İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : .. YAZIM TARİHİ : .. Taraflar arasında görülen davada yerel mahkemece verilen karar taraflarca istinaf edilmekle, dosyadaki tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: DAVA: Davacı ... vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin .. marka motor alım satım işiyle uğraştığını, davalı ...'ün sahibi olduğu .. . .. ile yapmış olduğu sözleşme gereğince motor satın aldığını, ödemeleri peşin olarak yaptığını, ödemelerin bir kı…
T.C. GAZİANTEP BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : .. KARAR NO : .. T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ŞANLIURFA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : .. NUMARASI : .. DAVACI : ... - -... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... - -... VEKİLLERİ : Av. .... MİRASÇI : ... - -... DAVANIN KONUSU : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : .. YAZIM TARİHİ : .. Taraflar arasında görülen davada yerel mahkemece verilen karar taraflarca istinaf edilmekle, dosyadaki tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: DAVA: Davacı ... vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin .. marka motor alım satım işiyle uğraştığını, davalı ...'ün sahibi olduğu .. . .. ile yapmış olduğu sözleşme gereğince motor satın aldığını, ödemeleri peşin olarak yaptığını, ödemelerin bir kısmınının çeklerle ödendiğini, ödemenin bir kısmının ise müvekkiline ait olan ..sayılı parseller de ki taşınmazların mülkiyetinin devri olarak yapıldığını, davalı taraf kötüniyetli davranarak teslim etmesi gereken malların tamamını göndermediğini, 6098 sayılı TBK m. 112'ye göre "Borç hiç veya gereği gibi ifa edilmezse borçlu, kendisine hiçbir kusurun yüklenemeyeceğini ispat etmedikçe, alacaklının bundan doğan zararını gidermekle yükümlüdür" düzenlemesine göre ve TMK m. 2'ye göre davalının eksik ifa nedeniyle sorumlu olduğunu belirterek teslim edilmesi gereken malların teslimini, malların tesliminin mümkün olmaması durumunda bu malların bedelinin ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, davacının dava dilekçesinde alışveriş konusu olduğunu iddia ettiği tüm çeklerin ve faturaların seri numarasını belirttiğine göre bu çek ve faturalarda ne kadar alacaklı olduğunu da bilmesi gerektiğini, davacı tarafın iddia ettiği gibi taraflar arasında bir sözleşme bulunmadığını, davacının iddia ettiği gibi ödemlerin peşin ve fazladan yapılmasının da söz konusu olmadığını,.. sayılı parsellerdeki taşınmazların teslim edilmesi gereken mallara karşılık devredilmesinin söz konusu olmadığını, bu taşınmazların müvekili tarafından satın alındığını ve banka borcu dahil tapu bedelinin müvekkilinin tarafından ödendiğini belirterek haksız ve dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. YEREL MAHKEME KARARI: İlk derece mahkemesince; "Satış sözleşmesi .. . Kanununun 207 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Anılan hükümlere göre satım, satıcının satılanın zilyetlik ve mülkiyetini alıcıya devretme, alıcının ise buna karşılık bir bedel ödeme borcunu üstlendiği sözleşme olarak tanımlanmıştır. Satım sözleşmesinin geçerli olabilmesi için icap ve kabul iradelerinin birleşmesi gerekli ve yeterlidir. Sözleşmenin yazılı yapılması geçerlilik için şart değildir. Yazılı yapılması ispat bakımından önem taşımaktadır. Buna göre, sözleşme ile aksi kararlaştırılmadıkça ve aksine bir adet bulunmadıkça, satıcı ve alıcı borçlarını aynı anda ifa etmekle yükümlüdürler. Karşılıklı edimlerin ifasında, satıcı malı teslim ettiğini önce kanıtlamalıdır. Bu ispatlandığında bedelin alıcı tarafından ödendiği ispatlanmalıdır. 