İSTİNAF KARAR TARİHİ: 12/11/2025 Davanın reddine ilişkin verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA: Davacı vekili; Davalıya ait ... gemisinde 07/02/2008 günü çıkan yangında içinde bulunan tüm araçlarla birlikte davacı aracı da içindeki yükle yandığını ve telef olduğunu, yangın nedeniyle toplam 158.587 Euro zararları bulunduğunu,sadece aracın kasko sigortasında 67.426 Euro alındığını, bu miktar dü…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2025/1638 KARAR NO : 2025/1836 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 09/05/2025 NUMARASI : 2014/365 Esas - 2025/342 Karar DAVA: Tazminat İSTİNAF KARAR TARİHİ: 12/11/2025 Davanın reddine ilişkin verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA: Davacı vekili; Davalıya ait ... gemisinde 07/02/2008 günü çıkan yangında içinde bulunan tüm araçlarla birlikte davacı aracı da içindeki yükle yandığını ve telef olduğunu, yangın nedeniyle toplam 158.587 Euro zararları bulunduğunu,sadece aracın kasko sigortasında 67.426 Euro alındığını, bu miktar düşüldükten sonra 91.161 Euro'nun tahsili için işbu davaya açmak zorunda kaldıklarını belirterek 91.161 Euro'nun davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili; geminin varma yerine 3 saat mesafe kala ana güvertede başlayan yangının 10-15 dakikalık süre içerisinde tüm gemiyi sardığını ve geminin içindeki yüklerle birlikte yanarak tamamen zayi olduğu, yangının çıkmasında müvekkili donatanın herhangi bir şahsi kusuru da bulunmadığını, yangının gemide buluna yük ve yüklerden kaynaklandığını, müvekkiline ait geminin tamamı yanarak zayi olduğunu, 1976 Londra Konvansiyonu'nun 2.maddesi uyarınca dava konusu yükün zararından kaynaklanan tazminat alacağı dahil gemide bulunan yüklerin yanarak zayi olmasından kaynaklanan tüm tazminat alacaklarının sınırlamaya tabi olduğunu, yanarak zayi olan ... gemisinin hurda olarak Trieste'de yapılan açık arttırmada 2.300.000 Euro bedelle satıldığını, tseferden elde edilen navlun miktarının ise 343.310 Euro olduğunu, buna göre müvekkil şirketin ... gemisinde bulunan ve yanarak zayi olan tüm yük ve araçlar için ödemekle yükümlü tutulabileceği tazminat miktarının 2.643.310 Euro ile sınırlı olup bu miktarın tüm tazminat alacak alacaklarına alacakları oranında paylaştırılacağını, taşıma konusu konişmentonun arka yüzünde yer alan 19.madde de parça başında sorumluluk kuralı gereğince ünite veya birim başına taşıyanın sorumluluğunun 100.000-TL olarak sınırlandırıldığını, davacının talep ve faiz miktarının fahiş olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; ... gemisinde ortaya çıkan yangında zarar gören araç sahipleri/ yük ilgilileri ve sigorta şirketleri tarafından davalı gemi donatanına karşı çok sayıda davalar açılmış olup, bu dosyalardan 2008 /151 Esas sayılı dosya pilot dava seçilerek, diğer davalarda sonucunun beklenmesine karar verildiği; bekletici mesele yapılan davanın ilk esasının 2008/151 olup davanın reddine karar verildiğini,Yargıtay 11.HDnin 18.07.2011 tarihli 1.bozma ilamı ile davacının bilirkişi raporuna itirazların karşılanması için yeniden rapor alınması gerektiğinin belirtildiği, bozmadan sonra İstanbul(Kapatılan) 51. ATMnin 2011/411 esasını alan dosyada 19/12/2013 tarihli karar ile davanın kısmen kabulüne karar verildiği ,kararın Yargıtay 11.HDnin 27/03/2015 tarihli 2. bozma ilamıyla bozulmasının ardından mahkemenin 2016/94 esası üzerinden direnme kararı verilerek dosya Yargıtay HGK na gönderildiği;HGK nın oy çokluğu ile aldığı 25.10.2018 tarihli 2018/11-624 Esas ve 2018/1516 Karar sayılı ilamı ile,"... bilirkişi raporları arasındaki geminin teknik donanımının yolculuğun başında denize ve yola elverişli olup olmadığı hususundaki çelişkinin yeniden bilirkişi raporu alınması suretiyle giderilmesi ile davalı taşıyan-donatanın gemi adamlarının kusurlarından dolayı sorumlu olup olamayacağının da yukarıda ispat yüküne ilişkin belirtilen ilkeler gözetilmek suretiyle yeniden değerlendirilmesi ile direnme kararının bu değişik gerekçe ile bozulması gerektiği" ne karar verildiği; Bu aşamadan sonra 2019/211 esas üzerinden yapılan yargılama neticesinde, Yargıtay HGK kararında işaret edilen hususlarda bilirkişi raporu alındıktan sonra 17/03/2021 tarihli karar ile; "... gemisinin ISM yöneticisi