T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/214 - 2026/686 T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N E S A S T A N R E D D İ) ESAS NO : 2026/214 KARAR NO : 2026/686 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 11/12/2025 ESAS-KARAR NUMARASI : 2025/665E., …
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/214 - 2026/686 T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N E S A S T A N R E D D İ) ESAS NO : 2026/214 KARAR NO : 2026/686 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 11/12/2025 ESAS-KARAR NUMARASI : 2025/665E., 2025/920K. DAVA : Konkordato KARAR TARİHİ : 01/04/2026 YAZIM TARİHİ : 01/04/2026 Konkordato talep edenler vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Konkordato talep edenler vekili özetle: Konkordato talep eden şirketin 2019 yılında kurulduğunu, şirketin ana faaliyet konusunun ikamet amaçlı binaların inşaatı işi olduğunu, gerçek kişi ...'in şirkette %100 pay sahibi olduğunu, şirketin bankalara olan borçlarına müteselsil kefaleti bulunduğunu, konkordato talep eden şirketin yatırımlarını yaparken özellikle son dönemlerde ülke ekonomisinde yaşanan ekonomik belirsizlikler, kur ve enflasyon artışları sonucu borçlanma maliyetlerinin artması ve ayrıca yatırım sürecinde öngörülmeyen fiyat artışları ayrıca finansman maliyetlerinin aşırı yükselmesi sonucu son dönemlerde likidite problemi yaşamaya başladığını, beklenen gelir ile gerçekleşen gelir arasında olumsuz farklar oluştuğunu, ödeme planlarının bozulduğunu, vade konkordatosu talep ettiklerini, konkordato mühlet taleplerinin kabul görmesi halinde %25 faizi ile birlikte 24 ay vade ile yapılandırmak istediklerini belirterek, konkordato isteminde bulunmuşlardır. İlk derece mahkemesince: "...Davacı şirketin borca batık durumda olduğu, davacı şirketin mali tablolarının gerçek durumu yansıtmadığı, gerçek bir ödeme / tahsilat belgesine dayanmayan, varlık ve borç azaltılmasına yönelik işlemler gerçekleştirildiğinin anlaşıldığı, davacı şirketin geçici mühlet içerisinde hiç bir faaliyeti tespit edilmediği, bu bakımdan gelir de elde edilmediği, Konkordato Ön Projesinin borçlunun kaynaklarıyla uyumlu olmadığı, vaat edilen kârlılık oranı sağlansa dahi, gösterilen kaynaklarla birlikte borçların ödenmesine yetmeyeceğinin anlaşıldığı, bu nedenlerle; davacı şirketin ve gerçek kişi davacının sunmuş olduğu projenin gerçekleştirilme ve başarıya ulaşma ihtimali bulunmadığı tespit edilmiş olmasına göre, İİK 292/1-b - c bentlerindeki şartların geçici mühlet içerisinde gerçekleşmesi nedeniyle İİK 292/1 maddesi gereğince davacılar bakımından konkordato talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. Davacı şirketin borca batık olduğu gibi, projenin başarıya ulaşma ihtimalinin de bulunmadığı, Davacı şirketin mali tablolarının gerçek durumu yansıtmadığı, gerçek bir ödeme / tahsilat belgesine dayanmayan, varlık ve borç azaltılmasına yönelik işlemler gerçekleştirildiğinin anlaşılmış olmasına göre, İİK'nun 292. maddesi gereğince iflas kararı verilmesi gerektiği anlaşılmakla davacı sermaye şirketinin konkordato taleplerinin İİK 292/1-b -c gereğince reddine ve İİK 292/1 maddesi gereğince davacı şirketin iflasına..." karar verilmiştir. Konkordato talep edenler vekili istinaf dilekçesinde özetle: Gerek konkordato komiserler kurulunda yer alan tespitlerin gerekse ilk derece mahkemesinin iflas ve ret kararının gerekçesinin maddi gerçekle uyumlu olmadığından hukuka aykırı olduğunu, müvekkili şirketler hakkında kesin mühlet kararı verilmesi gerektiğini, İİK 292/son maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması gerektiğini, İİK 292/son maddesinde hangi hallerde borçlunun duruşmaya çağrılacağının ifade edildiğini, buna göre kesin mühlet içinde konkordato talebinin reddi ile iflâsın açılmasının gerekli olduğunun anlaşılması durumunda mahkemece borçlu şirket yetkilisinin, iflasa karar verilecek olan duruşmaya çağrılması ve dinlenilmesi gerektiğini, somut olayda ilk derece mahkemesince İİK 292/Son maddesinde yazılı şartların gerçekleştiği gerekçesi ile borçlu şirket yetkilisi usulüne uygun tebligatla duruşmaya çağrılmadığını ve duruşmada hazır edilmediğini beyan ederek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE: Talep, İİK'nın 285 ve devamı maddelerine dayalı konkordato projesinin tasdiki istemlidir. Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına ve özellikle borçlu şirket temsilcisine ihtarlı davetiye tebliğinin yapılmış, temsilcinin duruşmada hazır bulunmuş olmasına göre; konkordato talep edenler vekilinin istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1.b.1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-) Konkordato talep edenler vekilinin istinaf başvurusunun HMK m. 353/1.b.1 gereğince esastan reddine, 2-) Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken harç peşin olarak alındığından ayrıca harç alınmasına yer olmadığına. 3-) İstinaf kanun yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine, 4-) HMK m. 359/4 gereğince kararın taraflara resen tebliğine; tebliğ, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemlerinin Dairemiz tarafından yapılmasına, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda İİK'nin 293 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının göndermesi ile uygulanması gereken 164 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde, kararı veren bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine yahut temyiz edenin bulunduğu yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilebilecek bir dilekçe ile Yargıtay nezdinde TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere, oybirliğiyle karar verildi. 01/04/2026 Başkan Üye Üye Katip