6100 sayılı HMK’nın 190/1 maddesi gereğince ispat yükü, özel bir düzenleme bulunmadıkça iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Yine aynı Yasa'nın ..maddesi gereğince eldeki davanın değer ve miktar itibariyle yazılı belgeyle ispat edilmesi gerekmektedir. (...) Davacı vekilinin öncelikli talebinin eksik malların teslimine ilişkin olduğu anlaşılmakla talebini açıklamak üzere süre verilmiş davacı vekili.. tarihli beyan dilekçesi ile .. parça farklı tarih ve markalara ait motor bildirilmiştir. (...) mahkememizce taraflara defterlerine sunmak üzere süre verildiği davacı taraf ve davalı tarafça .. tarihli defterlerin dosyamız arasına sunulduğu, bilirkişi heyetin tarafından yapılan incelemede Davacı şirket ve davalı şirket arasındaki ticari işlemlerle ilgili olarak herhangi bir sözleşmenin bulunmadığı, taraflar arasında alım satımdan kaynaklanan ticari ilişkinin mevcut bulunduğu, Davacı şirketin .. yıllarına ait ticari defterlerini TTK hükümlerine göre sahibi lehine kesin delil olma vasfına sahip olduğu ancak.. ait ticari defterlerinin T.T.K. Hükümlerine göre sahibi lehine kesin vasfını haiz olmadığı, davacı (...) Ticari Defter kayıtlarına göre ..tarih itibariyle, Davalı (...) herhangi bir bakiye borç ve alacağının mevcut olmadığı, Davacı ...-. Ticaret'in dava dilekçesinde bahsi geçen faturalardan.. nolu faturalar haricinde tamamının yasal defterlerinin içeriğinde mevcut olduğu, Davacı ...Ticaret'ın dava dilekçesinde bahsi geçen ödemelerin yasal deflerleri içeriğinde rastlanılmadığı, Davalı şirketin .... yılına ait ticari defterlerinin T.T.K. hükümlerine göre sahibi lehine kesin delil olma vasfını haiz olduğu. Ancak . ait ticari defterlerinin T.T.K. Hükümlerine göre sahibi lebine kesin delil olma vasfını haiz olmadığı, Davalı ...-. . .' un Ticari Defter kayıtlarına göre .. tarih itibariyle Davacı ... Ticaret'ten herhangi bir Bakiye Borç ve Alacağının Mevcut olmadığı, Davalı ...-. . . kesmiş olduğu bahsi geçen faturaların tamamı yasal defterlerinin içeriğinde mevcut olduğu, davacı firmanın dava dilekçesinde bahsi geçen ödemelerin, davalı firmanın yasal defterleri içeriğinde rastlanılmadığı... parselde bulunan taşınmazın satış bedeli olan .. TL miktarın davacı tarafından ödeme yapılmış kabul edilmesi gerekeceği nihai sonuç olarak dava dosyasına sunulan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde; davalı ...- . . davacı ... - . Ticaret'ten .. TL alacaklı olduğu, ancak yapı kredi bankası ile garanti bankasınca gelen cevabi yazılarında ödenmiş ve bilgisine rastlanılmayan yukarıda inceleme kısmında detayları verilen çeklerle ilgili yapılacak tespitler doğrultusunda .. TL'den tenzil edilmesi gerekeceği görüş ve kanaatine varılmış olduğunun belirtildiği, mahkememizce tarafların itirazları ve eksiklikler dikkate alınarak birden fazla ek rapor aldırılmış, mahkememizce aldırılan .. ek rapora göre tarihli dava dosyasına sunulan tüm bilgi ve beleler incelenmesinde Davacı ..... Ticaret davalı ... ve . . ... TL alacaklı olduğu, ayriyeten . .. yazılan müzekkereye gelen cevabi yazılarında ödenmiş olup ve bilgisine rastlanılmayan .. numaralı çekle ilgili yapılacak tespitler sonucunda belirlenen çek tutarının, tespit edilen davacı ...'ın alacak bakiyesi olan .. TL tutara eklenmesi gerekeceği kanaatinin oluştuğu, tespit edildiği anlaşılmıştır. Davacı ile davalı arasında ticari ilişkinin bulunduğu bu ticari ilişki sonucu davalı tarafça toplam .. TL bedelli faturanın davacı adına kesildiği, davacı tarafça davalı adına toplam .. TL'lik çek keşide edildiği ve .. bankasına ait .. seri numaralı .. TL bedelli çekle birlikte ve çek bedellerinin ödemesinin davalıya yapıldığı, bunun karşılığında davalı tarafa malların teslim toplam .. TL çek bedeli ve .. TL kredi kartı ödemesi olmak üzere .. TL ödeme yapıldığı anlaşılmıştır. Mahkememizce de kabul gören .. ek bilirkişi raporunda yapılan tespitlere göre davacı tarafın taraflar arasındaki ticari ilişki sonucu düzenlenen faturalar ve bu