T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 45. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/1520 KARAR NO : 2025/1201 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/382 (derdest) ARA KARAR TARİHİ: 01/09/2025 DAVA: Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen) KARAR TARİHİ: 05/11/2025 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesin…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 45. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/1520 KARAR NO : 2025/1201 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/382 (derdest) ARA KARAR TARİHİ: 01/09/2025 DAVA: Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen) KARAR TARİHİ: 05/11/2025 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil sigorta şirketi ile dava dışı ...arasında koasüranslı şekilde müvekkili şirketin sorumluluğunun toplam sigorta bedelinin %70'i olarak belirlendiği Y-252097404 Y-252100127 Y-252099054 ve Y-252100592 nolu "İşyeri Paket Abonman Poliçesi" akdedilerek sigortalıya ait emtealar başta olmak üzere muhtelif hasarların teminat altına alındığını, 11/02/2022 tarihinde İstanbul İli Güngören İlçesi Sanayi Mahallesi Sinan Paşa Sokak ... İş Merkezi - Bina No:... adresinde bulunan mülkiyeti ...'ya ait ... Ltd. Şti. ile kiracı işleteni ...'e ait imalathanede yangın çıktığını, yangın nedeniyle sigortalı ...Ltd. Şti. de dahil olmak üzere çok sayıda şirketin ve şahsın emtealarının ve araçların yandığını, müvekkili tarafından dava dışı sigortalısına 16202612 nolu hasar dosyası için 783,923.00 TL, 16202613 nolu hasar dosyası için 570,126.00 TL, 16202614 nolu hasar dosyası için 1,567,846.00 TL ve 16193121 numaralı dosyası için 1,200,120.00 TL olmak üzere dava bedeli olan 4.122.015,00 TL ödeme yapıldığını, zarardan davalıların sorumlu olduğunu beyan ederek, sigortalıya ödenen hasar bedelinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.Davacı vekili 01/09/2025 tarihli talep dilekçesinde özetle; toplanan deliller ile usul ve esas yönünden haklılığının sabit olduğunu, ilgili yasal düzenlemeler ve yerleşik içtihatlara göre geçici hukuki koruma niteliğindeki ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararlarının verilebilmesi için gerekli tüm şartların dosyada mevcut olduğunu, işbu davanın yargılaması sırasında davaya ilişkin karar verilmesi aşamasına kadar davalı taraflarca tahsilatı imkansızlaştırmak veya güçleştirmek için mal varlıklarını kaçırabileceğini, işbu davanın sonunda mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi halinde müvekkilinin hakkının elde edilmesinin imkansız hale gelebileceğini, müvekkilinin çok ciddi zarara maruz kalacağını, ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz taleplerinin kabulüne karar verilmesi gerektiğini, davada yalnız halefiyet hükümlerine dayanılmadığını temlikname mevcut olduğunu, davalının mülkiyetinde bulunan ana taşınmazın tapusunu müvekkili şirkete ödeyerek devretmesi gerekirken devretmediği için herhangi bir kötü niyetli satış halinde müvekkili açısından geriye dönüşü olmayan mağduriyetler oluşacağından taşınmaza (İstanbul, Güngören, ... parsel) teminatsız olarak ihtiyati tedbir kaydı konulmasını talep ettiklerini beyan ederek tedbir talebinin kabülünü talep etmiştir.Mahkemece; ''...6100 Sayılı Hukuk Muhakemesi Kanununun 389/1 maddesine göre mevcut durumda meydana gelebilecek değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.Geçici hukuki koruma kararlarından olan ihtiyati tedbir kararı asıl uyuşmazlığı çözecek içerikte olmamalı ve de tarafların çıkar dengesi ve ihtiyati tedbirin amacının gözetilmesi gerekmektedir.HMK'nin 389.maddesi gereğince ihtiyati tedbirin sadece "uyuşmazlık konusu hakkında" verilebileceği, davalının taşınır ve taşınmazları dava konusu olmadığından, davacı vekilinin ihtiyati tedbir isteminin reddine..." karar verilmiştir.