TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 28/09/2022 NUMARASI : 2022/519 Esas 2022/552 Karar DAVA : Yetkilerin kaldırılması DAVA TARİHİ : 15/08/2022 KARAR TARİHİ : 26/03/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 09/04/2026 Taraflar arasındaki yetkilerin kaldırılması davasının yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle davanın reddine yönelik olarak verilen 28/09/2022 tarihli gerekçeli karara karşı, ihtiyati tedbir red…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ 2023/1056 Esas 2026/335 Karar T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/1056 KARAR NO : 2026/335 TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 28/09/2022 NUMARASI : 2022/519 Esas 2022/552 Karar DAVA : Yetkilerin kaldırılması DAVA TARİHİ : 15/08/2022 KARAR TARİHİ : 26/03/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 09/04/2026 Taraflar arasındaki yetkilerin kaldırılması davasının yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle davanın reddine yönelik olarak verilen 28/09/2022 tarihli gerekçeli karara karşı, ihtiyati tedbir reddine dair 12/09/2022 tarihli ara karara karşı, tavzih talebinin reddine dair 21/12/2022 tarihli karara karşı davacılar vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...'nun davalı şirketin yönetim kurulu üyesi, amcası ... ile davalı ...'ın ise bu şirketin %50 oranında ortağı olduğunu, davalı ...'ın ise bu şirketin ücretli çalışanı olduğunu, 30/06/2021 tarih ve 10360 sayılı T.T.S.G'de yayımlanan ilandan da anlaşılacağı üzere bu tarihe kadar tek başına yönetim kurulu başkanı olarak yetki kullanan ...'ın yetkileri sona ererek müvekkili ... ile davalı ...'ın davalı şirketin yönetim kurulu üyesi olarak seçildiklerini, bu sebeple şirketin çift imza ile temsilinin zorunluluk arz ettiğini, şirket çalışanı ...'ın ise kendisine yıllar önce tanımlanan online banka ödemelerinde açıkça yetki aşımı yaptığını, müvekkilinin en basit talimatlarını dahi yerine getirmezken diğer yönetim kurulu üyesi olan davalının istediği her türlü bilgi ve belgeyi verdiğini, müvekkili tarafından verilen açık talimata rağmen banka üzerinden her türlü ödemeyi yaptığını ve müvekkil tarafından yapılacak kontrolleri engellediğini, müvekkilinin talebinin müşterek sorumlu olduğu şirkette işlemlerin müşterek imza ile yapılması olduğunu, müvekkili tarafından şirket hesaplarının olduğu bankadan hiçbir bilgi ve belge alınmazken ve bu durum engellenirken şirket çalışanı tarafından milyonlarca TL bulunan hesap üzerinde tasarrufta bulunulduğunu, şirket çalışanı ...'ın iş akdinin haklı nedenlerle feshedildiğini, ancak SGK çıkışının yaptırılmadığını, ...'ın tek başına kullandığı online banka işlemlerinin iptal edilmek istendiğini, ancak bankaca müşterek imza istendiği için talebin yerine getirilemediğini, davalı ...'ın müvekkiline yönetim kurulu kararı gereğince vermesi gereken bilgileri davalı ...'ın talimatıyla vermediğini, dolayısıyla bu davanın amacının alınan ve gazetede yayınlanan karar doğrultusunda şirket iş ve işlemlerinin yönetim kurulu tarafından yürütülmesini sağlamak olduğunu, sonuç olarak davalı şirket hakkındaki her türlü işlemlerin yönetim kurulunu oluşturan müvekkili ... ve ... tarafından müştereken yapılmasının temini açısından şirket çalışanı davalı ...'a tanımlanan ve kendisi tarafından kullanılan SGK şifreleri ile işlem yapma ve ... Bankası Samanparazı Şubesi'nde şirket hesapları üzerinde işlem yapma, para çekme, ödeme, şifre kullanma yetkisinin kaldırılmasını ve bu konuda ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP Davalılara usulüne uygun olarak dava dilekçesi tebliğ edilmiş ancak savunma hakkını kullanmamışlardır. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece 28/09/2022 tarihli gerekçeli karar ile, limited şirketin iç yönetimi konusundaki yetkinin müdür ya da müdürlere ait olduğu, müdürlerin bu yetkilerini doğrudan kendileri kullanabilecekleri gibi somut olayda olduğu gibi çalışanlar vasıta ile de kullanabilecekleri, somut uyuşmazlıkta davacı yanın dava konusu yaptığı işlemlerin şirketin idaresine yönelik ve yine yönetici olmayan şirket çalışanı davalı ... eli ile kullandığı faaliyetler olup, söz konusu işlemler yönünden yetkinin TK m. 625 hükmü uyarınca yönetim organı olan müdürler tarafından kullanılacağı, yönetim kurulu tasarrufunda olan hususlarda karar alamaması halinde yani işlevini yerine getirememesi halinde ise bu hususta genel kurulun yönetim organında değişiklik yapabileceği, dava konusu edilen taleplerin, şirketin iç işleyişine yönelik yönetimsel işlem ve eylemler niteliğinde olup yönetim kurulunca alınan bir kararın geçersizliğine ilişkin olmadığı, sonuç olarak davacının talep konusu yaptığı hususların münhasıran yönetim kurulun yetkisinde olduğu, dolayısıyla bu konularda mahkemeden karar verilmesi istenemeyeceği gerekçeleriyle davanın reddine, yine aynı gerekçelerle ihtiyati tedbir kararına itirazın kabulü ile 17/08/2022 tarihli ara karar ile kısmen kabulüne karar verilen ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına karar verilmiştir. Mahkemece 12/09/2022 tarihli ara karar ile ; davacılar vekilince 08/09/2022 tarihli dilekçe ile müvekkillerinin davalı şirketin yönetim kurulu üyesi ve %50 hissedarı olduklarını ancak bankada ne kadar para olduğu ve bu paranın ne şekilde harcandığına dair bilgi sahibi olmadıklarından ... Bankası Samanpazarı Şubesi'ndeki şirket hesapları üzerinden verilen ve limiti 250.000,00 TL olduğu öğrenilen kredi kartlarının davalılarca halen kullanıldığı öğrenildiğinden, kredi kartlarının kullanıma kapatılması yönünde ihtiyati tedbir talep edilmiş ise de, tedbirin sadece uyuşmazlık konusu olan şey hakkında verilebileceği, dava konusu ve sunulan kanıtlar değerlendirildiğinde HMK 389 maddesi uyarınca yaklaşık ispat koşulu gerçekleşmediği ve şirketin yönetim kurulu faaliyeti kapsamına girecek tedbir kararı da verilemeyeceği gerekçeleriyle davacılar vekilinin ek tedbir talebinin reddine karar verilmiştir. 21/12/2022 tarihli tavzih kararı ile; davacılar vekilinin 29/11/2022 tarihli, davalı vekilinin 21/11/2022 tarihli dilekçelerinde vekalet ücreti yönünden tavzih talebinde bulunulmuş ise de, HMK 305/2 maddesinde yazılı "Hüküm fıkrasında taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçlar, tavzih yolu ile sınırlandırılamaz, genişletilemez ve değiştirilemez" hükmü uyarınca tavzih için gerekli şartların bulunmadığı, tavzih isteminin kararla taraflar yarına hükmedilen sonucu değiştirecek nitelikte tavzih yapılamayacağı gerekçeleriyle davacı ve davalı tarafların tavzih isteminin reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davacılar vekili 28/09/2022 gerekçeli karara karşı istinaf dilekçesinde özetle; davalı şirketin anonim şirket olup mahkemece limited şirketlere uygulanan hükümlerin uygulanmasının hatalı olduğunu, davalı şirket çalışanı Elmas'ın mahkeme kararından sonra dahi usulsüz işlemlere devam ettiğini, bu hususun ancak yargı kararı ile çözümlenebileceğini, kararın hüküm kısmında "6-Davalı ..., ..., ... Yazılım Medya Bil. Bas. Yay. Rek. İç ve Dış Tic. A.