Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2024/1890 E. , 2024/5324 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2024/1890 Karar No:2024/5324 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ...Genel Müdürlüğü VEKİLLERİ : Av. ..., Hukuk Müşaviri ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Elektrik Üretim Ltd. Şti. VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davac
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2024/1890 E. , 2024/5324 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2024/1890 Karar No:2024/5324 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ...Genel Müdürlüğü VEKİLLERİ : Av. ..., Hukuk Müşaviri ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Elektrik Üretim Ltd. Şti. VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından, Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü (DSİ) ile imzalanan Araç Barajı ve Hidroelektrik Enerji Üretim Tesisinin Su Kullanım Hakkı ve İşletme Esaslarına İlişkin Anlaşma (Anlaşma) uyarınca 2021 yılı için 1.286.996,46-TL hidroelektrik kaynak katkı payı tahakkuk ettirilmesine ve söz konusu tutarın 31/01/2022 tarihine kadar ödenmesinin istenilmesine ilişkin ...tarih ve ... sayılı işleme karşı yapılan itirazın reddine ilişkin... tarih ve ... sayılı işlemin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen... tarih ve E:..., K:...sayılı kararda; projeye konu işletmenin geçici kabulünün yapıldığı 28/06/2021 tarihinden itibaren yıl sonuna kadar olan süreye tekabül eden (186 gün) dönem için hidroelektrik kaynak bedeli tahakkuk ettirilmesi gerektiği iddiası yönünden dava konusu işlem değerlendirildiğinde; Anlaşmanın 39. maddesindeki "Bu anlaşma, şirketin EPDK'dan alacağı önlisans lisansında belirtilen tarihte yürürlüğe girecek olup, şirkete EPDK tarafından verilen önlisans/lisans yürürlükte olduğu sürece geçerlidir. ..." kuralı ve davacı şirket tarafından ... sayılı üretim lisansının 08/04/2021 tarihinde alındığı dikkate alındığında taraflar arasındaki anlaşmanın 08/04/2021 tarihinde yürürlüğe girdiği, sözleşmenin 40. maddesinde yıllık kaynak katkı payının nasıl belirleneceğinin düzenlendiği, dolayısıyla ancak sözleşmenin yürürlüğe girdiği 08/04/2021 tarihinden sonrası için yıllık kaynak katkı payı alınabileceği ve pay hesabının yıl bazında değil bu kıst dönem esas alınarak oranlanmak suretiyle belirlenmesi gerektiği, bu nedenle kaynak katkı payının 2021 yılının tamamı için istenemeyeceği anlaşıldığından, dava konusu işlemin buna yönelik kısmında hukuka uygunluk bulunmadığı, Projeye konu işletmenin geçici kabulünün yapıldığı 0,454 MW'lık kısmı üzerinden hesaplama yapılarak kaynak bedelinin tahakkuk ettirilmesi gerektiği iddiası yönünden dava konusu işlem değerlendirildiğinde; tesisin geçici kısmi kabulünün yapılması sırasında barajda bulunan su miktarının az olması nedeniyle tam kabulün yapılamadığı, bu hususun ise Anlaşmanın 14. maddesinin "Çeşitli sebeplerle santrale az su gelmesi halinde suyun az olduğu süre içerisinde üretim tesisinin çalıştırılamaması veya öngörülenden az enerji üretilmesi durumuna ait bütün risk ve sorumluluklar şirkete aittir. Şirketin yatırım öncesi bu konuları incelediği ve projesini buna göre geliştirdiği kabul edilecektir." şeklindeki açık hüküm kapsamında olduğu değerlendirildiğinden, davacı şirketin tesisin tam kapasite çalışamaması nedeniyle kaynak katkı payının, çalışılan dönemdeki kapasitenin (0,454 MW) tam kapasiteye (5,00 MW) oranlanarak ödenmesi gerektiği şeklindeki iddiasının yerinde