T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N E S A S T A N R E D D İ) ESAS NO : 2020/815 KARAR NO : 2025/1365 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 13/11/2019 ESAS-KA…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N E S A S T A N R E D D İ) ESAS NO : 2020/815 KARAR NO : 2025/1365 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 13/11/2019 ESAS-KARAR NUMARASI : 2016/787E., 2019/959K. DAVA : İtirazın İptali KARAR TARİHİ : 30/12/2025 YAZIM TARİHİ : 31/12/2025 Davacı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili özetle; taraflar arasında 09/11/2004 tarihli C Tipi uzak mesafe telefon hizmetine ilişkin ara bağlantı sözleşmesi, 25/06/2008 A Tipi uzak mesafe telefon hizmetine ilişkin ara bağlantı sözleşmesi, 14/01/2010 tarihli B Tipi uzak mesafe telefon hizmetine ilişkin ara bağlantı sözleşmesi bulunduğunu, yine 14/09/2010 tarihinde akdedilen protokol gereği bina satış ihale masrafını yapan müvekkili şirkete, davalı şirketin satışın gerçekleşmemesinden doğan borcu bulunduğunu, alacağın ödenmediğini, alacağın tahsilini teminen İstanbul 25. İcra Müdürlüğünün 2013/5189 sayılı dosyası üzerinden icra takibine geçildiğini, icra takibinden sonra davalı firma tarafından takibe konu ara bağlantıları faturaları için 98.006,34 TL'lik ödeme yapıldığını, ayrıca icra takibinin dayanağı TTS borcu için 125.623,06 TL'lik ödeme yapıldığını, icra takibine konu TTS kısmında yer alan telefon ve ADSL borcunun mahsup ile sıfırlandığını, sadece noktadan noktaya hizmetine ilişkin 2 adet ödenmeyen fatura kaldığını, icra takibinden sonra davalının ödemediği başkada faturaların bulunduğunu, bu faturalar hakkında henüz yasal işlem başlatılmadığını, bu konudaki haklarını saklı tuttuklarını, taraflar arasında imzalanan sözleşmeler gereği davalının borcunu ödemediğini, alacağın muaccel hale geldiğini ileri sürerek, 6.441,073,78 TL tutarlı takibe davalı-borçlu tarafından yapılan itirazın iptali ile, ödemelerin mahsubu ile 6.343,057,00 TL üzerinden takibin devamını, %40'dan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili özetle; davacının, müvekkili ile imzaladığı sözleşmeler kapsamında, yüklenmiş olduğu asli yükümlülüğünü ihlal ederek, sözleşme geçerli ve yürürlükte iken sisteme yeni müşteri kaydını engelleyip, aralıksız olarak sunması gereken hizmetleri durdurması, sözleşmeleri usulsüz ve haksız olarak feshetmesi ve haksız fiilleri nedeniyle, müvekkili şirket tarafından davacı aleyhine Ankara Asliye 4. Ticaret Mahkemesinin 2013/553 esasına kayden dava açıldığını, bu dava kapsamında müvekkili şirketin ... alacaklarının bulunduğunu, müvekkili şirketin ticari defteri üzerinde de bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. İlk derece mahkemesince; "...ara bağlantı hizmeti, alt yapı hizmeti, akdi telefon hizmeti, ADSL hizmeti, akdi noktadan noktaya hizmet, akdi bina satış ihale bedeli, TTS hizmetine ilişkin faturalara dayalı alacağın tahsili isteğinde bulunulduğu, talebe konu miktara ilişkin açıklamalarda bulunulduğu, davacı ve davalı şirketin ticari ilişkilerinin bulunduğu yıllar itibariyle tüm hesaplar bazında fatura ve ödemelerin anlaşılır şekilde kayıtlı işlem bakiyelerinin mevcut kayıtlarının sunulmasının istenildiği, sunulan kayıtlar kapsamında değerlendirmeler yapıldığı, davacı tarafça mevcut dosya kapsamına göre karar verilmesi isteğinde bulunulduğu, dosya kapsamı itibariyle taraf defterlerinde alacak - borcun varlığına konu faturalar yönünden kısmi farklılıklar bulunduğu, davacı tarafça bu farklılığa konu kayıt ve dökümlerin davacı alacağının varlığını tam kanıtlar nitelikte olmadığı, davalı tacir olup, ticari defterlerindeki kayıtların kendi leh ve aleyhine delil teşkil edeceği, takip tarihi itibariyle davacı şirkete borcun ödemelerin mahsubu sonucu 3.688.503,26 TL olarak kayıtlı olduğu, 409.000,00 TL bina satış ihale bedeline ilişkin herhangi bir kaydın bulunmadığı, Davacı defter kayıtlarında da takip tarihi itibariyle de alacak miktarında da tahsil edilen teminat mektup bedellerinin düşülmüş olduğu, bu miktarın 