Ş kendilerini vekille temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T. 3, 13 maddeleri gereğince hesaplanan takdiren 9.200,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak ayrı ayrı davalılara ödenmesine," değinilmiş ise de red sebebi tek olduğundan ve sanki her davalı için ayrı ayrı 9.200,00'er TL vekalet ücreti ödenmesi gibi bir anlam çıktığından hükmün bu kısmının da hatalı olduğunu bildirerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. Davacılar vekili 12/09/2022 tarihli ara karara karşı istinaf dilekçesinde özetle; davalı ...'in şirket zararına işlemleri bulunduğundan bunların ortaya çıkacağı endişesiyle genel kurulu toplamadığını, ihtiyati tedbir koşullarının oluştuğunu bildirerek ilk derece mahkemesi ara kararının kaldırılmasını istemiştir. Davacılar vekili 21/12/2022 tarihli tavzih kararına karşı istinaf dilekçesinde özetle; A.A.Ü.T'nin 3/2 maddesi gereğince red sebebi tek olan davalılar yararına tek bir vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken hükmün 6 nolu bendinde "Davalı ..., ..., ... Yazılım Medya Bil. Bas. Yay. Rek. İç ve Dış Tic. A.Ş kendilerini vekille temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T. 3, 13 maddeleri gereğince hesaplanan takdiren 9.200,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak ayrı ayrı davalılara ödenmesine," şeklinde hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu bildirerek tavzih kararının kaldırılmasını istemiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Dava; davalı şirket tarafından şirket çalışanı diğer davalı ...'a tanımlanan ve kendisi tarafından kullanılan SGK şifreleri ile işlem yapma ve ... Bankası Samanpazarı şubesinde şirket hesapları üzerinde işlem yapma, para çekme, ödeme, şifre kullanma yetkisinin kaldırılması istemine ilişkindir. 6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede; Ticaret sicil kayıtları, SGK ve vergi dairesi yazıları, taraflar arasındaki yazışmalara dair belgeler, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 2022/76726 soruşturma nolu dosyası vs deliller dosya arasında mevcuttur. Davacı yan, davalı şirket tarafından davalı ...'a tanımlanan ve kendisi tarafından kullanılan SGK şifreleri ile işlem yapma ve ... Bankası Samanpazarı şubesinde şirket hesapları üzerinde işlem yapma, para çekme, ödeme, şifre kullanma yetkilerini kötüye kullandığını iddia ederek söz konusu yetkilerin kaldırılması istemiyle eldeki davayı açmış, mahkemece yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir. Uyuşmazlık, şirket çalışanı ...'a tanımlanan ve kendisi tarafından kullanılan SGK şifreleri ile işlem yapma ve ... Bankası Samanpazarı şubesinde şirket hesapları üzerinde işlem yapma, para çekme, ödeme, şifre kullanma yetkisinin kaldırılıp kaldırılamayacağı noktasında toplanmaktadır. Dosya kapsamından, davalı şirketin davacılardan ... % 50, davalılardan ... % 50 pay sahiplerinden oluştuğu, 30.06.2021 tarihinde Ticaret Sicil Gazetesinde yayımlanan ve şirketin 28.06.2021 tarihli Genel Kurul kararı ile yönetim kurulunun ... ve ...'dan teşekkül ettiği, birlikte müştereken temsile yetkili oldukları anlaşılmaktadır. Davacılar vekilinin 28/09/2022 tarihli gerekçeli karara karşı istinaf itirazlarının incelenmesinde; 6102 sayılı TTK'nun 365.maddesinde; "(1) Anonim