11. Hukuk Dairesi 2011/14323 E. , 2013/17651 K. MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 30/05/2011 tarih ve 2011/34-2011/246 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 27/09/2013 günü hazır bulunan davacı vekili Av. Nazif Aydın ile davalı vekili Av.... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek…
**11. Hukuk Dairesi 2011/14323 E. , 2013/17651 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 30/05/2011 tarih ve 2011/34-2011/246 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 27/09/2013 günü hazır bulunan davacı vekili Av. Nazif Aydın ile davalı vekili Av.... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin 10.08.2002 tarihli sözleşme ile Türk Nippon Sigorta A.Ş.’nin %96’na tekabül eden hisselerini davalıdan devraldığını, hisselerin döneme ilişkin olarak düzenlenmiş bulunan sözleşmenin 19. maddesinde devir bilançosunda yer alması gerekirken yer almayan hususların tespiti halinde devrolunanın devreden davalıya bu miktarı rücu etme hakkı bulunduğunu, anılan madde kapsamında yapılan tespit ve değerlendirmeler sonucunda ayrılması gerekip de ayrılmayan karşılıklar, ödenmemiş faizler, muhtelif gelir iptalleri, kur farkı giderleri gibi şirket kâr-zararını dolayısıyla özvarlığını ve netice olarak da şirketin satın alma tarihi itibarıyla değerini doğrudan etkileyen tutarların (1.649.738.344.153) TL olduğunu ileri sürerek, müvekkili zararı olan (1.649.738.344.153)TL’nın hisse devir bedeli ödeme tarihi 05.10.2001 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, TMSF’na ait T.Nippon Sigorta A.Ş. hisselerinin 10.08.2001 tarihli hisse devir sözleşmesi ile Sümerbank A.Ş. tarafından davacıya satıldığını ve hisse devirlerinin 04.10.2001 tarihinde gerçekleştirildiğini, davacı taraf taleplerinin hisselerin devrine ilişkin sözleşmenin 19. maddesine uygun olmadığını, davacı tarafından teklifin şirketin tüm kayıt ve belgeleri üzerinde yapmış oldukları incelemeler sonucunda oluştuğunu, dava dilekçesinde ileri sürülen hususların esasen şirketin değerine olumlu veya olumsuz yönde etkilemesinin söz konusu olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. Mahkemece, Dairemizin 18.02.2010 tarihli bozma ilamına uyulmasına karar verilerek yapılan yargılama sonunda, taraflar arasındaki sözleşmenin 29. maddesi kapsamında davacının haklarından feragat etmiş sayılamayacağı, bilirkişi raporunda davacının zararının belirlendiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 1.364.522,05 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. 1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir. 2 - Dava, anonim şirket hisse devri sözleşmesi kapsamında, devri bilançosunda yer almayan pasiflerden kaynaklanan zarar sebebiyle tazminat istemine ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık davacı tarafça belirtilen pasifler içerisinde yer alan kalemlerin nitelik itibari ile şirket zararı mahiyetinde olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Davacı vekili, müvekkilinin 10.08.2002 tarihli sözleşme ile Türk Nippon Sigorta A.Ş.’nin %96’na tekabül eden hisselerini davalıdan devraldığını, hisselerin döneme ilişkin olarak düzenlenmiş bulunan sözleşmenin 19. maddesinde devir bilançosunda yer alması gerekirken yer almayan hususların tespiti halinde devrolunanın devreden davalıya bu miktarı rücu etme hakkı bulunduğunu, anılan madde kapsamında yapılan tespit ve değerlendirmeler sonucunda ayrılması gerekip de ayrılmayan karşılıklar, ödenmemiş faizler, muhtelif gelir iptalleri, kur farkı giderleri gibi şirket kâr-zararını dolayısıyla özvarlığını ve şirketin satın alma tarihi itibarıyla değerini doğrudan etkileyen tutarların olduğunu ileri sürerek eldeki davayı açmış mahkemece yapılan yargılama sonunda yukarıda değinilen gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Buna karşın dosya kapsamında yer alan ve davacı tarafça ileri sürülen, şirket zararı olduğu belirtilen tutarların gerçek anlamda zarar mahiyetinde olup olmadığı, bu kalemler sebebiyle şirket aktiflerinde bir azalma yada pasiflerinde artma meydana gelip gelmediği hususları ayrıntılı şekilde incelenip değerlendirilmiş değildir. Nitekim davalı tarafça yapılan savunma kapsamında bir kısım eksikliklerin başka hesaplarda realize olduğu, şirket bakımından ödeme yükümlülüğü doğurmadığı ve şirket değerini olumsuz yönde etkilemediği hususu savunulmuş, buna karşın yapılan bilirkişi incelemesinde ilgili hususlar detaylı şekilde incelenip değerlendirilmemiştir. Nitekim taraflar arasında yapılan sözleşme kapsamında hissesi devre konu edilen şirketin bir sigorta şirketi olduğu ve sigorta şirketlerinin düzenledikleri poliçeler ve faaliyet konuları itibari ile birtakım karşılıklar ayırmalarının yasa gereği olduğu, bilanço dönemi itibari ile oluşacak rizikolar kapsamında yapılan ödemelerin ayrılan karşılıklara göre farklılık arzedebileceği de göz önünde bulundurularak, davacı tarafça davaya konu edilen zarar kalemlerinin gerçek zarar mahiyetinde olup olmadıklarının tespiti amacıyla, davalının savunma kurgusunda değindiği hususlar da değerlendirilmek suretiyle, aralarında sigorta muhasebesi konusunda uzman bilirkişinin de bulunduğu bir heyetten rapor alındıktan sonra sonuca gidilmek gerekirken, yazılı şekilde eksik inceleme ile karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 990,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 04/10/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.