T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2022/465 - 2026/991 T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N E S A S T A N R E D D İ) ESAS NO : 2022/465 KARAR NO : 2026/991 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 22/10/2021 ESAS-KARAR NUMARASI : 2019/5E., 2…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2022/465 - 2026/991 T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N E S A S T A N R E D D İ) ESAS NO : 2022/465 KARAR NO : 2026/991 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 22/10/2021 ESAS-KARAR NUMARASI : 2019/5E., 2021/762K. DAVA : İtirazın İptali KARAR TARİHİ : 29/04/2026 YAZIM TARİHİ : 29/04/2026 Davalı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili özetle: ... Tekstil Mobilya Dekor İnşaat Turizm Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi ünvanlı iş yerinin davacı şirket tarafından İşyerim Paket Poliçesi ile teminat altına alındığını, İşyerim Paket Poliçesi ile teminat altına alınan iş yerinin mağaza olarak kullanılan alt katını 29/06/2016 tarihinde yağan aşırı yağmur sonucu Belediye logarının taşması sonucu su bastığını, şirket tarafından ilgili poliçe gereği zarara uğrayan sigortalıya 01/08/2016 tarihinde 24.532,00 TL hasar ödemesinin yapıldığını, bu ödemenin rücuen tazmini amacıyla davalı aleyhine başlatılan icra takibinde davalının itirazı üzerine takibin durdurulduğunu, pis su basması olayında alınan eksper raporlarında kusurun davalı ...' ye ati olduğunun tespit edildiğini ileri sürerek; icra takibine yapılan itirazın iptaline, takibin devamına, davalı aleyhine %20' den az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili özetle: Yargı yolu itirazının olduğunu, idarenin hizmet kusurundan kaynaklanan davanın Ankara İdare Mahkemelerinde görülmesinin gerektiğini, husumet itirazının bulunduğunu, zamanaşımı itirazının bulunduğunu, kanalizasyon hattında geri tepmelere karşı önlem olarak çekvalf sisteminin takılı olmaması nedeniyle oluşacak hasardan sorumlu olan, yükümlülüklerini yerine getirmeyen konut sahibi, müteahhit veya apartman yöneticisi olduğunu, tasdikli mimari proje ile iskan ruhsatının istenip projeye uygun kullanımı olup olmadığının araştırılmasının gerektiğini, davacının iddia ettiği zararın oluşup oluşmadığı ve zararın miktarının tespit edilmesinin gerektiğini savunarak; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince "...davacı sigorta şirketi tarafından sigortalanan dava dışı sigortalının işyerinde davalıya ait pissu hattının tıkanması sonucu hasara neden olduğu iddiasıyla sigorta şirketince ekspertiz raporunda belirlenen hasarın sigortalısına ödendiği ve kusurlu olduğu iddiası ile eldeki davanın açıldığı, davaya konu işyerinin ticari/sinai işletme poliçesi olay tarihini de kapsar şekilde davacı sigorta şirketi tarafından sigortalandığı, işyerini pissu basması üzerine davacı tarafından yaptırılan ekspertiz çalışması sonucu düzenlenen ekspertiz raporunda davalı ait pissu hattının tıkanması ve geriye tepmesi nedeniyle pis suların dolarak hem emtia hem de işyerinin zemin ve duvar gibi yerlerinin zarar gördüğü, toplam zararın 24.532,77-TL olduğunun tespit edildiği, pis su hattının tıkanması nedeniyle sigortalının hasarının tümünden ... Genel Müdürlüğünün sorumlu olduğu, sigortalının bir sorumluluğunun bulunmadığı, mahkememizce alının bilirkişi raporunda da su basması sonucu oluşan olayın vuku bulduğu tarih itibariyle davacının zararının tespit edildiği, davacının adres değişikliğini sigortacısına bildirdiği , adres değişikliği ile ilgili zeyilname düzenlendiği, denetime elverişli, hüküm kurmaya yeterli bulunan bilirkişi raporuna mahkememizce itibar edildiği, yukarıda belirtilen mevzuat hükümleri ve açıklamalar ışığında davacının yapmış olduğu ödemeden kaynaklı sorumluluğu bulunan davalıya karşı halefiyet hakkına sahip olduğu, davacının ödeme tarihi itibarıyla davalının sorumluluğunun başladığı, ayrıca bir ihtar yapılmasına gerek bulunmadığı, davacının halef olduğu sigortalının ve takip talebinde belirtildiği gibi ödeme tarihinden itibaren dava konusu tutara yasal faizin işletilmesi gerektiği, bu suretle davalı hakkında başlatılan icra takibine yapılan itirazı yerinde olmadığı, zararın davalıdan tahsili gerektiği, asıl alacak likit olmadığından icra inkar tazminatının reddine karar verilmesi gerektiği anlaşıldığından davanın kabulüne..." karar verilmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Dava konusu hasara ilişkin müvekkili idarenin kusurunun bulunmadığı, dosyaya kazandırılan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığı, binaların parsel çıkış bacalarına geri tepmeyi önleyici valf sisteminin konulmasının amacının atık suyun geri gelmesini önlemek olduğu, arızalı ya da kapasitenin altında bir sistem takıldığı için valf sisteminin atık suyun geri gelmesini önlemeyeceği, bu durum araştırılmaksızın kanalizasyon sistemine kusur bulunmasının hukuka aykırı olduğu, ... Deşarj Yönetmeliğinin 10. maddesi (m) bendi uyarınca "Kanalizasyon şebekesine bağlı veya bağlanacak olan binaların bodrum katlarının atık suları, cazibe ile akıtılabilse dahi mal sahibi, müteahhit veya apartman yöneticisi parsel çıkış bacasında atık suyun geri gelmesini önleyecek tedbirleri almak zorundadır. Aksi takdirde, binaların uğrayabilecekleri zararlardan idare sorumlu olmaz." denildiği, inşaat aşamasında binanın pissu tesisatının idareye ait kanalizasyona bağlantısının yapıldığı, bu kanal bağlantısı sırasında ...'nin herhangi bir kontrol yükümlülüğünün bulunmadığı, olayın müvekkili idarenin kanalizasyondaki bakım eksikliğinden değil davacı tarafın yönetmelik gereğince alması gereken tedbirleri almamış olmasından kaynaklandığı, mahkemece eksik incelemeye dayalı olarak hüküm tesis edildiği, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacı sigortalısının kendi kusuru sebebiyle zararın oluşmasına sebebiyet verdiği nedenleriyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE: Dava, TTK m 1472 uyarınca, İşyerim Paket Poliçesi kapsamında sigortalıya yapılan ödemenin, olay nedeni ile sorumlu olduğu belirtilen davalıdan rücuen tahsili için yapılan icra takibine yönelik itirazın iptali taleplidir. Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davalı vekilinin istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1.b.1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-) Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK m. 353/1.b.1 gereğince esastan reddine, 2-) Alınması gereken 1.675,78 TL istinaf karar harcından, peşin alınan 419 TL harcın düşümü ile kalan 1.256,78 TL harcın davalıdan alınıp Hazine'ye gelir kaydına. 3-) İstinaf kanun yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine, 4-) HMK m. 359/4 gereğince kararın tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemleri ile m. 302/5 gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK m. 362/1.a gereğince miktar itibari ile KESİN olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 29/04/2026 Başkan Üye Üye Katip