4. Ceza Dairesi 2024/872 E. , 2024/2289 K. MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2023/3116 Değişik iş SUÇ : Hakaret İNCELEME KONUSU KARAR : İtirazın kabulü KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN :Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Hakaret suçundan şüpheli ... hakkında yapılan soruşturma evresi sonunda Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 02.03.2023 tarihli ve 2023/22530 soruşturm…
**4. Ceza Dairesi 2024/872 E. , 2024/2289 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2023/3116 Değişik iş SUÇ : Hakaret İNCELEME KONUSU KARAR : İtirazın kabulü KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN :Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Hakaret suçundan şüpheli ... hakkında yapılan soruşturma evresi sonunda Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 02.03.2023 tarihli ve 2023/22530 soruşturma, 2023/26040 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın kabulü ile anılan kararın kaldırılmasına ilişkin Ankara 4. Sulh Ceza Hâkimliğinin 05.06.2023 tarihli ve 2023/3116 Değişik iş sayılı kararının, Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 19.12.2023 gün ve 2023/128454 sayılı Tebliğname'si ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin; “Dosya kapsamına göre; şüphelinin, müşteki ...'ın yeğeni olduğu, aralarındaki miras meselesi nedeniyle müştekinin hakaret ve tehdit içerikli mesajlar gönderdiğinden bahisle şüpheliden şikayetçi olması üzerine yapılan soruşturma sırasında, müşteki Büşra'nın da hakaret ettiği iddiası üzerine evrakın tefriki ile şüpheli sıfatıyla hakkında kişilerin huzur ve sükununu bozma ve hakaret suçlarından başlatılan soruşturma sonunda şikâyetçinin delil olarak sunduğu iki sayfadan ibaret mesaj kayıt içeriklerinde şikâyetçiye karşı hakaret içeren bir söz bulunmadığı ve diğer suç yönünden de suç kastının olmadığından bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmesini müteakip, müşteki vekili tarafından anılan karara karşı itirazda bulunulması üzerine, Ankara 4. Sulh Ceza Hakimliğince, "...her ne kadar şüpheli hakkında Hakaret suçu iddiasına dayalı KYOK verilmiş ise de incelenen mesaj içeriklerinden yazışmalarda kullanılan "pislik, salak, geri zekalı" şeklinde kelimelerin hakaret boyutuna ulaşabilecek boyutta olduğu,.." şeklindeki gerekçe ile itirazın kabul edilerek kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kaldırılmasına karar verilmiş ise de, Dosya kapsamında bulunan mesaj içeriklerinde şüpheli tarafından müştekiye gönderilmiş herhangi bir hakaret içeren mesaj tespit edilemediği, aksine bahsi geçen "pislik, salak, geri zekalı" gibi sözler içeren mesajların müşteki tarafından şüpheliye gönderildiği, şüpheli hakkında da hakaret ve tehdit suçları yönünden Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 2023/53387 sayılı dosyası üzerinden yapılan soruşturma kapsamında dosyanın edimsiz uzlaşma nedeniyle 08.05.2023 tarih ve 2023/53600 sayılı kararı ile müşteki hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiğinin anlaşılması karşısında, merci tarafından itirazın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde kabulüne karar verilmesinde isabet görülmemiştir. ” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 5271 sayılı Kanun'un 160 ıncı maddesinin birinci fıkrasında; "Cumhuriyet savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hali öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar.", ikinci fıkrasında; "Cumhuriyet savcısı, maddi gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için emrindeki adli kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür.'', 170 inci maddesinin ikinci fıkrasında, "Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet savcısı, bir iddianame düzenler.", 172 nci maddesinin birinci fıkrasında, "Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir." hükümleri düzenlenmiştir. Aynı Kanun'un 6545 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten sonraki “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173 üncü maddesinde; “(3) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, O yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir. (4) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir.” hükümleri yer almaktadır. Yukarıda yer verilen düzenlemelerden de anlaşılacağı üzere, Ceza Muhakemesi Kanunu'nun “soruşturma” başlıklı 2 nci kitabında, Cumhuriyet savcısının suç soruşturmasına ilişkin süreci nasıl yürüteceği ve kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmesi durumunda, itirazı incelemekle görevli mahkemenin görevleri açık bir şekilde düzenlenmiş bulunmaktadır. Bu çerçevede, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen hakimlik, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir. 5271 sayılı Kanun'un 170 inci maddesinin ikinci fıkrasına göre kamu davası açılabilmesi için soruşturma aşamasında toplanan delillere göre suçun işlendiğine dair yeterli şüphe bulunması gerekir. Suç ihbar veya şikayeti yoluyla soruşturma yaparak maddi gerçeğe ulaşma yükümlülüğü ve yetkisi bulunan Cumhuriyet savcısı, soruşturma sonucunda elde edilen delilleri değerlendirerek kamu davası açmayı gerektirir nitelikte yeterli şüphe olup olmadığını takdir edecektir. Ancak soruşturma aşamasında Cumhuriyet savcısının delil değerlendirmesiyle, kovuşturma aşamasında hakimin delilleri değerlendirmesi birbirinden farklı özelliklere sahiptir. Anılan maddeye göre soruşturma aşamasında toplanan deliller kamu davası açılması için yeterli şüphe oluşturup oluşturmadıkları çerçevesinde incelemeye tabi tutulurken, kovuşturma aşamasında, isnad edilen suçun işlenip işlenmediği hususunda mahkûmiyete yeter olup olmadığı ve tam bir vicdani kanaat oluşturup oluşturmadığı çerçevesinde değerlendirilmektedir. İncelenen dosya kapsamına göre; Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından şüpheli hakkında kovuşturma yapılmasına yer olmadığı kararı verildiği, itiraz üzerine; şüpheli tarafından şikâyetçiye gönderilen mesajlarda hakaret içeren mesaj bulunmadığı halde, itiraz mecii tarafından inceleme yapılırken hataya düşülerek şikâyetçi tarafından gönderilen hakaret içerikli mesajların sanık tarafından gönderildiğinden bahisle itirazın reddi yerine itirazın kabulüne karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Ankara 4. Sulh Ceza Hâkimliğinin 05.06.2023 tarihli ve 2023/3116 Değişik iş sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 3. Aynı Kanun maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi gereğince, sonraki işlemlerin mahallinde tamamlanmasına, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.02.2024 tarihinde karar verildi.