11. Hukuk Dairesi 2023/5664 E. , 2024/7282 K. MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/429 Esas, 2023/460 HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/77 Esas, 2020/298 Karar Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tet…
**11. Hukuk Dairesi 2023/5664 E. , 2024/7282 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/429 Esas, 2023/460 HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/77 Esas, 2020/298 Karar Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; “...” ibaresinin 1969 yılından bu yana faaliyette bulunan müvekkili ... Mesken Sanayi A.Ş.’nin ve daha sonra kurulmuş şirketler topluluğuna dahil diğer şirketlerin ticaret unvanında ve müvekkili ... Mesken Sanayi A.Ş. ile onun iştiraki olan diğer müvekkili ... Holding A.Ş.’nin markası olarak tescil edildiğini, ... Mesken Sanayi A.Ş.’nin 50 yıldır yarattığı standart ve kalite ile haklı bir üne kavuştuğunu, müvekkillerine ait “...” ibareli markanın tanınmış marka olduğu hususunda bilirkişi raporu, kesinleşmiş mahkeme kararı bulunduğunu, somut olayda tüketicinin başvuru konusu “...” ibareli markayı gördüğünde müvekkillerine ait bildiği güvendiği “...” markası olduğuna ve hatta müvekkilince lisans verilerek kullandırıldığını düşünmesinin kaçınılmaz olduğunu, başvuruyu kısmen de olsa kabul eden davalı Kurumun bu nihai kararının hukuka aykırı olduğunu, başvuru sahibinin kendisinden önceki unvan ve marka tescilini bilmediği düşünülemeyeceğinden iyi niyetli olduğundan da söz edilemeyeceğini ileri sürerek 2019-M-7422 sayılı YİDK kararının iptaline ve 2017/102225 sayılı markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı TÜRKPATENT vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. 2.Davalı şirket davaya cevap vermemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince; dava konusu marka başvurusunda esas ve tüketici algısında markasal nitelikte gösterir mahiyetteki temel unsurun “...” ibaresi olup markadaki sair unsurların ortalama tüketici nezdinde farklı markalar ile karşı karşıya kaldıklarını anlamaya yeterli olmayacağı, tanımlanırken ya da telaffuz edilirken “...” ibaresinin tek unsur olarak ön plana çıkacağı, davacı ... Mesken Sanayi A.Ş.'ye ait 2009/23693 sayılı markanın asli unsurunun “...” ibaresinden oluştuğu, “...” ibaresinin dava konusu markaya eklenen farklara rağmen genel imaj içerisinde kaybolmadığı, davacıya ait marka ile davalının başvuru konusu markasını birbiri ile ilişkilendirme ihtimalinin bulunduğu, dava konusu marka başvurusunun “31. Sınıf: İşlenmemiş tarım ve bahçecilik ürünleri, tohumlar. Ormancılık ürünleri. Canlı hayvanlar (kuluçkalık yumurtalar, döllenmiş yumurtalar dahil). Canlı ve kurutulmuş bitkiler ve otlar. Hayvan yemleri. Malt (insan tüketimi için olmayan). Evcil hayvanlar için alta serilen maddeler; kedi kumu. 35. Sınıf: Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için İşlenmemiş tarım ve bahçecilik ürünleri, tohumlar. Ormancılık ürünleri. Canlı hayvanlar (kuluçkalık yumurtalar, döllenmiş yumurtalar dahil). Canlı ve kurutulmuş bitkiler ve otlar. Hayvan yemleri. Malt (insan tüketimi için olmayan). Evcil hayvanlar için alta serilen maddeler; kedi kumu. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)” mal ve hizmetleri bakımından 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası kapsamında karıştırılma ihtimalinin bulunduğu, davacı tarafça iddia edilen tanınmışlığın ispatlanamadığı, 2014-2015 yıllarına ait bir adet kesinleşmiş yerel mahkeme kararı ve bir adet TÜRKPATENT kararının, “...” ibareli markanın tanınmış olduğunun kabulü için yeterli olmadığı, davacılara ait “...” markasının tanınmış olduğu kabul edilse dahi iltibas değerlendirmesinde davacılara ait markalar kapsamındaki mal ve hizmetlere benzer görülmeyen "Açık artırmaların düzenlenmesi ve gerçekleştirilmesi hizmetleri" ile davacıların tanınmış olduklarını iddia ettikleri sektörlerin oldukça farklı ihtiyaçlara yönelik olması, aralarında yakın ilişki bulunmaması nedeniyle davalıya ait markanın, davacılara ait “...” ibareli markanın ayırt edicilik karakterine zarar vermesi, itibarına zarar vermesi ve tanınmışlığından haksız yarar sağlanması ihtimallerinin somut olay bakımından mevcut olmadığı, davacılar vekili her ne kadar bilirkişi raporuna karşı itiraz dilekçesine ekli olarak tanınmışlık iddiasına ilişkin olarak delil ibraz edip bunların incelenmesini