1.118.605,00 TL olup kanıtlanan davalı kayıtlarındaki 3.688.503,26 TL'den bu miktarın düşümü ile 2.569.898,26 TL alacağın olduğu, Davacı tarafça dava açılırken 98.006,34 TL'lik ara bağlantı borcu için, TTS borcu için yapılan 125.623,06 TL'lik ödemelerin düşülerek talepte bulunulduğu, harcın da bu miktarın düşümü ile yatırıldığı, talep şekli de nazara alınarak bu miktarların toplamı 98.006,34+125.623,06=223.629,40 TL'nin 2.569.898,26 TL'den düşümü ile 2.346.268,86 TL alacağın olduğu, takipte ayrıca akdi bina satış ihale bedeline konu 409.000,00 TL'ye ilişkin talepte bulunulduğu, bu miktar davalı defterinde kayıtlı değil ise de; dosya kapsamı itibariyle buna yönelik belgelerin sunulup bina satış ihalesinden dolayı masrafın 381.942,40 TL olarak belgelendirildiği anlaşılmakla bu miktarın eklenmesiyle 2.728.211,26 TL alacağın bulunduğu, bu miktar asıl alacağa itirazın yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır. İcra takibinde ayrıca ara bağlantı gecikme bedeli ve alt yapı hizmetinden gecikme bedeli talebinde bulunulmuş ise de; bu gecikme bedellerinin talep edildiği, ancak belgelenen faturalar itibariyle alacağın 2.728.211,26 TL olduğu, ayrıca gecikme bedellerine ilişkin faturalar ve dökümlerin tam olarak yapılamamamış olması nedeniyle hesaplama yapılamadığı, bilirkişi raporlarında bu hususun açıklandığı, davacı tarafça da delillerin toplandığı belirtilerek mevcut dosya kapsamına göre karar verilmesi isteğinde bulunulmakla gecikme bedeli alacağının miktarının kanıtlanamadığı, gecikme bedeli hesabı yapmaya elverişli belgeler sunulmadığından dosya kapsamı itibariyle kanıtlanan miktar 2.728.211,26 TL asıl alacak olmakla bu miktar üzerinden davanın kısmen kabulüne, alacak faturalara dayalı likit olmakla hükmolunan meblağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine ..." karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; hesaplamanın hatalı olduğunu, dökümlerin sunulduğunu, mahsupların yapıldığını, sözleşme gereği belirlenen faizin hüküm altına alınmamasının hatalı olduğunu, bir an için davalı şirkete ait teminat mektubunun nakde çevrilmesi ile tahsil edilen 1.118.605,00-TL’nin, takibe konu alacaklar kapsamında olduğu kabul edilse dahi 6.343.057,00-1.118.605,00=5.224.452,00-TL tutar için itirazın iptaline, takibin bu tutar üzerinden devamına ve bu miktar esas alınarak icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekeceğini, 409.000,00 TL akdi bina satış bedelinden doğan alacağın yine davalı ile yapılan 14.09.2012 tarihli protokolden kaynaklandığını,bu alacağa ilişkin davalı defterlerinde kayıt bulunmamasının, alacağın kanıtlanamamış olduğu biçiminde değerlendirilerek hüküm kurulmasının hatalı olduğunu beyan ederek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE: Dava, taraflar arasında akdedilen hizmet sözleşmesi uyarınca doğduğu iddia edilen alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1.b.1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-) Davacı vekilinin HMK m. 353/1.b.1 gereğince İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE, 2-) Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından peşin olarak alınan 54,40 TL'nin mahsubu ile kalan 561 TL'nin davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına. 3-) İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine, 4-) HMK m. 359/4 gereğince kararın tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avans HMK m. 359/4 gereğince kararın taraflara resen tebliğine; tebliğ, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemlerinin Dairemiz tarafından yapılmasına, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK m. 361 gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde, kararı veren bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine yahut temyiz edenin bulunduğu yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilebilecek bir dilekçe ile Yargıtay nezdinde TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere, OYBİRLİĞİYLE karar verildi. 31/12/2025 Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...