Rekabet Kurumu Başkanlığından, REKABET KURULU KARARI Dosya Sayısı : 2021 -4-033 (Menfi Tespit/ Muafiyet ) Karar Sayısı : 22-08/111 -44 Karar Tarihi : 10.02.202 2 A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER Başkan : Birol KÜLE Üyeler : Şükran KODALAK, Ahmet ALGAN, Hasan Hüseyin ÜNLÜ, Ayşe ERGEZEN , Cengiz ÇOLAK B. RAPORTÖRLER : Buket ARI AYDIN , Bilge YILMAZ, Kübra Dilara AYAR, Esma AKSU C. BİLDİRİMDE BULUNAN : - Türkiye Bankalar Birliği Temsilcileri: Av. Prof. Dr. İ. Yılmaz ASLAN, Av. Orhan ÜNAL, Av. Dilay YEŞ
Rekabet Kurumu Başkanlığından, REKABET KURULU KARARI Dosya Sayısı : 2021 -4-033 (Menfi Tespit/ Muafiyet ) Karar Sayısı : 22-08/111 -44 Karar Tarihi : 10.02.202 2 A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER Başkan : Birol KÜLE Üyeler : Şükran KODALAK, Ahmet ALGAN, Hasan Hüseyin ÜNLÜ, Ayşe ERGEZEN , Cengiz ÇOLAK B. RAPORTÖRLER : Buket ARI AYDIN , Bilge YILMAZ, Kübra Dilara AYAR, Esma AKSU C. BİLDİRİMDE BULUNAN : - Türkiye Bankalar Birliği Temsilcileri: Av. Prof. Dr. İ. Yılmaz ASLAN, Av. Orhan ÜNAL, Av. Dilay YEŞİLYAPRAK Gazi Umur Paşa Sok. Bimar Plaza 38/7 -8 Balmumcu 34349 Beşiktaş/İstanbul (1) D. DOSYA KONUSU: Türkiye Bankalar Birliği nin 21.04.2021 tarihli ve 23 sayılı Banka Kartları veya Kredi Kartlarının Kullanımı Nedeni İle Ücret, Faiz, Komisyon ve Benzeri Adlar Altında İlave Tutar Alan Üye İşyerleri Hakkında Mesleki Tanzim Kararı hakkında 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun un 8. maddesi kapsamında menfi tespit belgesi verilmesi veya bunun mü mkün olmaması hal inde Kanun un 5. maddesi kapsamında bireysel muafiyet tanınması talebi. (2) E. DOSYA EVRELERİ: Rekabet Kurumu (Kurum) kayıtlarına 26.05.2021 tarih ve 18123 sayı ile intikal eden bildirim üzerine düzenlenen 02.02.2022 tarih ve 2021 -4- 033/MM sayılı Menfi Tespit/Muafiyet Raporu görüşülerek karara bağlanmıştır. (3) F. RAPORTÖR GÖRÜŞÜ: İlgili raporda; Türkiye Bankalar Birliğinin (TBB) 21.04.2021 tarihli ve 23 sayılı Banka Kartları veya Kredi Kartlarının Kullanımı Nedeni İle Ücret, Faiz, Komisyon ve Benzeri Adla r Altında İlave Tutar Alan Üye İşyerleri Hakkında Mesleki Tanzim Kararı nın (Mesleki Tanzim Kararı) birinci, ikinci ve dördüncü maddelerinin 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun un (4054 sayılı Kanun) 4. maddesi kapsamında yer almadığı ve aynı Ka nun un 8. maddesi uyarınca menfi tespit belgesi verilebileceği, Mesleki Tanzim Kararı nın üçüncü maddesi ile Bilgilendirme Taslağı nın birinci ve ikinci hükümlerinin 4054 sayılı Kanun un 4. maddesine aykırılık teşkil ettiği ve bahse konu madde ve hükümleri n 4054 sayılı Kanun un 5. maddesi kapsamında aranan şartları karşılamaması nedeniyle bireysel muafiyetten yararlanamayacağı, Bununla birlikte Mesleki Tanzim Kararı na, kararın üçüncü maddesi ile Bilgilendirme Taslağı nın birinci ve ikinci hükümlerinden arındırılması halinde, aynı Kanunun 8. maddesi uyarınca menfi tespit belgesi verilebileceği ifade edilmiştir . 22-08/111 -44 2/31 G. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME (4) TBB tarafından yapılan başvuruda, TBB nin 21.04.2021 tarihli ve 23 sayılı Mesleki Tanzim Kararı na 4054 sayılı Kanu n 8. maddesi kapsamında menfi tespit belgesi verilmesi veya mezkûr Kanun un 5. maddesi kapsamında bireysel muafiyet tanınması talep edilmektedir . (5) Söz konusu başvuru ile ilgili olarak Bankacılık Dü zenleme ve Denetleme Kurumu (BDD K), Doğuş Planet Elektronik Ticaret ve Bilişim Hizmetleri A.Ş. (N11), DSM Grup Danışmanlık İletişim ve Satış Ticaret A.Ş. (TRENDYOL), Amazon Turkey Perakende Hizmetleri Ltd. Şti. (AMAZON) ve D-Market Elektronik Hizmetleri ve Ticaret A.Ş. den (HEPSİBURADA) bilgi ve belge alınmıştır. G.1. Türkiye Bankalar Birliği (TBB) (6) TBB, 5411 sayılı Bankacılık Kanunu nun (Bankacılık Kanunu) 79. maddesi hükümlerine göre tüm mevduat bankaları ile kalkınma ve yatırım bankalarının üye olmak zorunda oldukları tüzel kişiliği haiz kamu kurumu niteliğinde bir meslek kuruluşudur. TBB, serbest piyasa ekonomisi ve tam rekabet ilkeleri çerçevesinde, bankacılık düzenleme ilke ve kuralları doğrultusunda bankaların hak ve menfaatlerini savunmak; bankacılık sisteminin büyümesi, sağlıklı bir şekilde çalı şması, bankacılık mesleğinin gelişmesi, bankacılık sektörünün rekabet gücünün artırılması amacıyla çalışmalar yapmak; rekabetçi bir ortamın yaratılması ve haksız rekabetin önlenmesi için gerekli kararları almak/alınmasını sağlamak, uygulamak ve uygulanması nı sağlamak amaçlarını gerçekleştirmek için kurulmuştur. Aşağıdaki tabloda detaylarına yer verildiği üzere, TBB nin hâlihazırda 49 adet üyesi bulunmaktadır. Tablo 1: TBB Üye Sayısı Üye Sayısı Kamusal Sermayeli Mevduat Bankaları 3 Özel Sermayeli Mevduat Bankaları 8 Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna Devredilen Bankalar 2 Yabancı Sermayeli Bankalar a) Türkiye de Kurulmuş Yabancı Sermayeli Bankalar 16 b) Türkiye de Şube Açan Yabancı Sermayeli Bankalar 5 Kalkınma ve Yatırım Bankaları a) Kamusal Sermayeli Kalkınma ve Yatırım Bankaları 3 b) Özel Sermayeli Kalkınma ve Yatırım Bankaları 8 c) Yabancı Sermayeli Kalkınma ve Yatırım Bankaları 4 Toplam 49 Kaynak: https://www.tbb.org.tr/modules/banka -bilgileri/banka_Listesi.asp?tarih=19/1 1/2021 G.2. Mesleki Tanzim Kararı (7) TBB tarafından alınan bildirime konu Mesleki Tanzim Kararı nda özetle, Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu nun ( 5464 sayılı Kanun ) 17. maddesine aykırı davranarak kredi veya banka kartı kullanıcılarından kartını kullanması nedeni ile ücret, komisyon, faiz ve benzeri isim altında ilave bir ödeme talep eden üye işyerlerinin belirlenmesi ve üye bankalarca 5464 sayılı Kanun'da öngörülen tedbirlerin hızlı ve etkili bir şekilde uygulanması amaçlanmaktadır. Bu bağlamda kararda; 1. Madde: 5464 sayılı Kanun uyarınca üye işyerlerince sunulan mal ve/veya hizmet bedellerinin banka kartı veya kredi kartı ile tahsil edildiği durumlarda tahsil işlem inde işlemin taksitli ya da peşin ve yüz yüze ya da çevrim içi gerçekleşmesinden bağımsız olarak işlem bedelinin nakit olarak tahsil edildiği 22-08/111 -44 3/31 tutardan farklı bir bedelle tahsil edilmesi veya bu ödeme araçlarının kullanımı nedeniyle tüketiciden komisyon/ücr et veya benzeri bir isim altında ilave ödeme talebinde bulunulmasının aykırı işlem olarak kabul edileceği, bahse konu hususların üye işyeri bankası tarafından doğrudan tespit edildiği durumların yan ı sıra; diğer üye işyeri anlaşması yapan veya kart çıkarta n kuruluşlar tarafından tespit edilerek üye işyeri bankasına bildirilmesi ya da ilgili kamu kurum ve kuruluşları tarafından üye işyeri bankasına iletilmesi hallerinde de aykırı işlem bildiriminin gerçekleşmiş sayılacağı, 2. Madde: Üye bankaların, yukarıdak i hususlardan herhangi birinin varlığı durumunda, söz konusu aykırı işlemin tüm sonuçları ile birlikte ortadan kaldırılması için üye işyerine yedi iş gününden daha fazla olmayacak bir süre vereceği ve buna dair ihbarda bulunacağı; eş zamanlı olarak üye işy erini ayırt edici bilgileri (Bankalararası Kart Merkezi A.Ş. (BKM) Genel İşyeri Numarası, Türkiye Cumhuriyeti ( TC) Kimlik Numarası/Vergi Kimlik Numarası vb.) içeren bir bilgi formu ile birlikte TBB ye bildireceği, kendisine bu nitelikte bir ihbarda bulunul an üye işyerinin, verilen süre i çinde aykırı işlemi tüm sonuçları ile birlikte ortadan kaldırması durumunda ihbar yapan üye bankanın bu durumu TBB'ye bildireceği, TBB nin de bu durumu doğrudan veya BKM bünyesinde oluşturulacak sistemsel bir alt yapı üzerin den üyelerine ve kendi üyeleri ile paylaşılmak üzere Türkiye Katılım Bankaları Birliği (TKBB) ve Türkiye Ödeme ve Elektronik Para Kuruluşları Birliği ne (TÖDEB) derhal ileteceği, kendisine bu nitelikte bir ihbarda bulunulan üye işyerinin, verilen süre i çinde aykırı işlemi tüm sonuçları ile birlikte ortadan kaldırmaması durumunda ise üye işyeri bankası tarafından üye işyeri sözleşmesinin feshedileceği ve üye bankanın bu durumu TBB ye bildireceği, TBB'nin, sözleşmesi feshedilen üye işyerine ait bilgileri, doğ rudan veya BKM bünyesinde oluşturulacak merkezi bir alt yapı üzerinden üyelerine ve kendi üyeleri ile paylaşılmak üzere TKBB ve TÖDEB'e derhal ileteceği, 3. Madde: Üye bankaların, kendilerine yapılan bu bildirim tarihinden başlamak üzere, ilgili üye işyeri ne veya alt üye işyerine tahsis ettikleri fiziki ya da sanal, tüm POS terminallerini , en geç yedi gün içerisinde işleme kapatacakları ve aynı süre içerisinde varsa üye işyeri sözleşmelerini feshedecekleri; buna ilaveten, ilgili üye işyerleriyle bir yıl sür e ile üye işyeri anlaşması yapamayacakları ve POS tahsis edemeyecekleri, bir yıllık süresi dolan üye işyerine ait kayıtların sistemden silineceği, 4. Madde: Üye bankaların, Mesleki Tanzim Kararı nın yürürlüğe girmesini takip eden 30 gün içerisinde, üye işyerlerine gönderilen hesap özeti veya kalıcı veri saklayıcısı aracılığı ile olmak üzere üye işyerlerine karar ekinde yer alan metni (Bilgilendirme Taslağı ) kullanmak suretiyle bildirimde bulunacağı hususları yer almaktadır. (8) Bilgilendirme Taslağı nda ise 5464 sayılı Kanun'un 17. maddesinin birinci fıkrasına aykırı davranan üye işyerlerinin tespiti ve takibi amacıyla TBB tarafından bir merkezi yapı kurulmasının sağlandığı bilgisine yer verilerek mezkûr Kanun çerçevesinde aykırı işlem yapan üye işyerlerinin ; üye işyeri sözleşmesi imzaladığı tüm kuruluşlarla kart kabulüne dair sözleşme ilişkisinin sona erdirileceği (birinci hüküm) , bir yıl süre ile hiçbir kuruluş ile üye işyeri sözleşmesi imzalayamayacağı, banka kartı ve kredi kartı ile ödeme kabul edemeyeceği (ikinci hüküm) , 22-08/111 -44 4/31 işlerini fiilen yöneten görevli ve ilgili mensuplarının adli para cezası ile cezalandırılabileceği (üçüncü hüküm) hususlarına yer verilmiştir. (9) Yukarıda yer verilen bilgiler ışığında, bildirime konu Mesleki Tanzim Kararı özetle; 5464 sayılı Kanun un 17. maddesinin birinci fıkrasında sevk edilen hükmün gereklerinin hayata geçirilebilmesi amacıyla TBB üyesi bankaları kapsayan bir sistemsel izleme mekanizmasının kurulmasını ve işleyişini içermektedir. Buna göre, kendilerine aykırı işlem bildirimi yapılan üye bankaların, yapılan bu bildirim üzerine, ilgili üye işyerine veya alt üye işyerine tahsis ettikleri fiziki ya da sanal, tüm POS terminallerini işleme kapatmaları ve aynı süre içerisinde varsa üye işyeri sözleşmelerini feshetmeleri; buna ilaveten, ilgili üye işyerleriyle bir yıl süre ile üye işyeri anlaşması yapmamaları ve POS tesis etmemeleri hususları Mesleki Tanzim Kararı nda yer almaktadır. Söz konusu karar uyarınca aykırı işlem yapan üye işyerlerine ilişkin ayırt edici bilgiler TBB ye iletilecektir. Aykırı işlem nedeniyle üye işyerine ihbarda bulunulduktan sonra aykırılığın giderildiği yahut aykırılık giderilmemişse üye işyeri sözleşmesinin feshedildiği TBB tarafından ya da BKM bünyesinde kurulacak bir iletişim altyapısı vasıtasıyla TKBB ve TÖDEB e iletilecektir. (10) 5464 sayıl ı Kanun un 17. m addesi çerçevesinde aykırı işlem yapan bir üye işyerinin kart kabul eden tüm kuruluşlarla olan sözleşmeleri fesholunacak ve bir yıl boyunca da hiçbir kart kabul eden kuruluşla üye işyeri sözleşmesi imzalayamayacaktır. Bu kapsamda üye işyerlerinin TBB üyesi kart ka bul eden bankaların yanı sıra, sanal p os hizmeti veren elektronik ödeme kuruluşları ve yine varsa kart kabul eden kalkınma bankaları ile üyelik ilişkisi kuramayacağı anlaşılmaktadır. G.3. Başvuru Konusu Karara İlişkin Mevzuat Hükümleri (11) 5464 sayılı Kanun un Tanımlar başlıklı 3. maddesinin birinci fıkrasının (i) bendinde üye işyerleri Üye işyeri anlaşması yapan kuruluşlar ile yaptığı sözleşme çerçevesinde kart hamiline mal ve hizmet satmayı veya nakit temin etmeyi kabul eden gerçek veya tüzel kişi olarak tanımlanmaktadır. (12) 5464 sayılı Kanun un Kartın kontrol ve kabulü başlıklı 17. maddesinin birinci fıkrasında Üye işyerleri, kart hamilinden kartın kullanılması dolayısıyla komisyon veya benzeri bir isim altında ilave bir ödemede bulunmasını isteyemez. Bu hükme aykırı davranılması halinde, üye işyeri anlaşması yapan kuruluşlar tarafı ndan üye işyeri sözleşmesi feshedilir ve bir yıl süreyle yeni bir sözleşme yapılamaz. hükmü yer almaktadır. Bu bağlamda 5464 sayılı Kanun, kredi ve banka kartı hamillerinin yapacakları işlemlerde üye işyerleri tarafından kartın kullanılması dolayısıyla ko misyon veya benzeri bir isim altında ilave bir ödemede bulunulmasının talep edilmesini yasaklamakta ve aykırı işlem gerçekleştiren üye işyerlerine birtakım yaptırımlar öngörmektedir. (13) 10.03.2007 tarih ve 26458 sayılı Resmi Gazete de yayımlanan Banka Kartla rı ve Kredi Kartları Hakkında Yönetmelik in (Yönetmelik) Kart çıkaran kuruluşlarda koruyucu hükümler, hesap ve kayıt düzeni, mali tablolar ve denetim başlıklı 26. maddesinin yedinci fıkrası nda Mal veya hizmet alımı sonrası belli bir ücret karşılığı borc un taksitlendirilmesi veya ödemenin ertelendiği dönemler de dâhil olmak üzere, kredi kartları ile gerçekleştirilecek mal ve hizmet alımları ile nakit çekimlerinde taksitlendirme süreleri Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı, Hazine ve Maliye Bakan lığı ile Ticaret Bakanlığının görüşü alınarak Kurulca belirlenir. hükmü yer almaktadır. 