olan şirket hukuki açıdan taşıyanın yardımcısı konumunda olduğundan bu şirketin geminin yola elverişsizliğine neden olan kusurlu davranışının davalı taşıyanın kişisel kusuru sayılması gerektiği, saptanan elverişsizlik hali ile yangın olayı ile davacının ortaya çıkan zararı arasında illiyet bağının bulunduğundan yangında zayi olan davacıya ait 11 adet araç ile ilgili zararından davalı donatanın eTTK m.1019 ve 1062.gereğince sorumlu olduğu" gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İş bu kararın temyizi üzerine Yargıtay 11.HDnin 23/02/2023 tarihli, 2021/4620 esas ve 2023/1074 karar sayılı ilamı ile; "...geminin yapısı, teknik donanımı, yangın algılama ve söndürme donanımı bakımından ulusal ve uluslararası normlara uygun olduğu, gemi adamlarının gemide çıkabilecek yangın konusunda eğitildikleri, tatbikatlarını yaptıkları, bu konuda gerekli ve yeterli belgelere sahip oldukları, yangın olayının denizde karşılaşılabilecek en tehlikeli olay olarak kabul edilmesi gerektiği, gemi personelinin yangının çok hızlı ve kısa bir süre içerisinde yayılması ve büyümesi sonucu yangına müdahalede yetersiz kalmasının can korkusu ve panik duygusu gibi tamamen insani sebeplerle geliştiği, bu durumun geminin yolculuğun başında yola elverişsizliği sonucunu doğurmayacağı gerekçesi ile hüküm davalı yararına bozulduğu; bozmadan sonra 2024/215 nolu esasını alan davada Yargıtay bozma ilamına uyularak, bozma ilamında açıklanan gerekçelerle davanın reddine karar verildiği ;bekletici mesele yapılan dosyada Yargıtay 11.HDnin 23/02/2023 tarihli, 2021/4620 Esas ve 2023/1074 Karar sayılı son bozma ilamı ile, eldeki dosyaya konu olan ... isimli ... gemisinde meydana gelen yangın olayında gemi donatanının "sorumlu olmadığına" karar verildiğinden, aynı yangından kaynaklanan zararın tahsili için davalı gemi donatanı hakkında açılan iş bu davanın reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili; gemi ile birlikte yanan tüm araç ve yüklerin sorumluluğu davalı şirkete ait olduğunu yangının gerek oluşmasında gerekse büyümesinde ve söndürülmesinde gerekli önlemleri almadığı ve bu nedenle yangının kısa süre içinde söndürülemeyip davacı şirketin zarara uğratılmasında kusurlu olduğunu pilot davada alınan bilirkişi raporlarında "personelin zafiyeti ve ihmali sebebiyle yangına geç müdahale edildiği "ISM uygulamaları yönünden olay incelendiğinde gemiye yeni katılan zabitlere daha önce benzer gemilerde görev yaptıkları gerekçesi ile ...Gemisinin yangından korunma ve söndürme sistemleri hakkında tanıtım ve bilgilendirme yapılmamış ve kayıt altına alınmadığı, bu zabitler arasında gemi kaptanı, 1.zabit ve gemi mühendisi de olduğu" şeklindeki tespit ile gemi zabitlerinin yangına hazırlıklı olmadan gemi seferine çıkıldığı, geminin yangın emniyet ve yağmurlama sistemi planlarının İngilizce olduğu ve Türkçe çevirisinin bulunmadığı, teknik bilirkişilerin çoğunluğu tarafından davalı taşıyanın sorumlu ve kusurlu bulunmasına rağmen mahkemece davanın reddine karar verilmesi hukuka aykırı olduğu,gemi adamlarının öngörülemeyen tehlikeler karşısında müdahale edebilecek vasıflara sahip olmadığı, gemi adamlarının bu vasıflara sahip olmamasının taşıyanın kusurundan kaynaklandığını, davalıya kusur isnad edemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar vermesi hukuka aykırıdır ve kaldırılması gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE: Dava; Pendik-Trieste seferini yapmakta iken davalı şirket tarafından işletilen ... ... gemisinin sefer esnasında içinde ki yüklü araçlar ile birlikte yanarak batması nedeniyle tümüyle zayi olması nedeniyle oluşan zararın davalıdan tazmini istemine ilişkindir.Aynı yangın olayında meydana gelen zayi olayları nedeniyle çok sayıda tazminat davası açılması nedeniyle mahkemece bir dava karara bağlanarak diğer davalar bakımından bekletici mesele yapıldığı anlaşılmaktadır.Pilot davanın kesin olarak karara bağlanması üzerine elde ki davada aynı mahiyette olmak üzere yangın olayında Davalı Donatan'a kusur izafe edilemeyeceği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. eTTK nın 1062 .maddesi" Taşıyan, kendi adamlarının ve gemi adamlarının kusurlarından ,kendi kusuru gibi mesuldür.Zarar geminin sevkine veya başkaca teknik idaresine ait bir hareketin veya