T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:08/04/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ:11/10/2022 DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:08/04/2026 İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendiri…
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:08/04/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ:11/10/2022 DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:08/04/2026 İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Asıl davada davacı vekili, davalının maliki ve işleteni olduğu ... plakalı araç müvekkili şirket tarafından zorunlu trafik sigortası ile sigorta güvencesi altına alındığını, müvekkili şirkete sigortalı olup v davlının maliki işleteni olduğu dava dışı ...'ın sürücüsü olduğu ... plakalı araç 23/12/2018 tarihinde trafik kazasına karıştığını, bu kaza sebebi ile ... plakalı aracın zarar gördüğünü, müvekkili şirket tarafından hak sahiplerine 36.000,00.-TL ödeme yapmak zorunda kaldıklarını, dava konusu kaza sırasında davalının maliki ve işleteni olduğu sigortalı araç sürücüsünün alkolü olduğunu, davalı hakkında Antalya Genel İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile ödenen 36.000,00.-TL ni ana para ve ferilerinin ödenmesi için takip yaptıklarını, borçlu tarafından takibe itiraz edildiğini, takibin durduğunu, Antalya Genel İcra Müdürlüğünün ... ess sayılı takip dosyasın yapılan itirazın iptaline, asıl alacak faiz faiz oranına yapılan tüm itirazların iptaline , takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Birleşen davada davacı vekili,müvekkili şirket tarafından ... plakalı aracın, kasko poliçesi ile güvence altına alındığını, davalının maliki, işleteni olduğu, ... plakalı aracın 23/12/2018 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeni ile müvekkiline karşı kasko poliçesi ile sigortalı bulunan ... plakalı aracın hasarlanmasına neden olduğunu, yapılan ekspertiz sonucunda ... plakalı araç hasarı nedeni ile müvekkil şirket tarafından hak sahibine 67.666,00 TL ödendiğini, davalı hakkında Antalya Genel İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını, davalı tarafından takibe itiraz edildiğini, itirazın haksız olduğunu beyan ederek; itirazın iptaline karar verilmesini talep etmiştir. DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davalı vekili, davacı sigorta şirketi, müvekkilin maliki olduğu ... plakalı aracın karıştığı kazada hak sahiplerine davacı tarafça ödenen 36.000,00 TL'nin ödenen tazminatın sigortalı müvekkil şirketten rücusu için huzurdaki davayı açmıştır. Ancak davacının rucü hakkı bulunmadığından davanın reddi gerektiğini, sigorta tarafından ödenen bedellerin hangi şartlarda rücu edebileceği Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın B4. Maddesinde tek tek sayılmıştır. Dava dilekçesinde aynı zamanda Zorunlu Trafik Poliçesi Genel Şartlarında da yer aldığını, kaza tespit tutanağında açıkça görüleceği üzere sürücünün söz konusu kaza esnasında alkollü olduğuna dair herhangi bir tespit söz konusu olmadığını, .Davacı yanca müvekkilin alkollü olduğuna dair tutulmuş tutanak dava konusu kazanın üzerinden yaklaşık 5 saat geçtikten sonra düzenlendiğini, araç sürücüsünün kaza anında alkollü olduğunu ispat edecek herhangi bir delilin dosyada bulunmadığını Dava konusu trafik kazası gerçekleştikten, araç sürücüsünün alkollü olduğu ana dek 5 saat içerisinde yani söz konusu kazadan sonra alkol almaya başladığı alkol oranı ile de açıkça ortada olduğunu, araç sürücüsünün alkollü olduğuna dair kesin bir delil dosyaya sunulmadıkça, araç sürücüsünün alkollü olduğunun ispatı söz konusu olmayacağını, kusur oranlarının tam olarak belirlenmemesi haksız ve kötü niyetle başlatılan icra takibine müvekkil şirket tarafından itiraz edildiğini, haksız ve kötü niyetle açılan huzurdaki davanın reddini talep ettiklerini, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "... rücuya ilişkin eldeki itirazın iptali davasında alacak miktarı 67.666,00 TL olarak belirlenmiştir. Davacı taraf asıl davaya konu takipte 36.000,00-TL birleşen davaya konu takipte ise 31.666,00-TL asıl alacak talep etmiştir. İstek sahibinin mal varlığındaki eksilme ödeme tarihinde gerçekleşeceğinden davalı taraf ödeme tarihinden itibaren temerrüde düşmüş sayılmalıdır. Davacı tarafça birleşen dosyaya 07/02/2019 tarihli 67,666,00-TL bedelli ödeme dekontu ibraz edilmiştir. Ancak bilirkişi raporuna beyan dilekçesinde davacı taraf 36.000,00-TL bedelli ödemenin 12/02/2020 tarihinde yapıldığı kabul ve beyan edilerek buna göre faiz talep edilmiş olduğundan davacının işbu talebi ile bağlı kalınmıştır. Birleşen dava yönünden 31.666,00-TL yönünden ödeme tarihi 07/02/2019'den itibaren takip tarihi 17/06/2020 tarihi arasındaki işlemiş faizi 496 gün üzerinden,%9 faiz oranı ile 3.926,58-TL olup davacı takipte 3.857,18-TL talep etmiş olup, talebi ile bağlı kalınarak asıl ve birleşen dava yönünden kabulüne" karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi ve ATK raporlarına yapılan itirazların değerlendirilmediğini, rücu hakkının söz konusu olabilmesi için kazanın salt alkolün etkisi ile gerçekleşmesi gerektiğini, ancak bu hususun ispat edilemediğini, dosyada alınan raporlarda çelişkiler bulunduğunu, kaza saati ile alkol ölçümü yapılan saat arasında 245 dakika geçtiğini, müvekkilin kazadan sonra alkol ölçümüne kadar geçen 4 saatlik süre içerisinde alkol alabileceğini, sürücünün kaza sırasında alkollü olduğunu ispat yükünün sigorta şirketine ait olduğunu beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Asıl dava; zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesinden kaynaklı üçüncü kişiye yapılan ödemenin alkol rücu nedenine dayalı olarak sigortalıdan rücuen tahsilini sağlamaya yönelik başlatılan ilamsız takibe vaki itirazın iptali istemine; birleşen dava ise ; zarar gören aracın kasko sigorta poliçesine dayalı olarak zarar görene yapılan ödemenin halefiyete dayalı olarak kusurlu araç işleteninden rücuen tahsilini sağlamaya yönelik başlatılan ilamsız takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece yukarıda yazılı gerekçeyle hem asıl hem de birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir. Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, sürücünün kolluk ifadesinde alkol aldığını ve sonrasında kaza yaptığını beyan etmiş olmasına, sürücünün kaza anındaki alkol miktarına ve kazanın münhasıran alkolün etkisi altında gerçekleştiğine yönelik alınan raporların bilimsel verilere ve oluşa uygun, hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE, 2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması asıl ve birleşen dava yönünden 4.960,32 TL nispi istinaf karar harçlarından peşin olarak yatırılan 1.320,79 (80,70+633,44+606,65) TL harcın mahsubu ile bakiye 3.639,53 TL istinaf karar harcının davalı taraftan tahsili ile Hazine'ye GELİR KAYDINA, harç tahsil müzekkeresinin ilk derece mahkemesince YAZILMASINA, 3-Davalının istinaf başvurusu nedeniyle yaptığı yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE, 5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 6-Kararın ilk derece mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE, Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve 6100 sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince dava değerinin temyiz kesinlik sınırının altında olması nedeniyle kesin olarak karar verildi. ...