22-08/111 -44 5/31 (14) Aynı maddenin Teknik altyapıya ilişkin hususlar başlıklı 27/A maddesinin dokuzuncu fıkrası Üye işyeri anlaşması yapan kuruluşun anlaşma yaptığı üye işyerinin, 64 93 sayılı Kanuna tabi ödeme veya elektronik para kuruluşu olması ve bu kuruluşun üye işyeri anlaşması yapan kuruluştan temin ettiği POS ları 6493 sayılı Kanun hükümleri kapsamında alt işyerlerine kullandırması durumunda; bu kuruluşlarca POS un kullandırıld ığı alt işyerinin, üye işyeri anlaşması yapan kuruluşa ticaret unvanı ve vergi kimlik veya vatandaşlık numarası ile birlikte bildirilmesi ve bu kapsamdaki tüm işlemlerde ilgili alt işyerlerini münferit olarak tanımlamaya yarayacak referans numarasının kull anılması suretiyle söz konusu alt işyerleri üzerinden gerçekleştirilecek işlemlerin POS u temin eden üye işyeri anlaşması yapan kuruluş tarafından işlem bazında takip edilebilmesine imkân sağlanması zorunludur. Üye işyeri anlaşması yapan kuruluşlar bu zoru nluluğu yerine getirmeyen kuruluşlar ile üye işyeri anlaşması yapamaz ve bu kuruluşlara POS temin edemez. Üye işyeri anlaşması yapan kuruluşlarca bu fıkra kapsamında temin edilen üye işyerlerinin alt işyerlerine ilişkin bilgiler, pazarlama ve benzeri amaçl arla kullanılamaz. hükmünü haizdir. G.4. BDDK Tarafından Yapılan İnceleme ve Değerlendirmeler (15) Bankacılık sektörünün düzenlenmesinden Bankacılık Kanun u çerçevesinde BDDK sorumludur. BDDK banka ve çeşitli finansal şirketlerin kuruluşu, faaliyetleri, yönetimi, birleşme bölünme, hisse değişimi ve tasfiyelerini düzenlemek ve denetlemekle yetkilidir. Söz konusu kanun ile bankaların faaliyet alanları belirlenm iş olup yeni bir bankanın kurulması ve faaliyete başlaması belli koşullara bağlanarak BDDK iznine tabi tutulmuştur. Bankacılık piyasasında BDDK n ın yanı sıra Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) da mevduat sınıflaması, zorunlu karşılıklar, kredi kartı faizlerinin sınırları konularında düzenleyici kuruluş rolü üstlenmektedir. Halka açık bankalar ise Sermaye Piyasası Kurulunun düzenlemesine tabi olmakla birlikte mevduat sigortası alanında da Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonunun (TMSF) düzenleme yapma yetkisi bulunmaktadır. (16) Bankacılık Kanun u nun 29. maddesine göre mevduat bankaları ile kalkınma ve yatırım bankaları faaliyet izni aldıkları tarihten itibaren bir ay içinde tüzel kişiliği haiz ve kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşu olan TBB ye, katılım bank aları ise TKBB ye üye olmak zorundadır. Bankacılık sektörü açısından yüksek sermaye, teknik altyapı, çok sayıda ve farklı alanlarda uzman personel ve sıkı yasal düzenlemeler nedeniyle sektöre girişin belirli zorlukları barındırdığı ifade edilebilecektir. B ununla birlikte, ilg ili pazarda çok sayıda oyuncu bulunmaktadır. Hâlihazırda ülkemizde 32 mevduat, 1 5 kalkınma ve yatırım, altı katılım bankas ı ve iki TMSF bünyesinde banka olmak üzere toplam 5 5 banka faaliyet göstermektedir1. (17) 5464 sayılı Kanun un 21. maddesinin üçüncü fıkrasında düzenlenen, Anlaşma yapılacak üye işyerlerinin kapsamını ve işlem türlerini sınırlandırmaya Kurul (BDDK) yetkilidir. hükmü uyarınca, söz konusu alanda düzenleme yapma yetkisinin BDDK ya ait olması nedeniyle TBB tarafında n bildirime konu kararın alınmasına ilişkin süreç ile ilgili BDDK dan bilgi talebinde bulunulmuştur. (18) BDDK tarafından, Mesleki Tanzim Kararı nın alınmasına dayanak olmak üzere, çevrim içi alışveriş sitelerinin uygulamaları hakkında bir sektörel inceleme ya pıldığı belirtilmiştir . Söz konusu sektörel inceleme neticesinde hazırlanan raporda, bazı çevrim içi alışveriş sitelerinin ürün tutarını taksitlendirirken bankadan bağımsız olarak 1 https://www.bddk.org.tr/Kurulus/Liste/77 , Erişim Tarihi: 17.01.2022. 22-08/111 -44 6/31 ürün fiyatına vade farkı eklemesi ne ilişkin uygulamanın 5464 sayılı Kanun un 17. maddesine aykırılık teşkil edip etmediği hususları ele alınmıştır. (19) Söz konusu rapor sonucunda yapılan incelemelerde , bankaların kartlı ödeme sistemlerine ilişkin uygulamasında ürünün taksitli ve peşin satış fiyatı arasında bir fark bulunmadığı, taksit li ve vadeli satışı arasında fark bulunan uygulamaların üye işyerleri tarafından yapıldığı, üye işyerleri tarafından uygulanan vade farkının işlem tutarına eklenerek bankalara standart taksitli işlem olarak gönderildiği, aylık taksit tutarının orijinal top lam satış tutarının seçilen taksit sayısına bölünmesiyle hesaplanarak kart hamilinin izleyen hesap özetine seçilen taksit sayısına göre hesaplanan aylık taksit tutarının yansıtıldığı hususları ifade edilmiştir. Bu kapsamda , vade farkı uygulaması hususunda yapılan tespit ve incelemeler sonucunda; 1. Taksitli çevrim içi mesafeli satış işlemlerinin gerçekleştirilmesi aşamasında e - ticaret sitelerinde vade farkı adı altında ürün fiyatına ilave bir maliyet eklemek suretiyle tüketicilerden ödemede bulunmasının istendiği, söz konusu uygulamanın ödeme aracı olarak kullanılan kredi kartı ile yapılan işlemlerin tabi olduğu Kanunun 17. maddesinin birinci fıkrasında yer alan Üye işyerleri, kart hamilinden kartın kullanılması dolayısıyla komisyon veya benzeri bir isim altında ilave bir ödemede bulunmasını isteye mez hükmüne aykırı olduğu, bu kapsamda Kanunun 40. maddesi uyarınca üye işyerinin cezai sorumluluğunun değerlendirilmesi yanında BDDK ya şikâyet iletilmesi durumunda ilk aşamada ilgili bankadan üye işyeriyle yaptığı sözleşmesini iptal etmesinin istenmesi ve iptal edilmediğinin tespiti halinde ise ilgili bankaya idari yaptırım uygulanması gerektiği, 2. Yönetmeliğin 26. maddesinin yedinci fıkrası uyarınca kredi kartları ile gerçekleştirilecek mal ve hizmet alımları ile nakit çekimlerinde taksitlendirme süreler ine ilişkin alınan BDDK kararlarına uyum konusunda bankaların özellikle çoklu ürün satışı yapan/çoklu mağazalı e -ticaret sitelerinde yapılan satışlar açısından gerekli ve yeterli sistemsel izlemeyi yapamadığı tespit edilmiş olduğundan üye işyeri konumundak i bazı çevrim içi alışveriş sitelerinin ürün tutarını taksitlendirirken bankadan bağımsız olarak ürün fiyatına vade farkı eklemesine ilişkin uygulamaların önlenerek müşteri mağduriyetinin engellenmesi ile ilgili mevzuata uygun işlem tesis edilmesinin ve kr edi kartları ile gerçekleştirilecek mal ve hizmet alımları ile nakit çekimlerinde taksitlendirme sürelerine ilişkin alınan Kurul kararlarına uygun hareket edilmesinin sağlanması hususunda bankaların uyarılmasının gerekli olduğu sonuç ve kanaatine ulaşılmış tır. (20) Bu çerçevede, BDDK tarafından TBB ye gönderilen yazıda, BDDK nın ilgili r aporunda yer alan tespit ve değerlendirmeler muvacehesinde; 5464 sayılı Kanun un 17 . maddesinin birinci fıkrası uyarınca banka veya üye işyeri tarafından kredi kartı veya banka kartı üzerinden yapılan taksitlendirme işlemlerinde peşin ve taksitli satış tutarları arasında bir fark bulunmaması gerektiğinden hareketle buna aykırı uygulamaların tespiti halinde BDDK tarafından ilk aşamada ilgili bankadan üye işyeriyle yaptığı sözleşme sini iptal etmesinin istenmesi ve aynı Kanunun 40 . maddesi uyarınca üye işyerinin cezai sorumluluğunun değerlendirilmesi, devamında ise bankaya da idari müeyyide uygulanması, 22-08/111 -44 7/31 Yönetmeliğin 26. maddesine istinaden BDDK tarafından getirilen taksit sınırlaması na üye işyerleri tarafından riayet edilmesini sağlayıcı gözetim ve kontrol mekanizmasının tüm bankalarca tesis edilmesi ve aşımların takip edilerek BDDK ya bildirilmesi hakkında gerekli özenin gösterilmesi gereği vurgulanarak keyfiyetten bilgi edinilmesini ve gereğinin yapılmasını teminen TBB ve TKBB üyesi tüm kuruluşlara duyurulması ile sonucu hakkında bilgi verilmesi istenmiştir. Bu yazıya istinaden 5464 sayılı Kanun un ilgili hükmüne aykırı davranarak, banka kartı ve kredi kartı kullanıcılarından kartını kullanması nedeni ile ücret, komisyon, faiz ve benzeri isim altında ilave bir ödeme talep eden üye işyerlerinin belirlenmesi, 5464 sayılı Kanun da öngörülen fesih işlemlerinin izlenmesi amacıyla, Bankacılık Kanunu nun Birliklerin görev ve yetkiler i başlıklı 80. maddesi ve Birlik Statüsünün 4. maddesi çerçevesinde, yukarıda detaylarına yer verilen Mesleki Tanzim Kararı alınmıştır. G.5. Ödeme Süreçlerine İlişkin Açıklamalar (21) TBB bünyesindeki 10 banka ile e-ticaret platformları tarafından gönderil en cevabi yazılar çerçevesinde, vade farklı satış uygulam asının ne şekilde yapıldığı, vade farklı satışların üye işyeri tarafından mı banka tarafınd an mı yapıldığı, üye iş yerinin yapması halinde satış tutarının taksitlere nasıl bölündüğü ve taksitli satış uyg ulamasında vadeli satışların ne şekilde olduğu hakkında derlenen bilgilere aşağıda yer verilmektedir . G.5.1. Bankalardan Gelen Cevabi Yazılar (22) Bankalar tarafından üye işyerlerine , TCMB nin Bankalarca Ticari Müşterilerden Alınabilecek Ücretlere İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Tebliğ i (Ticari Ücret ve Komisyonlar Tebliği) k apsamında azami komisyon oranlarını ya da bloke günlerini aşmayacak şekilde ve üye işyeri bazında da farklılaşabilen şekilde fiyatlama yapılmaktadır. Banka mevcutta üye işyerlerinin taleb ine göre vade farklı ve vade farksız taksit hizmeti ver ebilmektedir. (23) Bankalar, e-ticaret üye iş yerleri ile taksitli işlemlerinde komisyon ve/veya blokeli çalışma koşulu ile çalışmaktadır. Komisyon lu çalışmalarda, kredi kartı ile yapı lan taksitli işlemlerde taksitli işlem tu tarının tamamı alışverişin yapıldığı günün ertesi günü üye işyeri hesabına anlaşma sağlanan komisyon kesildikte n so nra geçmektedir. Blokeli çalı şılması durumun da daha önce taraflarca mutabık kal ınan valör2 günü dolduğunda işlem tutarının tamamı herhangi bir komisyon kesintisi olmadan üye iş yeri hesabına geçmektedir. Konunun somutlaştırılması adına ( ..) ın e-ticaret üye işyerleri için 3, 6, 9, 12 aylık taksitler için mevcut çalışma koşulları (komisyon oranı ve/v eya blokeli çalışma gün sayıları) aşağıda belirtilmiştir. Tablo 2: ( ..) Taksitli İşlemlerde E-Ticaret Siteleri ile Çalışma Koşulları Taksit Sayısı Üye İşyeri Komisyon Oranı3-Bloke Gün Sayısı Trendyol Hepsiburada Gittigidiyor N11 3 %( ..) %( ..) %( ..) ( ..) Gün Bloke+ ( ..) % komisyon 6 %( ..) %( ..) %( ..) ( ..) Gün Bloke+ ( ..) % komisyon 9 %( ..) %( ..) %( ..) ( ..) Gün Bloke+ ( ..) % komisyon 12 %( ..) %( ..) ( ..) Gün Bloke+ ( ..) %komisyon Kaynak: TBB tarafından gönderilen cevabi yazı 2 Valör , faiz hesaplamasına başlangıç oluşturan tarihtir. Kredi hesaplarına alacak geçen hareketler için işlemin yapıldığı günü takip eden ilk iş günüdür. Borç geçen işlemler için valör , işlemin yapıldığı gündür. 3 Belirtilen oranlara BSMV dâhildir. 22-08/111 -44 8/31 (24) ( ..) . ile üye işyeri anlaşması olan ve taksitli işlem yapma imkânı sunulan çevrim içi alışveriş sitelerine ait işyerlerinden 10.000 TL lik 3, 6, 9, 12 ay taksitli işlemler yapılması ve söz konusu işyerlerinin elde ettikleri ciroları ertesi gün hesaba geçiş şeklinde bir mali koşul ile çalışmaları halinde işyerlerinin hesaplarına geç en örnek tutar bilgilerine aşağı da yer verilmiştir :4 Tablo 3: Taksitli Alışverişlerde Banka ile Üye İşyerleri Arasında Komisyonlu Çalışma Şekli Vade Komisyon Oranı (BSMV dahil) İşlem Tutarı Ertesi Gün Üye İşyeri Hesabına Geçen Tutar 3 %( ..) 10.000 TL ( ..) TL 6 %( ..) 10.000 TL ( ..) TL 9 %( ..) 10.000 TL ( ..) TL 12 %( ..) 