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava dilekçesindeki açıklamalarını tekrar ederek, müvekkilinim hakkının elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşmaması veya tamamen imkansız hale gelmemesi adına ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz taleplerinin kabulüne karar verilmesi gerekirken reddedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, Mahkeme tarafından maddi bir hata yapılarak ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbir taleplerinin reddine karar verildiğini düşündüklerini beyan ederek; ihtiyati haciz - ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin kararın kaldırılmasını ve yapılacak inceleme ile davalıların UYAP ve TAKBİS sorgusunun yapılarak taşınmaz mallarına, taşınır mallarına, banka hesaplarına, 3. şahıslar nezdindeki alacaklarına taşınmazlarına her türlü tasarrufu önler mahiyette teminatsız olarak ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.Dava; sigortacının, dava dışı sigortalısına aralarındaki sigorta poliçesine dayanarak ödediği hasar bedelinin, hasardan sorumlu olduğunu iddia ettiği davalılardan 6102 sayılı TTK'nın 1472. maddesi uyarınca rücuen tahsili istemine ilişkindir. Uyuşmazlık, ihtiyati tedbir talebinin reddine yönelik verilen kararın hukuka uygun olup olmadığı, ihtiyati tedbir koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır.6100 sayılı HMK'nın 389/1 maddesinde; "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir...''; 390/2 maddesinde; "Talep edenin haklarının derhâl korunmasında zorunluluk bulunan hâllerde, hâkim karşı tarafı dinlemeden de tedbire karar verebilir." 390/3 maddesinde; "Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır''; 391/1 maddesinde "Mahkeme, tedbire konu olan mal veya hakkın muhafaza altına alınması veya bir yediemine tevdii ya da bir şeyin yapılması veya yapılmaması gibi, sakıncayı ortadan kaldıracak veya zararı engelleyecek her türlü tedbire karar verebilir" düzenlemelerine yer verilmiştir. 6100 sayılı HMK'nun 389/1 maddesi uyarınca ancak uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilecektir. Bu nedenle sigortalıya ödenen bedelin halefiyet gereği rücu istemine konu eldeki davada, tedbir kararı verilmesi talep edilen taşınmaz dava konusu olmadığından, mahkemenin ihtiyati tedbir isteminin reddi yönündeki kararı yerindedir. Davacı vekili 01/09/2025 tarihli talep dilekçesinde ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbir istemi olduğunu açıklamış ancak sonuç kısmında tapu bilgilerini verdiği taşınmaz kaydına ihtiyati tedbir konulmasını talep etmiştir. Mahkemece istem ihtiyati tedbir yönünden değerlendirilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde "davalıların UYAP ve TAKBİS sorgusunun yapılarak taşınmaz mallarına, taşınır mallarına, banka hesaplarına, 3. şahıslar nezdindeki alacaklarına taşınmazlarına her türlü tasarrufu önler mahiyette teminatsız olarak ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbir kararı verilmesini" talep etmiş ise de, HMK'nın, "İstinaf yoluna başvurulabilen kararlar" başlıklı 341/1 maddesinde; "İlk Derece Mahkemelerinde verilen nihai kararlar ile ihtiyati tedbir, ihtiyati haciz taleplerinin reddi ve bu taleplerin kabulü halinde itiraz üzerine verilecek kararlara karşı istinaf yoluna başvurulabilir." hükmüne yer verilmiştir. Davacı tarafça ihtiyati haciz talep ediliyor ise de bu talebin öncelikle ilk derece mahkemesi tarafından değerlendirilmesi ve karara bağlanması gerekmekte olup verilecek kararın istinaf incelemesine konu edilmesi halinde Dairemizce incelenmesi mümkündür. Açıklanan nedenlerle ihtiyati tedbir şartları oluşmadığından İlk Derece Mahkemesi kararı usul ve yasaya uygun olup 6100 sayılı HMK 353/1.b.1 maddesi uyarınca davacı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1.b.l bendi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının Hazineye irat kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Yatırılan gider avansından kalan kısmın davacıya ilk derece mahkemesince iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362/1.f maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 05/11/2025