yangının neticesi olduğu takdirde taşıyan yalnızca kendi kusurundan mesuldür. Daha ziyade yükün menfaati icabı olarak anılan tedbirler geminin teknik idaresine dahil sayılmaz. Tereddüt halinde zararın teknik idarenin neticesi olmadığı kabul edilir." şeklinde düzenlenmiştir.Davacı vekili tarafından pilot davada alınan bilirkişi raporlarının tamamında davalının kusuru neticesinde yangının başladığı ve müdahale edilemediği ,gemi adamlarının yangına müdahale edebilecek nitelikte olmadığının belirlendiğini ,verilen kararın alınan raporlar ile elverişsizliği tesbit edilen gemi donatanının zarardan sorumlu olduğu istinaf nedeni olarak ileri sürülmüştür. Mahkemenin gerekçeli kararından belli olduğu üzere davanın reddi ve kısmen kabulü kararları birden fazla bozmaya konu olmuş, 6 dan fazla bilirkişi kurulu raporu, bilimsel mütaalalar sunulmuş alınan tüm bilirkişi raporları sonrası oluşan yangın nedeniyle davalının kusurlu bulunmadığına karar verilmiştir. Gerekçeli kararlarda aynı olay nedeniyle mahkemede tazminata dair 213 dosyanın derdest olduğu belirtilmektedir. Yangın olayının büyüklüğü nedeniyle gemi ve içinde ki araçların tamamı zayi olmuştur.Yangının kısa sürede büyüyüp hiç bir emtianın kurtarılamadığı anlaşılmaktadır. Bekletici mesele yapılan dosyada; tüm yargılama sürecinde; bir kısım akademisyenler hukuki görüş sunmak, bir kısmı bilirkişilik yaptığı; tüm araştırmalara rağmen ana güvertede çıkan yangının çıkış sebebinin belirlenemediği; yangına müdahale edilemediği, kısa sürede tüm gemiyi sardığı belirlenmektedir. Alınan bilirkişi raporlarında geminin teknik kusuru tespit edilememiştir. Son olarak Yargıtay 11 HD nin 23/02/2023 tarihli, 2021/4620 esas ve 2023/1074 karar sayılı ilamında "geminin yapısı, teknik donanımı, yangın algılama ve söndürme donanımı bakımından ulusal ve uluslararası normlara uygun olduğu, gemi adamlarının gemide çıkabilecek yangın konusunda eğitildikleri, tatbikatlarını yaptıkları, bu konuda gerekli ve yeterli belgelere sahip oldukları, yangın olayının denizde karşılaşılabilecek en tehlikeli olay olarak kabul edilmesi gerektiği, gemi personelinin yangının çok hızlı ve kısa bir süre içerisinde yayılması ve büyümesi sonucu yangına müdahalede yetersiz kalmasının can korkusu ve panik duygusu gibi tamamen insani sebeplerle geliştiği, bu durumun geminin yolculuğun başında yola elverişsizliği sonucunu doğurmayacağı" sonucuna varılmıştır. Yargıtay 11 HD nin Bozma ilamında zikredilen Aynı yangın olayı nedeniyle yanan treylerle ilgili olarak görülüp sonuçlandırılan ve davalıyı sorumlu tutan Landshut Eyalet Mahkemesinin (2.Ticaret Mahkemesi) ve temyizi inceleyen Münih Eyalet Yüksek Mahkemesinin kararına karşı karar düzeltme istemini inceleyen Federal Eyalet Mahkemesinin 15.12.2011 tarih IZR 12/11 sayılı kararında da dava konusu gemide çıkan yangın riskinin, sadece açık denizdeki bir geminin başına gelebilecek bir riske dönüştüğü, taşıyıcının mallarda yangın sebebiyle meydana gelen zarar ve ziyadan, kendi kastı ve ihmali yoksa sorumlu olmayacağı, davalı taşıyıcının kasıt veya ihmali ile ilgili maddi delil bulunmadığı, bu sebeple taşıyıcının sorumluluktan kurtulabildiği gerekçesiyle açılan davanın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.Açıklanan nedenlerle; davacı vekili davalının kusuru nedeniyle zarara uğradığını ileri sürmüş ise de ;yangın olayına ilişkin davalının geminin elverişsizliği nedeniyle sorumlu tutulamayacağına yapılan tüm incelemeler ,alınan bilirkişi raporları neticesinde bu sonuca varıldığı aynı yangın olayına ilişkin bozma ilamına uyulduğundan maddi anlamda kesinleşmiş kararda çıkan yangın nedeniyle "donatanın kusuru "bulunmadığı belirlendiğinden somut olayda ayrıksı bir sonuca varacak delil dosyada bulunmadığından davanın reddine ilişkin kararda isabetsizlik bulunmamıştır. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Peşin harcın karar harcından mahsubuna. Başkaca harç alınmasına yer olmadığına, Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, davalı tarafından yapılan 115-TL istinaf yargı giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraflara tebliğine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde HMK’nın 361/1. maddesi gereği Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.12/11/2025