faturalar karşılığı yapılan ödemeler bir birini kısmen teyit etmektedir. Davacı tarafça teslim edilmeyen mallara ilişkin bir fatura sunulmadığı gibi davalı tarafla aralarında yapılmış bir alım satım sözleşmesi de sunulmamıştır, taraf defterlerinin incelenmesinde faturaların kesildiği, ödemelerin yapıldığı ve malların teslim edildiği anlaşılmaktadır, her ne kadar davacı tarafından .. kalem malın kendisine teslim edilmediği iddia edilmiş ise de bu hususta fatura veya sözleşme sunulmadığı, kesilen faturalardaki malların kendisine teslim edilmediği yönünde de bir itirazının bulunmadığı anlaşılmaktadır. Davacı hangi faturalardaki mallar kendisine eksik teslim edilmiş ise bu hususu mallar kendisine teslim edilirken düzenlenecek sevk irsaliyesine derç etmek ya da malları eksik teslim almışsa süresi içerisinde malların kendisine eksik teslim edildiğini davalıya bildirmek zorundadır oysa davacı tarafça mal teslimlerinde böyle bir iddiada bulunulmamıştır. Davacı taraf yine .. ili merkez ilçesi kendirci mahallesindeki avlulu kargir evlerin olan .. nolu parselde bulunan arsanın ve bağımsız bölümleri teslim edilmesi gereken mallara karşılık verdiğini iddia etmiş ise davalı tarafından bu iddianın inkar edildiği, ... İcra Müdürlüğünün.. esas sayılı dosyasında ipoteğin paraya çevrilmesine ilişkin takibe konu olduğu, davalı tarafça .. TL ipotek bedelinin davalı tarafından ödendiği, davacı tarafından taşınmazın mal teslimi için davalıya devredildiğinin yazılı bir sözleşme ile ispatlanamadığı, tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde davacının iddialarını kanıtlar yazılı delil sunamadığı, incelenen taraf defterleri dikkate alındığında davalının davacıya eksik mal teslim ettiği veya davacı tarafından fazla ödeme yapıldığının, davacının davalıdan alacaklı olduğunu ispatlayamadığı, davacının yemin deliline de dayanmadığı anlaşılmakla ispatlanamayan davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir. İSTİNAF NEDENLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde, taraflar arasında satım sözleşmesinden kaynaklı bir alacağın varlığının net bir şekilde anlaşılmakta olduğunu, dosyaya sunulan çekler ve faturaların banka kanalıyla teyit edildiğini, yapılan bilirkişi incelemesi ile alınan raporlar ve ek raporlarla müvekkilinin bahse konu davada haklı olduğunu ve müvekkilin toplam alacak miktarının .. TL olarak hesaplandığını, mahkemenin dosya arasına seri numaraları belirtilen çekleri dikkate alınmayarak davanın ispat edilememesini gerekçe göstererek davanın reddine karar vermesinin hatalı olduğunu..mahallesi, .. sayılı parsellerin teslim edilmesi gereken mallara karşılık davalıya devredilmesini mahkemenin bu işlemin yazılı bir sözleşme ile ispatlanamadığı gerekçesiyle kabul edilmemesinin hakkaniyete aykırı olduğunu, kesin delil vasfı taşıyan ve usulüne uygun tutulan ticari defterlerin haklı davalarını destekler nitelikte olduğunu, bu sebeple yerel mahkemenin davanın reddine karar vermesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek mahkemenin kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde, niteliği ve konusu itibariyle Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen alacak davalarının nispi harca tabi olup yargılama sonunda hükmedilen vekalet ücretinin de nispi olduğunu, davacı tarafından ilk başta .. TL olarak açılan davayı yargılama kapsamında ıslah ederek .. TL'ye çıkarttığını, davacının, adli yardımdan faydalandığı için ıslah harcı yatırmadığını, nispi harca tabi olan bu davada mahkemece lehlerine maktu vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, bu nedenle verilen kararın kaldırılarak nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi ve kararın sadece bu yönüyle düzeltilmesi talep ettiklerini belirtmiştir. İNCELEME VE GEREKÇE: Dava, 6100 sayılı HMK m. 111'e göre