11. Hukuk Dairesi 2020/5797 E. , 2020/4835 K. "" MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Yozgat 1. Asliye Hukuk Mahkemesince (Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) bozmaya uyularak verilen 07/03/2019 tarih ve 2015/875-2019/219 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davacı vekili ve davalılar vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, bazı noksanlıkların ikmali için mahalline gönderilen dosyanın e…
**11. Hukuk Dairesi 2020/5797 E. , 2020/4835 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Yozgat 1. Asliye Hukuk Mahkemesince (Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) bozmaya uyularak verilen 07/03/2019 tarih ve 2015/875-2019/219 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davacı vekili ve davalılar vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, bazı noksanlıkların ikmali için mahalline gönderilen dosyanın eksikliklerin giderilmesinden sonra gönderildiği anlaşılmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili; davalıların müvekkili tarafından para yatırılması durumunda istediği zaman tamamını geri alabileceğini ve yüksek faiz uygulaması olduğunu belirterek para tahsil edildiğini, bu hususun TBMM, MASAK ve SPK tarafından hazırlanan raporlarla defalarca ortaya konduğunu, müvekkilinden de bu garantilerle şirket temsilcileri tarafından belge ile para tahsil edildiğini, müvekkilinin defalarca istemesine rağmen parasını geri alamadığını, bu nedenle sorumlu davalılar hakkında dava açmak zorunda kaldığını, davalıların bu paranın iadesinden sorumlu olduklarını, davalılarca Borçlar Kanunu, TTK ve SPK mevzuatının ihlal edildiğini ileri sürerek, müvekkilinden tahsil edilen 17.000,00 CHF karşılığı 35.448,40 TL'nin faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili, husumet itirazında bulunarak davacının müvekkili şirketlerde herhangi bir ortaklığının bulunmadığını, davacının yurt dışında mukim şirkete ortak olduğunu açıkça belirttiğini, bu nedenle davanın Türk Mahkemeleri'nin yargı yetkisinde bulunmadığını, müvekkili şirketlerin TTK'ya göre kurulmuş ve Sermaye Piyasası Kanunu kapsamında bulunan halka açık bir anonim şirket olduklarını, zamanaşımı süresinin dolduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre; davalı şirket yöneticilerinin eylemlerinin kâr garantisi ile davacıyı şirkete ortak ettiği, bu eylemin para toplama amacı dışında başka bir amaca hizmet etmediği, gerekli izin alınmadığından taraflar arasında sahih bir ortaklık ilişkisinin kurulmadığı, şeklen ortak görünen gerçek kişilerin iradesini fesada uğratma yönündeki haksız eylemlerden ötürü, davacının vaki zararından ötürü haksız fiil hükümleri çerçevesinde ikraz sözleşmeleri de dikkate alınarak davalıların sorumlu olduğu, davacının dava dışı Yimpaş AG'ye ortaklığının gerçekleşmediği, taraflar arasında bir ortaklık ilişkisinin kurulmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, 35.448,40 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili ve davalılar vekili temyiz etmiştir.