10.000 TL ( ..) TL Kaynak: TBB tarafından gönderilen cevabi yazı (25) Kart hamili, üye işyerinin sunmuş olduğu taksitli ödeme seçeneklerini kullanabildiği gibi aynı zamanda ödeme sonrasında (işlem tarihinden dönem sonu hesap kesim tarihine kadar) da peşin olarak gerçekleştirdiği işlemlerini banka aracılığı ile taksitlendirebilmek tedir. Buna ek olarak, üye işyerinin sunmuş olduğu taksit seçeneklerinin kart hamili tarafından yetersiz bulunması halinde, kart hamilleri yine aynı zaman diliminde ilgili sektörde uygulanan ve izin verilen maksimum taksit adedine kadar bankanın hizmet kan alları üzerinden ek taksit de talep edebilmektedir. Herhangi bir üye işyerinden peşin olarak gerçekleştirilen 1 0.000 TL tutarında bir alışverişin , müşteri nin sonradan banka kanalları aracıl ığıyla talebini iletmesi halinde, yasal düzenlemeler paralelinde 2020 yılı içerisinde yürürlükte olan %1, 59 aylık akdi faiz oranı üzerinden 3, 6, 9, 1 2 ay taksitlendirilmesi halinde geçerli olacak faiz, taksit tutarı , vade farklı ve toplam tutar bilgile rine aşağıda ki tabloda yer verilmiştir : Tablo 4: Üye İşyerinden Peşin Olarak Gerçekleştirilen Bir İşlemin Banka Aracılığıyla Taksitlendirilmesi Vade 3 ay 6 ay 9 ay 12 ay İşlem tutarı 10.000 TL 10.000 TL 10.000 TL 10.000 TL Taksit sayısı 3 6 9 12 Faiz oranı (BSMV, KKDF hariç) %( ..) %( ..) %( ..) %( ..) Faiz oranı (BSMV, KKDF dahil) %( ..) %( ..) %( ..) %( ..) Taksit tutarı ( ..) TL ( ..) TL ( ..) TL ( ..) TL Toplam tutar ( ..) TL ( ..) TL ( ..) TL ( ..) TL Toplam faiz tutarı (BSMV, KKDF dahil) ( ..) TL ( ..) TL ( ..) TL ( ..) TL (26) Hem işlem anında banka kanalı ile yapılan vade farklı taksit hem de işlemlerin sonradan taksitlendirilmesi/taksit adedinin artırılması işlemlerinde uygulanan faiz oranı TCMB tarafından belirlenmiştir. Kart hamili ödeme yaparken vade farkı uygulandığını da görmektedir. Vade farks ız işlemlerde kart hamiline banka tarafından faiz işletilmemekle birlikte , fonlama maliyetinin karşılığında üye işyerlerinden komisyon tahsil edilmektedir. TCMB tarafından alınabilecek tavan komisyon oranları da belirlenmiş olup her ayın sonunda bir sonrak i ay için ilan edilmektedir. (27) Diğer yandan, vade farklı olup olmadığı fark etmeksizin kart hamilinin sepetindeki ürün çeşidi miktarı, kategorisi gibi bilgileri hiçbir zaman bankaya ulaşmamaktadır. Banka yalnızca üye işyeri tarafından iletilen son tutarı gör mektedir. Dolayısıyla işlem banka tarafında vade farksız olarak gerçekleşse de üye işyerleri o işlem özelinde banka ile 4 Örnekte kullanılan üye işyeri komisyon oranı bilgisi TCMB ce belirlenen ve 2020 yılı Aralık ayı itibarıyla yürürlükte olan azami komisyon oranı olan %1,49 oranı esas alınarak her bir taksit vadesi için yukarıda belirti len yasal düzenlemede belirtilen yöntemle hesapla narak uygulanabilecek azami komisyon oranları olarak dikkate alınmıştır . 22-08/111 -44 9/31 anlaşmasından bağımsız olarak bir vade farkı uyguladıysa bankaya sadece son tutar iletildiği için banka vade farkı uygulaması yapılıp ya pılmadığını tespit ede memektedir. (28) Bu senaryolar dışında; taksit maliyetinin üye işyerine veya kart ham iline yansıtılmadığı durumlarda, ilgili işlem bankaya zarar yaratacağından , taksitli işlem yapıl maması; maliyetin TCMB nin belirlediği oran doğrultusunda müşterinin onayı i le kart sahibine yansıtılması veya maliyetin banka tarafından karşılanması şeklinde ihtimallerin olabileceği belirtilmiştir. Bununla birlikte, üye işyerlerinin satışlarını art ırmak amacıy la kendi belirledikleri taksit sayısına göre gerçekleştirdikleri işlemlerden kaynaklanan ileri vadeli alacaklarını vadesini beklemeksizin ertesi gün bankalardan talep et meleri halinde ise, bu maliyeti kendilerinin üstlenmesi gerektiği bankalar tarafından ifade edilmektedir . (29) TBB tarafından gönderilen yazıda, 5464 sayılı Kanun da yer alan düzenlemenin, yürürlü k tarihi olan 2006 yılından ber i mevcut olmakla birlikte günümüze değin vade farkı ya da ilave komisyon alınmasına yönelik bir uygulamanın siste matik bir biçimde gerçekleştirilmemes i nedeniyle şikâyet ve yap tırım sayıl arının son derece sınırlı ka ldığı ancak özell ikle son dönemde sistematik bir şekilde uygulanm ası yönündeki yaklaşımların ağırlık kazandığı düşün ülürse, bu konudaki şikâyetlerde de bir artışı n olması nın kaçınılmaz olduğu belirtilmiştir . (30) Üye işyerinin satışlarını art ırmak amacıyla yaptığı reklam ve tanıtımlar gibi , ürünlerine tüketicinin daha kolay ulaşabilmesi için taksit sayısı imkânı tanımasının yalnızca üye işyerine ait olduğu belirt ilmektedir. Bu kapsamda bankalar , mal ve hizmet alımında bankaların rolünün mal veya hizmet bedeli nin ödenmesine aracılık olduğunu ve bu çerçevede ortaya çıkan finansal maliyetlerin üye işyerine ait bir maliyet kalemi olarak değerIendirilmesi gerektiğini düş ünmektedirler. Bununla birlikte, taksitli işlem bedellerinin ödeme vadesini beklemeden, söz konusu tutarların kendisine işlemin ertesi günü ödenmesini talep eden üye işyerinin bu isteği nedeniyle ortay a çıkan maliyete katlanmadığı bi r senaryoda, bu maliyet e tüketicilerin katlanmak durumunda kaldığı ifade edi lmiştir. TBB nezdindeki çalışmaların ilk döneminde %40 a varan oranlarda vade farkı uygulamasına gide n üye işyer leri olduğu görülmekle birlikte çalışmaların ilerleyen aşamalarında özelikle BDDK ve TCMB n in yaklaşı mları sonrasında taksitli işlemlerde üye işyerlerinin tüketiciye yansıttığı vade farkını n %10 lara kadar düştüğü belirtilmiştir. Bankalar, tüketicileri n yüksek sayıdaki taksit imkânından yar arlanma isteğinin de fiyat duyarlılığını ikinci plana at abildiği dikka te alındığında söz konusu vade far kı uygulaması nın ve bunu üye işyeri yerine tüketicinin üstlenmek zorunda bı rakılmasının a ynı oranda olmak üze re enflasyon u artırı cı bir etki yaratabileceği ni de düşün mektedir. (31) Bununla birlikte, özellikle bird en çok üye işyerinin ürün ve hizmetlerinin satıldığı çevrim içi alışveriş sitelerinden olan pazaryeri statüsündeki bazı üye işyerlerinin uygulamada kredi kartı ile taksitli sa tış bedellerini ertesi işgünü peşin olarak tahsil etmeleri nedeniyle bankalara ödedikleri ücretin çok üzerinde bir bedeli, satın almaya konu ürünü o pazaryerinde satan işyerinin belirlemiş olduğu etiket fiyatının üzerine vade farkı olarak ekleyerek satış ya ptıkları belirtilmektedir. Uygulamada kullanıcıya satın alma adımlarında çoğu zaman net bir şekilde gösterilmeyen vade farkı adı altında ürünün gerçek satış fiyatı üzerine yansıtılan fark bedellerinin , bankaların söz konusu pazaryerlerine taksitli satış bedellerini vadesinden önce erken ödeme nedeniyle yasada düzenlendiği şekli ile yansıttıkları ücretlerden çok daha yüksek olduğu belirtilme kte; bu anlamda da bir ticari kâr unsuru olarak kullanılmaya başlandığı ifade edilmektedir. Bankalar tarafından işlem üzerinden takip ve tespit edilememekle birlikte , 22-08/111 -44 10/31 üye işyerlerinin uyguladığı vade farkları e -ticaret sitelerinin ödeme adımında işlem sırasında görülebilmektedir. Oysa üye işyerlerinin komisyon maliyetine katlanmak istemediği durumlar için bankaların vade farklı taksit altyapılarının bulunduğu, bu altyapı ile birlikte üye işyerine komisyon yansıtmadan kart hamiline TCMB tarafından belirlenen azami oranlar dahilinde vade farkı yansıtma imkanının bulunduğu belirtilmiştir. Bu yöntem ile azami oranlar dahilind e vade farkı uygulandığı için tüketicinin mağdur olmasının da engellendiği ancak bankayla üye işyeri anlaşması olan e -ticaret sitelerinin bu yöntemi tercih etmediği belirtilmektedir. Bankaların taksitli satışlar nedeniyle katlanmış oldukları finansman mali yetinin üye işyerine erken ödenmesi halinde yasalara uygun olarak uyguladıkları ücret ile ilişkilendirilemeyecek seviyede yüksek olan vade farkı bedellerinin ürünlerin gerçek fiyatlarının şişmesine neden olduğu belirtilmiştir. Bunun yanında pazaryerlerinin bankalarla yaptığı üye işyeri anlaşmalarındaki finansman maliyetine ilişkin ödedikleri ücretlerin , ayrıca aralarındaki anlaşmaya göre, kart müşterileri yanında ilave olarak pazaryerindeki satıcılara da yansıtılıp yansıtılmadığının bankalarca bilinme diği d ile getirilmiştir. (32) Bankalar ayrıca konunun sadece e -ticaret özelinde değerlendirilmesi nin çok da doğru olmadığını belirtmektedir. Zira fiziki üye işyerlerinde de taksitli satışlar için farklı fiyat uygulamaları yapan perakendecilerin bulunduğu ifade edilme ktedir . Bunun yanı sıra üye işyerlerinin çok büyük bir kısmının da peşin ve taksit arasında farklı fiyat uygulaması yapma dığı; b u uygulamayı yapmayan üye işyerlerinin taksite dair maliyetleri genel maliyet kalemlerinden biri olarak düşünerek bir şekilde fi yata yansıtmadan erittikleri bankalarca tahmin edilmektedir. (33) Konuya ilişkin bankaların üye işyeri sözleşmesinde genel olarak, sözleşmeye, mevzuata, kartlı ödeme sistemleri (Visa, Mastercard, BKM vd.) kurallarına aykırı davranılması halinde sözleşmenin fes hedileceğine ilişkin Üye işyerinin Sözleşme hükümlerine aykırı davranması, usulsüz POS/Sanal POS kullanımının tespiti, fraud ve chargeback şikâyeti, diğer Banka Kartlı Ödeme Sistemleri (Visa, MasterCard, BKM vd.) fesih veya istihbarat bildirimleri, resmi kurumlar, kart hamilleri ve diğer kanallar aracılığıyla iletilen şikâyetler ve dolandırıcılık bildirimleri, yanıltıcı pazarlama teknikleri kullanarak satış yapıldığının tespiti ve benzeri haklı nedenlerle rehin, hapis, takas, mahsup hak ve yetkisi saklı ol mak kaydı ile bildirime gerek kalmaksızın hizmet vermeyi durdurabilir veya Sözleşmeyi derhal feshedebilir. şeklinde hüküm bulunmaktadır. Buna ek olarak ( ..) tarafından verilen bilgilere göre, 5464 sayılı Kanun ile Yönetmelik te, üye işyerlerinin internet üzerinden yaptıkları taksitli satışlarda, müşterilerin ödeyeceği toplam ücret konusunda bilgilendirme yapmaları gerektiği konusunda bankalara yüklenmiş bir yükümlülü ğün bulunmadığı, ilgili kanunda ve Yönetmelikte bankalara, üye işyerinin taksitli satışlar da toplam tutar hakkında müşterileri bilgilendirmesi gerektiği konusunda sözleşmelerine hüküm ekleme yükümlülüğü getirilmediğinden konu özelinde bankaların üye işyeri sözleşmesinde hüküm bulunmadığı ifade edilmiştir. (34) Özet olarak, bankacılığın doğası gereği kredi kartı ile taksitli satışlar nedeniyle üstlenilen finansman maliyetinin, işyerlerine peşin ödeme halinde ücret olarak yansıtılması ile taksitli satışlarda vade farkı uygulayan işyerlerinin yapmış oldukları uygulamanın birebir ilişkili olarak değerlen dirilmemesi gerektiği belirtilmiştir. (35) Bankaların üstlenmiş olduğu finansman maliyetinin taksitli satış bedelini peşin talep eden işyerine yansıtmasının doğal olduğu, işyerinin söz konusu maliyet ile birebir ilişkilendirilemeyecek derecede yüksek seviyede o lan vade farkı oranlarının ise sistemi zedelediği bankalarca düşünülmektedir. 22-08/111 -44 11/31 (36) Son olarak, bankalara son beş yılda gelen şikâyetlere bakıldığında, oldukça sınırlı sayıda şikâyetin bankalara ulaştığı, bunun haricinde BDDK üzerinden gelen şikâyetlerde ilgili bankaya şikâyetin iletilerek gerekli yaptırımların uygulanmasına dair uyarının yapıldığı ve bu şikâyetler kapsamında BDDK tarafından bankalara uygulanan herhangi bir yaptırım ın bulunmadığı anlaşılmaktadır. G.5.2. E-Ticaret Platformlarından Gelen Cevabi Yazılar (37) ( ..) , ( ..) , ( ..) ve ( ..) tarafından gönderilen cevabi yazılarda, satışın taksitli veya peşin olması nın üye işyerine yapılan ödeme sürecinde bir değişiklik yaratmayacağı ifade edilmektedir . Müşteri tarafından ödenen tutarlar platformlara anlaşma lı bankalar veya ödeme kuruluşları vasıtasıyla iletilmekte olup her bankanın finansal koşulları farklılık göstermektedir. Üye işyerleri açısından , bankalar ile blokeli ve ertesi gün çalışma koşulları bulunmaktadır. Ürün bedeli vadesi geldiğinde üye işyerin in bildirmiş olduğu banka hesap numarasına , üye işyeri sözleşmelerinde belirlenen hükümler uyarınca anlaşılan komisyon oranları ve varsa aynı vade içinde düzenlenen diğer faturalar üye işyeri alacağından mahsup edildikten sonra kalan hak ediş tutarı üye işyerinin banka hesaplarına havale/eft yapılarak ödenmektedir. Bu kapsamda diğer faturalar, üye işyerleriyle yapılan anlaşmalara göre reklam, kargo, pazarlama faaliyetleri, hizmet bedeli, kargo ücreti ve varsa transfer ücreti, ceza bedeli gibi konulara ilişkin düzenlenen faturalardır. Her iki durumda da, platformlar satış komisyonunun mahsup edilmesinden sonra kalan tutarın tamamını satıcıya aktarmaktadır. Kısacası, satıcıla rdan alınan satış komisyonu, satışın tek çekimli veya taksitli yapılmış olmasından bağımsızdır. (38) Ödeme vadeleri ve komisyon oranları ise genelde sabit olmakla birlikte , perakendede bilinen , ticari anlamda kritik önem arz eden büyük markalar ve/veya ürünün ana tedarik kaynağı olan satıcıların ürünlerinin platformlar üzerinden müşterilere sunulabilmesi amacıyla farklı ödeme vadeleri ve komisyon oranları uygulanabilmektedir. Dolayısıyla, satışın taksitli veya peşin yapılmış olması üye işyerine yapılan ödeme sü recinde ve ödeme tutarında bir değişikliğe neden olmamaktadır. Ürün bedeli bir seferde vadesi geldiğinde komisyon oranları ve varsa diğer faturalar mahsup edildikten sonra üye işyerine ödenmektedir. (39) Sonuç olarak, müşterinin ödeme tercihi, platformlar ve sa tıcılar arasındaki ödeme sürecini veya platform tarafından satıcılardan alınan satış komisyonunu etkilememektedir. Yukarıda da açıklandığı üzere, satış komisyonları, ürün kategorisi veya alt kategorisine bağlı olarak değişiklik göstermekte olup önceden belirlenmektedir. Önceden belirlenen bu satış komisyonları, müşterinin taksitle ödeme yönündeki tercihinden etkilenmemektedir. Platformlar her durumda satış komisyonu mahsup edildikten sonra kalan tutarın tamamını satıcıya aktarmaktadır. (40) Bu açıklamalara ek ol arak, son bir yılda kredi kartıyla yapılan satışların toplam satışlar içerisindeki oranının ( ..) %( ..) , ( ..) %( ..) ; ( ..) %( ..) olduğu; ( ..) ise son altı ay içinde kredi kartı ile yapılan satışların toplam satışların yaklaşık % ( ..) oluşturduğu belirtilmiştir. Ayrıca ( ..) taksitli satışlarının toplam satışlar içindeki oranının ise son altı ay için % ( ..) olduğu belirtilmiştir. Konuya ilişkin platformlar tarafından gönderilen cevabi yazılarda, peşin ödemelerde herhangi bir komisyon/va de farkının alınmadığı ifade edilmiştir. 