T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ Esas No: 2024/725 - Karar No:2026/328 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/725 KARAR NO : 2026/328 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 19/06/2023 NUMARASI : 2020/600 E-2023/474 K DAVANIN KONUSU : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 25/03/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 25/03/2026 Davacı vekili tarafı…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ Esas No: 2024/725 - Karar No:2026/328 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/725 KARAR NO : 2026/328 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 19/06/2023 NUMARASI : 2020/600 E-2023/474 K DAVANIN KONUSU : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 25/03/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 25/03/2026 Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkin davada mahkemece verilen karara karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili özetle; müvekkili şirkete her biri 27.02.2018 tarihli ve sırası ile ***********, ***********, 127102018100 ve 127102018101 sipariş nolu evraklar ile "Tork Kontrollü Sıkma Tabancası" siparişi verildiğini, söz konusu siparişe ilişkin taraflar arasında "Tork Kontrollü Sıkma Tabancaları Sözleşmesi" başlıklı sözleşme imzalandığını, sözleşme imzalanması ve siparişlerin onaylanması üzerine müvekkili tarafından söz konusu ürünler Fransa'da bulunan ... firmasından tedarik edildiği, süreçte iki kez davalı taraf mühendisleri ve personelleri ile Fransa'da bulunan tesislerde incelemeler yapıldığı, taraflar arasındaki sözleşmenin 12.2 maddesi uyarınca sipariş verilen ürünler Ankara Esenboğa gümrüğünde davalı tarafından teslim alındığı, siparişe konu ürünlerin kurulum ve eğitim çalışmalarına müvekkili firma tarafından Ocak ayı içerisinde başlandığı hasıl olan salgın hastalık dönemine kadar devam edildiği, bu aşamada ürünlerin kurulumunun tamamlandığı, ürünlerin gerek teknik şartname gerekse sözleşme uyarınca eksiksiz olarak kullanıma hazır hale getirildiğii, ancak davalı tarafından 31.03.2020 tarih ve AAD2020000000034 nolu 118.653,65 Euro bedelli ve 31.03.2020 tarih AAD2020000000035 nolu 48.595,27 Euro bedelli iade faturaları keşide edilerek müvekkil firmaya 14.04.2020 tarihinde Gelir İdaresi Başkanlığı sistemi üzerinden tebliğ edildiği, bunun üzerine müvekkili firma tarafından Ankara 62.Noterliğinin 16.04.2020 tarih ve 15416 yevmiye nolu ihtarnamesi ile söz konusu iade faturaları iade edildiği ve içeriğinin kabul edilmediğinin davalı tarafa bildirildiği, müvekkili tarafından yurtdışından ithal edilerek gümrükte davalı şirkete teslim edilen ürünler şartnameye uygun olduğunu, davalı tarafından kötüniyetli olarak malın bedelinin ödenmesi geciktirildiği, tüm bu nedenlerle davanın kabulü ile şimdilik 10.000,00 Euro alacağın 3095 sayılı Kanunun 4/a maddesi uyarınca faizi ile birlikte, fiili ödeme günündeki TCMB Euro satış kuru üzerinden davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili özetle; taraflar arasında 07.03.2018 tarihinde “Tork Kontrollü Sıkma Tabanca Sözleşmesi” imzalandığını, sözleşme imzasının akabinde, davacıdan 4 adet sipariş emri ile toplamda 11 adet tork kontrollü sıkma tabancası sipariş edildiğini, davacı, kendisinden sipariş edilen 11 tane tork kontrollü sıkma tabancasını sözleşme uyarınca teslim etmesi gereken zamanda (2019 yılı 30. Hafta) müvekkili şirkete teslim edemediğini, yalnızca 9 adedini teslim zamanından oldukça sonra (Şubat 2020) teslim ettiğini, söz konusu siparişler Ankara Esenboğa’da gümrük teslimatı şeklinde müvekkili şirkete teslim edildiğinden, gümrük işlemleri müvekkili şirket tarafından gerçekleştirilerek siparişlerden 9 adedi 5 Şubat 2020 tarihinde müvekkil şirketçe tesellüm