talep etmişse de, ibraz edilen delillerin dilekçe teati aşamasından sonra ve tahkikat aşamasında ibraz edildiği, söz konusu delillerin iddianın genişletilmesi yasağı kapsamında kaldığı, karşı tarafın açık rızası veya ıslah yolu ile sürülmediği anlaşıldığından bu delillerin hükme esas alınmayacağı, ticaret unvanının fiilen kullanıldığı mal ve hizmetler bakımından, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin altıncı fıkrası anlamında sahibine öncelik hakkı sağladığı, davacıların, ticaret unvanları ile dava konusu marka kapsamında kalan mal ve hizmetlerle aynı ya da benzer mal ve hizmetler bakımından bu ticaret unvanlarını fiili olarak kullandıklarını ispat edemedikleri, bu nedenle 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin altıncı fıkra hükmünün şartlarının somut olayda meydana gelmediği, davalı şirketin kötü niyetle hareket ettiğini gösterir somut olgu ileri sürülmediği gerekçesi ile davacı ...Ş. tarafından açılan davanın reddine, davacı ... Mesken Sanayii AŞ tarafından açılan davanın kısmen kabulü ile; “31. Sınıf: İşlenmemiş tarım ve bahçecilik ürünleri, tohumlar. Ormancılık ürünleri. Canlı hayvanlar (kuluçkalık yumurtalar, döllenmiş yumurtalar dahil). Canlı ve kurutulmuş bitkiler ve otlar. Hayvan yemleri. Malt (insan tüketimi için olmayan). Evcil hayvanlar için alta serilen maddeler; kedi kumu. 35. Sınıf: Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için İşlenmemiş tarım ve bahçecilik ürünleri, tohumlar. Ormancılık ürünleri. Canlı hayvanlar (kuluçkalık yumurtalar, döllenmiş yumurtalar dahil). Canlı ve kurutulmuş bitkiler ve otlar. Hayvan yemleri. Malt (insan tüketimi için olmayan). Evcil hayvanlar için alta serilen maddeler; kedi kumu. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)” mal ve hizmetleri bakımından 2019-M-7422 sayılı YİDK kararının davacı ... Mesken Sanayii A.Ş.'nin itirazlarının reddine ilişkin kısmının iptaline, fazlaya ilişkin istemin reddine, dava konusu marka tescilli olmadığından hükümsüzlük istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm davacılar vekili ve davalı TÜRKPATENT vekilince istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince; Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davalı şirketin başvurusuna konu "M ..." ibareli markadaki esas unsurun “...” ibaresi olduğu, davacı ... Mesken Sanayi A.Ş.'ye ait 2009/23693 sayılı markanın asli unsurunun da “...” ibaresinden oluştuğu, davacıya ait marka ile davalının başvuru konusu markası arasında 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında ilişkilendirme ihtimalinin bulunduğu, tanınmışlık iddiasının kanıtlanamadığı, diğer yandan "Açık artırmaların düzenlenmesi ve gerçekleştirilmesi hizmetleri." ile davacıların tanınmış olduklarını iddia ettikleri sektörlerin oldukça farklı ihtiyaçlara yönelik olması, aralarında yakın ilişki bulunmaması nedeniyle davalıya ait markanın, davacılara ait “...” ibareli markanın ayırt edicilik karakterine zarar vermesi, itibarına zarar vermesi ve tanınmışlığından haksız yarar sağlanması ihtimallerinin somut olay bakımından mevcut olmadığı, davacılar vekili tarafından bilirkişi raporuna karşı itiraz dilekçesine ekli olarak sunulan delillerin dilekçe teati aşamasından sonra ve tahkikat aşamasında ibraz edildiği için Mahkemece hükme esas alınmamasında bir isabetsizlik olmadığı, davacıların, ticaret unvanları ile dava konusu marka kapsamında kalan mal ve hizmetlerle aynı ya da benzer mal ve hizmetler bakımından bu ticaret unvanlarını fiili olarak kullandıklarını ispat edemedikleri için 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin altıncı fıkrası şartlarının somut olayda meydana gelmediği, davalı şirketin kötü niyetle hareket ettiğini gösterir somut olgu ileri sürülmediği, ... Holding A.Ş. ile ... Mesken Sanayi A.Ş.'nin farklı tüzel kişilikler olduğu, birinin markasının diğerinin de markası olarak kabul edilemeyeceği gerekçesiyle davacılar vekilinin ve davalı Türk Patent ve Marka Kurumu vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, karar davalı TÜRKPATENT vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6769 sayılı Kanunun 6 ncı maddesinin birinci fıkrası. 3. Değerlendirme Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı Kurum vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalı Kuruma yükletilmesine, 09.10.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.