10. Ceza Dairesi 2020/22410 E. , 2023/7807 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/91 E., 2016/204 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma HÜKÜM : Ceza verilmesine yer olmadığına TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği t
**10. Ceza Dairesi 2020/22410 E. , 2023/7807 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/91 E., 2016/204 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma HÜKÜM : Ceza verilmesine yer olmadığına TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ A. Sanığın 04.02.2015 tarihli eylemi nedeni ile İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 26.02.2015 tarihli kararı ile sanık hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilmiştir. Karar sanığa 05.03.2015 tarihinde tebliğ edilmiştir. B. Sanığın tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri yükümlülüklerine uymaması ile İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 18.01.2016 tarihli iddianamesi ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin birinci fıkrası ile 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. C. İzmir 38. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.03.2016 tarihli ve 2016/91 Esas, 2016/204 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun’un 192 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Cumhuriyet savcısının temyiz talebi; Olay sırasında sanığın üzerindeki uyuşturucu maddeyi kolluk görevlilerine teslim etmesinin etkin pişmanlık olarak değerlendirilemeyeceğine ilişkindir III. OLAY VE OLGULAR Olay günü kolluk kuvvetlerinin durumundan şüphelendikleri sanığı durdurarak kimlik tespiti ve GBT sorgusu yaptıkları, sanığın aranan şahıslardan olmadığı anlaşılarak üzerinde suç unsuru olup, olmadığının sorulduğu, sanığın pantolonunun sağ cebinden şeffaf jelatine sarılı renk ve koku itibari ile esrar olduğu düşünülen maddeyi polislere verdiği, bunun üzerine sanık hakkında işlem yapıldığı; herhangi bir arama veya soruşturma işlemi yapılmadan, sanığın maddeyi bu şekilde çıkartıp verdiği ve böylece sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin değerlendirilmesi gerektiği gözetilerek ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. II. GEREKÇE A. Olay tutanağına göre; kolluk görevlilerinin genel asayiş uygulamasında şüphe üzerine durdurulan sanığın üzerinde ele geçirilen uyuşturucunun miktarı ve bulunduğu yer itibariyle kaba üst yoklaması ile bulunabileceği anlaşıldığından, üst araması yapılacağı sırada üzerinde bulunan uyuşturucu maddeyi teslim eden sanığın eyleminin etkin pişmanlık oluşturmadığı, bu nedenle 5237 sayılı Kanun'un 192 nci maddesinin ikinci fıkrasının uygulanma koşullarının gerçekleşmediği anlaşılmakla, sanığın kullanmak için uyuşturucu madde bulundurduğu sabit olduğu halde ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi, B. Şüpheli hakkında, 6545 sayılı Kanun'un 68 inci maddesi ile değişik 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile birlikte verilen tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararının içeriğinde, şüphelinin bu karara itiraz hakkı bulunduğuna ilişkin, itiraz süresi ve merciinin gösterilmemesi suretiyle usulüne uygun bir yasa yolu bildirimi yapılmadığı için karar şüpheli tarafından öğrenilmiş olsa bile, 26.02.2015 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmediği ve kovuşturma şartlarının oluşmadığı dikkate alınarak, şüpheliye kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararına karşı 15 gün içinde Sulh Ceza Hakimliğine itiraz hakkı bulunduğu ihtarı ile birlikte kararın yeniden tebliğ edilmesi gerektiğinden bu kapsamda inceleme konusu olayda sanığın yükümlülüklerine uymaması eylemini, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı kesinleşmeden gerçekleştirdiği anlaşılmakla, sanık hakkında kovuşturma şartlarının oluşmaması nedeniyle, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereğince kovuşturma şartının gerçekleşmesini beklemek üzere, kamu davasının durmasına ve gerekli tebligat işlemlerinin tamamlanarak, kararın infazına devam edilmesi için dosyanın Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine karar verilmesi yerine yargılamaya devam edilerek ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi, hukuka aykırı görülmüştür. III. KARAR Başkaca yönleri incelenmeyen İzmir 38. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.03.2016 tarihli ve 2016/91 Esas, 2016/204 Karar sayılı kararının, gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.09.2023 tarihinde karar verildi.