11. Hukuk Dairesi 2024/2289 E. , 2024/6092 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/96 Esas, 2022/149 Karar HÜKÜM : Asıl ve birleşen davanın kabulü Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda Mahkemece asıl ve birleşen davaların kabulüne karar verilmiştir. Kararın asıl davada davalı ... ve birleşen davada davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece Mahkeme kararının düzeltilerek onanmasına karar veri
**11. Hukuk Dairesi 2024/2289 E. , 2024/6092 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/96 Esas, 2022/149 Karar HÜKÜM : Asıl ve birleşen davanın kabulü Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda Mahkemece asıl ve birleşen davaların kabulüne karar verilmiştir. Kararın asıl davada davalı ... ve birleşen davada davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece Mahkeme kararının düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir. Asıl davada davalı ... ve birleşen davada davalı ... vekili tarafından Dairece verilen kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla; kesinlik, süre ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1.Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; Milas 1. Noterliğinin 24.12.2008 tarihli hisse devir sözleşmesi ile 1960 hissenin davalıya devir edildiğini, her ne kadar ilgili noterlikte sözleşmede devir bedelini kendinden nakten ve tamamen aldım dense de bu miktarı davalıdan tahsil edemediğini ve işbu nedenle davalı hakkında icra takibine geçildiğini, davalının takibe itiraz ettiğini iddia ederek davalının itirazının iptali ile %20'den az olmamak kaydı ile icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. 2.Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde; Milas 1. Noterliğinin 24.12.2008 tarihli hisse devir sözleşmesi ile 4900 hissenin davalıya devir edildiğini, her ne kadar ilgili noterlikte sözleşmede devir bedelini kendinden nakten ve tamamen aldım dense de bu miktarı davalıdan tahsil edemediğini ve iş bu nedenle davalı hakkında icra takibine geçildiğini, davalının takibe itiraz ettiğini iddia ederek davalının itirazının iptali ile %20'den az olmamak kaydı ile icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Asıl ve birleşen davada davalılar vekili cevap dilekçesinde; hisse devirlerinin 2008 yılında yapıldığını, 2008 yılından bu yana bedelinin alınmadığı iddiasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, açılan davanın kötü niyetli olarak açıldığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının sunduğu tarafların imzalarını haiz belgenin kesin delil niteliğinde olduğu, noter sözleşmesindeki bedelde muvazaa olduğu iddiasının bahsi geçen yazılı belge ile ispat edildiği, ispat külfetinin hisse devir bedellerinin ödendiğine yönelik ödeme def'inde bulunan davalılara geçtiği, davalıların hisse devir bedellerinin ödendiğini yazılı delillerle ispat edemediği gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuran Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davada davalı ... ve birleşen davada davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Yargıtay Kararı Dairenin 27.12.2023 tarihli ve 2022/6855 E., 2023/7747 K. sayılı kararı ile "...1.Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde değildir. 2. Mahkemece Dairemiz bozma ilamına uyularak asıl ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiş olmakla birlikte, mahkemece verilen 23.06.2014 tarihli ilk kararda açılan asıl ve birleşen davanın ayrı ayrı kısmen kabulleri ile asıl davada takibin 49.000,00 TL asıl alacak yönünden takip tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte kaldığı yerden devamına, birleşen davada takibin 122.500,00 TL asıl alacak yönünden takip tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte kaldığı yerden devamına karar verilmiş, söz konusu karar davalılar vekili tarafından temyiz edilmiş ve Dairemizin 18.12.2014 tarihli ilamıyla yerel mahkeme kararının davalılar yararına bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemenin kısmen kabul kararına karşı davacı vekili temyiz yoluna başvurmamış olup, verilen bozma kararına da mahkemece uyularak yargılamaya devam olunmuştur. Bu durumda artık davalılar yararına usulü müktesep hak doğmuş olduğundan, mahkemece davalıların müktesep hakkını ihlal edecek şekilde davanın tümüyle kabulü ile takibin kaldığı yerden devamına karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3 üncü maddesi ve 5236 sayılı Kanun’un geçici 2 nci maddesi yollamasıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 5236 sayılı Kanun’un 16 ncı maddesi ile değiştirilmeden önceki 438 inci maddesinin yedinci fıkrası gereğince mahkeme kararının düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir..." gerekçesiyle davalılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, davalılar vekilinin temyiz itirazının kabulü ile Mahkeme kararının hüküm fıkrasının asıl davaya ilişkin "A" bendinin ilk paragrafı ile birleşen davaya ilişkin "B" bendinin ilk paragrafının kaldırılarak (A) bendine “1-Asıl dava yönünden davalı takip borçlusunun Milas 1.İcra Müdürlüğünün 2012/4472 esas sayılı takip dosyasına yönelik vaki itirazının kısmen iptali ile takibin 49.000,00 TL asıl alacak yönünden takip tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte devamına"; (B) bendine "1-Birleşen dava yönünden davalı takip borçlusunun Milas 1. İcra Müdürlüğünün 2012/4473 E. sayılı takip dosyasına yönelik vaki itirazının kısmen iptali ile takibin 122.500,00 TL asıl alacak yönünden takip tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte devamına” ibaresinin yazılması suretiyle düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir. V. KARAR DÜZELTME A. Karar Düzeltme Yoluna Başvuran Dairenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davada davalı ... ve birleşen davada davalı ... vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur. B. Karar Düzeltme Sebepleri Asıl davada davalı ... ve birleşen davada davalı ... vekili karar