T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2022/1610 KARAR NO : 2026/328 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 15/12/2020 NUMARASI : 2018/1096 Esas 2020/663 Karar DAVANIN KONUSU : Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) BAM KARAR TARİHİ : 10/02/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 10/02/2026 Davalı vekili tarafından yukarıda bel…
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2022/1610 KARAR NO : 2026/328 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 15/12/2020 NUMARASI : 2018/1096 Esas 2020/663 Karar DAVANIN KONUSU : Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) BAM KARAR TARİHİ : 10/02/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 10/02/2026 Davalı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili bankanın İzmir Bölge Müdürlüğü Özel Güvenlik hizmeti alımı yaptığı şirkette çalışan ...'ın 24/05/2014 tarihinde işe başlayıp 31/12/2015 tarihinde işin sona ermesi nedeniyle görevinden ayrıldığını, bankanın bu güvenlik hizmeti alım işi yüklenicisinin....AŞ bünyesinde çalışan ... tarafından işe iade istemiyle bankaya ve davalı yüklenici aleyhine İzmir 7.İş Mahkemesine açılan davada 21/03/2016 tarih 2016/39-2016/139 E-K sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilerek söz konusu karar müvekkili banka tarafından temyiz edildiğini, Yargıtay kararı ile hükmün onanmasına karar verilmiş olup kararın kesinleştiğini, bahse konu mahkeme ilamına istinaden davacı vekilince ilam vekalet ücreti ve yargılama giderleri için İzmir 13.İcra Müdürlüğünün 2016/17399 Esas sayılı dosyası üzerinden yapılan takipte 2.462,94-TL banka tarafından ödendiğini, davacı vekilince iki aylık boşta geçen süre alacağı için İzmir 28.İcra Müdürlüğünün 2017/4587 Esas sayılı dosyası üzerinden yapılan takipte de 4.609,97 TL banka tarafından ödendiğini, iş mahkemesinin dosyasında yapılan masraf tutarının ise 263,00 TL olduğunu, sözleşme hükümlerine göre sorumluluk yüklenicilere ait olduğundan toplam ödeme tutarı olan 7.355,91 TL'nin rücuen tahsilinin gerektiğini, davalı şirketin müvekkili bankanın güvenlik hizmeti işini ihale yolu ile yüklenmiş olduğundan bankanın ihale makamı olduğunu, davalı şirket ile banka arasında yapılan hizmet alım sözleşmeleri hükümlerine göre de işçilik alacaklarından davalı şirketin sorumlu olduğunu bankanın sorumluluğunun bulunmadığını, bu nedenle fazlaya dair talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla toplam 7.355,91-TL'nin ödeme tarihinden itibaren tahsil tarihine kadar işleyecek avans faizi ile birlikte rücuen davalıdan tahsili ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; zaman aşımı itirazında bulunduklarını, dava dilekçesinde belirtilen İzmir 7.İş Mahkemesinin 2016/39-139 E-K sayılı işe iade dosyasında müvekkilinin de diğer davalı olarak yer aldığını, bu dosyada iadesine karar verilen işin huzurdaki davanın davacısı olan ...AŞ nezdinde olduğunu, asıl işverenin banka olduğunu, işçi lehine verilen kararın kesinleşmesine müteakip işçi tarafından işe iade talebinde bulunulduğunu, müvekkili firmanın işçiyi bankadaki işe iadesi fiili ve hukuki olarak imkansız olduğundan, işçiyi İzmir Liman İşletmesindeki iş yerinde işe başlatıldığını, bu şekilde hem müvekkilinin hem de bankanın mezkur işe iade kararında belirtilen işe başlatmama tazminatından sorumlu tutulmasının önüne geçildiğini, ancak mahkeme ilamı gereği yargılama giderleri, avukatlık ücreti ile boşta geçen süreye dair çıkan meblağların yarısının da müvekkili tarafından dava dışı işçiye ödendiğini, zaten davacı tarafın söz konusu olayla icralık olması ödeme yapmaması ve icralık olması kendi