olmadığı anlaşıldığından, kaynak katkı payının bu kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle, dava konusu işlemin hidroelektrik kaynak katkı payının 2021 yılının tamamı için hesaplanması yönünden iptaline, dava konusu işlemin tesisin kapasitesine (5,00 MW) göre kaynak katkı payı hesaplanmasına ilişkin kısmı yönünden ise davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesince; davalı idare tarafından Anlaşma uyarınca, çeşitli sebeplerle santrale az su gelmesi halinde suyun az olduğu süre içerisinde üretim tesisinin çalıştırılamaması veya öngörülenden az enerji üretilmesi durumuna ait bütün risk ve sorumlulukların şirkete ait olması nedeniyle, hesaplamanın kurulu güç değeri dikkate alınarak yapılması gerektiği belirtilmiş ise de, olayda, düşük enerji üretiminin santrale suyun az gelmesiyle az enerji üretilmesi durumu dışında, doğrudan davalı idarenin barajı zamanında tamamlayamamasından, dolayısıyla idareden kaynaklı sebepler nedeniyle gerçekleştiği dikkate alındığında, idareden kaynaklı sebeplerle tesisin az üretim yapması nedeniyle davacıya sorumluluk yüklenerek kaynak katkı payının 5 MW toplam kurulu güç üzerinden hesaplanmasında hakkaniyete uygunluk bulunmadığı, bu itibarla, kısmi kabulle işletmeye alınan üretim kapasitesi ve miktarı esas alınmak suretiyle kaynak katkı payı hesaplaması yapılması gerektiği, Kaynak katkı payı bedelinin hesaplanacağı süre açısından yapılan incelemede; kaynak katkı payına ilişkin olarak 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu'nda yer alan "her yıl" ibaresinin anlaşma imzalanacak istekliyi belirlemek için verilecek tekliflere yönelik bir belirleme olduğu, Elektrik Piyasasında Üretim Faaliyetinde Bulunmak Üzere Su Kullanım Hakkı Anlaşması İmzalanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik'te ise başlangıçta teklif edilen tutarın yıllık olarak güncelleştirileceği ve üretim yılını takip eden Ocak ayında ödeneceği şeklinde belirleme yapıldığı, her ne kadar davalı idare tarafından mevzuat gereğince yıl içerisinde ne kadar üretim yapıldığı veya üretime hangi tarihte başlandığının kaynak katkı payının belirlenmesinde etkisi bulunmadığı belirtilse de gerek 6446 sayılı Kanun'da gerek Yönetmelik'te yer alan düzenlemelerin bu şekilde yorumlanmasının mümkün olmadığı, aksi bir kabulün tesisin yıl içerisinde hangi tarihte üretime başladığına bakılmaksızın her halde bir tam yıl için kaynak katkı payı bedeli tahakkuk ettirilmesine yol açacağı (örneğin tesis bir gün üretim yapsa bile), bu durumun ise hakkaniyete ve ölçülülük ilkelerine aykırı olduğu, Yönetmelik'te de katkı payı bedelinin ne şekilde güncelleştirileceği belirlenirken yıl içerisinde hangi tarihte faaliyete geçilirse geçilsin tam bir yıllık bedelin ödenmesi gerektiğine ilişkin açık bir düzenleme yapılmadığı göz önüne alındığında, davacıya ait tesis 28/06/2021 tarihinde üretime başlamış olmasına rağmen, 2021 yılı için bir yıllık bedel üzerinden hesaplama yapılması suretiyle kaynak katkı payı tahakkuk ettirilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle, davalı tarafın istinaf başvurusunun gerekçeli olarak reddine, davacının istinaf başvurusunun kabulü ile ... İdare Mahkemesince verilen kararın davanın reddine ilişkin kısmının kaldırılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 4. fıkrası uyarınca esastan incelenen davada, dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, 6446 sayılı Kanun ile Yönetmelik'te kaynak katkı payının her yıl ödenmesi gereken bir bedel olduğunun açıkça