düzeltme dilekçesinde özetle; noter belgelerinin kesin delil niteliğinde bulunduğunu, davacı tarafından Mahkemeye sunulan harici belgenin herhangi bir delil niteliği bulunmadığını, davacının davasına, yerel Mahkemenin ise gerekçesine dayanak yaptığı 25.12.2008 tarihli adi yazılı belgenin, dava dilekçesinde, cevaba cevap dilekçesinde, delil listesinde belirtilmediğini, gerek ön inceleme aşamasında gerekse tahkikatın hiçbir aşamasında davacının beyanlarında yer almadığını, taraflarınca verilen 17.04.2014 tarihli temyiz dilekçesine cevap süresinin geçtiği tarihten çok sonra 31.07.2014 tarihinde ek bir dilekçe ile sunulduğunu, delil niteliği olmayan belgede bedellerin ödenmediğinin belirtilmediğini, davanın 6 yıl sonra açıldığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla asıl ve birleşen davaların kısmen kabulüne karar verildiği dikkate alındığında, asıl dava yönünden red edilen kısım olan 35.312,22 TL üzerinden ... lehine, birleşen dava yönünden ise red edilen kısım olan 88.280,55 TL üzerinden ... lehine düzeltilerek onama tarihi itibari ile yürürlükte bulunan AAÜT gereğince ayrı ayrı karşı vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, bu hususun dikkate alınmadığını belirterek Mahkeme kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, itirazın iptali istemine ilişkin olup uyuşmazlık, hisse devir bedellerinin ödenip ödenmediğine ve 25.12.2008 tarihli protokol başlıklı belgeye ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 440 ıncı maddesi. 2.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 201 inci maddesi. 3. Değerlendirme 1.Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre asıl davada davalı ... ve birleşen davada davalı ... vekilinin 1086 sayılı Kanun’un 440 ıncı maddesinde sayılan hâllerden hiçbirini ihtiva etmeyen, aşağıdaki paragrafın kapsamı dışında kalan diğer karar düzeltme itirazlarının reddi gerekir. 2.Yargıtay kararının düzeltilmesi 1086 sayılı Kanun'un 440 ıncı maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Yargıtay, karar düzeltme talebi üzerine, 1086 sayılı Kanun'un 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları hükümlerine göre yerel mahkeme hükmünü düzelterek onayabilir. Mahkemece verilen karar, Dairemizce yazılı gerekçeyle düzeltilerek onanmış olup Mahkemece Dairemiz bozma ilamına uyularak asıl ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiş olmakla birlikte, Mahkemece verilen 23.06.2014 tarihli ilk kararda açılan asıl ve birleşen davanın ayrı ayrı kısmen kabulleri ile asıl davada takibin 49.000,00 TL asıl alacak yönünden takip tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte kaldığı yerden devamına, birleşen davada takibin 122.500,00 TL asıl alacak yönünden takip tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte kaldığı yerden devamına karar verilmiş, söz konusu karar davalılar vekili tarafından temyiz edilmiş ve Dairemizin 18.12.2014 tarihli ilamıyla yerel Mahkeme kararının davalılar yararına bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemenin kısmen kabul kararına karşı davacı vekili temyiz yoluna başvurmamış olup verilen bozma kararına da Mahkemece uyularak yargılamaya devam olunmuştur. Bu durumda artık davalılar yararına usulü müktesep hak doğmuş olduğundan Mahkemece davalıların müktesep hakkını ihlal edecek şekilde davanın tümüyle kabulü ile takibin kaldığı yerden devamına karar verilmesi doğru olmamıştır. Bu durumda asıl ve birleşen davaların kısmen kabulüne karar verilmekle Mahkemenin karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT tarifesi uyarınca davalılar yararına kısmen reddedilen miktarlar bakımından asıl davada (35.312,22 TL) ve birleşen davada (88.280,55 TL) vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekeceğinden asıl davada davalı ... ve birleşen davada davalı ... vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemiz düzelterek onama kararı kaldırılarak kararın değişik eklemeli gerekçe ile bozulması gerekir. Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesi ve 5236 sayılı Kanun’un geçici 2 nci maddesi yollamasıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 5236 sayılı Kanun’un 16 ncı maddesi ile değiştirilmeden önceki 438 inci maddesinin yedinci fıkrası gereğince Mahkeme kararının düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Asıl davada davalı ... ve birleşen davada davalı ... vekilinin diğer karar düzeltme itirazlarının REDDİNE, 2.Karar düzeltme istenilen Dairemiz ilamının ORTADAN KALDIRILMASINA, 3.Asıl davada davalı ... ve birleşen davada davalı ... vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Mahkeme kararının hüküm fıkrasının asıl davaya ilişkin "A" bendinin ilk paragrafının kaldırılarak (A) bendine "1-Asıl dava yönünden davalı takip borçlusunun Milas 1.İcra Müdürlüğünün 2012/4472 esas sayılı takip dosyasına yönelik vaki itirazının kısmen iptali ile takibin 49.000,00 TL asıl alacak yönünden takip tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte devamına" ve (A) bendine 7. paragraf olarak "7-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince belirlenen 5.649,96 TL vekâlet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı ...'a ödenmesine," ibarelerinin yazılması, birleşen davaya ilişkin "B" bendinin ilk paragrafının kaldırılarak (B) bendine "1-Birleşen dava yönünden davalı takip borçlusunun Milas 1. İcra Müdürlüğünün 2012/4473 E. sayılı takip dosyasına yönelik vaki itirazının kısmen iptali ile takibin 122.500,00 TL asıl alacak yönünden takip tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte devamına” ve (B) bendine 7. paragraf olarak "7-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince belirlenen 14.124,90 TL vekâlet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı ...'a ödenmesine," ibarelerinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Peşin alınan temyiz karar ve karar düzeltme harçlarının istekleri halinde ilgililere iadesine, 05.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.