şirket, yönetim kurulu tarafından yönetilir ve temsil olunur. Kanundaki istisnai hükümler saklıdır.", Aynı Yasanın 374.maddesinde; "(1) Yönetim kurulu ve kendisine bırakılan alanda yönetim, kanun ve esas sözleşme uyarınca genel kurulun yetkisinde bırakılmış bulunanlar dışında, şirketin işletme konusunun gerçekleştirilmesi için gerekli olan her çeşit iş ve işlemler hakkında karar almaya yetkilidir.", Yine aynı Yasanın 375.maddesinde; "(1) Yönetim kurulunun devredilemez ve vazgeçilemez görev ve yetkileri şunlardır: a) Şirketin üst düzeyde yönetimi ve bunlarla ilgili talimatların verilmesi. b) Şirket yönetim teşkilatının belirlenmesi. c) Muhasebe, finans denetimi ve şirketin yönetiminin gerektirdiği ölçüde, finansal planlama için gerekli düzenin kurulması. d) (Değişik:23/5/2024-7511/14 md.) Şube müdürleri hariç olmak üzere müdürlerin ve aynı işleve sahip kişilerin atanmaları ve görevden alınmaları. e) Yönetimle görevli kişilerin, özellikle kanunlara, esas sözleşmeye, iç yönergelere ve yönetim kurulunun yazılı talimatlarına uygun hareket edip etmediklerinin üst gözetimi. f) Pay, yönetim kurulu karar ve genel kurul toplantı ve müzakere defterlerinin tutulması, yıllık faaliyet raporunun ve kurumsal yönetim açıklamasının düzenlenmesi ve genel kurula sunulması, genel kurul toplantılarının hazırlanması ve genel kurul kararlarının yürütülmesi. g) Borca batıklık durumunun varlığında mahkemeye bildirimde bulunulması." hükümleri düzenlenmiştir. Buna göre, şirketin yönetimi yönetim kuruluna ait olup, yönetim kurulunun yetkisinin kapsamına şirketin işletme konusunun elde edilebilmesi için gerekli ve genel kurulun yetkileri dışında kalan tüm iş ve işlemleri yapmak ve bu doğrultuda kararlar almak girmektedir. Esasen anonim şirkette yönetim yetkisi, bir bütün olarak yönetim kurulunun görevidir. TTK'nun 375.maddesinde liste hâlinde sayılan görev ve yetkilerin yönetime ilişkin olduğu ve numerus clausus olarak sayılmıştır. Maddede sayılan görev ve yetkiler incelendiğinde bunların salt yönetim görevine ilişkin olduğu anlaşılmaktadır. Şirket sözleşmesine eklenmek şartıyla bu görev ve yetkilere yenilerinin de eklenmesi mümkün olacaktır. Yukarıda yapılan açıklamalardan da anlaşılacağı üzere anonim şirketin iç yönetimi konusundaki yetki yönetim kurulan aittir. Yönetim kurulu bu yetkilerini doğrudan kendileri kullanabilecekleri gibi somut olayda olduğu gibi çalışanlar vasıta ile de kullanabilirler. Somut uyuşmazlıkta davacı yanın dava konusu yaptığı işlemler şirketin idaresine yönelik ve yine yönetici olmayan şirket çalışanı davalı ... eli ile kullandığı faaliyetlerdir. Sözkonusu işlemler yönünden yetki TTK 'nun 365 ve devamı maddeleri uyarınca yönetim organı olan yönetim kurulu tarafından kullanılır. Yönetim kurulu tasarrufunda olan hususlarda karar alamaması halinde yani işlevini yerine getirememesi halinde ise bu hususta genel kurul yönetim organında değişiklik yapabilecektir. Dava konusu edilen talepler, şirketin iç işleyişine yönelik yönetimsel işlem ve eylemler niteliğinde olup yönetim kurulunca alınan bir kararın geçersizliğine ilişkin değildir. Sonuç olarak davacının talep konusu yaptığı hususların TTK'ın 375.maddesinde sayılan müdürlerin ve aynı işleve sahip kişiler ile imza yetkisine haiz bulunanların atanmaları ve görevden alınmalarının da devredilemeyen görev ve yetkiler arasında bulunduğu, Yasada münhasıran yönetim kuruluna ait yetkilerin talep halinde mahkeme