22-08/111 -44 12/31 (41) Taksitli satışlarda ise ( ..) , ( ..) ve ( ..) tarafından sınırlı bir oranda vade farklı satışların yapıldığı belirtilmiştir. Söz konusu platformlarda, vade farkıyla yapılan satışların vade farksız satışlara oranının ( ..) %( ..) ; ( ..) %( ..) ; N11 de % ( ..) olduğu belirtilmektedir. Ayrıca ( ..) tarafın dan gönderilen cevabi yazıda, 2019 yılında ( ..) olan vadeli sipariş adedinin 2020 yılında ( ..) olduğu belirtilerek vadeli satış adedinin yıllar itibarıyla arttığı nın gözlemlendiği, taksitli satışlarda vade farkı uygulanması nedeniyle müşterilerden olumlu veya olumsuz eleştiriyle karşılaşılmadığı ifade edilmiştir. ( ..) ise ayrıca ödemenin taksitli olarak gerçekleştirilmesi halinde üye işyerlerinden veya müşterilerden vade farkı almadığı dile getirilmiştir. (42) ( ..) tarafından gönderilen cevabi yazıda, taksitli satışlardan komisyon alınmaması uygulamasına geçilmesi ile bankalar tarafından taksitli satışlara ilişkin platform sağlayıcılara uygulanan komisyon maliyetleri tek çekime göre daha yüksek olacağından , platformların maliyetlerinin bariz şekilde art acağı belirtilmiştir. ( ..) , ( ..) ve ( ..) ise müşterilerin faydalandığı taksit uygulaması nedeniyle oluşan maliyetlerin tümünün üye işyeri üzerinde bırakılması halinde , üye işyerlerinin perakende seviyesindeki yoğun rekabet ve düşük kar marjları ndan ötür ü bu maliyetlere katlan ılmasının mümkün olmayacağını belirtmiştir. Bu durumun da perakende işletmelerinin çevrim içi ve/veya geleneksel kanaldaki satışlarında toplumda yoğun bir şekilde ödeme aracı olarak kullanılan banka ve kredi kartlarına taksit seçeneğ i sunamamasına ve sattıkları mal veya hizmetlerin fiyatları nı artırmalarına neden olacağı belirt ilmiştir. Bu kapsamda söz konusu maliyete platform sağlayıcıları/kart ile satış yapan diğer şirketlerin katlanmasının mümkün olmayacağı , aksi takdirde taksitli satışların alternatif bir seçenek olarak tüketicilere sunul maması sonucunun doğacağı ve bunun da taksitli satış havuzunu daraltarak müşterilerin daha az ürün almasına ve pazarların küçülmesine neden olacağı ifade edilmektedir . (43) ( ..) ayrıca , bankalar tarafı ndan 5464 sayılı Kanun un 17. maddesinin yanlı yorumlandığını, ilgili kanun hükmünün yalnızca banka ve/veya kredi kartlarının kullanımına ilişkin olduğu nu ve üye işyerlerinin müşterilerin ödemeyi nakit yerine kart ile yapmayı tercih etmesi durumunda ilave ücret almasını yasakladığı şeklinde yorumlanması gerektiğini belirtmektedir. Bu doğrultuda, hükümde nakit ödemeye kıyasla kredi kartı ile yapılan işlemlerin düzenlendiği , TBB tarafından iddia edilen vade farkları ile ilgili herhangi bir düzenleme bulunmadığı savunulmaktadır. (44) ( ..) tarafından , tüketicilerin alternatif yollarından birinin de alışveriş kredisi kullanmak olduğu belirtilse de , bankalar tarafından sunulan alı şveriş kredisi faiz oranlarının vade farkı oranlarına göre oldukça yüksek olması nedeniyle taksitli satın alma işleminin maliyetinin her hâlükârda vade farkı uygulamasından yüksek olacağı belirtilmiştir. Dolayısıyla tüketicilerin, alışveriş kredisi kullana rak platformlar üzerinden ürünü alma imkânı devam etse de , bu seçenekte daha yüksek maliyetlere katlanmasının söz konusu olacağı ifade edilmiştir. Ayrıca bankaların vade farkı uygulamasıyla ilgili üye işyerlerinin pazarlık gücü ortadan kalkacak olup tüketi cilerin tamamen bankaların kendi inisiyatiflerine göre uygulayacakları vade farkı na maruz kalabileceği, bu nedenle söz konusu maddenin özelikle TBB bünyesinde uygulanması halinde herhangi bir tüketici faydasının ortaya çıkmayacağı gibi tüketicilerin zarara uğrama ihtimalinin daha y üksek olacağı vurgulanmaktadır. 22-08/111 -44 13/31 (45) Konu ile ilgili bir başka husus , söz konusu uygulamanın yal nızca çevrim içi platformlarda geçerli olmasıdır . ( ..) tarafından gönderilen cevabi yazıda , üye işyerlerinin bazılarının fiziki satış noktaları nın da bulunduğu belirtilerek, Söz konusu uygulamanın yalnızca platformlar için yapılması halinde hem fiziki hem de platform üzerinden faaliyet gösteren üye iş yerlerinin yalnızca platform üzerinden satış yapan üye işyerlerine karşı rekabette ava ntajlı duruma geçebileceği ifadelerine yer verilmiştir. ( ..) tarafından da benzer husus dile getirilmiş olup anılan kararın yalnızca e-ticaret sitelerinde uygulanmasının haksız bir rekabet ortamının oluşmasına sebebiyet vereceği vurgulanmaktadır. (46) Platformlar tarafından yapılan açıklamalar değerlendirildiğinde, tüketiciler nezdinde gerçekleşecek olumsuzluklardan birinin tüketicilerin taksitli alım yapmak istedikleri ürünler -özellikle yüksek fiyatlı ürünler - bakımından platformlardan alışveriş yapma imkânlarından yoksun kalma ihtimalinin bulunmasıdır. (47) Sonuç olarak, söz konusu Mesleki Tanzim Kararı nın TBB bünyesinde verilmesi halinde, e -ticaretin hızla büyüdüğü dönemde taksitli satış işlemlerinin sekteye uğramasına neden olarak gerek tüketiciler -özellikle alım gücü düşük - gerekse satıcılar -özellikle KOBİ niteliğindeki - özelinde zarara ve memnuniyetsizliğe neden olacağı platformlarca değerlendirilmektedir. G.5.3. 5464 sayılı Kanun un 17. M addesi ve Mesleki Tanzim Kararı nda Yer Verilen Vadeli ve Vade siz Satış İşlemlerine İlişkin Açıklamalar (48) 5464 sayılı Kan un un 17. madde si ve dolayısıyla Mesleki Tanzim Kararı esas olarak vadeli satışlara ilişkin hususları içermektedir. Platformlar tarafından genel olarak çalışılan bankalarla akdedilen sözleşmeler kapsamında bankanın sağladığı koşulların müşteriye yansıtıldığı ifade edilmiş olup vade farklı işlemler kapsamında oluşan farkın bankaların platformlarla mutabık kaldığı şartlara göre değişkenlik gösterdiği belirtilmiştir. Dolayısıyla bankaların platformlara sunduğu taksit opsiyonlarının haricinde, müşterilere platfo rmların kendi inisiyatifinde sağladığı herhangi bir taksitlendirme işleminin bulunmadığı dile getirilmiştir . (49) Vade farklı satışlarda tüketicinin ödediğ i tutarın, nakit, tek çekim ya da vade farksız kredi kartı ile ödenecek tutardan farklılık göstermesi halinde , bahse konu farkın hangi kalemlerden oluştuğu ve varsa eklenen maliyetin nasıl hesaplandığı na ilişkin olarak gönderilen v ade farkı tutarı KDV dahi l olarak aşağıda yer almaktadır: 22-08/111 -44 14/31 Tablo 5: Üye İşyerlerinden Gerçekleştirilen Vade Farklı Bir Ödeme İşleminin Faturalandırılması Aylar Banka Tahsilat Süresi (Gün) Vade Farkı Oranı (%) Banka Komisyonu (%) 1 30 ( ..) ( ..) 3 30 ( ..) ( ..) 6 30 ( ..) ( ..) 9 30 ( ..) ( ..) 12 30 ( ..) ( ..) Formü l İle Bulunan Değerler SİPARİŞ NO KDV (%) 1,18 1 Taksit Adedi ( ..) Vade Farkı Oranı (%) ( ..) Müşteriye Yansıtılan Faiz Oranı (%) ( ..) Peşin Sipariş Tutarı (TL) ( ..) Ödeme Tutarı (TL) ( ..) Sipariş Tutarı/(1 -((faiz oranı/100)*1,18)) Komisyon Tutarı (TL) ( ..) Ödeme Tutarı -Sipariş Tutarı Vade Farkı Tutarı ( TL, KDV hariç) ( ..) (Ödeme Tutarı - Sipariş Tutarı)/1,18 Vade Farkı Faturası KDV Tutarı (TL) ( ..) Komisyon Tutarı -Vade Farkı Total Banka Komisyonu (TL) ( ..) Ödeme Tutarı * Banka Komisyonu oranı/100 Hesaplama 0,00 Kaynak: ( ..) Tarafından Gönderilen Gelen Cevabi Yazı (50) Dolayısıyla, p latformlardan gelen cevabi yazılarda, bankanın yaptığı taksitlendirme işlemiyle platformların yaptığı vade farklı satış işlemlerinde müşterinin ödeyeceği tutarın herhangi bir farklılık göstermediği, ilgili bankaların platformlardan tahsil ettiği vade farkl ı bedelin aynı şekilde müşteriye yansıtıldığı ve herhangi fazlaca bir bedelin tüketiciden talep edilmediği ifade edilmiştir. Ayrıca Tablo 5 ten de görüleceği üzere , vade farklı satışlarda müşteriden tahsil edilen tutarın fatura üzerinde vade farkı bedeli olarak ayrıca gösterildiği ve ilgili bankanın platformdan tahsil ettiği vade farkı bedelinin aynı şekilde müşteriye yansıtıldığı belirtilmiştir. (51) İncelenen yapı dikkate alındığında; E-platformlar ve tüketiciler ar asında satış sözleşmesi akdedilmekte olup mal/hizmet bedelinin ve taksit sayısının belirlenmesi ilgili sözleşmeye göre yapılmaktadır. Sözleşmede belirlenen tüketicinin ödeyeceği tutarlar platformlara üye işyeri sözleşmesi ile anlaşmalı oldukları bankalar veya ödeme kuruluşları vasıtasıyla iletilmekt edir. Ürün tüketiciye teslim edildikten sonra tüketiciden alınan ürün bedeli üye işyerinin5 bildirmiş olduğu banka hesap numarasına anlaşılan komisyon oranları ve varsa diğer faturalar6 mahsup edildikten sonra havale/eft yapılarak ödenmektedir. Bu kapsamda gerçekleştirilen mal ve hizmet alımında bankaların rolünün mal veya hizmet bedelinin ödenmesine aracılık olduğu söylenebilecektir. Bankalar e-platformlar ile taksitli işlemlerinde komisyon ve/veya blokeli çalışma koşulu ile çalışmaktadır. Komisyonlu çalış malarda, kredi kartı ile yapılan taksitli işlemlerde 5 Üye işyerleri e -platformlar ş eklinde belirtilse dahi, üye iş yerleri bankalar ya da kuruluşlar ile yaptığı sözleşme çerçevesinde kart hamiline mal ve hizmet satmayı veya nakit temin etmeyi kabul eden gerçek veya tüzel kişilerin tamamını oluşturmaktadır. 6 Bu kapsamda diğer faturalar, üye iş yerleriyle yapılan anlaşmalara göre hizmet bedeli, kargo ücreti ve varsa transfer ücreti, ceza bed eli gibi konulara ilişkin düzenlenen faturalardır. 22-08/111 -44 15/31 taksitli işlem tutarının tamamı alışverişin yapıldığı günün ertesi günü üye işyeri hesabına anlaşma sağlanan komisyon kesildikten sonra geçmektedir. Blokeli çalışılması durumunda daha önce taraflarca mut abık kalınan valör7 günü dolduğunda işlem tutarının tamamı herhangi bir komisyon kesintisi olmadan üye işyeri hesabına geçmektedir. Platformlar tarafından satış komisyonu mahsup edildikten sonra ise kalan tutarın tamamı satıcıya aktarılmaktadır. Bu kapsamda satıcılardan alınan satış komisyonu nun, satışın tek çekimli veya taksitli yapılmış olmasından bağımsız olduğu söylenebilecektir. Satış komisyonları, ürün kategorisi veya alt kategorisine bağlı olarak değişiklik göstermekte ve önceden belirlenmekte dir. G.6. İlgili Pazar G.6.1. İlgili Ürün Pazarı (52) İlgili Pazarın Tanımlanmasına İli şkin Kılavuz un 3. paragrafında da ifade edildiği üzere ilgili ürün pazarı; ürün özellikleri, fiyatları ve kullanım amaçları bakımından tüketici tarafından ikame edilebilir s ayılan bütün ürünleri kapsamaktadır. İlgili ürün pazarı nın tanımlanmasında talep ikamesinin yanında, talep ikamesine eşdeğer etkisi olduğu durumlarda arz ikamesi de hesaba katılmaktadır. (53) Finans hizmetlerine yönelik Rekabet Kurulu (Kurul) kararlarına bakıldığında8 kredi faaliyetlerinin genel itibarıyla bireysel ve kurumsal krediler olarak iki ana başlıkta toplandığı görülmektedir. Bireysel krediler tüketici, araç, mortgage kredileri gibi alt branşlardan oluşmaktayken; kurumsal krediler ise , ticari işletmelere sunulan yatırım, finansman, yeniden finansman ve benzeri kredilerden meydana gelmektedir.9 Bu bilgiler çerçevesinde Kurul kararlarında ilgili pazarın en geniş tanımıyla bankacılık hizmetleri şeklinde, yahut her bir ana hizmet türü baz alınmak suretiyle mevduat hizmetleri , kredi hizmetleri ve kredi kartı hizmetleri şeklinde ya da daha alt segmentler bazında kurumsal krediler , konut kredileri veya KOBİ'lere sunulan kredi hizmetleri ve bireysel ve ticari kredi hizmetleri 10 şeklinde belirlenebildiği görülmektedir .11 (54) Kurul un Takas Komisyonu II Kararı nda12 da belirtildiği üzere , kartlı ödeme sistemlerinin karakteristik özelliği, kartla yapılan her işlemin kart hamilleri ve üye işyerleri gibi iki ayrı kullanıcıyı kapsamasıdır . Kart hamilleri bir ödeme kartını ancak üye işyerlerinin kabul etmesi durumunda kullanmak istemekte, üye işyerleri de kartın kullanıcı sayısı artıkça kartı kabul etmekten fayda elde etmektedir. İşlemler ancak kart hamilleri ve işyerlerinin her ikisinin de sisteme dâhil olması durumunda gerçekleşmektedir. Bir diğer ifadeyle bir ödeme şebekesinin hem kart hamilleri hem de işyerleri açısından değeri, pazarın diğer tarafındaki şebeke büyüdükçe artmaktadır. Bu nedenle kartl ı ödeme sistemlerini, kart hamillerine ve işyerlerine birbirine bağımlı hizmetler sağlayan çift taraflı pazar olarak değerlendirmek mümkündür. Banka kartı 7 Valör , faiz hesaplamasına başlangıç oluşturan tarihtir. Kredi hesaplarına alacak geçen hareketler için işlemin yapıldığı günü takip eden ilk iş günüdür. Borç geçen işlemler için valör , işlemin yapıldığı gündür. 