terditli olarak açılmış 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 207 ve devamı maddelerine göre alım satım sözleşmesinden kaynaklı malın teslimi, olmadığı takdirde alacak davasıdır. HMK m. 111'e göre; "Davacı, aynı davalıya karşı birden fazla talebini, aralarında aslilik-ferîlik ilişkisi kurmak suretiyle, aynı dava dilekçesinde ileri sürebilir. Bunun için, talepler arasında hukuki veya ekonomik bir bağlantının bulunması şarttır. Mahkeme, davacının asli talebinin esastan reddine karar vermedikçe, fer’î talebini inceleyemez ve hükme bağlayamaz." Davacı, dava dilekçesinde bu maddeye uygun şekilde aralarında aslilik ferilik ilişkisi kurduğu iki talepte bulunmuştur. Davacının asli talebi bedeli ödendiği halde teslim edilmeyen malların teslimi, feri talebi ise teslimi istenilen malların tesliminin mümkün olmaması durumunda bedelinin ödenmesidir. Davacının her iki talebi hakkında da karar verilebilmesi için davacının davalıdan alacaklı olduğunun kanıtlanması gerekmektedir. Mahkemece hazırlanan .. tarihli bilirkişi raporunda davacının ticari defterlerinden . ve . yılı ticari defterlerinin açılış ve kapanış onaylarının yapıldığı, . ve .. yılı ticari defterlerinin ise açılış ve kapanış onayları olmadığı, davalının ticari defterlerinden . ve .. yılı ticari defterlerinin açılış ve kapanış onaylarının yapıldığı, . ve yılı ticari defterlerinin ise açılış ve kapanış onayları olmadığı tespit edilmiştir. 6100 sayılı HMK m. 222/II'ye göre; "Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır." Bu maddeye göre her iki tarafın da ticari defterlerinden .. yılı defterlerinin her iki tarafça da usulüne uygun şekilde tutulduğu, .. yılı defterlerinin her iki tarafçada usulüne uygun tutulmadığı, . ve . yılı defterlerinin ise sadece bir tarafça usulüne uygun şekilde tutulduğu anlaşılmaktadır. Aynı bilirkişi raporunda dört tane fatura haricinde bütün faturaların davacı tarafın defterlerinde kayıtlı olduğu, davalı tarafın defterlerinde ise bütün faturaların kayıtlı olduğu tespiti yapılmıştır. Ancak .. müşavir bilirkişi tarafından hazırlanan raporların tamamında davaya konu faturaların tarafların . ve .. formlarında bildirilip bildirilmediğine ilişkin bir inceleme yer almadığı görülmektedir. Faturaların .. formlarında bildirilmiş olmasının faturaya konu malın teslim edildiğine ilişkin karine oluşturacağı Yargıtay'ın yerleşik kararları ile sabittir. Dolayısıyla tarafları.. formlarında bildirilen faturalar ile tarafların defterlerinde kayıtlı olan faturaların bilirkişi incelemesi ile karşılaştırmasının yapılarak hangi faturaların defterlerde kayıtlı ve . . formlarında bildirildiğinin tespit edilmesi, bildirilmeyen fatura toplamı ile yapılan ödemeler toplamı arasındaki farkın bulunarak sonuca gidilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır. TBK m. 139'a göre; "İki kişi, karşılıklı olarak bir miktar para veya özdeş diğer edimleri birbirine borçlu oldukları takdirde, her iki borç muaccel ise her biri alacağını borcuyla takas edebilir. Alacaklardan biri çekişmeli olsa bile takas ileri sürülebilir. Zamanaşımına uğramış bir alacağın takası, ancak takas edilebileceği anda henüz zamanaşımına uğramamış olması koşuluyla ileri sürülebilir." Bu maddeye göre takas anlaşmasının yazılı yapılması gerekmediği gibi defi olarak ileri sürülmesi durumunda taraflardan her ikisinin de kabulü koşulu bulunmamaktadır. TBK m. 282'ye göre; "Mal değişim sözleşmesi, taraflardan birinin diğer tarafa bir veya birden çok şeyin zilyetlik ve mülkiyetini, diğer tarafın da karşı edim olarak başka bir veya birden çok şeyin zilyetlik ve mülkiyetini devretmeyi üstlendiği sözleşmedir." Bu maddeye göre de mal değişim sözleşmesinin yazılı yapılması zorunluluğu bulunmamaktadır. Davacının teslim edilmesi gereken mallara karşılılık verdiğini belirttiği taşınmazın