12. Hukuk Dairesi 2026/921 E. , 2026/1772 K. "" MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki borçlular tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: İlaml…
12. Hukuk Dairesi 2026/921 E. , 2026/1772 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki borçlular tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: İlamlı icra takibinde, borçluların icra mahkemesine yaptıkları başvuruda, takibe dayanak ilamın taşınmazın aynından kaynaklandığından kesinleşmeden infazının mümkün olmadığını ve icra emri gönderilmesine ilişkin 24.04.2025 tarihli müdürlük işlemi ile takibin durdurulması istemini reddeden 29.04.2025 tarihli müdürlük kararının yerinde olmadığını ileri sürerek takibin iptaline karar verilmesini istediği, İlk Derece Mahkemesince; davanın türü harici taşınmaz sözleşmesinden kaynaklı tazminat, olmadığı takdirde tapu iptal tescil davası olarak ıslah edilmiş ve mahkemece alacağa hükmedilmiş ise de, ilamın gayrimenkulün aynına ilişkin olduğu, İİK'nın 367/2 maddesi hükmü uyarınca kesinleşmeden ilamlı icra takibine konu edilemeyeceği gerekçesiyle şikayetin kabülü ile takibin iptaline karar verildiği, alacaklının istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; takibe dayanak ilamın verildiği davanın ıslah edildiği ve öncelikle müspet zararın ve cezai şartın tahsili, bu talebin kabul edilmemesi halinde tapu kaydının iptali ve tescil istemine ilişkin olduğu, mahkemece davanın kabulüne ve 25.589.734,60 TL'nin davalılardan avans faizi ile birlikte tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verildiği, bu haliyle ilamın hüküm fıkrasının tapu sicil kayıtlarında değil mal varlığında değişiklik oluşturacak nitelikte olduğu anlaşıldığından ilamın takibe konulabilmesi için kesinleşmesinin zorunlu olmadığı, ayrıca icra müdürlüğünün, icra emri düzenlenmesine ilişkin işlemlerinin hukuka uygun olduğu gerekçesi ile istinaf başvurusunun kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına ve şikayetin reddine karar verildiği, kararın borçlular tarafından dayanak ilamın kesinleşmeden infaz edilemeyeceği ileri sürülerek temyiz edildiği anlaşılmıştır. HMK'nın 367/2. maddesine göre gayrimenkul ile ilgili ayni haklara ilişkin ilamlar kesinleşmedikçe takip konusu yapılamaz. Buna göre ilamda taşınmazın aynı ile ilgili hususların tartışma konusu yapılarak sonuca varılması kesinleşme gerekliliğinin kriteridir. Taşınmazla ilgili ayni hak tartışılarak neticede tazminata karar verilmiş olsa da, ilamın infazı için kesinleşme koşulu aranacak olup, davanın reddedilmiş olması da bu hususu değiştirmez. Somut olayda, takibin dayanağı olan Antalya 1. Tüketici Mahkemesinin 12.03.2025 tarih ve 2024/8 Esas-2025/148 Karar sayılı ilamı incelendiğinde, davacı tarafından harici satım sözleşmesine dayalı tapu iptal tescil, bu talebin kabul görmemesi halinde taşınmazların rayiç bedelinin ve cezai şartın ödenmesini talep edildiği, yargılama devam ederken davanın netice ve talep kısmının müspet zarar ve cezai şart, bunun kabul edilmemesi halinde tapu iptal ve tescil olarak ıslah edildiği, yargılama neticesinde mahkemece davanın kısmen kabulü ile 25.589.734,60 TL'nin 05.01.2024 dava tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine hükmedildiği anlaşılmıştır. Bu durumda dava temelde gayrimenkulün aynına ilişkin olduğundan, davanın terditli olarak açılması ve para alacağına (müspet zarar) hükmedilmesi sonuca etkili olmayıp, infazı için kesinleşmesi gerekir. O halde, Bölge Adliye Mahkemesince, icra müdürlüğünün icra emri düzenlenmesine ilişkin işlemlerinin hukuka uygun olduğuna ilişkin değerlendirmesi yerinde ise de, dayanak ilamın kesinleşmeden infaz edilemeyeceğine ilişkin şikayetin kabulü ile takibin şikayetçi borçlular yönünden iptaline karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olup, bozulması gerekmiştir. SONUÇ : Borçluların temyiz itirazlarının kabulü ile Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesinin 12.11.2025 tarih ve 2025/12 66... /1907 Karar sayılı kararının yukarıda yazılı nedenlerle, 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nın 373/2. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 11.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.