8 Rekabet Kurulu nun 16.12.2010 tarih ve 10 -78/1602 -611 sayılı; 17.05.2011 tarih ve 11 -31/613 -189 sayılı; 23.06.2011 tarih ve 11 -39/813 -256 sayılı; 08.03.2013 tarih ve 13 -13/198 -100 sayılı; 28.11.2017 tarih ve 17 -39/636 -276 sayılı kararları. 9 Reka bet Kurulu nun 07.03.2011 tarihli ve 11 -13/243 -78 sayılı kararı (Maaş Promosyon Kararı). 10 Rekabet Kurulunun 23.06.2011 tarihli ve 11 -39/813 -256 sayılı; 16.12.2010 tarihli ve 10 -78/1602 -611 sayılı kararları. 11 Rekabet Kurulunun 08.03.2013 tarihli ve 13 -13/198-100 sayılı kararı (Banka II Kararı). 12 Rekabet Kurulunun 08.06.2017 tarihli ve 17-19/294-130 sayılı kararı. 22-08/111 -44 16/31 ve kredi kartlarının ödeme sistemleri içindeki yeri, her ne kadar işyerlerinin kabulü açısından ika me edilebilir nitelikteyse de tüketici açısından ikame edilebilir nitelikte değildir. Banka kartı ile ödeme yapmak için müşteriye ait vadesiz hesapta mevduat bulunması gerekmektedir. Ayrıca banka kartı ile yapılan alışverişlerde, alışveriş tutarının kart h amilinin vadesiz mevduat hesabından anında düşmesi nedeniyle bu kartlar, tıpkı nakit gibi, yüksek tutarlı alışverişlerde tercih edilen bir ödeme aracı değildir. Kredi kartı ile yapılan alışverişlerde ise taksit imkânı var olup tüketicilerin ödemeleri taksitler halinde gerçekleştirmeleri mümkün olmaktadır. Dosya konusu işlemde de vade farklı işlemlerin taksitli işlemlerden kaynaklandığı göz önüne alındığında, kredi kartının diğer ödeme araçlarından ayırt edici özellikle ri ve ikame olanakları dikkate alınarak, dosya konusu işlemde ilgili ürün pazarı nın kredi kartı ile ödeme hizmetleri pazarı olarak belirlen ebileceği d eğerlendirilmektedir . (55) Kurul un, dosya konusu işlem ile benzer durumlarda ki değerlendirmelerinde , ilgili ü rün pazarını kredi kartları ile ödeme hizmetleri pazarı , banka kartları ile ödeme hizmetleri pazarı veya kartlı ö demeler pazarı olarak tanımlaya bildiği görülmektedir. (56) İlaveten mevcut dosya ile benzer özellikler gösteren Fiktif İşlemler Kararı nda13, POS cihazları ve kredi kartlarının amaçları dışında kullanılması suretiyle faiz ve komisyon karşılığında gerçeğe aykırı olarak harcama belgesi, nakit ödeme belgesi ya da alacak belgesi düzenleyen üye işyerlerinin yaratabileceği muhtemel risklerin önlenmesi ve izlenmesinin yanı sıra, anılan faaliyetlerin doğurduğu mali ve ekonomik zararların en aza indirilmesini teminen, fiktif işlemler in neler olduğunun tespitine ilişkin olarak hazırlanan POS Cihazları ve Kredi Kartlarının Amaç Dışı Kullanım Hallerinin T espiti Hakkında Mesleki Tanzim Kararı ile Fiktif İşlem Değerlendirme Komitesinin Oluşumu, Çalışma Esas ve Usulleri Hakkında Tebliğ değerlendirilmiştir. Bildirime k onu Mesleki Tanzim Kararı nın Kurul un Fiktif İşlemler Karar ı'nda değerlendirilen benzer konuları içermesi nedeniyle üye işyeri edinme pazarı da ilgili ürün pazarı olarak tanımlanabilecektir. (57) Ancak, İlgili Pazarın Tanımlanmasına İlişkin Kılavuz un 20. paragrafında ... inceleme konusu işlem, gerek ürün gerekse de coğrafi açıdan olası altern atif pazar tanımları çerçevesinde rekabet açısından endişeler yaratmıyor ya da alternatif tüm tanımlar açısından rekabeti bozucu bir etki söz konusu oluyorsa pazar tanımı yapılmayabilir ifadesi yer almaktadır. M evcut dosya kapsamında ilgili pazarın geniş ya da dar tanımlanmasının değerlendirmeye bir etkisi bulunmayacağından ilgili ürün pazarının tanımlanmasına gerek görülmemiştir.14 G.6.2. İlgili Coğrafi Pazar (58) İlgili Pazarın Tanımlanmasına İlişkin Kılavuz un 3. paragrafında ilgili coğrafi pazar, Teşebbüslerin mal ve hizmetlerinin arz ve talebi konusunda faaliyet gösterdikleri, rekabet koşullarının yeterli derecede homojen ve özellikle rekabet koşulları komşu bölgelerden hissedilir derecede farklı olduğu için bu bölgelerden kolayca ayrılabilen bölgeler olarak tanımlanmaktadır . (59) Bildirime konu Mesleki Tanzim Kararı çerçevesin de temel olarak 5464 sayılı Kanun un 17. maddesinin birinci fıkrasında banka ve kredi kartları ile işlem yapan kişilerin korunm ası amacıyla sevk edilen hükmü n gereklerinin etki n bir şekilde hayata geçirilebilmesi için TBB üyesi bankaları kapsayan etkili bir sistemsel izleme 13 Rekabet Kurulu nun 13.12.2012 tarihli ve 12-64/1640-602 sayılı kararı. 14 Rekabet Kurulu nun 07.11.2019 tarihli ve 19 -38/564 -233 sayılı ve 23.01.2020 tarih li ve 20 -06/69 -38 sayılı kararları. 22-08/111 -44 17/31 mekanizmasının kurulması hedeflenmektedir . İlgili coğrafi pazar söz konusu hizmetin Türkiye genelinde sunulacak olması nedeniyle Türkiye olarak tanımlanmış tır. G.7. Değerlendirme G.7.1. Bildirime Konu Uygulamanın 4054 Sayılı Kanun un 4. Maddesi Bakımından Değerlendirilmesi (60) 4054 sayılı Kanun un 3. maddesinde teşebbüs , piyasada mal veya hizmet üreten, pazarlayan, satan gerçek ve tüzel kişilerle, bağımsız karar verebilen ve ekonomik bakımdan bir bü tün teşkil eden birimler olarak; teşebbüs birliği ise; teşebbüslerin belirli amaçlara ulaşmak için oluşturduğu tüzel kişiliği haiz ya da tüzel kişiliği olmayan her türlü birlikler olarak tanımlanmıştır. TBB, Bankacılık Kanunu nun 79. maddesi hükümlerine göre tüm mevduat bankaları ile kalkınma ve yatırım bankalarının üye olmak zorunda oldukları tüzel kişiliği haiz kamu kurumu nit eliğinde bir meslek kuruluşudur. Konuyla ilgili Kurul ve Danıştay kararları doğrultusunda , rekabet hukuku bağlamında bir kararın teşebbüs birliği kararı olup olmadığının değerlendirilmesinde teşebbüs birliğinin ekonomik hayata ilişkin kararlar alıp almadığ ı hususu önem kazanmaktadır.15 (61) Bankacılık Kanunu nun Birliklerin görev ve yetkileri başlıklı 80. maddes i ve Birlik Statüsünün 4. maddesi ne dayanılarak TBB bünyesinde 5464 sayılı Kanun un 17. maddesinin ihlaline ilişkin yaptırımların uygulanması na yönelik olarak M esleki Tanzim Kararı alınmıştır. Bu bağlamda bahse konu Mesleki Tanzim Kararı , 5464 sayılı Kanun un 17. maddesi çerçevesinde, (i) Aykırı işlem yapan üye işyerinin merkezi bir izl eme mekanizması tarafından takibine (birinci aşama) , (ii) Aykırılığı gidermeye n işyerinin kart kabul eden tüm kuruluşlarla olan üye işyeri sözleşmelerinin feshedilmesine ve bir yıl boyunca da hiçbir kart kabul eden kuruluşla üye işyeri sözleşmesi imzalayama masına (ikinci a şama) yöneliktir. (62) İkinci aşama nın ayrıntılarına ilişkin olarak söz konusu Mesleki Tanzim Kararı nın ekinde yer alan ve aykırı işlem yapan üye işyerine yönelik Bilgilendirme Taslağı nda ise üye işyerinin; üye işyeri sözleşmesi imzaladığı tüm kuruluşlarla kart kabulüne dair sözleşme ilişkisinin sona erdirileceği (birinci hüküm), bir yıl süre ile hiçbir kuruluş ile üye işyeri sözleşmesi imzalayamayacağı (ikinci hüküm) , banka kartı ve kredi kartı ile ödeme kabul edemeyeceği ve işlerini fiilen yöneten görevli ve ilgili mensuplarının adli para cezası ile cezalandırıla bileceği (üçüncü hüküm) . hususları yer almaktadır. (63) Buna göre, Mesleki Tanzim Kararı nın üçüncü maddesi ile Bilgilendirme Taslağı nda yer alan birinci ve ikinci hükümler uyarınca , üye işyerlerinin TBB üyesi kart kabul eden bankaların yanı sıra, sanal pos hizmeti veren elektronik ödeme kuruluşları ve yine varsa kart kabul eden kalkınma bankaları ile olan sözleşmelerin in feshedileceği ve bir 15 Rekabet Kurulu nun 30.04.2020 tarih li ve 20 -21/280 -134 sayılı ; 23.01.2020 tarihli ve 20 -06/69 -38 sayılı ve 07.11.2019 tarihli ve 19 -38/564 -233 sayılı karar ları. 22-08/111 -44 18/31 yıl süre ile üyelik ilişkisi kuramayacaklar ı anlaşılmaktadır. Bu kapsamda, TBB nin üye işyerlerine ilişkin ayırt edici bilgileri doğrudan ya da BKM bünyesinde oluşturulacak bir mekanizma ile kart kabul eden kuruluşlarla paylaşacağı ve böylelikle 5464 sayılı Kanun un 17. maddesinin uygulanması sürec ine ilişkin unsurları d enetleyeceği görülmektedir . (64) Bildirime konu uygulamanın ilk aşamasını teşkil eden aykırı işlem yapan üye işyerinin merkezi bir izleme mekanizması tarafından takibine yönelik işleyişin detaylarına bakıldığında, temel olarak söz konusu işyeri ni ayırt edici bilgilerin ( BKM Genel İşyeri Numarası, TC Kimlik Numarası/Vergi Kimlik Numarası vb. ), aykırı işlemi ortadan kaldırıp kaldırmadığının, kaldırmamışsa üye işyeri sözleşmesinin feshedilip feshedilmediğinin TBB, TKBB ve TÖDEB üyeleri ile pa ylaşılmasının öngörüldüğü anlaşılmaktadır. (65) Bu hususa ilişkin olarak Kurulun 20.04.2016 tarih ve 16-14/217 -94 sayılı kararında, TBB nezdinde kurulu Risk Merkezi tarafından , Bankalararası Kart Merkezi A.Ş. de bulunan üye iş yeri ciro bilgilerine ilişkin dönem, üye işyerinin kimlik numarası, üye işyeri cirosu ve cironun kaynağı banka sayısı bilgilerinin paylaşım ının ele alındığı görülmektedir . Kurul kararında , tüzel kişiliğe sahip, kamu kurumu niteliğinde bir meslek kuruluşu olarak faaliyetlerini sürdüren TBB bünyesindeki Risk Merkezi nin, bildirim konusu uygulamalar bakımından, Bankacılık Kanunu ve ilgili Yönetmelik kapsamında yetkili olduğu tespiti yapılarak üye işyerinin kimlik numarası da dâhil olmak üzere üye işyeri cirosu ve cironun kaynağı banka sayı sı bilgilerinin paylaşılması işlemlerine 4054 sayılı Kanun un 8. maddesi çerçevesinde menfi tespit belgesi verilmesine karar verilmiştir. Bahse konu karar çerçevesinde, TBB bünyesindeki Risk Merkezi n e üye bankalar, faktöring şirketleri, finansal kiralama şirketleri, finansman şirketleri, varlık yönetim şirketleri ile diğer finansal kuruluşlar16 bünyesinde hâlihazırda üye işyer lerini ayırt edici bilgilerin bulunmakta olduğu anlaşılmaktadır. (66) Diğer yandan, Yatay İşbirliği Anlaşmaları Hakkında Kılavuz da da açı klamasına yer verildiği üzere , teşebbüsler arası bilgi değişimi çeşitli şekillerde gerçekleşebilmektedir. Bilgi rakipler arasında doğrudan ya da meslek kuruluşları gibi teşebbüs birlikleri, pazar araştırma kuruluşları ve benzeri üçüncü taraflar veya teşebb üslerin tedarikçi ya da dağıtım ağı yoluyla dolaylı olarak paylaşılabilmektedir. Kılavuz da, fiyata, miktara, müşterilere, maliyetlere, cirolara, satışlara, alımlara, kapasiteye, ürün niteliklerine, pazarlama planlarına, risklere, yatırıma, teknolojilere, ar-ge programlarına ilişkin bilgilerin rekabete duyarlı olduğu ifade edilmektedir. Buna ek olarak bilgi değişiminin 4054 sayılı Kanun kapsamında değerlendirilmesinde, pazarın yapısı, paylaşılan bilginin niteliği, toplulaştırılmış olup olmadığı, geçmişe y önelik olup olmadığı, paylaşımın tarafları, paylaşım sıklığı, paylaşılan bilginin pazarın ne kadarını kapsadığı, paylaşıma katılım gibi hususların dikkate alınması gerekmektedir. (67) Bildirime konu uygulama kapsamında, aykırı işlem durumunda üye işyeri bankasının TBB ile paylaşacağı ve TBB vasıtasıyla TKBB ve TÖDEB ile paylaşılacak bilginin kapsamının üye işyeri kimliği ve aykırı işlemin ortadan kaldırılıp kaldırılmadığı, kaldırılmamışsa üye işyeri sözleşmesinin feshedildiği bilgisi ile sınırlı olacağı anlaşılmaktadır. Ayrıca söz konusu işyerinin hangi banka(lar)nın müşterisi olduğu, ciro miktarı, işlem hacmi gibi bilgilerin paylaşıma konu olmayacağı , paylaşıma konu bilgilerin sadece aykırı işlem gerçekleşmesi durumunda ve yalnızca söz konusu aykırı 16 https://www.riskmerkezi.org/tr/risk -merkezi/uyeler/10 , Erişim Tarihi: 17.07.2021. 