tarafından kullanılacağına ve mahkemeden bu yönde karar alınacağına ilişkin bir düzenleme bulunmadığı anlaşılmakla ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 09/12/2014 tarih 2014/13780 Esas 2014/19320 Karar sayılı emsal ilamı) davacılar vekilinin 28/09/2022 tarihli gerekçeli kararda bu yönlere ilişkin istinaf itirazlarının reddi gerekmiştir. Davacılar vekilinin gerekçeli kararda davalılar yararına hükmedilen vekalet ücretine yönelik istinaf itirazlarının incelenmesinde; Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 3/2.maddesinde; "Müteselsil sorumluluk da dahil olmak üzere, birden fazla davalı aleyhine açılan davanın reddinde, ret sebebi ortak olan davalılar vekili lehine tek, ret sebebi ayrı olan davalılar vekili lehine ise her ret sebebi için ayrı ayrı avukatlık ücretine hükmolunur." düzenlemesi mevcuttur. Somut olayda mahkemece dava, her iki davalı yönünden de davacının talep konusu yaptığı hususların münhasıran yönetim kurulu yetkisinde olduğu, bu konularda mahkemeden karar verilmesinin istenemeyeceği gerekçesiyle reddedilmiş olup, her iki dava yönünden de red sebebinin aynı olduğu anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca mahkemece her iki davalı yönünden tek bir vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken hüküm kısmının 6 nolu bendinde davalılar yararına ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedildiği sonucunu doğuracak şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan davacılar vekilinin vekalet ücretine yönelik istinaf itirazının kabulüne karar vermek gerekmiştir. Davacılar vekilinin 12/09/2022 tarihli ek ihtiyati tedbir talebinin reddine dair ara karara karşı istinaf itirazları yönünden yapılan değerlendirmede; Davacılar vekili 11/09/2022 tarihli dilekçe ile davacılar vekilince 08/09/2022 tarihli dilekçe ile müvekkillerinin davalı şirketin yönetim kurulu üyesi ve %50 hissedarı olduklarını ancak bankada ne kadar para olduğu ve bu paranın ne şekilde harcandığına dair bilgi sahibi olmadıklarından ... Bankası Samanpazarı Şubesi'ndeki şirket hesapları üzerinden verilen ve limiti 250.000,00 TL olduğu öğrenilen kredi kartlarının davalılarca halen kullanıldığı öğrenildiğinden, kredi kartlarının kullanıma kapatılması yönünde ihtiyati tedbir talep edilmiş, mahkemece tedbir talebinin reddine karar verilmiştir. HMK'nın 389/(1). maddesinde, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceği, HMK'nın 390/(2). maddesinde de hakimin talep edenin haklarının derhal korunmasında zorunluluk bulunan hallerde karşı taraf dinlenmeden de tedbir kararı verebileceği hüküm altına alınmıştır. HMK'nın 390/(3). maddesinde ise tedbir talep eden taraf dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorunda olduğu düzenlenmiştir. İhtiyati tedbir kesin hükme kadar devam eden yargılama boyunca tarafların dava konusu ile ilgili olarak hukuki durumunda meydana gelebilecek zararlara karşı öngörülmüş geçici nitelikte geniş veya sınırlı hukuki korumadır. İhtiyati tedbir kararı verilebilmesinin diğer bir koşulu ise mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle bir hakkın elde edilmesi önemli ölçüde zorlaşacak ya da tamamen imkansız hale gelecek ise veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesidir. Somut olayda, tedbirin sadece uyuşmazlık konusu olan şey hakkında verilebileceği, dava konusu ve sunulan kanıtlar değerlendirildiğinde HMK 389 maddesi uyarınca yaklaşık ispat koşulu