belirtildiği, üretim miktarıyla kaynak katkı payının ilgisinin bulunmadığı, kaynak katkı payı toplantısına katılan isteklilerin projeyi yapmaya hak kazanması durumunda her yıl yapacağı ödemenin ne olacağı ve bu tutarın nasıl güncelleneceğini bildiği, teklif formunda bu hususların yer aldığı, hidroelektrik kaynak katkı payının her yıl için yılın sonunda gerçekleşecek yıllık piyasa takas fiyatı ile ödemeye esas üretim yılında gerçekleşen yıllık piyasa takas fiyatı oranıyla güncellenerek ve tesisin ilan edilen toplam kurulu gücü esas alınarak hesaplanması gerektiği, tesisin yıl içerisinde ne zaman üretime alındığı veya ne kadar üretim yaptığının bu bedelin belirlenmesine bir etkisi bulunmadığı, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davacı tarafından, dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ: Dava, Araç Barajı ve Hidroelektrik Enerji Üretim Tesisinin Su Kullanım Hakkı ve İşletme Esaslarına İlişkin Anlaşma (Anlaşma) uyarınca 2021 yılı için 1.286.996,46-TL hidroelektrik kaynak katkı payı tahakkuk ettirilmesine ve söz konusu tutarın 31/01/2022 tarihine kadar ödenmesinin istenilmesine ilişkin işleme karşı yapılan itirazın reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılmıştır. 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu'nun "Hidrolik kaynaklara başvuruların değerlendirilmesi" başlıklı 29. maddesinde, "Hidrolik kaynaklar için üretim lisansı almak maksadı ile su kullanım hakkı anlaşması imzalamak üzere yapılan başvurularda, su kullanım hakkı anlaşması imzalanacak tüzel kişiyi belirlemeye DSİ yetkilidir. Aynı kaynak için DSİ’ye birden fazla başvuru yapılmış olması halinde; fizibilitesi kabul edilebilir bulunanlar arasından her yıl için birim megavat başına en yüksek oranda hidroelektrik kaynak katkı payı vermeyi teklif eden tüzel kişi, anlaşma imzalanmak üzere belirlenir ve Kuruma bildirilir. Hidroelektrik kaynak katkı payı bedeli her yıl ocak ayı sonuna kadar DSİ bütçesine gelir kaydedilmek üzere ödenir. Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar DSİ’nin bağlı olduğu bakanlık tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir." kuralı yer almıştır. 21/02/2015 tarih ve 29274 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Elektrik Piyasasında Üretim Faaliyetinde Bulunmak Üzere Su Kullanım Hakkı Anlaşması İmzalanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik'in "Hidroelektrik kaynak katkı payı teklifinin verilmesi ve güncellenmesi" başlıklı 11. maddesinde, "Verilen tekliflerin minimum 10.000-TL/MW olması zorunludur. Bu değer DSİ tarafından güncellenir ve ilan edilir. Tekliflerde, projenin kurulu gücü 1 MW’ın altında olması durumunda da, alt sınır değeri 10.000-TL/MW olup bu değerin altında verilen teklifler geçersiz sayılır. DSİ tarafından geliştirilen projeler için DSİ internet sitesinde başvuruya açılan proje bilgilerinde belirtilen kurulu güç, şirket tarafından geliştirilen projeler için ise DSİ internet sitesinde toplantı tarihlerinin ilan edildiği proje bilgilerinde belirtilen kurulu güç, ödemeye esas toplam kurulu güç (MWm) olarak dikkate alınacaktır. Bu Yönetmeliğin yayımlandığı tarihten sonra ilan edilen işlerde, şirket tarafından proje kapsamında yapılacak çalışmalar sonucu kurulu güçte artış meydana gelmesi durumunda, artan kurulu güç değeri, azalışlarda DSİ internet sayfasında ilan edilen kurulu güç, ödemeye esas toplam kurulu güç (MWm) olarak dikkate alınacaktır. Bu Yönetmeliğin yayım tarihinden önce ilan edilen işlerde ve kot artışına bağlı olarak