7. Hukuk Dairesi 2024/3010 E. , 2024/4256 K. MAHKEMESİ: Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1750 E., 2024/500 K. DAVA TARİHİ : 16.10.2021 KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ: Antalya 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/620 E., 2022/319 K. Taraflar arasındaki zilyetliğin tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın usulden reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölg…
**7. Hukuk Dairesi 2024/3010 E. , 2024/4256 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ: Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1750 E., 2024/500 K. DAVA TARİHİ : 16.10.2021 KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ: Antalya 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/620 E., 2022/319 K. Taraflar arasındaki zilyetliğin tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın usulden reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; dava konusu...Mahallesi 10671 ada 4 parsel ve 13374 ada 2 parsel No.lu taşınmazların yıllardır müvekkilinin kullanımında olduğunu, 4 parsel sayılı taşınmaza su basmanı yaptığını, 2 parsel sayılı taşınmazı ise zeytinlik yaparak ihya ettiğini belirterek, müvekkilinin her iki yer üzerindeki zilyetliğinin tespitini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; 10671 ada 4 parselin malikinin Hazine olmadığını, diğer parselin ise Hazineye ait olup, taşınmaz üzerinde davacının 6292 sayılı Yasa'da aranan şekil ve sürede bir zilyetliği bulunmadığını, bu taşınmazın tapu kaydının incelenmesinde, geldisinin eski 493 parsel olduğu ve halen Antalya 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1997/7 Esas No.lu dosyasında davalı gözüktüğünün tespit edildiğini, bu sebeple, söz konusu dava dosyasının bir bağlantı bulunması halinde birleştirilmesini taleple açılan davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı taraf açacağı bir eda davasıyla veya görülmekte olan eda davasına müdahil olmak suretiyle taşınmazda hak sahipliği iddiasında bulunabileceğinden zilyetliğin tespitine ilişkin açılan işbu dava yönünden davacının hukuki yararının bulunmadığı anlaşıldığından davanın usulden reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri ve İstinaf Aşamasındaki Süreç Davacı vekili istinaf dilekçesinde; dava konusu parseller üzerindeki iyileştirmelerinin, ihyalarının ve en önemlisi de varlığının tespitini yaptırabilmenin ve varlığını hukuki güvenceye almanın müvekkilinin en doğal hakkı olduğunu belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu, kamu düzenine aykırılık teşkil eden bir hususa rastlanmadığı anlaşıldığından, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesindeki beyanlarını tekrar ederek temyiz isteminde bulunmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, zilyetliğin tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 370/4 üncü maddesi, aynı Kanun'un 106/2 , 114/1-h, 115 inci maddeleri, 2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun “Beyanlar” başlıklı 1012 nci maddesi 3. Tapu Sicili Tüzüğü'nün 60 ıncı maddesi, 4. Tespit davası, kendine özgü davalardan olup dava sonucunda verilecek kararın icra ve infaz kabiliyeti bulunmamaktadır. Bunun doğal sonucu olarak da bu davaların uygulama alanı sınırlıdır. Bilindiği üzere, tespit davalarının görülebilmesi için güncel hukuki yararın bulunması (6100 s.lı HMK 106/2 m) ve dava sonuçlanıncaya kadar da güncelliğini kaybetmemesi gerekir. Tespit davaları eda davalarının öncüsüdür, bu nedenle eda davası açılmasının mümkün olduğu hallerde, tespit davası açılmasında hukuki yararın bulunmadığı kabul edilmektedir. Hukuki yararın bulunması dava şartı olup, yargılamanın her aşamasında taraflarca ileri sürülebileceği gibi, hakim tarafından da re'sen gözetilir. Hukuki yararın bulunmadığının tespiti halinde davanın, dava şartı yokluğu gerekçesiyle usulden reddine karar verilmelidir (HMK 114/1-h, 115 m.). 3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Onama harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 03.10.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.