11. Hukuk Dairesi 2013/962 E. , 2013/10072 K. MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... 9. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 19.04.2012 tarih ve 2012/91-2012/142 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm b…
**11. Hukuk Dairesi 2013/962 E. , 2013/10072 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... 9. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 19.04.2012 tarih ve 2012/91-2012/142 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin kullandığı kredilere karşılık ipotek vererek bu şirketin nakit ihtiyacını giderdiğini, karşılığında da şirket yetkilisi olan davalı ... tarafından müvekkiline ileri vadeli teminat çeki verildiğini, krediler ödenmeyince müvekkilinin elindeki çeke güvenerek ipotek veren sıfatıyla kredi borçlarını ödediğini, müvekkilinin elindeki 200.000,00 TL’lik çekin ödenmemesi üzerine icra takibi başlattığını, davalı şirketin çekteki imzanın şirket yetkilisi ...a ait olmadığını iddia ederek takibe itiraz ettiğini, ... 5. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 2009/443 E. sayılı dosyasında çekteki imzanın davalı ...'a ait olduğunun belirlendiğini, dava konusu çekin şirketin kullandığı kredilere sağlanan ipoteğin teminatı olarak verilmesi nedeniyle çek bedelinden davalı şirket ve imza sahibi davalı ...'ın sorumlu olduğunu ileri sürerek, 200.000 TL'nin faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, müvekkilinin şirketi temsil yetkisini 2006 yılında ...'a devrettiğini, dava konusu çekin davalı şirkete ait olduğunu, müvekkili tarafından 2005 yılında bir ödeme için imzalanarak bırakıldıktan sonra çalındığını, çek koçanına da iptal notu düşüldüğünü, davacının ise 2009 yılına kadar çeki saklayarak alacağı bulunmadığı halde kendi adına doldurup takibe koyduğunu, aleyhinde güveni kötüye kullanmak suçundan şikayette bulunduklarını savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı şirket davaya cevap vermemiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu çeke imza attığı sabit olan davalı ...'ın söz konusu çekten dolayı davacıya karşı sorumlu olduğu, çekin düzenlenme tarihi 05.03.2009 tarihi olup, uygulamada ileri tarihli çek (vadeli) düzenlenmesi mümkün ise de çekin ileri tarihli düzenlendiğinin dosya içeriği ile sabit olmadığı, çekin keşidecisi olan davalı şirketi 01.02.2006 tarih ve 2 nolu şirket ortaklar kurulu kararı ile davalı ...'ın temsil etme yetkisinin kaldırılıp dava dışı ...'ın temsile yetkili kılındığı, davalı şirketin yetkisiz kişi tarafından tanzim edilen bu çeki benimsediği veya örtülü olarak icazet verdiği yönünde dosyada bilgi bulunmadığı, davalı şirketi temsile yetkisi olmayan ...'ın dava konusu çek dışında başka çeklerle veya işlemlerle şirketi temsil edip, daha sonra da şirketin buna fiilen onay verdiği yönünde delil de sunulmadığı, davacının davalı şirketin temsilcisini bilebilecek durumda olduğu gerekçesiyle davanın ... yönünden kabulü ile 200.000,00 TL'nin faizi ile birlikte anılan davalıdan tahsiline, davalı şirket yönünden sabit olmayan davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava, ipotek veren sıfatıyla davacının davalı şirketin kredi borcunu ödedikten sonra teminat olarak verildiği iddia edilen çeke dayalı olarak davalı kredi borçlusu şirket ile o tarihte yetkili temsilcisi olduğu belirtilen davalı ... aleyhine açılan alacak davasıdır. Mahkemece, çek üzerindeki imzanın keşide tarihindeki yetkili temsilciye ait olmadığı gerekçesiyle davalı şirket yönünden davanın reddine karar verilmiştir. Ancak mahkemece, davacının ipotek vermesi nedeniyle davalı şirketin kredi borcunu ödediği ve bu nedenle alacaklı olduğu iddiası üzerinde hiç durulmamış, bu konuda herhangi bir araştırma yapılmamıştır. Davacı tarafından delil olarak dosyaya ibraz edilen hesap kat ihtarlarından davacının, davalı şirket yararına taşınmazında ipotek tesis ettiği anlaşılmaktadır. Davacının dava dışı Akbank A.Ş.’ye 68.998,90 TL ve TEB A.Ş.’ye 85.000 TL ödeme yaptığına dair makbuzlar da davacı tarafından delil olarak dosyaya ibraz edilmiştir. Bu durumda mahkemece, davacının bu iddiası üzerinde durularak anılan bankalardan kredi sözleşmeleri, ipotek belgeleri ve diğer ilgili belgeler celp edilip, davacının ipotek verdiği kredi borcu nedeniyle davalı şirketin ne miktar borcunun davacı tarafından ödendiği sorulup tespit edilerek ve gerektiğinde banka kayıtları üzerinde de inceleme yaptırılarak ipotek nedeniyle davacı tarafından yapılan bir ödeme olduğu taktirde bu miktar için davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken çekteki imzanın yetkili temsilciye ait olmadığı gerekçesiyle şirket yönünden davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 16.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.