meydana gelen kurulu güç değişikliklerinde 3'üncü fıkra hükümleri doğrultusunda işlem tesis edilecektir. Katkı payı ödemesi tutarının hesaplanmasında aşağıdaki formül uygulanır. Katkı payı, bu formüle göre lisans süresi sonuna kadar her yıl tahsil edilir: Yıllık hidroelektrik Kaynak Katkı Payı Tutarı= PxTxK P = Tesisin toplam kurulu gücü (MW) T = Birim MW kurulu güç başına hidroelektrik kaynak katkı payı teklifi (TL) K = Güncelleştirme katsayısı K = K1/K3 K1 = Ödemeye esas üretim yılında gerçekleşen Yıllık Aritmetik Ortalama Piyasa Takas Fiyatı (kr.) K3 = Teklifin verildiği yılda gerçekleşen Yıllık Aritmetik Ortalama Piyasa Takas Fiyatı (kr.)..."; Yönetmelik ekinde yer alan Ek-1 "Hidroelektrik Enerji Üretim Tesisinin Su Kullanım Hakkı ve İşletme Esaslarına İlişkin Anlaşma"nın "Hidroelektrik kaynak katkı payının esasları, hesaplama şekli ve ödenmesi" başlıklı 40. maddesinde, "Hidroelektrik Kaynak Katkı Payı Toplantısı 21/02/2015 tarihinden sonra gerçekleştirilen projeler için; Aynı kaynak için DSİ’ye birden fazla başvuru yapılmış olması halinde, fizibilitesi kabul edilebilir bulunan şirketler arasında yapılan toplantı sonucu belirlenen şirket tarafından DSİ’ye ödenmesi taahhüt edilen Hidroelektrik Kaynak Katkı Payı tutarı aşağıdaki ilgili fıkralarda belirtilen esaslara göre güncelleştirilerek EPDK’ca verilen lisans süresince, üretim yılını takip eden Ocak ayı sonuna kadar şirket tarafından DSİ’ye ödenir. (...) c) Belirlenen Hidroelektrik Kaynak Katkı Payı tutarı hesaplamaya esas üretim yılını takip eden yılın Ocak ayı sonuna kadar gelir kaydedilmek üzere Şirket tarafından DSİ’ye ödenir." kurallarına yer verilmiştir. DSİ ile davacı şirket arasında imzalanan 23/12/2020 tarihli Su Kullanım Hakkı Anlaşması'nın 14. maddesinde, "Çeşitli sebeplerle santrale az su gelmesi halinde suyun az olduğu süre içerisinde üretim tesisinin çalıştırılamaması veya öngörülenden az enerji üretilmesi durumuna ait bütün risk ve sorumluluklar şirkete aittir. Şirketin yatırım öncesi bu konuları incelediği ve projesini buna göre geliştirdiği kabul edilecektir."; "Hidroelektrik kaynak katkı payının esasları, hesaplama şekli ve ödenmesi" başlıklı 40. maddesinde ise, "Aynı kaynak için DSİ'ye birden fazla başvuru yapılmış olması halinde, fizibilitesi kabul edilebilir bulunan şirketler arasında yapılan toplantı sonucu belirlenen şirket tarafından DSİ'ye ödenmesi taahhüt edilen Hidroelektrik Kaynak Katkı Payı tutarı aşağıdaki ilgili fıkralarda belirtilen esaslara göre güncelleştirilerek EPDK'ca verilen lisans süresince, üretim yılını takip eden Ocak ayı sonuna kadar şirket tarafında DSİ'ye ödenir. ... kurulu güç başına 83.000-TL teklifin projenin 5,00 MW toplam kurulu gücü ile çarpılması sonucu bulunan 415.000-TL tutar aşağıda belirtilen esaslar dahilinde DSİ tarafından tahsil edilecektir. Yıllık hidroelektrik Kaynak Katkı Payı Tutarı = PxTxK T = Birim MW Kurulu güç başına hidroelektrik kaynak katkı payı teklifi (TL) P =Tesisin toplam MW kurulu gücü K = Güncelleştirme Katsayısı K = K1/K3 K1 = Ödemeye esas üretim yılında gerçekleşen Yıllık Aritmetik Ortalama Piyasa Takas Fiyatı (Kr.) K3 = Teklifin verildiği yılda gerçekleşen Yıllık Aritmetik Ortalama Piyasa Takas Fiyatı (Kr.) ... c) Belirlenen Hidroelektrik Kaynak Katkı Payı tutarı hesaplamaya esas üretim yılını takip eden yılın Ocak ayı sonuna kadar gelir kaydedilmek üzere Şirket tarafından DSİ’ye ödenir. ..." kuralları yer almıştır. Aktarılan düzenlemelerden, davalı idare tarafından ilan edilen projeler için üretim