19. Hukuk Dairesi 2013/12074 E. , 2013/17281 K. MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R - Davacı vekili, müvekkilinin açtığı restoran için davalıdan fatura karşılığı birtakım malzemeler aldığını, kendisinin kredi kartı olmadığ…
**19. Hukuk Dairesi 2013/12074 E. , 2013/17281 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R - Davacı vekili, müvekkilinin açtığı restoran için davalıdan fatura karşılığı birtakım malzemeler aldığını, kendisinin kredi kartı olmadığından bir arkadaşının kredi kartından ödeme yaptığını, faturalarda da bunun belirtildiğini, davalıya teminat için ayrıca 4.000-TL bedelli bir bono verdiğini, davalıya yaptığı ödemelerin aldığı mal tutarından fazla olduğunu, zira daha sonra alacağı mallara istinaden de ödeme yapmış olduğunu, davalının teminat olarak aldığı bonoyu iade etmeyerek ihtiyati haciz kararına istinaden ... 1. İcra Müdürlüğü' nün 2008/401 sayılı dosyasından icra takibi başlattığını beyanla, borcun kredi kartlarıyla ödenmesi nedeniyle sözkonusu icra takibinden dolayı müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine ve davalı aleyhine %40 kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacı tarafından belirtilen kredi kartı ödemelerinin senet tanzim tarihinden önceki ödemeler olup, bu ödemelerin senet nedeniyle yapıldığının kabulünün mümkün olmadığını, faturaların kredi kartıyla ödenmesine rağmen aynı tarihlerde bir de bono verilmesinin düşünülemeyeceğini, takibe konu senedin davacının sonraki alışverişiyle ilgili olup buna dair faturayı da sunduklarını, elden ödenen 500-TL yi düşerek takip başlattıklarını beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, takip senede dayandığından tarafların ticari defterlerinin incelendiği, defterlerin Yargıtay içtihatlarının aradığı mahiyeti haiz olmadığı, davacı vekilinin davalıya yemin teklif ettiği, davalı asilin beyanında dava ve takip konusu bononun davacı tarafından kendisine verildiğini, kredi kartından yapılan ödemelerin takibe konu senet ile ilgisinin bulunmadığını beyanla yemin eda ettiği, her ne kadar davacı borçlu bir kısım faturalara, kredi kartı esktrelerine, sliplere ve banka kayıtlarına dayanmış ise de, bu evrakların hiçbirisinde davalının imzasının mevcut olmadığı, kambiyo senetlerinin temel borç ilişkisinden mücerret yeni borç ilişkisi meydana getirdiği, senet borçlusunun ancak senedin teslimi mukabili ödeme yapmakla mükellef olduğu, kısmi ödeme yapıldığında ise kısmi ödemelerin senet üzerine yazılmasını borçlunun istemesi gerektiği, fakat senet üzerinde bu yönde bir kayıt bulunmadığı belirtilerek, davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 05.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.