(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2009/7134 E. , 2010/6030 K. "" Mahkemesi :Asliye HukukMahkemesi Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. -KARAR- Davacı vekili, davalının müvekkili aleyhine icra takibi yaptığını, takibe konu senette alacaklı olarak görünen ...'in yapılan ar…
**(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2009/7134 E. , 2010/6030 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :Asliye HukukMahkemesi Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. -KARAR- Davacı vekili, davalının müvekkili aleyhine icra takibi yaptığını, takibe konu senette alacaklı olarak görünen ...'in yapılan araştırmada 9.10.2003 tarihinde vefat ettiğinin tespit edildiğini, senet tanzim tarihinin 15.3.2004 tarihi olup, ölen kişinin senedi ciro etmesinin mümkün olmadığını, senedi her nasılsa ele geçirerek işleme koyan davalının hak sahibi olmadığını iddia ederek müvekkilinin borçlu olmadığının tespiti ile davalının tazminata mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevabında, dava konusu senetteki ciro zincirinde herhangi bir kopukluk olmadığını, ticaretle uğraşan müvekkilinin, günlük hayatta çeşitli borç ilişkilerine taraf olduğunu, müvekkilinin ... isimli şahıs ile ticari münasebetinden doğan alacağına karşılık dava konusu senedin ciro edildiğini, senedi keşide eden davacının sorumlu olduğunu savunarak davanın reddini savunmuştur. Mahkemece dava konusu senedin emre yazılı senet olup, ciro silsilesinin kopuk olduğu, davalının selahiyetli hamil sayılamayacağı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir. TTK.nun 690. maddesi yollaması ile bonolarda da uygulanması gereken aynı yasanın 589. maddesi uyarınca; “poliçe, poliçe ile borçlanmaya ehil olmayan kimselerin imzasını, sahte imzaları, mevhum şahısların imzalarını yahut imzalayan veya namlarına imzalanmış olan şahısları herhangi bir sebep dolayısıyla ilzam etmeyen imzaları taşırsa, diğer imzaların sıhhatine bu yüzden halel gelmez.”