kusurlarından kaynaklandığını, davacı ile müvekkili arasında düzenlenen sözleşmede bankanın çalıştırılacak işçiler ile ilgili işe başlama çalışma koşulları denetleme, mali haklarının ödenmesi ile ilgili denetim ve kontrolü tamamen elinde bulundurduğunu, ancak taraflar arasındaki sözleşme hükümlerinde işçilerin iş akitlerinden doğacak alacaklardan hangi tarafın ne oranda sorumlu olduğu hususunda bir düzenleme bulunmadığını, ayrıca mahkeme kararında 263,00 TL masraf yapıldığı belirtilerek bunun da ödenmesi talep edilmiş ise de mahkeme kararında böyle bir hüküm bulunmadığını, yine davacı tarafın icra dosyası borcu olarak 2.462,94 TL 'nin yatırıldığını beyan ile bu meblağında tahsilini dava ettiğini ödendiği iddia edilen tutar içerisinde yer alan ve icra takibi neticesinde yatırılan icra vekalet ücreti, yargılama gideri, icra takip giderleri ile faizin de rücuen tahsilinin alt işveren müvekkilinden talep edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, bu tutarların ödenmesinde müvekkili şirketin herhangi bir kusuru bulunmadığını, bu tutarların davacının ihlali sebebiyle ödendiğini, bu nedenlerle davanın reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yana tahmiline karar verilmesini talep ettiği görülmüştür. MAHKEMECE: "...,Dava; ticari hizmet sözleşmesinden doğan alacak istemine ilişkindir. Yapılan yargılama, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; somut olayda davacı ile davalı arasında 30/01/2014 tarihli ...AŞ İzmir Bölge Müdürlüğü hizmet binası, sosyal tesisler ile kampüs alanına ait açık ve kapalı alanlarda koruma ve güvenliği 8 güvenlik görevlisi tarafından 23 ay süre ile (01/02/2014-31/12/2015) sağlanması hizmet alımı konulu sözleşme imzalandığı, Dava dışı ... isimli işçinin davacı ve davalı aleyhine İzmir 7. İş Mahkemesinin 2016/39 Esas sayılı dosyasından işe iade davası açtığı, mahkemece 21/03/2016 tarihli karar ile ...'ın iş sözleşmesinin feshinin geçersizliğine ve davalı .... A.Ş'ye işe iadesine, ...'ın işe başlamak için işverene başvurması ve işverence işe başlatılmaması halinde 4 aylık ücreti tutarında tazminatın taraflardan müştereken müteselsilen alınıp ...'a verilmesine, ...'ın süresi içinde işverene başvurması halinde mahkeme kararının kesinleşmesine kadar çalıştırılmadığı süre için de en çok 4 aya kadar doğmuş bulunan ücret ve diğer haklarının taraflardan müştereken müteselsilen alınarak ...'a ödenmesine karar verildiği, kararın Yargıtay tarafından onanarak 27/10/2016 tarihinde kesinleştiği, dava dışı ... tarafından ilam vekalet ücreti ve yargılama giderinin tahsili amacıyla taraflar aleyhine ilamlı icra takibi başlatıldığı, İzmir 13. İcra Müdürlüğünün 2016/17399 esas sayılı dosyasında davacı tarafından 03/01/2017'de 1.949,72 TL ve 23/01/2017 'de 513,22 TL olmak üzere toplam 2.462,94 TL ödendiği, dava dışı ... tarafından İzmir 7.İş Mahkemesinin 2016/39 Esas sayılı ilamında tespit edilen 4 aylık boşta geçen süre alacağının 2 aylık kısmı için İzmir 28.İcra Müdürlüğünün 2017/4587 Esas sayılı takip dosyası ile davacı aleyhine takip başlatıldığı, davacı tarafından bu dosya kapsamında 10/04/2017 tarihinde 3.845,06 TL ve 06/03/2018 tarihinde 764,91 TL olmak üzere toplam 4.609,97 TL ödeme yapıldığı, ayrıca davacının İzmir 7.