddesinde düzenlenen seçimlik haklarından birini kullanabilecektir. Alıcının sözleşmeden dönme seçimlik hakkını kullanması halinde TBK’nın 229. maddesi uyarınca, alıcı satıcıdan, ödemiş olduğu satış bedelinin, faiziyle birlikte geri verilmesi, satılanın tamamen zaptında olduğu gibi yargılama giderleri ile satılan için yapmış olduğu giderlerin ödenmesi, ayıplı maldan doğan doğrudan zararının giderilmesini isteyebileceği gibi ayrıca satıcı, kendisine hiçbir kusur yüklenemeyeceğini ispat etmedikçe, alıcının diğer zararlarını da gidermekle yükümlüdür. Somut olayda taraflar arasında 17.05.2017 tarihinde imzalanan satın alma sözleşmesi ile ... marka lazer kaynak makinesinin satışı konusunda anlaşıldığı, sözleşmenin 5.4 maddesi gereğince davalının satış sonrasında 18 aylık garanti döneminde hatalı veya uygunsuz bulunan sözleşme kapsamındaki malzemeleri değiştirmek ve bu durumla ilgili ortaya çıkacak tüm masrafları karşılamak yükümlülüğünü üstlendiği, 7. madde ile de 18 aylık süre içinde makinenin sorunsuz çalışmasını ve bu süre içinde herhangi bir sorun çıkması halinde de 48 saat içinde müdahale etmeyi garanti ettiği anlaşılmıştır. Satış faturası 07.08.2017 tarihinde düzenlenmiş ve makine davacıya 11.07.2017 tarihinde teslim edilmiş, davacı yanca dosya kapsamına sunulan belgelerden anlaşılacağı üzere arıza nedeniyle birden fazla kez davalıya başvurulmuş, iş bu dava ise 29/12/2022 tarihinde açılmıştır. Ticari satımlarda TTK 23 madde atfıyla TBK 223 maddesi uygulanacaktır. TBK 225 maddesine göre ağır kusurlu satıcı satılandaki ayıbın kendisine süresinde bildirilmemiş olduğunu da ileri sürerek sorumluluktan kurtulamayacaktır. Bu gibi hallerde alıcının tıpkı haksız fiillerde olduğu gibi hasara ıttıla tarihinden itibaren bir ve tesellüm tarihinden itibaren de herhalde on sene içinde dava açması gerekecektir. (Yargıtay 11HD. 2014/15978 E 2015/5437 K 17.04.2015 T.) Mahkemece dosya kapsamında taraf iddia ve savunmaları ile delilleri birlikte değerlendirilerek satım sözleşmesine konu ayıplı olduğu iddia edilen mal üzerinde de inceleme yapılarak satım sözleşmesine konu malın ayıplı olup olmadığı, ayıplı ise ayıbın niteliği, satıcının ağır kusurlu olup olmadığı gibi hususlarda bilirkişi raporu alınmaksızın, somut olayda davalının ağır kusuru sonucu doğurabilecek nedenler bulunup bulunmadığının tartışılmadığı anlaşılmış olup, dosya kapsamına göre davalı tarafın zamanaşımı def'i de bilirkişi raporu sonrasında tartışılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi doğru görülmemiştir. Bu durumda, dava dosyasının kapsamı ile mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri birlikte değerlendirildiğinde; mahkemenin hüküm kurmasını sağlayacak olan tüm esaslı delillerin toplanmamış, mahkemece değerlendirilmemiş olması nedeniyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun açıklanan nedenlerden ötürü kabulüne, yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK’nun 353/1-a-6.maddesi uyarınca kaldırılmasına ve dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile; Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/866 Esas, 2025/76 Karar ve 30/01/2025 tarihli kararının KALDIRILMASINA, 2-HMK.'nin 353/1-a-6.maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, 3-İstinaf başvurma harcı dışında alınan istinaf karar ilam harcının istek halinde davacıya İADESİNE, 4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından istinaf kanun yoluna başvuran lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına, 6-Kararın tebliğinin ilk derece mahkemesince yapılmasına, HMK'nin 362/1-g maddesi gereğince kesin olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu 24/04/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi. Başkan e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Katip e-imzalıdır NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."