11. Hukuk Dairesi 2010/15443 E. , 2012/6516 K. "" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 16.02.2010 tarih ve 2007/113-2010/53 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları…
**11. Hukuk Dairesi 2010/15443 E. , 2012/6516 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 16.02.2010 tarih ve 2007/113-2010/53 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin kiracı olarak bulunduğu konutun davalı tarafından dâhili su ve su basması teminatı içerir konut paket sigorta poliçesiyle sigortalandığını, ancak yağmur sularıyla rizikonun meydana gelmesine rağmen hasarın haksız olarak ödenmediğini ileri sürerek, 9.600,00 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, zamanaşımı süresinin dolduğu ve rizikonun teminat dışı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacı kiracı tarafından sigortalanan konutta meydana gelen rizikoda bina hasar gördüğünden kiracının değil bina malikinin dava açması gerektiğinden davacının aktif dava ehliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın aktif husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava, dahili su teminatı içerir konut sigorta poliçesine dayalı olarak sigortalı konutta oluşan rizikonun tazmini istemine ilişkindir. Mahkemece, davacının sigortalı konutta kiracı olarak bulunduğu için binada meydana gelen hasar yönünden aktif dava ehliyetinin bulunmadığından bahisle davanın reddine karar verilmiştir. Oysa; davacı, sigorta sözleşmesinin tarafı olduğu gibi, kiralanan yeri malikine eksiksiz teslim yükümlülüğü bulunduğundan binaya ilişkin teminat veren sigorta poliçesi tanzim ettirmekte hukuki yararı olduğundan sigorta şirketine karşı işbu davayı açma hakkının varlığı tabiidir. Bu itibarla mahkemece, davacının sigorta poliçesine dayalı olarak sigorta şirketinden talep hakkının bulunduğu kabul edilerek uyuşmazlığın esası hakkında yapılacak inceleme sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken davacının aktif dava ehliyetinin bulunmadığından bahisle davanın reddi yerinde görülmediğinden kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 20.04.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.