11. Hukuk Dairesi 2012/19093 E. , 2013/15865 K. MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada İstanbul 29. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 12/07/2012 tarih ve 2012/41-2012/205 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 10.09.2013 günü hazır bulunan davacılar vekili Av... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek kara…
**11. Hukuk Dairesi 2012/19093 E. , 2013/15865 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada İstanbul 29. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 12/07/2012 tarih ve 2012/41-2012/205 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 10.09.2013 günü hazır bulunan davacılar vekili Av... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacılar vekili, müvekkillerinin dava dışı...Çelik A.Ş'nin ortakları olduklarını, satıcı olan müvekkillerle bir kısım alıcılar arasında 08.09.2010 tarihli hisse devir sözleşmesi ile davalının katıldığı 14.09.2010 tarihli yed-i emin teslim tutanağı imzalandığını, sermayeyi temsil eden hamiline hisse senetleri ile nama yazılı geçici ilmühaberlerinin müvekkillerince davalıya tesliminin yapıldığını, sözleşmelerde devir bedeli, nasıl ödeneceği ve davalının hangi koşullarda teslim borcu altında olacağı yönünde ayrıntılı hükümler olduğunu, dava dışı devir alanların devir bedeli için verdikleri çeklerden dördünün karşılıksız çıktığını, yed-i emin teslim tutanağının 6. maddesi uyarınca senetler ile ilmühaberlerin tesliminin talep edildiğini, davalının yed-i emin ücreti 500.000 USD ücretin ödenmesi halinde tevdii mahalli yoluna gidilebileceğini bildirerek cevap verdiğini, iade borcu için gerekli koşullarının oluştuğunu, itiraz hakkı bulunmadığını ileri sürerek, 14.10.2010 tarihli yed-i emin teslim ekinde listesi bulunan...Çelik A.Ş'nin hisse senedi ve geçici ilmühabere bağlanmış 3.000 adet ortaklık paylarının tamamının davalı tarafından iade ve teslimine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, hisse devir sözleşmesinde uyuşmazlık halinde tahkime başvurulacağının kararlaştırıldığını, davanın tahkimde görülmesi gerektiğini, cirolanmak suretiyle alıcılara teslim mahiyetinde senetlerin ve ilmühaberlerin teslim edildiğini, davacıların talep hakkının bulunmadığını, sözleşme şartlarının taraflarca yerine getirildiğinin ispatlanmadığını, teslim koşullarının bulunmadığını, taleplerin çelişkili olduğunu, müvekkilinin yed-i eminlik ücreti alacağının bulunduğunu, hapis hakkının olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, somut olayda dava dışı şirketin hisse senedi ve geçici ilmühaberlere bağlanmış 3000 adet ortaklık payının tamamının 08.09.2010 tarihli hisse devir sözleşmesi ve 14.09.2010 tarihli 'güvenilir kişi teslim tutanağı' ile davalıya teslim edildiğinin çekişmesiz olduğu, davacıların satım bedeli olarak aldıkları dört ayrı çekin karşılıksız kaldığı, davalıyla yapılan sözleşmenin 6. maddesinde çeklerden birinin süresinde ve tam olarak ödenmemesi durumunda satıcıların en az üçünün birlikte ve noter kanalıyla yazılı şekilde güvenilir kişiye başvurması ve ödenmeyen çekleri ibraz etmeleri halinde güvenilir kişinin herhangi bir koşul aranmaksızın ve alıcılar tarafından yapılan ödemeler de dikkate alınmadan kendisine teslim edilen hisse senedi, geçici ilmühaberleri ve defterleri en geç 10 gün içinde satıcılardan herhangi birine teslim etmek durumunda olduğunun belirtildiği, iade koşullarının oluştuğu, davacılarca çekilen ihtarnameye davalının teslim tutanağında bedelin ödenmesi halinde tevdii mahalline teslim edileceği yanıtını verdiği, iade etmediği, sözleşmenin 6. maddesi koşullarının davacılar yararına gerçekleştiği, davalının başka bir şart ileri süremeyeceği ve güvenilir kişi olarak kararlaştırılan ücrete ilişkin savunmasının ayrı dava konusu teşkil ettiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. 