11. Hukuk Dairesi 2010/4622 E. , 2012/4242 K. MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İstanbul 2.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 18.11.2009 tarih ve 2006/730 - 2009/676 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 13.03.2012 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacılardan ... vekili Av.... ile davalı vekili Av.... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunl…
**11. Hukuk Dairesi 2010/4622 E. , 2012/4242 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İstanbul 2.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 18.11.2009 tarih ve 2006/730 - 2009/676 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 13.03.2012 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacılardan ... vekili Av.... ile davalı vekili Av.... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacılar vekili, müvekkillerinin de ortağı olduğu davalı şirketin 19.09.2006 tarihinde yapılan genel kurulunun gerçek dışı hazurun cetveline dayanılarak yapıldığını ileri sürerek, anılan genel kurul kararlarının iptalini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, dosya kapsamına göre, kesinleşen kararlarda davacıların davalı şirkette halen ayrı. ayrı 26 paya sahip oldukları ,toplantı ve karar nisabının kesinleşen mahkeme kararına uygun olması gerektiği, davalı sirketin oransal olarak gerçeği yansıtmayan hazirun cetvelleri düzenleyip buna göre genel kurul toplanarak alınan kararların hukuken geçerliliklerinin bulunmadığı, bu durumun iptal sebebi değil butlan sebebi sayıldığı, butlan sebebinin herkes tarafından süreye bağlı olmaksızın dava edilebileceği butlanın tespitine ilişkin kararların geçmişe etkili olduğu gerekçesiyle davacı ... tarafından açılan davanın HUMK'nun 409/ son maddesi uyarınca açılmamış sayılmasına, diğer davacının davasının kabulü ile davalı şirketin 19.09.2006 tarihli genel kurulunda alınan kararların yoklukla malul olduklarının tespitine karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. 1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz temyiz itirazları yerinde değildir. 2-Ancak, mahkemece, davacılardan ... tarafından açılan davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş ise de, bu davacı yönünden davalı yararına vekalet ücreti konusunda olumlu ya da olumsuz bir hüküm tesis edilmemiştir. Oysa, mahkemece kararının verildiği tarihte yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 7/1. maddesi hükmü uyarınca anılan bu davacı yönünden davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken,bu konuda olumlu yada olumsuz hüküm tesis edilmemesi doğru olmamış ve hükmün bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiş ise de yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden HUMK'nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, temyiz itirazının kabulü ile “6-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 7/1. maddesi gereği 575.00 TL maktu vekalet ücretinin davacılardan ...'tan alınarak davalıya verilmesine” ibaresinin 6. bent olarak hükme eklenmesine, hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, takdir olunan 900,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı ...'e, davacı ...'dan alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 20.3.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.