11. Hukuk Dairesi 2013/2288 E. , 2013/18484 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ (FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ SIFATIYLA) Taraflar arasında görülen davada Çorum 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 13.11.2012 tarih ve 2008/6-2012/459 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi...tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisinde
**11. Hukuk Dairesi 2013/2288 E. , 2013/18484 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ (FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ SIFATIYLA) Taraflar arasında görülen davada Çorum 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 13.11.2012 tarih ve 2008/6-2012/459 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi...tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin ...'nün 132 sayılı kanunla kurulup ve sahibi bulunduğu TSE markasını beş ayrı biçimde düzenleyerek Türk Patent Enstitüsüne tescil ettirdiğini, TSE markasını herhangi bir yerde kullanmak için TSE ile marka sözleşmesi yapılması gerektiği halde davalı firmanın bu sözleşmeyi akdetmeksizin üretip satmakta olduğu gaz bezi kompresi üzerinde kullanma hakkı olmadan baklava dilimli TSE markasını kullandığını, durumun Devrekani Cumhuriyet Savcılığı'nın 2007/543 sayılı soruşturma evrakı ile de tespit edildiğini, davalının TSE markasını kullanarak bir kamu kuruluşu olan müvekkilinin manevi itibarını da kamu yararının olduğu bir konuda zedelediğini, davalının bütün masraf ve aidatlarını tam olarak ödeyen TSE markasını kullanmakta olan diğer firmalara karşı haksız bir rekabetin içine girdiğini, davalının hakkı olmadığı TSE markasını kullanarak kamu menfaatini ve sağlığını ilgilendiren bir konuda bulunduğu fiiliyle tüketiciyi aldatıcı bir işlemde bulunduğu gibi TSE markasından dolayı “devlet garantisidir” intibaının ardına hakkı olmadan sığındığını ileri sürerek, TSE markasına vaki tecavüzün önlenmesine, davalının piyasaya sunduğu ve halen stoklarında bulunan haksız marka basılı her türlü evrak broşür ve ürünlerin toplattırılarak muhafaza altına alınmasına, fazlaya ilişkin hak ve talepleri saklı kalmak kaydıyla 44.000,00 TL tazminatın tahsiline, haksız tecavüz için verilecek kararın tirajı en yüksek iki büyük gazetede ilan ettirilmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davanın haksız ve hukuki gerçekten yoksun olduğunu, davalı şirket aleyhine kendisini zarara uğratmayı kollayan diğer bir rakip şirket tarafından davacı kuruma asılsız bir ihbarda bulunulduğunu ve ardından savcılığın şirkette inceleme yaptığını ve neticede binlerce kutunun içinde üzerinde TSE logosu olan 3 kutu tespit edildiğini, davalı şirketin bu olayın öncesinde davacı kuruma TSE belgesi başvurusunda bulunulduğunu, başvuru ücretini de ödediğini, ancak ileride sonuçlanacağı için numune kutuların hazırlandığını, sadece 3 tane olan bu kutuların hiçbir şekilde piyasaya sürülmediğini savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalı eylemlerinin 556 sayılı KHK'nin 61. maddesi uyarınca marka hakkına tecavüz sayılan fiillerden olduğu 556 sayılı KHK'nin 62. maddesi uyarınca marka hakkı tecavüze uğrayan marka sahibi, tecavüzün giderilmesi ile maddi ve manevi zararının tazminini talep hakkı bulunduğu, davacı kurumla sözleşme yapılmaksızın, davacı kuruma ait markaların kullanımının özellikle kamuoyunda TSE'ye duyulan güveni sarsacak ve kamuoyunun yanılmasına neden olabilecek nitelikte olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile "TSE" markasının vaki tecavüzün önlenmesine, davacı markasına yapılan tecavüzün önlenmesine, davalının piyasaya sunduğu ve halen stoklarında bulunan haksız marka basılı her türlü evrak broşür ve ürünlerin toplatılmasına, 7.150,00 TL maddi tazminatın, 5.000,00 TL manevi tazminatın 02/11/2007 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, hüküm özetinin karar kesinleştikten sonra tirajı en yüksek 2 büyük gazetede ilan ettirilmesine karar verilmiştir. Kararı, taraflar vekilleri temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, taraf vekillerinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, taraf vekillerinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, istek halinde aşağıda yazılı 217,30 TL harcın temyiz eden davacıya iadesine, aşağıda yazılı bakiye 806,66 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 22.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.