edildiğini, davacı tarafından müvekkili şirkete Ankara 62. Noterliği’nden 15.06.2020 tarihli 22030 yevmiye numaralı ihtarname gönderilerek, müvekkili şirket tarafından teslim alınmış olan kalemlerin Covid-19 nedeniyle gerçekleştirilemeyen kabul işlemlerinin başlatılması talep edilmiş ve akabinde müvekkili şirketçe davalıya kabul muayene tarihi bildirilerek, davacı kabul muayenesine davet edildiğini, davacı ile kararlaştırılan tarih olan 26.04.2020’de kabul muayenesi müvekkili şirkette gerçekleştirildiğini, ürünlerin uygun olmadığı söz konusu muayene sırasında da görülmüş olmasına rağmen, bu konuda tutulan tutanağı firma yetkileri sebepsiz olarak imzadan imtina ettiğini, bunun üzerine davacıya Kahramankazan Noterliği’nden 10161 yevmiye numaralı ihtarname ile temerrüt ihtarında bulunularak, müvekkili şirkette kabul muayenesi sonrasında tutulan tutanakta da belirtildiği gibi; tork kontrollü sıkma tabancaların sözleşme ve şartnamelere uygun bulunmadığı, uygunsuzluğun on gün içerisinde giderilmesi gerektiği, aksi takdirde sözleşmenin feshedilebileceği bildirildiğini, müvekkili şirketin ihtarına rağmen, davacı şirket ayıbın giderilmesi için hiçbir faaliyette bulunmadığı gibi, Ankara 62. Noterliği’nin 03.07.2020 tarihli ve 29154 yevmiye numaralı ihtarıyla müvekkili şirketin uygunsuzluk iddialarını reddettiği ve ürünlerin bedellerinin ödenmesini ihtar ettiğini, ancak firma yetkililerinin daha müvekkili şirkette kabul işlemine gelmeden bile ürünlerin sözleşmeye ve şartnameye uygun olarak yapılmadığını kabul ederek çözüm önerisinde bulunmaları ürünlerin sözleşmeye uygun olmadığının açık kanıtı ve davacı tarafça kabulü olduğunu, davacı yan taraflar arasında imzalanan sözleşmeye ve şartnamelere uygun olmayan tork kontrollü sıkma tabancaları müvekkili şirkete kabul ettirmeye çalışsa da herhangi bir tespite gerek kalmaksızın ürünlerin fotoğraflarından bile anlaşılacağı üzere söz konusu kalemler uygunsuz olduğunu, davacının sözleşmeye aykırı davranışları ve bu aykırılıkları düzeltmek için çaba göstermemesi sebebiyle müvekkili şirketçe sözleşmenin feshinin haklı olduğunu, tüm bu nedenlerle haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince; davanın ticari satım ve eser sözleşmesi niteliklerini içeren karma nitelikli bir akitten kaynaklanan alacak istemine ilişkin olduğu, davacının satıcı-yüklenici, davalının alıcı-iş sahibi olduğu, tarafların tacir olduğu, uyuşmazlığın; davacı yüklenici-satıcı tarafından davalı alıcı-iş sahibine teslim edilen "Tork Kontrollü Sıkma Tabancaları"nın ayıplı olup olmadığı, ayıbın niteliği, edimini eksiksiz yerine getirip getirmediği ve alacak talebinin yerinde olup olmadığı, davalını iş sahibin sözleşmeyi feshetmekte haklı olup olmadığı noktasında toplandığı, 17/01/2022 günlü kök, 26/09/2022 tarihli ek bilirkişi heyet raporlarındaki çelişkili ifadeler, denetime ve hüküm kurmaya elverişi olmaması sebebiyle bu rapora itibar edilmediği, 18/05/2023 günlü bilirkişi kurul raporunun usul ve yasa ile dosya kapsamına uygun, yeterli, gerekçeli olduğu, 18/05/2023 tarihli bilirkişi raporu diğer delillerle birlikte değerlendirilerek yapılan inceleme sonucunda; montaj hattındaki montaj teknik elemanları ile birlikte yapılan test ve denemelerde, davacı yüklenicinin temin ettiği Germany üretimi, ... marka 9 adet Açılı Tip Bataryalı Tork Kontrollü Sıkıcıların başlıklarına gerekli soketler bağlanarak tek tek sıkılacak alanlara girip girmediği, sıkma yapıp yapmadığının diği söz konusu sıkıcıların başlık kısmı ve bağlanan soketlerin Teknik Şartnamede belirtilen ölçü ve açılara uygun olarak imal edildiği, ancak kol (sap) kısmının uzun olması ve başlık motor ve sap kısmının yekpare tek parça olması, uçak kanadı monte edilen kalıp (Montaj Cojisi) üzerinde bulunan tool