İSTİNAF KARAR TARİHİ: 25/03/2026 KARAR YAZIM TARİHİ: 25/03/2026 KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 02/02/2026 tarih ve 2026/68 E - 2026/113 K kararına karşı süresi içinde davacı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/1019 Esas sayılı dosyası üzerinden Kayseri Genel İcra Daires…
T.C. KAYSERİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 6. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2026/535 KARAR NO: 2026/618 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 02/02/2026 NUMARASI: 2026/68 E. - 2026/113 K. DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ödünç Verme Sözleşmesinden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 25/03/2026 KARAR YAZIM TARİHİ: 25/03/2026 KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 02/02/2026 tarih ve 2026/68 E - 2026/113 K kararına karşı süresi içinde davacı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/1019 Esas sayılı dosyası üzerinden Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı icra takibine yapılan itirazın iptali talebi ile dava açıldığını, bu dosyanın Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/739 Esas sayılı dosyası ile birleşmesine karar verildiği, akabinde sorumluluk davası için ön koşul olan genel kurul muvafakatinin sunulamamasından kaynaklı davanın usulden reddine karar verildiğini, yapılan istinaf başvurusunun da Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi'nin 2025/1897 Esas - 2025/2093 Karar sayılı ilamı ile esastan reddedilerek kesinleştiğini, her ne kadar birleşen dava yönünden kendilerine süre tanınmaksızın dosyanın usulden reddine karar verilmiş ise de, kesinleşen karar nedeniyle Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasına yapılan haksız itirazın iptali ile huzurdaki davanın yeniden açılması zorunluluğu doğduğunu, davalının boşanmakta olduğu eşi ... nedeniyle şirkette görünür ortak olduğunu, ancak esasen şirket işleyişi ile ilgili kendisinin hiçbir ilgisinin bulunmadığını, davalının şirketle hiçbir bağı olmamasına rağmen şirketin ... Bankası hesabında bulunan mevduatı, 29/11/2023 tarihinde temsil yetkisini kötüye kullanarak hiçbir geçerli sebebi de olmaksızın kendi hesabına çektiğini, davalının eyleminin haklı ve geçerli bir sebebe dayanmadığından sebepsiz zenginleşmeyi ihtiva ettiğini bildirerek Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasına yapılan haksız itirazın iptali ile takibin devamına ve borçlunun %20 icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkeme kararında; "...Dava, şirket yöneticisine karşı sorumluluktan kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkindir. Eldeki davada Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takibine yönelik itirazın iptali talep edilmektedir. Ancak Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/739 Esas sayılı dosyası ile birleşen Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2024/1019 Esas sayılı dosyasının konusunun da Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takibine yönelik itirazın iptali olduğu, her iki dosyanın taraflarının aynı olduğu açıktır. Uyap üzerinden yapılan sorgulamada, Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2024/1019 Esas sayılı dosyası üzerinden aynı davacı tarafından aynı davalıya yönelik aynı dava konusu ve taleple sorumluluktan kaynaklanan itirazın iptali davası açıldığı ve açılan bu davanın yine Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/739 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verildiği, birleşme sonrasında asıl ve birleşen davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verildiği, kararın istinaf edilmesi üzerine dosyanın Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi'ne gönderildiği ve 2025/1897 Esas sırasına kaydının yapıldığı ve Yargıtay yolu açık olarak karar verildiği, 20/01/2026 tarihinde davacı vekili tarafından temyiz başvurusunda bulunulduğu, dolayısıyla dosyanın kesinleşmediği, mahkememizin iş bu dosyası yönünden derdestliğin bulunduğu ve bunun dava şartı olması nedeni ile Mahkememizce dikkate alınması gerektiğinden davanın derdestlik dava şartı nedeniyle HMK mad 114/1-ı, 115/2 gereğince usulden reddine karar vermek gerekmiştir. Her ne kadar davalı vekilice dava dilekçesi tebliğ edilmeden vekaletname sunulmuş ise de Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 2013/20139 E. 2013/29944 K. Sayılı emsal ilamı gözetilerek bu aşamada vekillikten kaynaklı herhangi bir işlem yapılmadığı gözetilerek davalı lehine vekalet ücreti takdir edilmemiştir. Davanın HMK md. 114/1-ı ve HMK md. 115/2 gereğince derdestlik dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine,..." şeklinde karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı tarafça yasal süresinde istinafa başvurulmuştur. İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekilince sunulan istinaf başvuru dilekçesinde özetle; İşbu davaya konu alacak talebi yönünden kesinleşme mevcut olmasına rağmen derdest işlemi yapılarak usulden ret kararı verilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, daha önce açılmış olan Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/1019 E. Sayılı dosyasının 2024/739E. Sayılı dosyası ile birleştirilmesi üzerine genel kurul onayı sunulmaksızın sorumluluk davası açılmış olmasından kaynaklı dava hakkında dava şartı noksanlığından ret kararı verildiğini, asıl dava ve birleşen dava yönünden tarafımızca öncelikle