İş Mahkemesinin 2016/39-139 E-K sayılı dosyasında 263,00 TL yargılama masrafı yaptığının anlaşıldığı, Yargıtay 23.HD'nin 2019/541 Esas ve 2020/1165 Karar sayılı kararında da vurgulandığı üzere, hizmet alım sözleşmeleri; ihale şartları ile belirlenen işin sözleşmede kararlaştırılan bedel ile yapılmasının üstlenildiği sözleşmelerdir. Bu sözleşme türünde yüklenicinin edimi, hizmetin kendi işçisi ile yerine getirilmesi, işverenin edimi ise sözleşme bedelinin ödenmesidir. Hizmet alımı tip sözleşmelerinde işverenin, yüklenici tarafından çalıştırılan işçinin ücretinin ödenmesi, sosyal haklarının takibi gibi denetim dışında işçiye karşı bir sorumluluğu yoktur. İşveren ile yüklenicinin İş Kanunu’na göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmasına rağmen rücu ilişkisinde taraflar arasında imzalanan sözleşmenin uygulanması sözleşme hukukunun en temel ilkelerinden olup, bu kapsamda taraflar arasındaki sözleşmenin 22.maddesine göre, yüklenicinin sözleşme konusu işle ilgili çalıştıracağı personele ilişkin sorumlulukları genel şartnamenin 6.bölümünde belirlendiği, şartnamenin 4.6 maddesine göre yüklenici kendi personeli ile hizmet sunarken çalıştırdığı personelin her türlü özlük haklarını karşılamak ve ödemek zorunda olduğu ve bu konularda davacının hiçbir sorumluluğunun olmayacağı hükmünün bulunduğundan taraflar arasında yapılan sözleşme hükümleri uyarınca davacının davalının çalıştırdığı personelin özlük hakları yönünden sorumluluğu olmadığı, özlük haklarına dava dışı işçi tarafından açılan işe iade davası kapsamındaki hakların da dahil olduğundan davacının hizmet alım sözleşmesi uyarınca davalının personeli olan dava dışı ... 'ın açtığı işe iade davası sebebiyle İzmir 13.İcra Müdürlüğünün 2016/17399 Esas sayılı dosyasına yaptığı 2.462,94 TL ödeme , İzmir 28.İcra Müdürlüğünün 2017/4587 Esas sayılı takip dosyasına yapıtığı 4.609,97 TL ödeme ve İzmir 7. İş Mahkemesinin 2016/39 Esas ve 2016/139 Karar sayılı dosyasında yaptığı 263,00 TL masraf olmak üzere toplam 7.335,91 TL'yi davalıdan talep edebileceği, davalının bu miktardan sözleşme hükümleri uyarınca sorumlu olduğu, davacı tarafından dava açılmadan önce davalı temerrüde düşürülmediği, tarafların tacir olduğu, işin ticari iş olması sebebiyle avans faizi talep edebileceği, dava konusu alacağın sözleşmeden kaynaklanan alacak davası olduğundan dava açılış tarihi dikkate alınarak dava konusu alacağın zamanaşımına uğramadığı anlaşılmakla, davacı tarafça ödenen toplam 7.335,91 TL alacağın dava tarihi olan 25.09.2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir," gerekçesi ile; "Davanın kabulüne, 7.335,91 TL’nin dava tarihi olan 25.09.2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,"şeklinde karar verilmiştir. Mahkeme kararına karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk derece mahkemesince hukuka aykırı olarak kabul kararı verildiğini, ihalelerdeki genel ve teknik şartnamelerin genel işlem şartı niteliğinde olduğunu, müvekkilinin ihaleyi alabilmesi için davacı kurum ile sözleşmede söz hakkının bulunmadığını, işbu tek tarafı dayatılmış sözleşmeden yola çıkılarak kanun hükümlerinin yok sayılmasının taraflarınca kabul edilmediğini, dosyada sözleşmenin hatalı olarak değerlendirildiğini, alınan bilirkişi raporunda aynı bilirkişi tarafından defalarca hatalı değerlendirme yapıldığını ve işbu raporlar da karara esas alınarak hatalı karar verildiğini, dosyaya gelen teknik şartnamede yazılı olan "yüklenici çalıştırdığı işçililerin her türlü özlük haklarını karşılamak ve ödemek zorundadır" ibaresinden yola çıkılarak kesinleşmiş mahkeme ilamı ve davacının kendi kusuruyla icralık olması ve dava dışı işçinin alacağı yönünden; alacağın diğer ferilerinin davacı eylemi ile ödenmek zorunda kalınması hadisesinde müvekkiline atfedilebilecek ve ya yüklenecek herhangi bir kusur veya sorumluluk bulunmadığını, hiç kimsenin kendi kusurundan yola çıkarak hak iddia edemeyeceğini, bir diğer hususun da; boşta geçen süre ücretine ilişkin rücu olduğunu, kıdem tazminatı gibi; boşta geçen süre ücretinin