lisansı almak maksadı ile su kullanım hakkı anlaşması imzalamak üzere yapılan başvurularda, aynı proje için birden fazla başvuru yapılmış olması halinde, başvuranlar arasından her yıl için birim megavat başına en yüksek oranda hidroelektrik kaynak katkı payı vermeyi teklif eden tüzel kişinin anlaşma imzalamaya hak kazanacağı, teklif aşamasında davalı idareye yıllık olarak ödenmesi taahhüt edilen kaynak katkı payının Yönetmelikte belirlenen formül uyarınca yapılacak hesaplama neticesinde güncelleştirilerek, lisans süresi boyunca üretim yılını takip eden Ocak ayı sonuna kadar davalı idareye ödeneceği anlaşılmaktadır. Dosyanın incelenmesinden, davacının Araç HES için yapılan kaynak katkı payı toplantısında kurulu güç başına yıllık en yüksek teklifi vererek su kullanım hakkı anlaşması imzalamaya hak kazandığı, 28/06/2021 tarihinde tesiste yapılan inceleme sonucunda tesisin 0,454 MW ünite gücüne sahip olduğu tespit edilerek söz konusu güç değeri ile kısmi geçici kabulünün yapıldığı, tesisin kısmi geçici kabulünün yapılması üzerine davalı idare tarafından 5 MW kurulu güç üzerinde yapılan hesaplama neticesinde 2021 yılı için (bir yıllık) kaynak katkı payı bedeli tahakkuk ettirilerek belirlenen tutarın ödenmesinin istenildiği, davacı tarafından tesisin kısmi geçici kabulünün yapılmış olmasına rağmen baraj inşaatının tamamlanmaması nedeniyle barajda su toplanmadığından tesisin üretime başlamadığı, ayrıca kısmi geçici kabul 28/06/2021 tarihinde yapıldığı, buna rağmen 2021 yılı kaynak katkı payı bedelinin 5 MW kurulu güç üzerinden ve bir yıllık olarak hesaplanmasının hukuka aykırı olduğu iddialarıyla yapılan itirazın reddedildiği anlaşılmaktadır. DSİ ile davacı şirket arasında imzalanan 23/12/2020 tarihli Su Kullanım Hakkı Anlaşması'nın 14. maddesinde, "Çeşitli sebeplerle santrale az su gelmesi halinde suyun az olduğu süre içerisinde üretim tesisinin çalıştırılamaması veya öngörülenden az enerji üretilmesi durumuna ait bütün risk ve sorumluluklar şirkete aittir. Şirketin yatırım öncesi bu konuları incelediği ve projesini buna göre geliştirdiği kabul edilecektir." kuralı yer almıştır. Olayda, tesisin DSİ tarafından 0,454 MW kurulu güç üzerinden başvuruya açıldığı, davacı tarafından 25/07/2017 tarihli kaynak katkı payı teklif verme toplantısına sunulan teklif mektubunda 5,00 MW kurulu güç üzerinden teklif verildiği, üretim lisansında da tesisin kurulu gücünün 5,00 MW olduğunun belirtildiği, davacı tarafından yapılan başvuru üzerine 28/06/2021 tarihinde tesiste yapılan inceleme sonucunda "Araç Barajı ve Hidroelektrik Enerji Üretim Tesisi İşne Ait Kısmi Geçici Kabul Tutanağı" düzenlendiği, tutanakta davacı tarafından yapılan geçici yapı ve cebri boruya su alınması ve yaklaşık 10 metrelik düşü sağlanması sonucunda tesisin 0,454 MW ünite gücüne sahip olduğu, 13 madde halinde sayılan eksiklerin tesisin üretime başlamasına engel teşkil ettiğinin belirtildiği, davacı tarafından 2021 yılı kaynak katkı payı hesaplanırken tesisin 0,454 MW'lık kısmının geçici kabulünün yapılması nedeniyle 5,00 MW yerine 0,454 MW üzerinden hesaplama yapılması gerektiği ileri sürülmektedir. Bu durumda, SKHA'nın yukarıda anılan maddeleri gereğince çeşitli sebeplerle santrale az su gelmesi halinde suyun az olduğu süre içerisinde üretim tesisinin çalıştırılamaması veya öngörülenden az enerji üretilmesi durumuna ait bütün risk ve sorumlulukların şirkete ait olduğunun belirtildiği, bu bakımdan tesiste üretim yapılması halinde hesaplamanın kurulu güç değerinin tamamı dikkate