11. Hukuk Dairesi 2025/3059 E. , 2025/7555 K. "" MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1064 Esas, 2025/316 Karar Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Dav…
11. Hukuk Dairesi 2025/3059 E. , 2025/7555 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1064 Esas, 2025/316 Karar Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı asıl borçlu şirket ile müvekkili arasında imzalanan genel nakdi ve gayrinakdi kredi sözleşmesine diğer davalıların müteselsil kefil olduğunu, borcun ödenmemesi üzerine hesaplar kat edilerek ihtarname keşide edildikten sonra başlatılan icra takibine davalıların itirazının haksız olduğunu, sözleşmede kefalet, muacceliyet ve temerrüt halleri ile uygulanacak gecikme faiz oranlarının belli olduğunu ileri sürerek davalıların icra takibine itirazlarının iptali ile icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde; davanın süresinde olmadığını, takip konusu borca ilişkin ipoteklerin bulunduğunu ve bunların icra dosyasından satılarak davacı tarafından 670.000,00 TL’den fazla tahsilat yapıldığını savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Diğer davalı cevap vermemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı ile davalı asıl borçlu arasında imzalanan genel nakdi ve gayri nakdi kredi sözleşmesine davalı kefillerin ayrı ayrı 6.000.000,00 TL ve 2.000.000,00 USD kefaletlerinin olduğu, uyuşmazlık konusu alacak ile ilgili bilirkişi raporu alındığı, davacı vekilinin, temerrüt faiz oranının yanlış hesaplandığından bahisle rapora itiraz ettiği, ancak davacı tarafa genel kredi sözleşmesinin ilgili hükmü uyarınca, davacı tarafından cari hesap şeklinde çalıştırılan kredilere temerrüt süresi boyunca uygulama tarihleri de belirtir şekilde fiilen uygulanan en yüksek faiz oranının tespitine elverişli evrakları dosyaya sunmak üzere kesin süre verildiği, ancak davacının sadece T.C. ... Bankası'na bildirmiş olduğu tavan faiz oran listesini sunduğu, fiilen uygulanan en yüksek faiz oranının tespitine elverişli evrakın dosyaya sunulmadığı, davacının tüm davalılardan çek depo talebinde bulunduğu, ancak dayanak genel kredi sözleşmelerinde, kefillerin gayri nakdi kredilere yönelik depo sorumluluğu bulunduğuna dair herhangi bir düzenlemeye yer verilmediği, davaya konu icra takibi başlatıldıktan sonra, işbu dava açılmadan önce davacı tarafından farklı tarihlerde tahsilatlar yapıldığı, ancak bu tahsilatlar düşülmeden dava açıldığından yapılan tahsilatlar nazara alınarak dava tarihi itibariyle alacak miktarının hesaplattırıldığı, hükmün bu miktar üzerinden tesis edildiği, kabul edilen kısım bakımından alacak likit nitelikte olup, davalılar da itirazlarında haksız olduğundan icra inkar tazminatı şartlarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bilirkişi raporlarında taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine göre faiz hesabının ve yapılan ödemelerin mahsubunun yapıldığı, dava konusu olayda uygulanacak faiz oranının tespiti için davacı bankanın kayıtlarına göre dava konusu krediler için bankanın temerrüt tarihindeki emsal kredilerde fiilen uyguladığı en yüksek faiz oranı belirlenip bu orana %100 ilave edildikten sonra taraflar arasındaki sözleşmede uygulanması gereken temerrüt faizi oranının saptanması ve buna göre temerrüt faizi uygulanması gerektiği, davacı bankanın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 25. maddesi uyarınca taraflarca yerine getirilme ilkesine göre dava konusu krediler için uyguladığı emsal en yüksek faiz oranlarını kanıtlayacak bilgi ve belgeleri dosyaya sunmadığı, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağa istinaden başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali talebine ilişkindir. B.Değerlendirme ve Gerekçe 1.Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin karara yönelik davacı tarafın aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir. 2.2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK) 67. maddesi uyarınca açılan itirazın iptali davası, dayanağı icra takibine sıkı sıkıya bağlı olup, alacağın takip tarihi itibariyle saptanması, icra takibinden sonra davadan önce yapılan ödemeler var ise, bu ödemeler mahsup edilerek davanın açılması gerekir. Dolayısıyla dava tarihinden önce yapılan ödemeler bakımından dava açılmasında hukuki yarar bulunmadığı dikkate alınmalıdır. Nitekim hukuki yarar dava şartlarından olup, mahkemece re'sen gözetilmesi gerektiği gibi aleyhe bozma yasağının istisnalarındandır. Bu durumda, somut olayda takip tarihinden sonra dava tarihinden önce tahsilat yapıldığı sabit olduğuna göre, Mahkemece ödeme yapılan miktarla ilgili olarak hukuki yarar bulunmadığından davanın dava şartı yokluğundan dolayı reddi gerektiğinin gözetilmemesi doğru olmamış, kararın re'sen bozulması gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının re'sen BOZULARAK KALDIRILMASINA, HMK'nın 373/1 hükmü uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 15.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.