T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/1429 - 2025/1631 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/1429 KARAR NO : 2025/1631 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 17/04/2023 NUMARASI : 2022/124 E. - 2023/171 K. DAVANIN KONUSU : YİDK Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınai…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/1429 - 2025/1631 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/1429 KARAR NO : 2025/1631 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 17/04/2023 NUMARASI : 2022/124 E. - 2023/171 K. DAVANIN KONUSU : YİDK Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 17/04/2023 tarih ve 2022/124 E. - 2023/171 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :Davacı vekili, davalı gerçek kişinin 2020/30724 sayılı "..." ibareli marka başvurusunu yaptığını, müvekkilince adına tescilli "..." ve "..." ibareli markalara dayalı olarak bu başvuruya yapılan itirazın davalı Kurum tarafından reddedildiğini, oysa dava konusu başvuru ile müvekkili adına tescilli markalar arasında karıştırılmaya yol açacak düzeyde benzerlik bulunduğunu, ayrıca dava konusu marka başvurusunun kötü niyetli yapıldığını ileri sürerek, YİDK'in 2022-M-1269 sayılı kararının iptaline, dava konusu markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markalar arasında karıştırılmaya yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı ... vekili, taraf markalarında ortak olarak yer alan "..." ibaresinin, davacı markalarının esas unsuru olmadığı gibi bu ibarenin, tek bir markaya özgülenmesinin de mümkün bulunmadığını, "..." sözcüğünün, enerji içeceği üreticisi tarafından, ürünü satın alacak tüketiciye, güç ve enerji vaat etmesi sebebiyle kullanıldığını, enerji içeceği piyasasında sıklıkla kullanılan bu kelimenin ayırt ediciliğinin bulunmadığını, müvekkili markasının asli unsurunun, “...” olduğunu, davacının iddia ettiği gibi markayı oluşturan kelimelerin birbirinden ayrılarak, davacının farklı dayanak markaları ile karşılaştırma yapılmasının mümkün olmadığını, müvekkilinin 32. ve 35. sınıflarda tescilli 2016/74448 sayılı “... ... ... ...” ibareli kelime markasının da bulunduğunu, davacı tarafa ait 2017/114790 numaralı “...” ibareli marka başvurusunun, gelen itiraz sonucu reddedildiğini, markalar arasında gerek görsel gerekse de işitsel olarak benzerlik olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davalının "..." ibareli marka başvurusu ile davacının itirazına mesnet tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, ortalama düzeydeki tüketici kesimi nezdinde başvuru konusu işaret ile davacının tescilli markaları arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı mallar algısı da oluşmayacağı, taraf marka işaretleri benzemediğinden SMK'nın 6/1 maddesindeki karıştırılma tehlikesinin bulunmadığı, dava konusu başvurunun kötü niyetli yapıldığı iddiasının da kanıtlanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili, davalı tarafından dava konusu 32. sınıfta başvurusu yapılan "..." unsurunu ihtiva eden markanın, müvekkilinin "..." ve "..." hakim unsurlu tescilli markaları ile nihai tüketici nezdinde iltibasa sebebiyet vereceğini, aksi yönde ittihaz edilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkilinin 2017/114790 sayılı “...” ibareli başvurusunun bulunduğunu, anılan marka başvurusunun itiraz üzerine reddedildiğini ve hali hazırda müddet durumunda olduğunu, yalnız bu hususun dahi dava konusu marka başvurusunun tescili yönünde verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu ortaya koyduğunu, müvekkili adına tescilli mesnet markalar ile görsel, işitsel ve kavramsal olarak benzer olan işbu marka bakımından aksi yönde kanaat ile verilen kararın usul ve yasaya aykırı bulunduğunu, dava konusu marka başvurusunun kötü niyetli olarak yapıldığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, tescilli bir marka ile başvuru konusu işaret arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları gözetilerek münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin dikkate alınarak belirleneceği, buna göre "..." ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet "..." ve "..." asıl unsurlu markalar arasında 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde karıştırılma tehlikesinin bulunmadığı, zira başvuru kapsamında yer alan 32. sınıf mallar yönünden bir renk adı olan "..." ibaresi ile güç anlamına gelen "..." ibaresinin ayırt ediciliğinin oldukça düşük olduğu ve bir bütün olarak dava konusu başvuruya yeterli ayırt ediciliğin sağlandığı, nitekim Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2024/6612 E., 2025/4301 K. sayılı ilamında da "..." ve "..." ibareli markaların, davacı markaları ile karıştırılma tehlikesine yol açmayacağının kabul edildiği, öte yandan davacının 2017/114790 sayılı "..." ibareli marka başvurusunun ise reddedildiği ve müddet durumunda olan bu markanın iltibas değerlendirilmesinde dikkate alınamayacağı, dava konusu başvurunun kötü niyetli yapıldığının ispat edilemediği anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 179,90-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 435,50-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile 18/09/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 19/09/2025 Başkan Üye Üye Katip Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.