diye tabir edilen kalıp aksamlarına uzun kolun değmesi, torklama yapılabilmesi için başlığa bağlı soketin 90° lik açı ile somuna girerek kavraması gerektiğinden, tool aralarında bulunan montaj noktalarındaki somunlara Açılı Tip Bataryalı Tork Kontrollü Sıkıcılar ile yaklaşılamadığından somunların (nut) sıkma (Torklama) işlemleri yapılamadığı, bu durumun, Teknik Şartnamenin, 4- Genel Terimler; f- (The geometry of the head attachmend and socket must be compatible with theareaof fastener on aircraft.) başlık eklentisinin ve soketin geometrisi, uçaktaki bağlantı elemanının alanıyla uyumlu olmalıdır.” ibaresini karşılamadığı, teslim edilen malzemelerin montaj cojini üzerinde bağlı bulunan kanat iç ve dış yüzeylerini tespitlemek için çeşitli ebatlardaki somunları sıkma işlemi için somunların bulunduğu alana Açılı Tip Bataryalı Tork Kontrollü Sıkıcıların tutma sapı ve sap üzerinde bulunan pilin uzun olması, Tool diye tabir edilen kısımlara değmesi nedeniyle sıkma işlemi yapılamadığından, teknik şartnamede belirtilen vasıfların eksik olması nedeniyle gizli ayıplı olduğunun, hükme esas alınan bilirkişi raporu ile anlaşıldığı, 18/05/2023 tarihli bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından; davacı firma tarafından 11 Adet Açılı Tip Bataryalı Tork Kontrollü Sıkıcılardan, temin edilen 9 adeti bilirkişilerce denenmiş, Açılı Tip Bataryalı Tork Kontrollü Sıkıcıların tutma sapı ve sap üzerinde bulunan bataryanın uzun olması, Montaj Cojisi üzerinde bulunan Tool diye tabir edilen kısımlara değmesi nedeniyle sıkma yapılacak somunların bulunduğu alanlara erişilemediği, işin teknik şartnamesinin m.4/f fıkrasında belirtilen vasıfları taşımaması nedeniyle gizli ayıplı olduğu, teknik şartnamede her ne kadar dava konusu ürünlerin ebatları belirtilmemiş olsa da, başlık eklentisinin ve soketin geometrisi, uçaktaki bağlantı elemanının alanıyla uyumlu olması gerektiği, ürünlerin üretiminde teknik şartname bu sebeple aykırılık teşkil ettiği ve ayıp sebebiyle davalı tarafın sözleşmeyi feshinde haklı olduğu değerlendirildiğinden davanın reddine karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; her ne kadar ilk derece Mahkemesince mali inceleme neticesinde davalı tarafın müvekkil şirkete kendi defter kayıtlarında borcu gözükmese de, raporda da açıklandığı üzere bu husus davalının tek taraflı mahsup işlemlerinden kaynaklandığı, müvekkil şirketin kestiği faturalar davalı tarafın defterlerinde mevcut olup, davalı tarafından müvekkil şirkete kesilen iade faturaları ise noter kanalı ile iade edildiği, dolayısıyla davalının defterinde kayıtlı faturalara sonradan tek taraflı ters kayıt işlemi ile borcu sıfırlamasının hukuki açıdan hiçbir önemi bulunmadığı, davalının bahis konusu faturalar nedeni ile müvekkil şirkete borcu bulunduğu, 18.05.2023 tarihli raporun teknik incelemeye ilişkin 14. sayfasının 2.paragrafında "Başlıklar ve soketlerin ölçülerinin Teknik Şartnamede belirtilen ölçülere uygun olduğu" 3. paragrafında "Tool kısımlarının sökülmemesi halinde kanat yüzeyine ulaşılamadığı, tool sökülmesi halinde 6 adet somunun sıkılabildiği belirtilmiş, yapılan çalışma resimleri rapor ekinde sunulmuştur. " ve nihayet 4. paragrafında ise "İşin teknik şartnamesi ve ekleri incelendiğinde, Ek-2 de sıkılacak tüm somun ebatlarına göre, başlıkların eni, boyu, yüksekliği, mafsallı ve sap kısmından 360° açı ile dönebileceği, başlık ile sapın bağlantı açısının 20° olacağı, sap ekseni ile başlığa bağlı soket açısının 70° olacağının belirtilmiş olduğu, ancak, yekpare olan başlık, motor ve sapın komple uzunluk ölçülerinin belirtilmediği anlaşılmıştır." tespitlerinin yer aldığı, söz konusu tespitler tek tek incelendiğinde; davalı şirket tarafından söz konusu ürünlerin üretimi için bir teknik şartname