22-08/111 -44 19/31 işlem e ilişkin olaca ğı anlaşılmaktadır. İlaveten, bir yılın sonunda paylaşılan verilerin sistemden silineceği belirtilmektedir. Dolayısıyla Mesleki Tanzim Kararı nın birinci, ikinci ve dördüncü hükümleri ile Bankacılık Kanunu nun Birliklerin Görev ve Yetkileri başlıklı 80(d) maddesinde öngörülen İlgili mevzuat uyarınca alınan kararlar ile Kurumca alınması istenilen tedbirlerin uygulanmasını takip etmek yetkisinin sınırları dahilinde bir izleme mekanizması kurulmak istendiği anlaşılmaktadır. Bu hususlar dikkate alındığında, paylaşılan bilgilerin rekabete duyarlı olmadığı sonucuna ulaşılmıştır . Bu sonuç kapsamında, söz konusu bilgi paylaşımının 4054 sayılı Kanun un 4. maddesi kapsamında olmadığı ve buna ilişkin olarak Mesleki Tanzim Kararı nın birinci, ikinci ve dördüncü maddelerine aynı Kanun un 8. maddesi uyarınca menfi tespit belgesi verilebileceği kanaatine varılmaktadır. (68) Öte yandan bildirime konu uygulamanın ikinci aşamasını teşkil eden ve Mesleki Tanzim K ararının üçüncü maddesi ve Bilgilen dirme Taslağı nda yer alan birinci ve ikinci hükümlerle getiril mesi planlanan yaptırım mekanizmasının 4054 sayılı Kanun un 4. maddesi kapsamında olup olmadığı hususunun da değerlendirilmesi gerekmektedir. TBB ye üye bankaların gerek taksitli satışlara izin veren kart çıkarma pazarında gerekse üye işyeri edinme pazarında birbirlerine rakip olduğu ve TBB nin rakiplerin bir araya gelerek oluşturduğu bir yapı niteliği taşıdığı göz önünde bulundurulduğunda, getirilmek istenen yaptırı m mekanizması ile m evzuat ihlali gerçekleştiren bir üye işyerinin , anlaşması bulunduğu banka dışında TBB bünyesindeki diğer bankalar ve ödeme kuruluşlarıyla üye iş yeri sözleşmelerinin feshedilmesi ve bir yıl boyunca yenilenmemesi , üye işyerinin ekonomik fa aliyetlerini n duraklamasına ve rekabetinin kısıtlanması na neden olacaktır . Bu nedenle teşebbüs birliği niteliğini haiz TBB tarafından uygulanmak istenen yaptırım, kartla ödeme hizmetleri ve üye işyeri edinme hizmetleri pazarlarını etkileyebilecek olup 4054 sayılı Kanun un 4. maddesine aykırılık teşkil etmektedir. Dolayısıyla söz konusu yaptırım mekanizmasına menfi tespit belgesi verilmesinin mümkün olmadığı ve Mesleki Tanzim Kararı nın üçüncü maddesi ile Bilgilendirme Taslağı nın birinci ve ikinci hükümlerine yönelik olarak 4054 sayılı Kanun un 5. maddesi çerçevesinde bireysel muafiyet değerlendirmesi yapılması gerektiği kanaatine varılmaktadır. G.7.2. TBB Mesleki Tanzim Kararının 4054 Sayılı Kanun un 5. Maddesi Bakımından Değer lendirilmesi (69) 4054 sayılı Kanun un 4. maddesi kapsamındaki bir anlaşma, uyumlu eylem ya da teşebbüs birliği kararına bireysel muafiyet tanınabilmesi için, aynı Kanun un 5. maddesinin birinci fıkrasında sayılan iki olumlu ve iki olumsuz koşulun birlikte sağlanması gerekmektedir. Buna göre Kurul; a) Malların üretim veya dağıtımı ile hizmetlerin sunulmasında yeni gelişme ve iyileşmelerin ya da ekonomik veya teknik gelişmenin sağlanması, b) Tüketicinin bundan yarar sağlaması, c) İlgili piyasanın önemli bir bölümünde rek abetin ortadan kalkmaması, d) Rekabetin (a) ve (b) bentlerindeki amaçların elde edilmesi için zorunlu olandan fazla sınırlanmaması. koşullarının tamamının varlığı halinde teşebbüsler arası anlaşma, uyumlu eylem ve teşebbüs birlikleri kararlarının 4. madde hü kümlerinin uygulanmasından muaf tutulmasına karar verebilir. 22-08/111 -44 20/31 G.7.2.1. Ekonomik v eya Teknik Gelişmenin Sağlanması Şartı (70) 4054 sayılı Kanun un 5. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde düzenlendiği üzere, rekabeti kısıtlayıcı bir anlaşmanın muafiyet korumasından faydalanabilmesi için öncelikle rekabet üzerindeki olumsuz etkisini bertaraf edebilecek düzeyde malların üretim veya dağıtımı ile hizmetlerin sunulmasında yeni gelişme ve iyileşmelerin ya da ekonomik veya teknik gelişmenin sağlanması şeklinde ortaya çıkacak bir kazanım sunabilmesi gerekmektedir. Muafiyetin Genel Esaslarına İlişkin Kılavuz un 24. paragrafında da belirtildiği üzere anlaşmanın yaratacağı etkinlik kazanımlarının tanımlanması için: - İddia edilen etkinliklerin yapısının, - Anlaşma ve etkinlikler arasındaki illiyet bağının, - Etkinliğin gerçekleşme ihtimalinin, - Etkinliğin nasıl ve ne zaman ortaya çıkacağının açıklığa kavuştur ulması gerekmektedir. Kısaca etkinlik kazanımı olarak ifade edilen dağıtımda, üretimde vb. alanlarda ortaya çıkan ekonomik/teknik gelişme ve kazanımlar, üretim ve dağıtım maliyetlerinin düşürülmesi, kalitenin artırılması, mal ve hizmet arzında devamlılığın sağlanması, yeni piyasalara girişin kolaylaştırılması ve yeni ürünlerin ya da üretim tekniklerinin bulunması gibi çeşitli görünümler arz etmektedir. Bu kapsamda, rekabeti kısıtlayıcı bir anlaşmanın muafiyet korumasından faydalanabilme si için öncelikle rekabet üzerindeki olumsuz etkisini bertaraf edebilecek düzeyde bir etkinlik kazanımı sunabilmesi gerekmektedir .17 Bahse konu etkinlik kazanımının objektif olma sı gerekmekte olup etkinlikler tarafların sübjektif bakış açıları ile değerlend irilmeme lidir. Diğer yandan, t arafların salt sahip oldukları pazar gücünün kullanımı ile ortaya çıkan maliyet etkinlikleri dikkate al ınmayacaktır . (71) Bildirim Formu nda, b ildirim konusu k arar ile banka kartı ve kredi kartı kullanan tüketicilerin mağdur edilmes ine yönelik üye işyeri uygulamalarının etkin bir şekilde bertaraf edilmesinin amaçlandığı belirtilmektedir. Karar çerçevesinde uygulanması planlanan sistem ile üye işyerlerinin aykırı işlemleri yapmalarının önüne geçilmesi bakımından caydırıcılığın sağlana cağı ve sistemin yürürlüğe konulmasıyla 5464 sayılı Kanun un 17. m addesinin ihlaline ilişkin aynı Kanun'da öngörülen yaptırım mekanizmasının etkili bir şekilde işletilmeye başlanacağı ifade edilmiştir. (72) Tüketiciyi mağdur eden uygulamaların engellenmesine yö nelik caydırıcılık bağlamında, alınan Mesleki Tanzim Kararı ile iki önemli iyileşmenin söz konusu olacağı vurgulanmıştır. Bunlardan birincisi, kurulan sistemsel izleme mekanizması sayesinde aykırı işlem yapan üye işyerlerinin etkin bir şekilde tespitinin sağlanmasıdır. Bankalar tarafından gün içerisinde işlem gören on binlerce işlem arasından üye işyerlerinin ürün satışlarında vade fark ı, taksitli satış farkı gibi uygulamalara gidip gitmediklerinin belirlenmesi nin etkili bir sistemsel izleme mekanizmasını n eksikliğinde mümkün olama dığı belirtilmekle birlikte , bu tür bir inceleme nin ciddi insan kaynağı, altyapı yatırımı ve zaman gerektir diği ifade edilmiştir . Karar ile uygulamaya konulması planlanan sistemsel izleme mekanizması kapsamında aykırı işlem yaptı kları belirlenen ve kimlikleri diğer bankalara bildirilen üye işyerlerinin 5464 sayılı Kanun a aykırı şekilde kredi ve banka kartları ile yapılan satışlarda tüketicilere ilave masraf yansıtıp yansıtmadıklarının takibi ve tespiti nin etkin bir şekilde yapıla bilece ği öngörülmektedir. İlave ten uygulama sayesinde bankaların ilgili üye işyerlerinin eylem ve işlemlerini sözleşme süresince mercek altına alarak, daha sıkı şekilde takip etmek, henüz 17 Muafiyetin Genel Esaslarına İlişkin Kılavuz, 22. paragraf . 22-08/111 -44 21/31 sözleşme imzalanmamış ise çok yönlü bir inceleme yapmak; dolayısıyla riski yönetmek gibi etkinlikler de elde edebilece ği belirtilmiştir. (73) Karar kapsamında ort aya çıkan ikinci olumlu gelişmenin kurulacak sistemsel izleme mekanizması sayesinde bankaların 5464 sayılı Kanun a aykırı davranış sergileyen üye işyerlerinin kimlik lerinden hızlı bir şekilde haberdar edilmesi ve ilgili üye işyerlerine Kanun da öngörülen tedbirlerin tüm bankalar ve ödeme kuruluşları tarafından uygulanmasının önünün açılması olduğu ve hâlihazırda üye işyerlerinin, ihlal davranışının izlenmesini sağlaya n sistemsel izleme mekanizmasının eksikliğinden yararlanarak 5464 sayılı Kanun un 17. maddesine aykırı davranış larda bulunmayı göze alabilmesinin mümkün olduğu belirtilmiştir. İlgili üye işyerinin bahse konu eyleminin banka tarafından tespit edilmesi halin de dahi, üye işyerinin söz konusu ihlalden haberi olmayan başka bir banka veya ödeme kuruluşu ile anlaşarak banka ve kredi kartları ile ödeme almaya ve dolayısıyla tüketicileri mağdur etmeye de vam etmesinin ihtimal dahilinde olduğu ifa de edilmiştir. (74) Muafiy et değerIendirmesinin bu şartında başvuruya konu uygulamanın, taraflarca ileri sürülen etkinlik kazanımlarının temini için yeterli ve gerekli olup olmadığı tartışılmalıdır. Buna göre, 5464 sayılı Kanun un 17. maddesi, üye işyerlerinin kart hamilinden kartın kullanılması dolayısıyla komisyon veya benzeri bir isim altında ilave bir ödemede bulunmasını, üye işyeri anlaşması yapan kuruluşlar tarafından üye işyeri sözleşmesi feshedilir ve bir yıl süreyle yeni bir sözleşme yapılamaz. şeklinde bir yaptırım a bağlamıştır. Anılan maddeden, bu maddeye aykırı davranan üye işyeri ile sadece üye i şyeri bankasının ilişkisinin kesileceği ve bir yıl boyunca sadece ilgili bankayla çalışılamayacağı anlaşılmaktadır. Mesleki Tanzim Kararı ile getirilen yaptırım ise üye i şyerinin kimliğinin TBB üyelerinin yanı sıra TKBB ve TÖDEB ile paylaşılması nın akabinde aykırı işleme son vermesi yönündeki uyarıya riayet etmeyen üye işyerinin kart kabul eden tüm kuruluşlarla çalışmasının sonlandırılması ve bir yıl süreyle yeni bir üyeli k sözleşmesi akdedememesi yönündedir. (75) Muafiyetin bu ilk koşulu bağlamında bildirime konu Karar ile getirilmek istenen yaptırım ele alındığında , aykırı işlem yapan üye işyerinin tespitinin akabinde durum un TBB, TKBB ve TÖDEB e bildirilece ği ve üye işyerine aykırılığı gidermesi için süre verilece ği, sürenin sonunda aykırılık giderilmediği takdirde durum un anılan Birliklere iletilece ği ve bunlar vasıtasıyla üye işyeri anlaşması bulunan bütün kuruluşlarla üye işyeri sözleşmeleri nin feshedilece ği anlaşılmaktadır . Bunu takip eden bir yıl boyunca ise söz konusu teşebbüs başka bir kart kabul eden kuruluşla da üyelik ilişkisi kuramayacaktır. Bu yaptırım mekanizmasından elde edilecek etkinliğe ilişkin olarak TBB, ilgili üye işyerinin bahse konu eyleminin banka tarafın dan tespit edilmesi halinde, üye işyerinin söz konusu ihlalden haberi olmayan başka bir banka veya ödeme kuruluşu ile anlaşarak banka ve kredi kartları ile ödeme almaya devam etmesinin engellenmesinin amaçlandığını belirtmiştir. Böylelikle yaptırım mekaniz masının caydırıcılığının artırılmasın ın planlandığı anlaşılmaktadır. (76) Muafiyetin bu ilk koşulunun değerlendirilmesinde nazara alınan etkinlik çeşitleri objektif olan tüm ekonomik etkinlikleri içermektedir. Farklı kategorileri kesin hatlarla birbirinde n ayırmak uygun olmasa da genel bir ayrım, maliyet etkinlikleri ve nitel etkinlikler başlıkları altında yapılabilmektedir. Buna göre, maliyet etkinlikleri yeni üretim teknolojileri ve metotlarının geliştirilmesinden, mevcut varlıkların entegrasyonundan kaynaklan an sinerjiden, ölçek ekonomisinden, kapsam ekonomisinden kaynaklanabilir. Maliyetlerin azalması yönündeki etkinlikler aynı zamanda daha iyi üretim planlaması yapabilme, stok tutma maliyetlerini azaltma ve daha yüksek 22-08/111 -44 22/31 kapasite kullanım oranlarına erişme imk ânı sağlayan anlaşmalar sonucu gerçekleşebilir. Ayrıca taraflara , üretimlerin i tesisleri arasında daha rasyonel olarak paylaştırma imkânı tanıyan anlaşmalar da maliyet avantajı yaratır. Taraflar maliyet etkinliğinin ortaya çıkacağını iddia ediyorlar ise, söz konusu maliyet etkinliğinin ne şekilde ve ne büyüklükte olacağını da açıkça ortaya koymalıdırlar. Ancak TBB tarafından ileri sürülen e tkinliklerin yapısına bakıldığında, yaptırım mekanizma sı ile ilgili olarak herhangi bir maliyet etkinliğinden bahsedilmediği ve bu yönde herhangi bir somut verinin ortaya konulamadığı görülmekted ir. (77) İlk muafiyet koşulunun değerlendirilmesinde ele alınan bir diğer etkinlik türü ise nitel etkinliklerdir. Nitel etkinlikler yeni ya da gelişmiş bir ürünün üretilmesi, ürün çeşitliliği ve kalitenin artırılması şeklinde ortaya çıkabilmektedir. Buna göre, teşebbüsler işbirliği yaparak sınırlayıcı anlaşma olmadan müm kün olmayacak, ya da ciddi gecikmeyle veya yüksek maliyetle gerçekleşebilecek etkinlik kazanımları yaratabilirler. Bu mahiyette etkinlik kazanımı yaratabilecek anlaşmalar özellikle araştırma ve geliştirme anlaşmalarıdır. Diğer yandan, birbirini tamamlayıcı varlıkların bir araya getirilmesi nitel etkinlik kazanımlarına ortam hazırlayacak sinerjilerin doğmasına yardımcı olabilir. Yine, dağıtım anlaşmaları da nitel etkinlik kazanımlarına yol açabilir. Bildirime konu uygulama kapsamında getirilmek istenen yaptı rım mekanizması bahse konu nitel etkinlikler çerçevesinde ele alındığında, kart kabul eden bütün kuruluşlar tarafından bir yıl süreyle uygulanacak yaptırımlar ile belirtilen türde herhangi bir nitel etkinlik kazanımının ortaya konulamadığı görülmektedir. Anılan mekanizma ile gelişmiş bir ürün üretimi, ürünlerde çeşitlilik ve kalitenin artması söz konusu olmayacaktır. Bu çerçevede, TBB tarafından ileri sürülen etkinlik kazanımları arasında, kart kabul eden kuruluşların yaptıkları işbirliği sayesinde, bildiri me konu yaptırım mekanizması olmadan mümkün olmayacak, ya da ciddi gecikmeyle veya yüksek maliyetle gerçekleşebilecek etkinlik kazanımlarının varlığı tespit edilememektedir. Yine, yaptırım mekanizması ile birbirini tamamlayıcı varlıkların bir araya getiril mesi ve böylelikle nitel etkinlik kazanımlarına ortam hazırlayacak sinerjilerin doğmasından bahsetmek de yapılan açıklamalar dahilinde mümkün görünmemektedir. Nihayet, bu tür etkinlik kazanımına yol açabilecek herhangi bir dağıtım anlaşması da bulunmamakta dır. (78) Hâlihazırda kanuni bir yaptırımı olan davranışın, Mesleki Tanzim Kararı nın üçüncü maddesi ve Bilgilendirme Taslağı nın birinci ve ikinci hükümleri ile TBB tarafından daha ağır bir yaptırım a tabi kılınması , pazardaki risklerin yönetilmesi amacına hizmet etmekten ziyade pazarda ki etkinliğin azalması riskini doğurabilecektir. Bu çerçevede TBB tarafından uygulanması planlanan yaptırım mekanizmasın a ilişkin Mesleki Tanzim Kararı nın üçüncü m addesi ve Bilgilendirme Taslağı nın birinci ve ikinci hüküml erinin , piyasada etkinlik doğurmaya elverişli olmadığı ve bu haliyle piyasa yapısını olumsuz yönde etkileyebileceği değerlendirilmektedir. Dolayısıyla söz konusu hükmün 4054 sayılı Kanun'un 5. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi çerçevesinde aranan koş ulu karşılamadığı kanaatine varılmaktadır . G.7.2.2. Tüketici Yararının Sağlanması Şartı (79) Muafiyetin ikinci şartı, ortaya çıkan etkinlik kazanımlarından tüketicilerin de yarar sağlamasını aramaktadır. Muafiyet değerlendirmesi bakımından tüketici kavramı, anlaşmadan etkilenen ilgili pazarlardaki mal veya hizmetlerin doğrudan veya dolaylı tüm k ullanıcılarını içerecek şekilde anlaşılmalıdır. 4054 sayılı Kanun un 4. madde si kapsamında rekabeti kısıtlayıcı bir anlaşmanın muafiyetten yararlanabilmesi için anlaşma sonucunda ortaya çıkan etkinlik kazanımlarının, anlaşmanın rekabet veya tüketiciler üze rindeki gerçekleşen veya potansiyel negatif etkisini tüketiciler 22-08/111 -44 23/31 bakımından telafi etmesi gerekmektedir. Bu durumda genel prensip olarak anlaşmanın tüketiciler üzerindeki net etkisinin en azından nötr olması beklenmektedir. Anlaşma tüketicileri anlaşma ger çekleştirilmeden önceki durumdan daha kötü bir duruma getiriyorsa muafiyetin ikinci şartı sağlanamaz .18 (80) Bu şartın sağlanıp sağlanmadığına ilişkin değerlendirmede esas olan (a) bendinde sağlanacak etkinliğin rekabetin kısıtlanmasından dolayı tüketicilerin ma ruz kaldıkları negatif etkileri telafi edecek düzeyde tüketiciye aktarılmasıdır. Bu durumda ortaya çıkan etkinliğin rekabet kısıtının olumsuz etkilerini dengeleyici şekilde tüketiciye yarar sağladığının gösterilmesi gerekmektedir. Yeni ürün geliştirilmesi ve mevcutların iyileştirilmesi tüketici refahını artıracaktır. Bu tür gelişmelerden elde edilen fayda, rekabeti kısıtlayan uygulamadan kaynaklanan zararı aştığı takdirde tüketicinin yarar sağlama sı şartı gerçekleşmiş olacaktır. (81) Bildirim Formu nda TBB, u ygulamanın yürürlüğe girmesiyle 5464 sayılı Kanun ile yasaklanan ve tüketicileri doğrudan mağdur eden uygulamaların önü ne geçilmiş olacağını belirtmektedir . Bu sayede tüketicilerin, kredi ve banka kartı kullanmaları ve bu kartlarla taksitli veya vadeli işlem y apmaları nedeniyle ilave ücretlere maruz kalmaktan kurtulmaları nın hedeflen diği ifade edilmektedir. İlaveten TBB, uygulama sayesinde tüketicilerin, kartlı ödeme sistemlerinin dezavantaj lı olmadığına dair güveninin ar tırılması nın da tüketici faydasının sağl anmasına hizmet edece ğini ve böylelikle, rekabetçi bir ortamda kaliteli bir anlaşmalı üye işyeri portföyünün oluşturulması nın mümkü n olabileceğini; tüketicilerin işlemlerini güvene dayalı bir ortamda gerçekleştirme sinin huzurunu yaşayabilecekler ini vurgulamaktadır. (82) Buna göre b ildirime konu uygulama ile tüketiciye sağlanacak başlıca yararlar TBB tarafından aşağıdaki şekilde sıralanmıştır: Üye işyerlerinin tüketicilerden ek bedel, komisyon talep ederek, haksız şekilde kazanç sağlamasının ve tüketici ma ğduriyetine yol açmasının önüne geçmek, Aykırı İşlem yapan bu tür üye işyerlerinin belirlenmesi aşamasında bankalarca maruz kalınan operasyonel maliyetleri düşürmek, Tüketiciler nezdinde, kartlı ödeme sistemlerinin güvenilir olmadığı ve/veya daha masrafl ı olduğu gibi hatalı bir izlenim oluşmasını engellemek, Üye işyeri ağındaki hukuka aykırılıkları ortaya çıkartarak bu ağın kalitesini ve hukuka uyumun u artırmak, Rekabet ortamında kaliteli bir anlaşmalı üye işyeri portföyü oluşturmak . (83) Bildirime konu uygula ma kapsamında yer alan yaptırım mekanizması, elde edileceği ileri sürülen tüketici yararı ile beraber değerlendirildiğinde, tüm kart kabul eden kuruluşlarca üye işyeri sözleşmesinin sonlandırılması ve bir yıl boyunca yeni sözleşme imzalanmaması ile sözü ed ilen tüketici faydaları arasında doğrudan bir illiyet bağının kurulamadığı anlaşılmaktadır. Öyle ki 5464 sayılı Kanun un 17. maddesine aykırılık neticesinde aynı maddede üye işyeri bankası tarafından üyelik sözleşmesinin sonlandırılacağına dair hüküm hâlih azırda yer almaktadır. Dolayısıyla POS terminalleri kullanılarak aykırı işlem yapılan banka tarafından üyelik sözleşmesinin feshedilmesi ve bir yıl süreyle yeni sözleşme yapılmaması aykırı işlem nedeniyle ortaya çıkabileceği ileri sürülen tüketici mağduriy etini ortadan kaldırmayı amaçlayan ve bu amaca ulaşmaya elverişli bir hükümdür. 18 Muafiyetin Genel Esaslarına İlişkin Kılavuz, 42 -44. paragraf. 22-08/111 -44 24/31 (84) Bu bağlamda kartlı ödeme sistemlerinin daha masraflı olduğu şeklinde tüketici nezdinde oluşan algı, üye işyeri tarafından kartın kullanılmasına bağlı olarak kart kabul eden kuruluşa ödenen komisyonun tüketiciye yansıtılmasından kaynaklanmakta olup 5464 sayılı Kanun un 17. maddesinde Üye işyerleri, kart hamilinden kartın kullanılması dolayısıyla komisyon veya benzeri bir isim altında ilave bir ödemede bulunmasını isteyemez şeklinde ifade edilen yasak hakkında benimsenen yaptırımın bu algının giderilmesi amacına ulaşmakta yeterli ve elverişli olduğu değerlendirilmektedir . Diğer bir deyişle, Kanun da öngörülen yaptırımın kapsamının genişletilerek bütün üye işye ri kuruluşlarınca uygulanması ulaşılmak istenen tüketici yararı ile bağdaşmamaktadır . (85) Bu husus çevrim içi ticaret platformlar ı özelinde ele alındığında, aykırı işlem yaptığı tespit edilen platformun anlaşmalı olduğu bütün sanal POS terminallerinin kapatılması bu platforma üye olan satıcıları da etkileyecek ve bu satıcılar anılan platform üzerinden satış yapamaz hale gelecektir. Bu durumda söz konusu satıcılar faaliyetlerine devam edebilmek ve sattıkları mal/hizmet bedelini sanal POS lar üzerinden tahsil edebilmek için ödeme kuruluşları ya da bankalarla kendileri üye işyeri anlaşması yapmak durumunda kalacaktır. Bahse konu kuruluşlar karşısında platformlar kadar pazarlık gücüne sahip olmayan satıcılar daha yüksek komisyon oranları ile çalışmak durumunda kalacaktır. Bu komisyo n oranları ise satılan mal ve hizmetlerin bedeline yansıyacak ve bu fiyat artışına nihai tüketici katlanmak durumunda kalacaktır. Söz konusu usulle çalışamayan satıcılar ise platformlardaki faaliyetlerine son verecek ve böylelikle tüketici seçeneklerinde a zalma yaşanacaktır. (86) TBB tarafından getirilmek istenen yaptırım mekanizması çevrim içi ticaret platformlar ı haricinde aykırı işlem yapan teşebbüsler bakımından da benzer etkiler doğuracaktır. Buna göre, gerek sanal POS gerek fiziksel POS kullanan bir işyeri nin, üye işyeri anlaşmasının olduğu bankanın POS cihazını kullanarak aykırı işlem yaptığının tespit edilmesiyle diğer bütün POS cihazlarının kullanımı nın durdurulması faaliyetleri ni sekteye uğra tacaktır. Buna ek olarak bir yıl boyunca yeni bir POS temin ed emeyecek olması işyerinin sadece elden nakit ödeme ile faaliyetlerini sürdürebilmesine yol açacaktır. Şayet bu şekilde faaliyetlerini sürdüremezse söz konusu işyeri faaliyetlerini durduracak, bu da tüketici seçeneklerini olumsuz yönde etkileyecektir. Diğer taraftan herhangi bir üye işyerinin ( çevri m içi platform olmayan) bahse konu yaptırıma tabi tutulması ilgili satıcıyı, ödemelerin tamamen kartl a yapıldığı tüm çevrim içi kanallardan dışlayacak ve nihayetinde tüketici tercihlerinde bir azalmaya yol açabile cektir. (87) Tüketicilerin bildirime konu işlemden ne şekilde etkileneceğinin değerlendirilebilmesi için öncelikle kart kullanımının tüketicilerin ödeme tercihleri arasındaki yerine bakılmalıdır. Bu kapsamda aşağıdaki tablo, 2021 Haziran ayı itibarıyla bir yıllık dönemde kart kullanımında %14 oranında bir artış olduğunu ve esas alınan dönem itibarıyla 221,3 milyon adet kartın kullanımda olduğunu göstermektedir. Tablo 6: Kart Sayıları (Milyon Adet) Gelişimi Kart Sayıları (Milyon Adet) 2020 Haziran 2021 Haziran Değişim (%) Banka Kartı 137,8 141,5 3,0 Kredi Kartı 71,9 79,8 11,0 Toplam 209,7 221,3 14,0 Kaynak: https://bkm.com.tr/wp -content/uploads/2021/04/bkm_2021_H1_bulten.pdf (88) Yukarıdaki tabloya ek olarak aşağıda ki tabloda kartla yapılan ödemelerin büyüklüğüne bakıldığında , 2021 Ocak -Haziran dönemi itibarıyla 701,1 milyar TL lik işlem gerçekleştirildiği görülmektedir. Tablo 7: Kartlı Ödeme Tutarı (Milyar TL) Gelişimi 22-08/111 -44 25/31 Kart Sayıları (M ilyar TL) 2020 Ocak -Haziran 2021 Ocak -Haziran Değişim (%) Banka Kartı 76,0 111,5 47,0 Kredi Kartı 420,8 588,6 40,0 Toplam 496,8 701,1 87,0 Kaynak: https://bkm.com.tr/wp -content/uploads/2021/04/bkm_2021_H1_bulten.pdf (89) Diğer taraftan tüketici a lışkanlıklarının değiştiği ve e -ticaretin yaygınlaştığı göz önünde bulundurulduğunda , e-ticaret işlemlerinde ödeme yöntemlerinin büyüklüğü de önemlidir . Aşağıdaki tabloda e-ticaretteki toplam ödemelerin en fazlasını 138,4 milyar TL büyüklükle ve toplam ödeme yöntemleri içinde %61 lik oranla kartlı işlemlerin oluşturduğu görülmektedir. Tablo 8: E-Ticaret te Ödeme Yöntemleri nin Büyüklüğü Ödeme Yöntemi Toplam İçindeki Payı (%) Büyüklüğü (Milyar TL) Kartlı İşlemler 61,0 138,4 Havale -EFT-Diğer 36,0 80,4 Kapıda Ödeme 3,0 7,4 Kaynak: https://www.eticaret.gov.tr/istatistikler (90) Yukarıda yer verilen bilgilerden , kartlı ödeme lerin tüketiciler için önemli bir ödeme yöntemi olduğu anlaşılmaktadır. Dolayısıyla bildirime konu uygulama ka psamında hayata geçirilmesi planlanan yaptırım mekanizmasının tüketicilerin alışveriş noktası tercihlerini daraltacağı gibi o alışveriş noktasındaki ödeme seçeneklerini de kısıtlayaca ğı değerlendirilmektedir. (91) Açıklamalar çerçevesinde, başvuru konusu Mesleki Tanzim Kararı nın üçüncü maddesi ve Bilgilendirme Taslağı nın birinci ve ikinci hükümleri ile uygulanacak olan yaptırım mekanizmasının tüketicilerin tercihlerini kısıtlayacağı, söz konusu uygulamanın üye işyeri maliyetlerini artıracak olması sebebiyle en nihayetinde ürün ve hizmet fiyatlarını artıracağı ve bu haliyle tüketici refahını olumsuz etkileyeceği dolayısıyla 4054 sayılı Kanun'un 5. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi çerçevesinde aranan şartı sağlamadığı değerlendirilmektedir. G.7.2.3 . Piyasanın Önemli Bir Bölümünde Rekabetin Ortadan Kalkmaması Şartı (92) 4054 sayılı Kanun un 5. maddesinde aranan üçüncü şart, muafiyete konu anlaş manın ilgili piyasanın önemli bir bölümünde rekabetin ortadan kalkmasına neden olmaması dır. Bu ilk olumsuz şartın karşılanıp karşılanmadığının analizi, pazardaki rakiplerin durumu, rakiplerin anlaşma tarafları üzerinde oluşturduğu rekabetçi baskının seviyesi ve anlaşmanın mevcut rekabetçi yapı üzerindeki etkisinin incelenmesini gerektir mektedir. (93) Bildirim Formu nda, tüm pazarı kapsayan ve katılımcılara yönelik ayrımcı bir şart içermeyen unsurların söz konusu tanzim kararında mündemiç olduğu nun görül düğü19 ve bu çerçevede, kartlı ödemeler pazarı , kredi kartları ile ödeme hizmetleri pazarı , banka kartları ile ödeme hizmetleri pazarı veya üye işyeri edinme pazarı olarak tanımlanabilecek ilgili ürün pazarlarının herhangi birinde faaliyet gösteren hiçb ir teşebbüsün rekabetçi açıdan dezavantajlı bir konuma düşmesinin söz konusu olmadığı belirtilmiştir. Buna ilaveten, k redi veya banka kartları ile ödeme alan teşebbüslerin bulundukları ilgili pazarlarda da rekabetin ortadan kalkmasının söz konusu olmayacağ ı vurgulanmış olup sözü edilen teşebbüslerin 5464 sayılı Kanun un 19 Rekabet Kurulunun 20.04.2016 tarihli ve 16 -14/217 -94 sayılı kararı. 