12. Hukuk Dairesi 2025/7292 E. , 2026/449 K. "" MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki davalı/alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: …
12. Hukuk Dairesi 2025/7292 E. , 2026/449 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki davalı/alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de; İİK.'nın 170/3. maddesinde; ''İcra mahkemesi, 68/a maddesinin dördüncü fıkrasına göre yapacağı inceleme sonunda, inkar edilen imzanın borçluya ait olmadığına kanaat getirirse itirazın kabulüne karar verir.'' hükmü yer almaktadır. Aynı maddenin 4. fıkrasında ise; ''İcra mahkemesi, itirazın kabulüne karar vermesi halinde, senedi takibe koymada kötü niyeti veya ağır kusuru bulunduğu takdirde alacaklıyı senede dayanan takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere tazminata ve alacağın yüzde onu oranında para cezasına mahkum eder.'' düzenlemesi öngörülmüştür. Bu durumda, yukarıda değinilen açık yasa hükmüne göre; alacaklının tazminat ve para cezasıyla sorumlu tutulabilmesi için öncelikle icra mahkemesince imza incelemesi yapılması gerekir. Somut olayda, alacaklı tarafından verilen 04.01.2022 tarihli cevap dilekçesi ile, takibe konu çekteki imzanın borçlu şirketi temsil ve ilzama yetkili olarak bildiği 3. kişi ...’e ait olduğu bildirilerek, borçlu şirketin yetkili temsilcisi ...’e ait olmadığının kabul edildiği görülmektedir. Bu durumda mahkemece, alacaklı yanın kabul beyanı göz önünde bulundurularak, imzaya itirazın kabulü ile takibin durdurulmasına karar verilmesi gerekirken bilirkişi raporu alınması olayın nitelendirmesi göz önüne alındığında sonuca etkili bulunmamıştır. Buna göre, İİK.'nın 170/3. maddesi nazara alındığında ancak imza incelemesi yapılması halinde tazminat ve para cezası verilebileceğinden, rapor tanziminden önce gerçekleşen kabul beyanı karşısında imza incelemesi yapılmasına gerek olmayıp alacaklı aleyhine tazminata ve para cezasına hükmedilmesi isabetsizdir. O halde Bölge Adliye Mahkemesince; HMK’nın 353/1-b-2 ve 356. maddeleri gereğince, İlk Derece Mahkemesi kararının bahsi geçen husus yönünden düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulması gerekirken, bu hususta karar verilmediği anlaşılmış olmakla, İlk Derece Mahkemesi kararının belirtilen nedenle bozulması gerekir ise de, anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından, İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekmiştir. SONUÇ: Alacaklının temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesinin 24.06.2025 tarih ve 2025/656 E. - 2025/650 K. sayılı kararının, 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nun 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nun 373/1. maddeleri uyarınca KALDIRILMASINA, Nevşehir İcra Hukuk Mahkemesinin 20.03.2025 tarih ve 2022/347 Esas – 2025/83 Karar sayılı kararının hüküm bölümünün tazminata ve para cezasına ilişkin 2. ve 3. bentlerinin silinerek karar metninden çıkarılmasına, mahkeme kararının düzeltilmiş bu şekliyle 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesinin göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nın 370/2. maddeleri uyarınca (ONANMASINA), karar düzeltilerek onandığından harç alınmasına yer olmadığına, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine, dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 03.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.