düzenlendiği ve müvekkil şirket tarafından üretimi yaptırılan ürünlerin her şeyden önce teknik şartnameye uygun olarak üretilmesi gerektiği, hükme dayanak yapılan bilirkişi raporunda da başlık ve soketlerin Teknik Şartnamede belirtilen ölçülere uygun olduğunun tespit edildiği, hükme dayanak yapılan bilirkişi raporu ekinde yer alan fotoğraflardan da görüleceği üzere; davalı kurumun çalışma alanında bir kısım somunlara tool kısmı sökülmeden ulaşılamadığı ancak tool kısmı söküldüğünde somunların sıkıldığının belirtildiği, bu tespitten bahisle uyuşmazlığın müvekkil şirket tarafından teslim edilen cihazların asli görevi olan sıkma yapmamasından değil tool kısmının uygun olmamasından kaynaklandığının görüldüğü, temin edilen cihazlar teknik şartnamede yer alan tüm vasıfları karşıladığı, bilirkişi raporunda başlık ve soket kısmına ilişkin teknik şartnamede belirtilen ölçülerin uygun olduğunu ancak şartnamede motor ve sap kısmının ölçülerinin belirtilmediğinin tespit edildiği, dosyaya sunulan taraflar arasındaki tüm yazışmalarda, mühendislerin soket kısmının geometrisi ile ilgili yorum yaptıkları ve asıl istenen hususun soketin geometrisi ve sıkma yapmaya uygun olması olduğu, ürünlerin yazılı tüm vasıfları karşıladığı, yüklenicinin yükümlülüğünün eseri iş sahibinin talimatları ve direktifleri doğrultusunda üretmekten ibaret olduğu, ürünlerin iş sahibi davalı tarafından ürünlerin nasıl üretileceğine dair teknik şartname hazırlandığı ve ürünlerde söz konusu teknik şartnameye uygun olarak üretildiği, üretimin tüm aşamalarının resim ve çizimlerinin davalı personeli ile paylaşıldığı hatta davalı personeli ve müvekkil firma yetkililerinin ürünlerin üretildiği yurt dışı fabrikaya teknik gezi ve yerinde inceleme dahi yaptıkları, dava konusu ürünlerden beklenenin tork kontrolü ile sıkma işlemi yapması olduğu, raporda ürünlerin tool dışında bulunan 6 adet somunda sıkma işlemlerini yaptığı ancak bir kısım ürünün sıkıcı kolunun uzun olduğundan bahisle tool aralarında bulunan somunlara ulaşamadığının belirtildiği, ürünlerin asli işlevini yerine getirdiği konusunda tereddüt bulunmadığı, dolayısıyla kendi çalışma alanını en iyi bilen davalı personelinin sıkıcı kolun uzun olduğuna dair kabul tutanağında dahi yazmayan iddiasının hukuken geçerli olabilmesi için teknik şartnamede belirtilmesi gerektiği, asli işlevini yerine getirdiği bilirkişi raporunda belirtilen davaya konu ürünlerin teknik şartnamede spesifikasyonu ve ölçüleri dahi belirtilmeyen sıkıcı kolunun işlem sahasına sığmaması gibi bir durumunun kusurunun müvekkil firmaya yüklenmesi ve bu nedenle kabul ve ödeme işlemlerinin yapılmamasının iyi niyetli olmayıp hukuken de kabul edilebilir bulunmadığı, davalı tarafın üretim aşamasında bağlantı elemanlarının konulacağı tool alanının veya ürünlerin pil ve kol kısmının hangi ölçülerde olması gerektiğini teknik şartnameye eklemeyerek kusurlu davrandığı ve kendi kusurunu üstlenerek teknik şartnameye bire bir uygun imal edildiği sabit olan ürünlerin bedelini ödemekten kaçındığı, müvekkil şirketin davalı kurumun çalışma alanının boyutunu bilmesinin mümkün olmadığı gibi, teknik şartnameye uygun üretim yapılmasının da zorunlu olduğu, teknik şartnamede bu boyutları belirtmeyen davalı tarafın uyuşmazlıkta kusurlu olduğu, ürünlerin, Teknik Şartnamenin, “4- Genel Terimler;” başlıklı “f” maddesinde “(The geometry of the head attachmend and socket must be compatible with theareaof fastener on aircraft.) Başlık eklentisinin ve soketin geometrisi, uçaktaki bağlantı elemanının alanıyla uyumlu olmalıdır.” ibaresini açıkça karşıladığı, herhangi bir ayıp bulunmadığı, şartnamenin 4-f maddesi "Genel Terimler" içerisinde geçmekte olup; "The geometry of the head attachmend and socket must be compatible with theareaof fastener