22-08/111 -44 26/31 17. maddesinin birinci fıkrasında yer alan emredici kurala uymaları gerekliliği nin başvuruya konu karardan değil; doğrudan Kanun dan kaynaklan dığı ifade edilmiştir. Bir başka deyişle, Türkiy e Cumhuriyeti içerisinde faaliyet gösteren her bir teşebbüsün hukuk çerçevesinde belirlenen kurallara uyma zorunluluğu bulunduğundan, buna aykırı hareket eden teşebbüslerin faaliyetlerinin sekteye uğramasının rekabetin ortadan kalkması olarak değerlendiril mesinin mümkün olmadığı belirtilmiştir. (94) Bildirime konu kararın üçüncü maddesi ve Bilgilendirme Taslağı nın birinci ve ikinci hükümleri ile hayata geçirilecek yaptırım mekanizmasının işleyişine yakından bakıldığında iki husus dikkati çekmektedir: (i) Aykırı işlemin TBB vasıtasıyla TKBB ve TÖDEB e bildirilmesi neticesinde TBB üyelerinin yanı sıra bu Birliklerin üyeleri de söz konusu işyeri ile olan üyelik sözleşmelerini feshedecek ve bir yıl süre yle yeni sözleşme imzalamayacaktır. (ii) Söz konusu yaptırım me kanizması sadece sanal POS ile satış yapan işyerlerini değil fiziksel POS ile satış yapan işyerlerini de kapsayacaktır. (95) Yukarıda sayılan iki husus beraber değerlendirildiğinde, Mesleki Tanzim Kararı ndan üye işyeri edinme pazarında faaliyet gösteren kart kabul eden kuruluşların tamamının faaliyetlerinin etkilendiği görülmektedir. Benzer şekilde söz konusu yaptırım mekanizması hiçbir sektör vs. ayrımı olmadan, alt pazarda faaliyet gösteren ve kartla ödeme kabul eden bütün teşebbüslerin faaliyetlerini etkile yecektir. Bu bakımdan uygulamanın rekabeti kısıtlayıcı etki göstereceği pazarların son derece geniş olduğu değerlendirilmektedir. (96) Bununla birlikte kart kabul eden kuruluşlar ve üye işyerleri arasındaki dikey ilişkide bu kuruluşlarca üye işyerlerine yöneli k uygulanacak davranışın potansiyel etkilerinin de incelenmesi gerekmektedir. Bu hususta ilk olarak yukarıda yer verildiği üzere ödeme yöntemleri içinde kartlı ödemelerin yeri ile diğer taraftan taksitli satış uygulamalarının önemi vurgulanmalıdır. Hem fiziksel hem çevrim içi satış kanallarında bir üye işyeri ile bankaların çalışmalarını durdurması, o üye işyerinin fiziksel kanalda satış seçeneklerini daraltacak, çevrim içi kanalda da faaliyet göstermesini tamamen engelleyebilecektir. Öyle ki , söz konusu yaptırım mekanizmasına istinaden üye işyerine tahsis edilen tüm POS te rminallerinin kapatılması, o iş yerinin sadece kredi kartıyla taksitli satış yapmasını değil aynı zamanda kartla tek çekim satış yapmasını da engelleyecektir. Getirilmek istenen yaptırım mekanizmasının amacının kartla taksitli satışlarda vade farkı uygulamasının önüne geçmek olduğu düşünüldüğünde, tek çekim ile satış imkânının da ortadan kaldırılması uygulanacak mekanizmanın amacını aşan ve kartla ödemeler pazarındaki rekabeti önemli ölçü de olumsuz etkileyen sonuçlar doğurabilecektir. Dolayısıyla üye işyeri bir yıl boyunca kartlı ödeme kabul edemeyeceği gibi taksitli yapacağı satışlarda da sadece nakit ödeme kabul edebilecek tir. Sonuç olarak bahse konu üye işyeri bir yıl süreyle tüketicile re sunabileceği kartlı ödeme ve taksit imkânından yoksun kalacağı gibi bir yıl sonunda yeni anlaşmalar yapmak ve kaybettiği tüketicileri kazanmak adına yeni maliyetlere katlanmak zorunda kalacaktır. Bu haliyle kartlı ödemeler pazarı , kredi kartları ile ödeme hizmetleri pazarı ve banka kartları ile ödeme hizmetleri pazarı aykırı işlem yapan üye işyerlerine kapanmış olacaktır. (97) Öte yandan TBB üyesi bankalar üye işyeri edinme pazarında rekabet halindedir. Bundan hareketle, aykırı işlem nedeniyle üyelik sö zleşmesi feshedilen bir işyeri ile diğer tüm bankaların ve ödeme kuruluşlarının POS terminallerini kapatarak sözleşmelerini feshetmeleri, söz konusu aktörler arasındaki üye işyeri edinme pazarı n daki rekabeti de kısıtlayacaktır. Bu noktada özellikle bütü n satışlarını çevrim 22-08/111 -44 27/31 içi kanallardan gerçekleştiren ve bu anlamda sadece sanal POS lar kanalıyla satış yapan çevrim içi platformların ve e -ticaret sitelerinin faaliyetlerinin vurgulanması gerekmektedir. Tek bir aykırı işlem nedeniyle bütün ödeme kanalların ı kullanmaktan bir yıl süreyle mahrum kalacak olan bir üye işyerin in rekabet yarışında varlığını devam ettirmesi mümkün görünmemektedir. (98) Bu bağlamda, bir banka ile doğrudan üye işyeri anlaşması yapmak yerine, banka karşısında daha fazla pazarlık gücüne sa hip olan e -ticaret platformları ile üye işyeri anlaşması yapmak konusunda satıcıların tercihte bulunduğu görülmektedir. Buna göre, örneğin faaliyetlerini küçük ölçekte devam ettiren bir işyerinin bankalardan tedarik edeceği POS hizmetinden kaynaklanacak komisyon ve sair masrafları karşılama olanağı sınırlı olacaktır. Bu durumu bertaraf etmek üzere söz konusu satıcı , bir e-ticaret platformu çatısı altında ve onun ödeme sistemi çerçevesinde faaliyetlerini sürdürmeyi tercih edebilecektir. Bu senaryoda, satıcının herhangi bir banka ya da ödeme kuruluşu ile anlaşma yapması gerekmemekte; ödemeye ilişkin işlemler bankalar i le platformlar arasında gerçekleşmekte ve böylelikle satıcı, ürün bedelini bankalar ile temasa girmeden platform üzerinden ve daha uygun komisyon masrafı ödeyerek tahsil etmektedir. Bu durum, satıcılar nezdinde üye işyeri edinme pazarı bakımından bankalar ile platformları yan yana konumlandırmaktadır. Dolayısıyla bankaların bir araya gelerek aykırı işlem yaptığı tespit edilen e-ticaret platformlar ıyla akdedilen bütün üyelik sözleşmelerini feshetmeleri aralarındaki rekabeti olumsuz etkileye bilecektir. Ayrıca , bildirime konu uygulama çevrim içi platformların bankalar karşısındaki pazarlık gücünü zayıflatacağı gibi bu mecraların tüketicilere sunacağı ödeme imkânlarının esnekliğini de azaltacaktır. (99) Benzer bir konumlama tüketicinin taksitle ödeme yapması noktası nda üye işyerleri ile kart çıkaran kuruluşlar arasında da gündeme g elebilecektir. Tüketici, üye iş yerinden taksitle alışveriş yapabileceği gibi dilerse tek çekimle ödeme yaparak ödeme sonrasında kart çıkaran bankanın sunduğu sonradan taksitlendirme imkânın dan faydalanabilecektir. Bu durumda tüketici ya üye işyerinin sunduğu vade ve taksit koşullarından yararlanacak ya da bankanın sunduğu sonradan taksitlendirme imkânından faydalanacaktır. Her iki durumda da tercih müşteriye ait olmakla birlikte açıklanan hu sus tüketici gözünde üye işyeri ile kart çıkaran bankaları yan yana konumlandırmaktadır. Dolayısıyla Mesleki Tanzim Kararı kapsamındaki yaptırım mekanizmas ı, kart çıkaran bankaların kendilerine bir ölçüde rakip olarak görebilecekleri üye işyerlerinin dışlanmasına yol açabilecektir. Bu noktada yine herhangi bir sektör yahut sanal POS -fiziksel POS kullanıcısı ayrımı yapılmayacak olması pazardaki rekabeti önemli ölçüde etkileyecektir. (100) Açıklamalardan hareketle , başvuru konusu kararın üçüncü maddesi ve Bilgilendirme Taslağı nın birinci ve ikinci hükümleri ile benimsenecek yaptırımın ; rakip konumundaki bankalar arasında üye işyeriyle çalışmama şeklinde bir birlikte eyleme yol açabileceği, banka ve üye işyerleri arasındaki ilişkide üye işyerleri ne pazarı kapatıcı risk taşı dığı, bankalarla vadeli ödeme imkânı sunma bakımından rakip konumunda olan pazaryerlerinin bu hizmetten yoksun bırakılması nedeniyle dezavantajlı konuma gelebileceği gerekçeleriyle, 4054 sayılı Kanun'un 5 . maddesinin birinci fıkrasın ın (c) bendinde aranan koşulu karşılama dığı değerlendirilmektedir. 22-08/111 -44 28/31 G.7.2.4. Rekabetin Zorunlu Olandan Fazla Kısıtlanmaması Şartı (101) 4054 sayılı Kanun un 5. madde sinde düzenlenen muafiyetin son şartı ; anlaşmanın, anlaşma ile hedeflenen etkinlik kazanımlarına erişmek için zorunlu olandan daha fazla sınırlayıcı olmama sıdır. 5. maddenin bu son şartı bağlamında belirleyici unsur anlaşma ve anlaşmada yer alan tekil rekabet sınırlamaları ile anlaşma kapsamın daki faaliyetler arasındaki ilişkidir. Anlaşma kapsamındaki faaliyetler bu sınırlamaların olmadığı durumda daha etkin bir şekilde yürütülüyorsa sınırlamaların gerekli ve zorunlu olduğu söylenemez. Değerlendirilmesi gereken husus anlaşma ya da sınırlamanın var olduğu durumda, var olmadı ğı duruma nazaran daha fazla etkinliğin yaratılıp yaratılmadığıdır. (102) Anlaşmanın zorunlu olup olmadığı, anlaşma ile ortaya çıkması hedeflenen etkinlik kazanımlarının rekabeti daha az sınırlayacak alternatif yollarla elde edilmes inin mümkün olup olmadığı ile ilişkilidir. Eğer etkinlik kazanımları rekabeti daha az sınırlayacak bir yolla elde edilebiliyorsa son şartın sağlanmadığı söylenebilecektir . Bu durumda alternatif yolun ekonomik ve pratik olması da dikkate alınmalıdır. (103) Bildirim Formuna göre, k arar çerçevesinde uygulanması planlanan sistemsel izleme mekanizması ile 5464 sayılı Kanun gereği aykırı işlem gerçekleştiren üye işyerlerinin etkili bir şekilde takip edilebilmesi TBB tarafından zorunlu görülmektedir. Sistemsel izleme m ekanizmasının kurulmasının alternatifi olarak, her bir bankanın kendi izleme mekanizmasını kurması teorik olarak mümkün olmakla beraber; sözü edilen çözümün uygulanması nın pratik zorluklar nedeniyle sistemsel izleme mekanizmasına alternatif teşkil etmediği belirtilmektedir. Bu zorluklardan en önemlisinin , bankaların üye işyerleri tarafından aykırı işlem gerçekleştirildiğini fark edebilmeleri için kredi/banka kartı üzerinden işleme konu olan tutar ile ilgili ürünün peşin fiyatlarını karşılaştırmaları gerekli liği olduğu ve bu çerçevede, özel bir analiz olmaksızın (örn. ürünün sitede yer alan fiyatlarının üye işyeri tarafından tahsil edilen tutar ile karşılaştırılması) aykırı işlemin fark edilebilmesinin olası görünmemesi olduğu ifade edilmiştir. Sistemsel izleme mekanizmasının eksikliğinde, her bir banka tarafından sözü edilen özel analizin yapılmasının önemli ilave maliyetlere yol açabilecek olmasının yanı sıra sistemsel izleme mekanizması ile oluşması beklenen caydırıcılık etkisinin de yok olacağı belirtilmek tedir. (104) Bunla ra ilaveten yine Bildirim Formu nda, TBB kararı çerçevesinde oluşturulan usuller kapsamında, aykırı işlem gerçekleştiren üye işyerine aykırı işlemi sonuçlarıyla bi rlikte ortadan kaldırması için yedi günlük süre verilmesine yönelik düzenleme nin de zorunluluk unsuru bağlamında önemli görüldüğü belirtilmiştir . Söz konusu usuller bağlamında, kredi kartı veya banka kartı kullanan kişilere yanlışlıkla ilave komisyon vb. ücret uygulayan işyerlerinin bahse konu hatadan haberdar olmaları ve sehven de ol sa tüketiciyi mağdur eden eylemleri nedeniyle oluşan zararları telafi etmeleri nin mümkün kılındığı ifade edilmektedir. TBB tarafından, BDDK yazısında belirtildiği üzere, üye işyerinin aykırı işlemleri neticesinde bankalara da idari müeyyide uygulanabilmesi nin ihtimal dâhilinde olduğu, b u nedenle bildirim konusu karar ın aykırı işlemleri önlemeye yönelik düzenlemeler ve yükümlülükler bağlamında da zorunluluk arz ettiği ifade edilmiştir. (105) Yaptırım mekanizması , aykırı işlem yapan üye işyerlerinin ödeme kabul ed en kuruluşlarla olan üye işyerleri sözleşmelerinin tamamının feshedilmesini ve bir yıl süre ile tekrar üye işyeri sözleşmesi yapılmamasını öngörmektedir. Buna göre, uygulama kart kabul eden bankaların yanı sıra ödeme kuruluşlarını da kapsayacak şekilde diz ayn edilmiştir. Uygulama kapsamında da, aykırı işlem sebebiyle sözleşmesi feshedilen üye işyerine ait bilgilerin TBB tarafından doğrudan veya BKM aracılığıyla TKBB ve 22-08/111 -44 29/31 TÖDEB e iletileceği ve böylelikle söz konusu birliklerin üyelerinin de aykırı işlem yapan üye işyerleri ile sözleşmelerini sonlandırmalarının sağlanacağı anlaşılmaktadır. Bu çerçevede, ele alınan uygulamanın aykırı işlem gerçekleştiren bir işyerinin kart kabul eden tüm kuruluşlar ile ilişkisinin sonlandırılmasına yol açacağı sonucuna ulaşılmak tadır. Buna ek olarak, TBB tarafından BDDK ya gönderilen 27.01.2021 t arihli ve 1954 sayılı yazıda , söz konusu uygulamanın kapsamının sadece sanal POS kullanan işyerleri ile sınırlı kalmaması gerektiği, aykırı işlem yaptığı tespit edilen fiziksel satış nokt alarının da uygulama kapsamında yer alması gerektiği belirtilmiştir. Aynı yazıda, ödeme kuruluşlarının da uygulamaya dâhil olması gerektiği ifade edilmiştir .20 Bu bağlamda, kart ile ödeme kabul eden bir işyerinin, nakit ödeme haricinde, bütün ödeme kanallar ının bu uygulama ile kapanacağı anlaşılmaktadır. (106) Mesleki Tanzim Kararı nın üçüncü maddesi ile Bilgilendirme Taslağı nın birinci ve ikinci hükümlerinde yer alan kapsayıcı yaptırım mekanizmasının zorunluluk unsuru bakımından nasıl ele alınması gerektiğine ilişkin olarak TBB den gelen cevabi yazıda; İlk olarak, ihlal eylemini gerçekleştiren üye işyerinin kolaylıkla farklı bir sağlayıcı ile çalışabilmesi ihlale kar şılık Kanun'la öngörülen yaptırımın ciddiyetini azaltmaktadır. Bir başka deyişle, 5464 sayılı Kanun'un 17. maddesine aykırı işlemler nedeniyle ciddi bir yaptırıma maruz kalmayacağını fark eden üye işyeri, kedi veya banka kartı hamillerine doğrudan ek ücret yansıtmaktan çekinmeyebilmektedir . İkinci olarak, ihlal eylemini gerçekleştiren üye işyerinin kolaylıkla farklı bir sağlayıcı ile çalışabilmesi, üye işyeri anlaşması yapan kuruluşun aktif olarak ihlal tespit etme yönündeki güdülerini zayıflatmaktadır. Zir a mevcut durumda üye işyeri anlaşması yapan kuruluşun aktif bir şekilde ihlali tespit etmesi, ilgili üye işyerinin rakip bankalara sunulması, pazar kaybı anlamına gelmektedir . ifadelerine yer verilmiştir. (107) Zorunluluk koşulu hakkında yapılan açıklamaların , TBB tarafından uygulanacak yaptırımın caydırıcılığının sağlanması noktasında y