özlük hakkı olarak değerlendirilemeyeceğini, zaten taraflar arasındaki sorumluluk oranının yarı yarıya olduğundan; müvekkili şirket tarafından dava dışı işçiye, 4 aylık boşta geçen süre alacağının 2 aylık kısmının ödendiğini, dekontların dosyada mübrez olduğunu, dava dışı işçiye karşı müteselsil sorumlu olan davacının rücuen tahsil talebi sebepsiz zenginleşme hukuki sebebinden kaynaklanmakta olup davacı tarafça iddia edilen vakıaları ve talebi kabul etmemekle birlikte müvekkiline karşı ileri sürülen talebin ödeme tarihinden itibaren 2 yıllık zamanaşımı süresi içinde ileri sürülmemesi nedeniyle rücuen tahsil talebinin zaman aşımına uğradığından zamanaşımı defiini açıkça ileri sürmelerine rağmen dikkate alınmadığını, kabul anlamına gelmemekle beraber; davacının talepleri süre açısından dikkate alındığında; davanın işbu nedenle de reddinin gerektiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür. DELİLLER VE GEREKÇE: Dava, ticari hizmet sözleşmesinden doğan alacak istemine ilişkindir. 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf incelemesi istinafa başvuran vekilinin dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar res'en gözetilerek ve yine HMK 357/1.maddesindeki, ilk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunmalar istinaf incelemesi sırasında dinlenemez ve yeni delillere dayanılamaz hükmü çerçevesinde yapılmıştır. Davacı vekilince, özel güvenlik alım işi yüklenicisi davalı şirket bünyesinde çalışan dava dışı ...'ın işe iade istemiyle açtığı davada davanın kabulü ile müvekkili tarafından ödenen ücret alacağı ve saire ücretleri toplamı 7.335,91 TL'nin avans faizi ile birlikte rücuen tahsili talep edilmiştir. Davalı vekili davanın zaman aşımına uğradığı, mahkeme ilamı ile hükmedilen miktarların ve yargılama giderlerinin yarısının müvekkili tarafından ödendiği, davacının asıl işveren olması nedeniyle doğan zararlardan yarı yarıya sorumlu olması gerektiği beyanı ile derece kararının iptali talep edilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekilince istinaf yoluna başvurulmuştur. Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, şartnamenin 47. maddesinde yüklenicinin çalıştırdığı personelin her türlü özlük haklarını karşılamak ve ödemek zorunda olduğu, bu konularda bankanın hiçbir sorumluluğu bulunmadığı düzenlemesi bulunmasına, davacının rücuen ödenmesini talep ettiği meblağları icra dosyalarına ödemiş olduğunun, bu meblağların davacıya ödenmesine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığının anlaşılmasına göre davalı vekilinin tüm istinaf itirazları yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK m. 353/1-b-1 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 15/12/2020 tarih, 2018/1096 Esas ve 2020/663 Karar sayılı kararına karşı davalının istinaf başvuru sebeplerinin HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-İstinaf kanun yoluna başvuran davalı taraftan alınması gereken 732.00 TL istinaf nispi karar harcından başlangıçta alınan 125,70 TL'nin mahsubu ile eksik yatırılan 606,30 TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Davalı tarafından yapılan istinaf masrafının üzerinde bırakılmasına, 4-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 5-İstinaf yargılamasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 6-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ikmali ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine, Dair, dosya üzerinde HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca yapılan inceleme sonucunda; HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince oy birliği ile kesin olmak üzere karar verildi. 10/02/2026