gerçekleşmediği ve şirketin yönetim kurulu faaliyeti kapsamına girecek tedbir kararı da verilemeyeceği anlaşılmakla ilk derece mahkemesinin gerekçesi de göz önünde bulundurularak yasal koşulları oluşmayan ihtiyati tedbir talebinin reddine yönelik ilk derece mahkemesinin 12/09/2022 tarihli ara kararı usul ve yasaya uygundur. Davacılar vekilinin 21/12/2022 tarihli tavzih kararına karşı istinaf itirazları yönünden yapılan değerlendirmede ise; davacılar vekilince gerekçeli karara karşı süresinde sunulan istinaf dilekçesinde vekalet ücretine yönelik istinaf itirazı ileri sürülmüş olup, Dairemizce davacılar vekilinin gerekçeli karara karşı istinaf itirazlarının değerlendirilmesi sonucu davacılar vekilinin vekalet ücretine dair istinaf itirazları yerinde görülerek ilk derece mahkemesi kararının vekalet ücreti yönünden kaldırılmasına karar verilmiş olmakla davacılar vekilinin tavzih ek kararına karşı istinaf başvurusunda hukuki yarar kalmadığından davacılar vekilinin 21/12/2022 tarihli tavzih ek kararına karşı istinaf itirazına ilişkin karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. Tüm bu nedenlerle, davacılar vekilinin 28/09/2022 tarihli gerekçeli karara karşı istinaf başvurusunun vekalet ücreti yönünden kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının vekalet ücreti yönünden kaldırılmasına, sair hususlar yönünden reddine; davacılar vekilinin 12/09/2022 tarihli ara karara karşı istinaf itirazlarının esastan reddine; davacılar vekilinin 21/12/2022 tarihli tavzih talebinin reddi kararına karşı istinaf itirazları yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; A) 1-Davacılar vekilinin 12/09/2022 tarihli ihtiyati tedbir talebinin reddine dair ara karşı istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davacıdan alınması gerekli olan 732,00 TL harçtan 80,70 TL peşin alındığından bakiye 651,30 TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, B) 1-Davacılar vekilinin 21/12/2022 tarihli tavzih talebinin reddi kararına karşı istinaf başvurusu yönünden KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, C)1-Davacılar vekilinin 28/09/2022 tarihli gerekçeli karara karşı istinaf başvurusunun vekalet ücreti yönünden KABULÜNE, 2-Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 28/09/2022 tarih ve 2022/519 Esas 2022/552 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/(1)-b.2. maddesi gereğince vekalet ücreti yönünden KALDIRILMASINA, B)1-DavanınREDDİNE, 2-Davacı tarafından yatırılan peşin harcın karar harcı sayılmasına, başkaca bir harç alınmasına yer olmadığına, 4-Masrafların davacı üzerinde bırakılmasına, 5-HMK'nun 333. maddesi gereğince gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 6-Davalı ..., ..., ... Yazılım Medya Bil. Bas. Yay. Rek. İç ve Dış Tic. A.Ş kendilerini vekille temsil ettirdiğinden ilk derece mahkemesi karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T'nin 3/2 ve 13.maddeleri gereğince hesaplanan 9.200,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara ödenmesine, C)1-Davacı tarafça istinaf başvurusu sırasında yatırdığı 179,90 TL maktu istinaf karar harcı ve 492,00 TL istinaf başvuru harcı olmak üzere toplam 671,90 TL'nin talep ve istek halinde davacıya iadesine, 2-Davacının istinaf yargılaması sırasında yaptığı tebligat ve posta giderinin üzerlerinde bırakılmasına, 3-İstinaf yargılaması aşamasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.26/03/2026 Başkan- Üye - Üye - Zabıt Katibi -