7. Hukuk Dairesi 2023/1535 E. , 2023/2166 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen tenkis davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 1. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacılar ... vd. vekili tarafın
**7. Hukuk Dairesi 2023/1535 E. , 2023/2166 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen tenkis davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 1. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacılar ... vd. vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; muris ....'in 1991 yılında vefat ettiğini, davacıların murisin kızları, davalılardan ...'ın kızı, .....'ın damadı ve ...'in sağ kalan eşi olduğunu, murisin sağlığında ... Köyü'nde tapuda kayıtlı 295 ve 297 sayılı taşınmazları, 293 sayılı parselin bir kısmını ve ... Köyü 161 ada 173 sayılı parseli eşi ...'e, .... Köyü 139 sayılı parseli ...'a, 140 sayılı parseli .....'a devrettiğini, bununla davacıların saklı payına el atıldığını beyan ederek, muris tarafından davalılara verilen ..... Köyü 295, 297, 293, 161, 173, 139, 140 sayılı parsellerdeki saklı paylarının davalılardan tenkisine ve tenkisin aynen gayrimenkul olarak geri alınmasına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar davanın reddini istemişlerdir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 29.07.2011 tarihli ve 1992/128 Esas, 2011/456 Karar sayılı kararıyla davanın reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 30.06.2014 tarihli ve 2014/8660-12624 E. K. tarihli ilâmında; "... tüm dosya kapsamı dinlenilen tanık beyanları değerlendirildiğinde mirasbırakan tarafından davalılar ... ve ...'ye yapılan temliklerin davacıların saklı paylarını zedelemek amacıyla yapıldığı anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca, mirasbırakanın ölüm tarihi itibarıyla terekesinin araştırılarak, yukarıda belirlenen ilkeler çerçevesinde inceleme ve araştırma yapılarak hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı olduğu üzere miras bırakanın saklı payı zedelemek kastının bulunmadığından bahisle davanın reddine karar verilmiş olması isabetsizdir." gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 25.09.2020 tarihinde işlemden kaldırılan dosya hakkında davanın taraflarınca üç ay içinde yenileme talebi olmadığı gerekçesiyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar ... vd. vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacılar ... vd. vekili temyiz dilekçesinde özetle; HSK Genel Sekreterliği'nin 13.03.2020 tarihli ..... Virüsü hakkında alınacak tedbirler ile ilgili yapmış olduğu ilanı ve Covid-19 kapsamında alınan tedbirlerin uzatılması konulu 30.04.2020 tarihli kararı, 2709 sayılı 1982 Anayasasının 56/1 ve 2 nci maddeleri ve 9 urcu maddesi, 6100 sayılı HMK'nın 32 nci maddesi gereğince gerek davanın tarafları, gerekse de toplum sağlığı dikkate alınarak davanın 25.09.2020 gününe ertelendiğini, bu erteleme kararının kendilerine tebliğ edilmediğini, 25.09.2020 günlü duruşmada dosyanın işlemden kaldırılmasına ve sonrasında da davanın açılmamış sayılmasına karar verildiğini, verilen kararın hukuka aykırı olduğunu belirterek açıklanan ve re'sen nazara alınacak sebeplerle hükmün bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, tenkis istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 150 nci maddesi, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, Türk Kanunu Medenisinin 502 ve devamı maddeleri, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 20.04.2021 tarihli ve 2017/10-1824 Esas, 2021/520 Karar numaralı ilamı esas alınmıştır. 3. Değerlendirme 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun “Tarafların Duruşmaya Gelmemesi, Sonuçları ve Davanın Açılmamış Sayılması” başlığını taşıyan 150 nci maddesinin 1 inci fıkrasında “Usulüne uygun şekilde davet edilmiş olan taraflar, duruşmaya gelmedikleri veya gelip de davayı takip etmeyeceklerini bildirdikleri takdirde dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilir.” hükmüne, 4 üncü fıkrada “Dosyası işlemden kaldırılmış olan dava, işlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak üç ay içinde taraflardan birinin dilekçe ile başvurusu üzerine yenilenebilir. Yenileme dilekçesi, duruşma gün, saat ve yeri ile birlikte taraflara tebliğ edilir. Dosyanın işlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak bir ay geçtikten sonra yenileme talebinde bulunulursa, yeniden harç alınır, bu harç yenileyen tarafça ödenir ve karşı tarafa yüklenemez. Bu şekilde harç verilerek yenilenen dava, eski davanın devamı sayılır.” hükmüne ve 5 inci fıkrada da “İşlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak üç ay içinde yenilenmeyen davalar, sürenin dolduğu gün itibarıyla açılmamış sayılır ve mahkemece kendiliğinden karar verilerek kayıt kapatılır.” hükmüne yer verilmiştir. 2. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun “hukuki dinlenilme” başlıklı 27 nci maddesi, T.C. Anayasası’nın hak arama hürriyetini düzenleyen 36 ncı maddesi, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin adil yargılanma hakkına ilişkin 6 ncı maddesi nazara alındığında davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahiptirler. Yargılama ile ilgili bilgi sahibi olunmasını, açıklama ve ispat hakkını mahkemenin açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesini içeren bu hakkın ve yargılamanın aleniliği ilkelerinin gerçekleşmesinin en önemli aracı duruşma yapılmasıdır. Duruşma günü celseye katılma imkanı olmayan taraf buna ilişkin mazeretini bildirip, belgeleyerek, bildirim giderlerini de yatırarak duruşmanın ertelenmesini isteme olanağına sahiptir. O halde, HMK’nın 150 nci maddesi kapsamında duruşma tayin edilerek, usulüne uygun şekilde davet edilmiş olan taraflardan yalnız biri duruşmaya katılırsa gelmeyen tarafın geçerli mazeret gönderip göndermediği, gerekli masrafın karşılanıp karşılanmadığı incelenerek; gelen tarafın bu mazeret dilekçesine karşı beyanına göre, dosyanın işlemden kaldırılmasına ya da kaldırılmamasına karar verilecektir. Ne var ki, anılan hususların uygulanabilmesi için, her şeyden önce tarafların usulüne uygun davet edilmiş olmaları gerekmektedir. 3. 6100 sayılı HMK'nın uygulama alanını, adli yargı İlk Derece Hukuk Mahkemeleri ve Bölge Adliye Mahkemeleri hukuk dairelerinde tutulacak kayıtlar ile yazı işleri hizmetlerinin yürütülmesi ve bu işlemlerde UYAP'ın kullanılmasına dair usul ve esasları düzenlemek amacıyla çıkartılan Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yönetmeliği'nin 52 nci maddesi gereğince tebligat işlemleri 7201 sayılı Tebligat Kanunu ile Tebligat Kanunu uyarınca çıkarılan yönetmeliklere göre fiziki ya da elektronik ortamda yapılacaktır. Elektronik tebligat usulünün düzenlendiği Tebligat Kanunu'nun 7/A maddesindeki düzenleme ve Elektronik Tebligat Yönetmeliği hükümleri de dâhil olmak üzere, Tebligat Kanunu ve çıkarılan Tebligat Yönetmeliği hükümleri incelendiğinde; duruşma gününün UYAP'tan öğrenilmesi usulünün uygulanabileceğine yönelik bir düzenlemeye yer verilmediği görülmektedir. 4. Somut olayda; 06.03.2020 tarihli 5 inci celsede temyiz eden davacılar vekilinin duruşmaya katıldığı ve bir sonraki duruşmanın 29.05.2020 tarihine bırakıldığı, 29.05.2020 tarihli 6 ncı celseye gelen kimsenin olmadığı, duruşmanın HSK Genel Sekreterliği'nin 13.03.2020 tarihli Corona Virüsü hakkında alınacak tedbirler ile ilgili yapmış olduğu ilanı ve COVID-19 Kapsamında Alınan Tedbirlerin Uzatılması konulu 30.04.2020 tarihli kararı, 2709 sayılı 1982 Anayasa'sının 56/1 ve 2 nci maddeleri ve 9 uncu maddesi, 6100 sayılı HMK'nın 32 nci maddesi gereğince gerek davanın tarafları, gerekse de toplum sağlığı dikkate alınarak takdiren ertelendiği, 3 numaralı ara karar ile dosyanın vekil ile takip edilmesi durumunda yeni duruşma gün ve saatini Covid-19 salgın hastalığı sebebiyle alınan tedbirler gereğince salgının etkisi ve tehlikesi ortadan kalkana kadar genel sağlık sebebiyle tebligat çıkartılmasının sakıncalı olacağı gözetilerek vekillerin UYAP sistemi üzerinden öğrenmiş sayılmalarına ve duruşmanın 25.09.2020 tarihine bırakılmasına karar verildiği görülmektedir. 6 ncı celseye ait duruşma tutanağının temyiz eden davacılar vekiline fiziki ya da elektronik ortamda tebliğ edilmediği anlaşılmaktadır. 25.09.2020 tarihli 7 nci celsede ise davacı tarafça mazeretsiz olarak takip edilmeyen dosyanın HMK'nın 150 nci maddesi uyarınca yenileninceye kadar 3 ay süre ile işlemden kaldırıldığı, dosya hakkında davanın taraflarınca üç ay içinde yenileme talebi olmadığı gerekçesiyle de davanın 25.12.2020 tarihi itibariyle açılmamış sayılmasına karar verildiği anlaşılmaktadır. 5. Bu durumda yukarıda yapılan açıklamalar ile somut olaya ilişkin maddi ve hukukî olgular bir arada değerlendirildiğinde; duruşma gününün UYAP'tan öğrenilmesi usulünün uygulanabileceğine yönelik bir düzenleme bulunmadığından, taraflara usulüne uygun tebligat yapılıp duruşma açılmadan dosyanın işlemden kaldırılması ve sonrasında davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi doğru görülmemiş bu sebeple hüküm bozulmuştur. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacılar ... vd. vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, Peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 13.04.2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.