alınarak yapılması gerektiği açık olduğundan davacının bu iddiası yerinde olmadığı, dolayısıyla kaynak katkı payı tahakkuk ettirilirken tesisin toplam kurulu gücünün dikkate alınmasında hukuka aykırılık bulunmadığı, bununla birlikte kaynak katkı payı tahakkuk ettirilebilmesi için mevzuatta yer alan öncelikli koşulun tesiste üretim yapılmaya başlanması olduğu, başka bir anlatımla bir tesise yönelik olarak kaynak katkı payı tahakkuk ettirilebilmesi için tesisin üretime başlamış olması gerektiği, üretime başlamayan bir tesis için kaynak katkı payı tahakkuk ettirilemeyeceği, davacının tesisinin ise baraj inşaatının tamamlanmaması nedeniyle üretime başlamadığı dikkate alındığında, üretime başlamamış olan tesis için kaynak katkı payı tahakkuk ettirilmesine ilişkin işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı ve bu nedenle dava konusu işlemin iptali gerektiği sonucuna varılmıştır. Bu itibarla, Bölge İdare Mahkemesi kararının "kaynak katkı payı bedeli hesabında dikkate alınacak kurulu güç değerine ilişkin iddialar açısında yapılan incelemede" başlıklı kısmında "kısmi kabulle işletmeye alınan üretim kapasitesi ve miktarı esas alınmak suretiyle kaynak katkı payı hesaplaması yapılması gerektiği" ifadesine yer verildiği ve söz konusu ifadenin yukarıda yapılan değerlendirmeler kapsamında yerinde olmadığı, ayrıca tesiste üretim yapılmamış olması nedeniyle kurulu güç değeri lisansta yer alan değer üzerinden dikkate alınsa dahi kaynak katkı payı tahakkuk ettirilmemesi gerektiği ve bu açıklamalar çerçevesinde dava konusu işlemin tümüyle iptali gerektiğinden temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının gerekçeli olarak onanması gerekmekte ise de, Bölge İdare Mahkemesinin yukarıda özetlenen kararında yer alan değerlendirmeler ve davalı idarenin temyiz başvurusunda göz önüne alındığında Dairemizce belirtilen şekilde verilecek karar temyiz başvurusunda bulunan davalı idare bakımından aleyhe bozma niteliğinde olacağından, aleyhe bozma yasağı ilkesi sebebiyle Bölge İdare Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: İLGİLİ MEVZUAT: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 24. maddesinin (f) bendinde, kararlarda yargılama giderleri ve hangi tarafa yükletildiğinin belirtileceği; 31. maddesinde, yargılama giderleri hususunda Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu hükümlerinin uygulanacağı kurala bağlanmış; anılan madde ile atıfta bulunulan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Yargılama giderlerinin kapsamı" başlıklı 323. maddesinin (ğ) bendinde, "vekille takip edilen davalarda kanun gereğince takdir olunacak vekâlet ücreti" yargılama giderleri arasında sayılmış; 326. maddesinin (1) numaralı fıkrasında, yargılama giderlerinin aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verileceği; 331. maddesinin (1) numaralı fıkrasında ise, davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hallerde, hâkimin, davanın açıldığı tarihteki haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmedeceği; 332. maddesinde ise, yargılama giderlerine mahkemece re'sen hükmedileceği belirtilmiştir. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesinin birinci fıkrasında, "Temyiz incelemesi sonunda Danıştay; a) Kararı hukuka uygun bulursa onar. Kararın sonucu hukuka uygun olmakla birlikte gösterilen gerekçeyi doğru bulmaz veya eksik bulursa, kararı, gerekçesini değiştirerek onar. b) Kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa kararı düzelterek onar." kuralı yer almıştır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: 1. Bölge İdare Mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen Bölge İdare Mahkemesi kararının davalı tarafın istinaf başvurusunun gerekçeli olarak reddine, davacının istinaf başvurusunun kabulü ile İdare Mahkemesince verilen kararın davanın reddine ilişkin kısmının kaldırılmasına ve bu kısım yönünden dava konusu işlemin iptaline dair kısmı usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın anılan kısımlarının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. 2. Bölge İdare Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının vekalet ücreti yönünden incelenmesi: Dosyanın incelenmesinden, İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla dava konusu işlemin hidroelektrik kaynak katkı payının 2021 yılının tamamı için hesaplanması yönünden iptaline, dava konusu işlemin tesisin kapasitesine (5,00 MW) göre kaynak katkı payı hesaplanmasına ilişkin kısmı yönünden ise davanın reddine ve iptal edilen kısım nedeniyle karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davacı lehine 5.500,00-TL vekalet ücretine hükmedilmesine karar verildiği, söz konusu karara karşı taraflarca istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge İdare Mahkemesince davacı tarafından Mahkeme kararının davanın reddine ilişkin kısmına yönelik istinaf başvurusu kabul edilerek Mahkeme kararının bu kısmının kaldırılmasına ve dava konusu işlemin iptali ile karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 10.500,00-TL vekalet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, davalı idarenin istinaf başvurusunun ise kararda yer alan gerekçeyle reddine karar verildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda, Mahkeme kararında işlemin kısmen iptaline karar verilmesi nedeniyle davacı lehine vekalet ücretine hükmedildiğinden, Bölge İdare Mahkemesince verilen kararda Mahkeme kararının davanın reddine ilişkin kısmının kaldırılması ve bu kısım yönünden de dava konusu işlemin iptaline karar verilmesine bağlı olarak davacı lehine yeniden vekalet ücretine hükmedilmemesi gerekirken, mükerrer vekalet ücreti ödenmesine sebep olacak şekilde davacı lehine ikinci defa vekalet ücretine hükmedilmesinde usul hükümlerine uygunluk bulunmamaktadır. Ancak, bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının yargılama giderlerine ilişkin kısmının, hüküm fıkrasında yer alan "... ve yürürlükteki avukatlık Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 10.500,00-TL avukatlık ücretinin ..." ibaresinin çıkarılması suretiyle düzeltilerek onanması gerekmektedir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davalının temyiz isteminin reddine, 2. Dava konusu işlemin kısmen iptali, kısmen davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik davalı idarenin istinaf başvurusunun yukarıda özetlenen gerekçeyle reddi, davacının istinaf başvurusunun kabulü ile dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptali yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan Bölge İdare Mahkemesi kararının hüküm fıkrasında yer alan "... ve yürürlükteki avukatlık Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre ...-TL avukatlık ücretinin ..." ibaresi çıkarılmak suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 3. Temyiz posta giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. Posta giderleri avansından artan tutarın davalıya iadesine, 5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 09/12/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.