1-Dava, yed'i eminlik sözleşmesi uyarınca davalıya teslim edilen hamiline yazılı hisse senetleri ile ilmühaberlerin teslimi istemine ilişkindir. Dava dışı anonim şirkette pay sahibi olan davacılar ile diğer pay sahiplerinin paylarını yine dava dışı alıcılara devrine ilişkin 08.09.2010 tarihli sözleşme imzalandığı, anılan sözleşmede devir bedelinin nasıl ödeneceğine, sermayenin tamamını temsil eden hamiline yazılı hisse senetleri ile ilmühaberlerin durumuna, teslimi ile tarafların hak ve borçlarına dair ayrıntılı hükümler kararlaştırıldığı hususu uyuşmazlık konusu değildir. Devir sözleşmesinin 6. maddesinde sözleşmeye konu hisse senetleri ile ilmühaberlerin yed'i emine teslimi düzenlenmiş olup, bu hüküm uyarınca 14.09.2010 tarihli yed'i emin teslim tutanağı ile senetler ile ilmühaberlerin davalıya teslimi sağlanmıştır. Yed'i emin tutanağında da yed'i eminin hangi koşullarda senetleri taraflara teslim edeceği, yarı oranda sorumlu olmak üzere hisse devir sözleşmesinin taraflarının 500.000 USD yed'i eminlik ücreti ödemeyi kabul ettikleri gibi hususlar hüküm altına alınmıştır. Anılan teslim tutanağının 6. maddesinde yed'i emin davalı, devir bedeli çeklerin zamanında ve tam olarak ödenmemesi halinde, satıcılardan (devir edenlerden) en az üçünün birlikte ve noter aracılığı ile yazılı biçimde başvurmaları ve ödenmeyen çeki ibraz etmeleri halinde, başkaca bir koşul aramaksızın ve alıcılar tarafından daha önce yapılan ödemeleri de dikkate almadan hisse senetleri ile ilmühaberleri satıcılardan birine iade etmekle yükümlü tutulmuştur. Devir bedeline karşılık olarak verilen çeklerden bir kısmının ödenmemesi üzerine, devir eden davacılar anılan hüküm uyarınca davalı yed'i emine başvurmuş, karşılıklı ihtarlar çekilmiş, savunmada açıklandığı üzere, devir eden ortaklar arası problemler olduğu, yed'i eminlik ücretinin ödenmediği, tevdii mahalli tayin edilmesi halinde teslim yapabileceği yönlerinde davalı yed'i emin açıklamalarda bulunmuş ve daha sonra da işbu dava açılmıştır. Mahkemece, yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak, yed'i eminlik teslim tutanağı 6. maddesi uyarınca devir bedeli çeklerden birinin zamanında ve tam olarak ödenmemesi ve başvuruya dair diğer koşulların varlığı halinde, hisse senetleri ile ilmühaberlerin davalı yed'i eminin devir edenlere teslim yükümlülüğü bulunmakta ise de ödenmediği ileri sürülen çeklerin, devir alan ve aynı zamanda çeklerin keşidecisi tüzel kişiliğin, satıcılar arasında mevcut problemleri gerekçe göstererek ve kime ödeme yapacağını bilemediğini açıklayarak yaptığı başvurusu üzerine mahkeme kararına istinaden tedbir amaçlı ödenmediği anlaşılmaktadır. Öte yandan, yed'i emin teslim tutanağı 08.09.2010 tarihli devir sözleşmesinin bir parçası olup, işbu davanın sonucunda verilecek karar anılan sözleşmenin taraflarının hukukunu etkileyecek niteliktedir. Ayrıca, davalı yed'i eminlik ücreti ödenmediğinden dolayı da hisse senetleri ile ilmühaberleri teslim etmediği savunmasında bulunmuş olup, bu ücretin tahsili bakımından senetler ve ilmühaberler üzerinde hapis hakkının bulunup bulunmadığının da irdelenmesi gerekmektedir. Bu durum karşısında, davacılar vekiline hisse devir sözleşmesinin tarafı olan devir alanlara karşı dava açması için süre verilmesi, dava açıldığı takdirde eldeki davayla birleştirilmesi, tüm tarafların iddia ve savunması ile kanıtları değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir. 2-Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenle diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek olmadığına, takdir olunan 990,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 17.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.