T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/1784 - 2025/2100 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/1784 KARAR NO : 2025/2100 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 06/12/2022 NUMARASI : 2021/311 E. - 2022/405 K. DAVANIN KONUSU : YİDK Marka Kararının İptali Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk …
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/1784 - 2025/2100 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/1784 KARAR NO : 2025/2100 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 06/12/2022 NUMARASI : 2021/311 E. - 2022/405 K. DAVANIN KONUSU : YİDK Marka Kararının İptali Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 06/12/2022 tarih ve 2021/311 E. - 2022/405 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkili şirket adına 05. sınıfta yer alan mallar için 1522863 uluslararası tescil nosuyla Madrid Protokolü kapsamında "..." ibareli marka başvurusunun yapıldığını, 2020/38174 sayılı başvurunun davalı şirketin 2015/39996 sayılı ve "..." ibareli markasını mesnet göstererek yaptığı itiraz üzerine 05. sınıf mallar bakımından reddedildiğini, başvuruyu nihai olarak reddedin 2021-M-4516 sayılı YİDK kararının hatalı olduğunu, taraf markalarının benzer olmadığını, müvekkili markasının davalı markasından farklılaştığını, tüketicilerin markayı bir bütün olarak algılayacağını, müvekkili ürünlerinin sadece eczanelerde ve reçete ile satıldığını, Yargıtay'ın çok sayıda ülkede tescilli markaları tanınmış marka olarak kabul ettiğini ileri sürerek, davalı ... YİDK kararının iptalini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Diğer davalı Şirket vekili, taraf markaları arasında kısmi ret kararına konu sınıflar açısından tam benzerlik bulunduğunu, dava konusu markanın müvekkilinin ayırt ediciliği yüksek "..." esas unsurlu markasıyla benzer olduğunu ve iltibasa sebebiyet verebileceğini, davacının dayanak gösterdiği markaların tanınmış marka olarak değerlendirilemeyeceğini, müvekkili markasının tanınmış olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davacı yanın markasının "..." şeklinde tek kelimeden oluşan, kelime içerisinde herhangi bir bölümün, diğerine nazaran ön plana çıkartılmadığı, telaffuz aşamasında “pi-as-ki” şeklinde telaffuz edilmesi muhtemel bir sözcük olup somut bir kavramsal karşılığı bulunmayan bu kelime içerisinde, davalı markasının esas unsurunu oluşturan "..." ibaresi bir bütün olarak yer almakta ve bu konumlandırması da kelimenin ilk üç harfini oluşturmakta ise de dava konusu markada görsel ve işitsel açıdan "..." ibaresinin bağımsız bir karakterde kullanılmadığı; davalı yanın ret gerekçesi markasının oluşturuluş mantığında "..." ibaresi bağımsız ve marka içerisinde ön plana çıkar nitelikte kullanılmış olduğu; tüketicinin davalı markasını tek başına “...” ya da “...-...” şeklinde telaffuz edeceği; her ne kadar taraf markaları "..." şeklinde ortak harf ve sesler taşımakta iseler de dava konusu markanın bütünsel algısı itibariyle, uyuşmazlık konusu emtiaların ilgili tüketici grubu olarak tespit edilen bilinç, dikkat ve algı düzeyi yüksek tüketiciler nezdinde bıraktığı izlenim ile davalıya ait markanın bütünsel algısı itibariyle aynı tüketici nezdinde bıraktığı izleniminin esasen birbirinden somut olarak farklılaştığı, "..." ibaresinin dava konusu markada ön planda olmadığı gibi bağımsız bir yapıda da kullanılmadığı, bu haliyle tüketicinin dava konusu marka ile karşılaştığında algısında davalı markalarının oluşması için herhangi bir sebep olmayacağı, tüketicinin işaretleri birbirinden farklı iki ayrı marka olarak algılayacakları, SMK'nın 6/5. maddesi kapsamındaki tanınmışlık iddiası için yeterli nitelikte delil sunulmadığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile, YİDK'nın 2021-M-4516 sayılı kararın iptaline karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, tarafların markaları arasında SMK'nın 6/1. maddesi anlamında benzerlik bulunduğunu ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Diğer davalı şirket vekili, taraf markaları arasında karıştırılmaya sebebiyet verecek ölçüde benzerlik bulunduğunu, davacının aynı mal sınıfı için tescil başvurusunda bulunduğunu, davacının, müvekkilinin tüketici nezdinde oluşturduğu haklı güven duygusundan yararlanmaya çalıştığını, yerel mahkemece müvekkilinin markasını tanınmışlığına ilişkin hatalı değerlendirme yapıldığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : Dava, YİDK marka kararının iptali istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davacının dava konusu markası ile davalı şirketin redde mesnet markası arasında SMK'nın 6/1. maddesi anlamında ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimali bulunmadığı, zira her ne kadar mesnet markanın esas unsuru olan "..." ibaresi dava konusu markanın başında yer almak ise de, başvuruda "..." ibaresinin bağımsız varlığını korumadığı, dava konusu markanın görsel, işitsel, anlamsal olarak ve bütün olarak ortaya çıkan izlenim itibariyle redde mesnet markayla yeterince farklılaştığı ve benzer olmadığı, öte yandan, dava konusu markanın 05. sınıf "farmasötik müstahzarlar" emtiası için tescili talep edilmiş olup, ilgili tüketicilerin bilinç/dikkat/algı seviyelerinin de yüksek olduğu anlaşılmakla, davalı ... vekili ile davalı şirket vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davalı ... vekili ile davalı şirket vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40'ar-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davalılar tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 179,90'ar-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 435,50'şer-TL'nin davalılardan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davalılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin davalılar uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 07/11/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 14/11/2025 Başkan Üye Üye Katip Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.