T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/673 - 2026/892 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/673 KARAR NO : 2026/892 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 11/01/2024 NUMARASI : 2023/99 E. - 2024/9 K. DAVANIN KONUSU : Marka YİDK Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınai …
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/673 - 2026/892 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/673 KARAR NO : 2026/892 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 11/01/2024 NUMARASI : 2023/99 E. - 2024/9 K. DAVANIN KONUSU : Marka YİDK Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 11/01/2024 tarih ve 2023/99 E. - 2024/9 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkilinin 22, 23, 24 ve 26. sınıflara giren emtialarda tescilli ve tanınmış "..." ibareli markaların sahibi olduğunu, bu markaları mesnet göstererek davalı şahsın 2021/054949 başvuru sayılı ve "..." ibareli markanın 08, 11, 21 ve 35. sınıflarda tescili için yaptığı başvuruya itiraz ettiklerini, itirazın diğer davalı ... YİDK'nın 2022-M-18114 sayılı kararıyla nihai olarak kısmen reddedildiğini, oysa, dava konusu edilen markanın müvekkilinin markasıyla iltibas yaratacak derecede benzer olduğunu, nitekim bu benzerliğin davalı ... tarafından da kabul edildiğini ve dava konusu edilen markanın kapsamından 35. sınıf altında bir takım emtiaların satışı hizmetlerinin çıkartıldığını, davalının markasının tescil edilmek istendiği 21. ve 35. sınıflardaki emtiaların da müvekkilinin markalarının tescilli olduğu emtialarla ilişkilendirilebilir olduğunu, başvurunun tescilinin SMK'nın 6/5. maddesindeki şartların oluşmasına sebebiyet vereceğini; müvekkilinin "..." ibareli ticaret unvanından ve "www.....com.tr" uzantılı alan adından kaynaklanan haklarının da somut uyuşmazlıkta korunması gerektiğini, davalı şahsın müvekkilinin tanınmış markasını kendisine marka olarak seçmesinin kötüniyetini gösterdiğini, davalının daha önce de "..." ibareli marka başvurularında bulunduğunu ileri sürerek, ... YİDK’nın 23.12.2022 tarihli ve 2022-M-18114 sayılı kararının iptalini ve 2021/054949 sayılı markanın tescili halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Diğer davalı Şirket vekili, taraf markalarının görsel, işitsel ve kavramsal açılardan birbirlerine benzemediğini, ayrıca da taraf markalarının kapsamına giren emtiaların da farklı olduğunu, bu nedenlerle aralarında karıştırılma ihtimalinden bahsedilemeyeceğini, davacının somut uyuşmazlıkta SMK 6/3, 6/5, 6/6 ve 6/9 hükümlerinde düzenlenmiş şartların gerçekleşmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davacının kullanmama def’ine muhatap markalarının "iplik, kumaş ve torba" satışı kapsamında ciddi biçimde kullanıldığının ispat edilebildiği; karşılaştırılan markaların/işaretlerin görsel, işitsel ve kavramsal açılardan benzer olduğu; dava konusu edilen markanın kapsamına giren emtialar yönünden, emtia ayniyeti/benzerliği/türdeşliği şartının gerçekleşmediği; dava konusu edilen markanın kapsamına giren emtiaların hitap ettiği tüketici kesiminin, bu emtiaları satın aldıkları anda bilgi/bilinç/dikkat/özen/algı seviyelerinin düşük olmadığı; markalar arasında karıştırılma ihtimalinin/iltibas tehlikesinin bulunmadığı; davacının "gerçek hak sahipliği", "tanınmışlık" ve "ticaret unvanına/alan adına dayalı hak" iddialarının davalı markasının tesciline/hükmüne bir engelinin/etkisinin olamayacağı; davacının kötüniyet iddiasının ispat olunamadığı, salt benzerlik iddialarının ise kötüniyet değerlendirmesi açısından önem teşkil eden bir argüman olmadığı, dava konusu 2022-M-18114 sayılı YİDK kararının yerinde olduğu, hükümsüzlük koşullarının da oluşmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, birleştirme taleplerinin kanuna aykırı şekilde kabul edilmediğini, davalının müvekkilinin markasına saldırı niteliğindeki markalarına karşı açtıkları dava dosyalarının incelenmediğini, sağlıksız bilirkişi raporunun hükme esas alındığını, müvekkilinin markasının tanınmış olduğunu, davalının ibarenin arasına (-) işareti koyarak marka tescili yapmaya çalıştığını, bilirkişinin kötüniyeti ve benzerliği göremediğini, taraf markalarının ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu, mal ve hizmet benzerliğinin de gerçekleştiğini, dava konusu markanın iltibasa ve SMK'nın 6/5. maddesindeki şartların oluşmasına sebebiyet vereceğini, SMK'nın 6/3 ve 6/6 maddesi hükümleri şartlarının da oluştuğunu, başvurunun kötüniyetli olarak yapıldığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : Dava, marka YİDK kararının iptali ile hükümsüzlük istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı; her ne kadar dava konusu başvurunun "..." şeklindeki esas unsuru ile davacının mesnet markalarının "..." ibareli esas unsura arasında benzerlik bulunmakta ise de, dava konusu markanın kapsamındaki benzer hizmetlerin başvurunun kapsamından çıkartıldığı; kalan mal ve hizmetler yönünden emtia benzerliğinin oluşmadığı; bunun yanında davacının kalan mal ve hizmetler yönünden gerçek hak sahipliğini ve ticaret unvanı ve alan adını kullandığını ispatlayamadığı; davacı tarafın tanınmışlık iddiasının da kanıtlanamadığı; öte yandan, başvurunun kötüniyetli yapıldığının da somut delillerle ispatlanmadığı, aralarında bağlantı bulunan davaların birleştirilmesinin de zorunlu olmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 427,60-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 304,40-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 24/04/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 03/05/2026 Başkan Üye Üye Katip Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.