tapu kayıtları incelendiğinde devir işleminin TBK m. 139'a göre takas ya da TBK m. 282'ye göre mal değişim sözleşmesi olarak yapılmadığı, 4721 sayılı TMK, 6098 sayılı TBK m. 207 ve 2644 sayılı Tapu Kanunu hükümlerine göre resmi satış sözleşmesi olarak yapıldığı anlaşılmaktadır. Tapu sicilinde yapılan resmi satış sözleşmesinin aksini ileri süren tarafın bunu aynı güçte yazılı bir belge ile kanıtlaması gerekir. Davacı taraf dosyaya böyle bir delili sunamamıştır. Bu nedenle mahkemece davacının kendisine ait olduğunu ve davalıya borcuna karşılık olarak devir yaptığını belirttiği.. sayılı parsellerin değerinin "...arsanın ve bağımsız bölümleri teslim edilmesi gereken mallara karşılık verdiğini iddia etmiş ise davalı tarafından bu iddianın inkar edildiği.. esas sayılı dosyasında ipoteğin paraya çevrilmesine ilişkin takibe konu olduğu, davalı tarafça .. TL ipotek bedelinin davalı tarafından ödendiği, davacı tarafından taşınmazın mal teslimi için davalıya devredildiğinin yazılı bir sözleşme ile ispatlanamadığı," gerekçesiyle ödeme olarak kabul etmemesinde hukuka aykırı bir yön bulunmamaktadır. Hazırlanan bilirkişi raporları bu yönüyle de hatalıdır. Dava nispi harca tabi ve konusu para ve para ile değerlendirilebilen bir alacak davasıdır. Karar tarihindeki .. "Tarifelerin üçüncü kısmına göre ücret" başlıklı 13'üncü maddesine göre; "Bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, davanın görüldüğü mahkeme için bu Tarifenin ikinci kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyl.. maddenin birinci fıkrası, 16 ncı maddenin ikinci fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla) bu Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir. Ancak, hükmedilen ücret kabul veya reddedilen miktarı geçemez. Maddi tazminat istemli davanın kısmen reddi durumunda, karşı taraf vekili yararına bu Tarifenin üçüncü kısmına göre hükmedilecek ücret, davacı vekili lehine belirlenen ücreti geçemez. Maddi tazminat istemli davaların tamamının reddi durumunda avukatlık ücreti, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre hükmolunur." Davacının davasını .. TL olarak açtığı, daha sonra ıslah dilekçesi vererek talep miktarını .. TL'ye çıkarttığı anlaşılmakla davanın reddi durumunda nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken maktu vekâlet ücretinin de altında kalacak şekilde .. TL vekâlet ücretine hükmedilmesi usule aykırıdır. Bu gerekçelerle davacı ve davalı tarafın istinaf başvurusunun kabulüne ve kararın kaldırılmasına karar verilmiştir. HÜKÜM : Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Tarafların istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a.(6) maddesi uyarınca KABULÜNE, 2-.. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin.. Karar sayılı istinafa konu kararının KALDIRILMASINA, 3-Dosyanın yukarıda işaret edilen eksikliklerin ikmali ile oluşacak sonuca göre karar verilmek üzere yeniden görülmesi için kararı veren mahal mahkemesine iadesine, 4-Davacı tarafça yatırılan peşin harcın yerel mahkemesi tarafından talep halinde iadesine, 5-İstinaf masraflarının mahkemesince yeniden verilecek kararda nazara alınmasına, 6-İstinaf yargılaması duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 7-HMK'nın 359/4 maddesi gereğince işbu kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, Dair, dosya üzerinden yapılan tetkikat neticesinde HMK'nın 353. maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verilmiştir. 26/11/2025 ... Başkan ... ¸e-imzalıdır ... Üye ... ¸e-imzalıdır ... Üye ... ¸e-imzalıdır ... Katip ... ¸e-imzalıdır NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP AYRICA ISLAK İMZA UYGULANMAYACAKTIR. "5070 Sayılı Yasanın 5. ve 22. maddeleri gereğince elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan ıslak imza ile aynı hukuki sonucu doğurur."