istinaf kanun yolu başvurusu yapıldığını, asıl dava yönünden esastan ret, birleşen dava yönünden de miktarın istinaf başvuru sınırı altında kalıyor olması nedeniyle usulden ret kararı verildiğini, dolayısıyla birleşen dava yönünden kesinleşme yapıldığını, ancak Yerel Mahkemece, söz konusu karar metni incelenmeksizin, dosyanın UYAP üzerinden gönderilmesi istenilmeksizin sadece beyan üzerine işbu davaya konu talep yönünden de dosya halen derdestmiş gibi düşünülerek usulden ret kararı verilmiş olmasının isabetli olmadığını, huzurdaki dava yönünden alacak miktarının 13.700-TL olduğu için BAM tarafından kesinlik sınırı altında kalması nedeniyle inceleme yapılmaksızın istinaf aşamasında başvurularının usulden reddedildiğini, verilen kararın kesin olduğundan temyiz kanun yoluna başvuru haklarının da bulunmadığını, bu nedenle taraflarınca asıl dava yönünden temyiz kanun yolu başvurusunun dilekçe ile yapıldığını, dilekçe içeriğinden de görüleceği üzere, asıl dava yönünden temyiz başvurusu yapıldığını, birleşen ve işbu davaya konu alacak talebi yönünden verilen kararın kesin olduğu için temyiz başvurusu yapılmadığını, hal böyle olunca, Yerel Mahkemece karar içeriğine bakılmaksızın yalnızca dosyanın "temyiz edildiğine" dair beyan kapsamında derdestlik sebebi ile usulden ret yönünde hüküm kurulmuş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, bir başka ifade ile, davaya konu talebe ilişkin usulden ret kararı kesinleşmiş olduğundan huzurdaki dava yönünden derdestliğin söz konusu olmadığını, davanın esasına girilerek yargılamaya devam edilmesi gerekmekte iken usulden ret yönünde verilen karar isabetli olmadığından istinaf yoluna başvuru zorunluluklarının doğduğunu, istinaf incelemesinde talepleri doğrultusunda kaldırma kararı verilerek yargılamaya devam edilmesini talep ettiklerini, aksi halde dava talebinin zamanaşımına uğraması tehlikesi ile karşı karşıya kalınacak olup uğranılan zararın karşılanmasını talep etme zorunluluklarının doğacağını, İstinaf Mahkemesi tarafından hakkaniyetli ve adil yargılama ilkeleri çerçevesinde ivedi şekilde inceleme yapılarak kaldırma kararı verilmesini ve derdestlik söz konusu olmaksızın yargılamaya devam edilmesine karar verilmesini talep ettiklerini beyan ederek istinaf başvurularının kabulü ile Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 02.02.2026 Gün ve 2026/68E. 2026/113 K. sayılı ilamının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılarak davanın esasına girilmesine, tahkikat sonuçlandığında davanın kabulü ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre "İnceleme, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Ancak Bölge Adliye Mahkemesi kamu düzenine aykırılık gördüğü takdirde bunu resen gözetir" şeklinde düzenleme bulunmaktadır. Dava, şirket yöneticisine karşı sorumluluktan kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece yapılan yargılama sonucu davanın derdestlik dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verildiği görülmüştür. Davacı işbu kararı istinaf etttiğinden istinaf edilen ret karar miktarının/dava değerinin 13.700,00TL olduğu anlaşılmıştır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun “İstinaf Yoluna Başvurulabilen Kararlar” başlığını taşıyan 341. Maddesinde düzenlenmiştir. İşbu dava 21/01/2026 tarihinde açılmış olup, dava tarihi itibariyle kesinlik (İstinaf edilebilme) sınırı 50.000,00 TL dir. Davacı tarafından istinaf kanun yoluna konu edilen karara ilişkin dava değerinin/ret karar miktarının ise 13.700,00 TL'ye ilişkin olduğu görülmüş olup HMK 341/2-4 maddesi gereğince miktar veya değeri 50.000,00 (yirmisekizbinikiyüzelli) Türk Lirasını geçmeyen davalara ilişkin kararlar kesin olduğundan, mahkemece her ne kadar ilgili istinaf başvuru dilekçesinin Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 346/1. maddesi uyarınca reddine karar verilmemiş ise de; aynı Kanun hükme ve 352. madde hükmü uyarınca, istinaf başvuru dilekçesinin miktar itibariyle kesin olan bir karara ilişkin olması sebebiyle davacının istinaf dilekçesinin/başvurusunun HMK 352/1-b maddesi gereğince usulden reddine karar vermek gerekmiştir. Açıklanan nedenlerle davacının istinaf ettiği karara ilişkin dava değerinin/ret karar miktarının kesinlik (istinaf edilebilme) sınırının altında olması nedeniyle kesin sayılan kararla ilgili işbu istinaf dilekçesinin/talebinin HMK 341/2-4 ve HMK 352/1-b maddeleri gereğince usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 02/02/2026 tarih ve 2026/68 E - 2026/113 K sayılı kararına karşı davacı tarafın yanın istinafa konu ettiği dava değerinin/ret karar miktarının dava tarihi itibari ile kesinlik sınırı kapsamında kaldığı anlaşıldığından davacı tarafın istinaf dilekçesinin/başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341/2-4 ve 352/1-b maddeleri uyarınca USULDEN REDDİNE, 2-İstinaf eden davacının peşin yatırdığı istinaf karar harcının talebi halinde kendisine iadesine, 3-İstinaf başvurusunda bulunan davacı tarafından yapılan istinaf posta/yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvuru harcının kendi üzerinde bırakılmasına, 4-HMK'nın 302/5.maddesi gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin; HMK'nın 359.maddesi gereğince de karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına, 5-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme ile HMK 362/1-a bendi uyarınca KESİN olarak oy birliği ile karar verildi. 25/03/2026