on aircraft. başlık eklentisinin ve soketin geometrisi, uçaktaki bağlantı elemanının alanıyla uyumlu olmalıdır.” ibaresinde belirtilen “head attachment” motor kolunun ucuna takılan kafa kısmı olup, uçak üzerindeki ilgili alanlara uyumu konusunda hiçbir sıkıntı ile karşılaşılmadığı, “socket”in ise kafanın ucuna takılan ve somunu sıkmaya yarayan parça olup denemelerde fastener sıkılacak alana uyumu konusunda hiçbir sıkıntı yaşanmadığı, tutanakta belirtilen motorların boyutlarının uçak üzerindeki fastener alanına girebilmesi için herhangi bir ölçünün şartnamede belirtilmediği, 4-f maddesinin gerektirdiği tüm Teknik kriterlerin denemelerde yerine getirildiği, cihazların Airbus A-350 tipi uçakların “inner aileron” ve “outer aileron” olarak 2 tipteki kanatçıkların imalatında kullanılmak üzere talep edildiği, çalışma alanındaki karşılaşılan sıkıntının, bu kanatçıların imalatında için kullanılan “koji” adı verilen tezgahların, bu tip sıkıcılar için uygun dizayn edilmemesinden kaynaklandığı, koji yapılarıyla ilgili dokümanların kendilerine iletilmediği, mevcut şartlarda kojilerde yapılacak geliştirmelerle, müvekkil tarafından teslim edilen ürünlere uygun bir çalışma alanı sağlanabilecekken, davalı tarafın bunu yapmaması ve teknik şartnamede koji alanını belirtmemesinin, müvekkil şirketin ithalatını yaptığı ürünün ayıplı olduğunu göstermediği, keşif esnasında yapılan denemelerin "inner aileron" denilen kısımda yapılmış olup, mevcut koşullarda dahi daha geniş alana sahip "outer aileron" alanlarının bilirkişiye gösterilmediği ve cihazın bu noktada çalıştığı ve alana uyum sağladığı gizlenmeye çalışıldığı, buna rağmen bilirkişilerce cihazların asli görevi olan tork kontrollü sıkma görevini yerine getirdiğinin anlaşıldığı, dolayısı ile şartname ile belirlenen asli işlevi olan sıkma işlevini yerine getiren ürünlerde bir ayıp olmadığı ve şartnameye uyduğu, raporun sonuç bölümünün 1 nolu bendinde bu durumun fark edildiği ve aynen "Teknik Şartnamede, Açılı Tip Bataryalı Tork Kontrollü Sıkıcıların başlık ve soketlerinin teknik özelliklerinden, en, boy, yükseklik, eksen ve bağlantı açılarının verilmiş olduğu, ancak soket, başlık ve sap ile birlikte toplam uzunluğun belirtilmemesi nedeniyle, toplam uzunluğunun belirsiz oluğu, bu durumun değerlendirme ve takdirinin Sayın Mahkemenin olduğu," ibaresi ile hukuki durumun takdirinin mahkemeye bırakıldığı, gerekçeli kararda yanılgıya düşülerek teknik şartnamede yer almasa dahi başlık eklentilerinin uçaktaki bağlantı elemanları ile uyumlu olması gerektiğinden davanın reddedildiği, oysa ki, başlık eklentisi olan pil ve tutma kısmının uçaktaki bağlantı elemanları ile uyumlu olduğu ve sıkma işlemi yaptığı, davalının koji tabir edilen çalışma alanının ölçüleri müvekkil şirkete verilmediği, teknik şartnamede yazılmadığı ve anılan gerekçe ile müvekkilin tahayyül etmesi mümkün olmayan alan sıkıntısı yaşandığı, söz konusu problemin ortaya çıkmasında kusurun tamamen davalıda olduğu, hisselerinin tamamı Türk Silahlı Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfı ve Savunma Sanayi Başkanlığı'na ait bir kamu kurumu olan davalı şirketin, elinde bulundurduğu ekonomik ve kamu gücünü butik olarak üretim yapan müvekkil firmaya karşı bu denli kötüniyetli kullanmasını kabul etmenin mümkün olmadığı, taraflar arasında bulunan ekonomik uçuruma rağmen müvekkil şirketin yine de yükümlülüğü olmamasına rağmen davalının sıkıntısını gidermek için çözüm önerilerinde (pistol kol vb) bulunduğu ve teknik şartnamede sıkıcı kol uzunluğu ve boyutları belirtilmemiş olmasına rağmen iyiniyetli olarak elinden gelen çabayı gösterdiği, ancak bu hususun davalı tarafından sanki sıkıcı kolların uzun olmasından müvekkili sorumlu imiş gibi lanse edildiği müvekkilinin söz konusu haklı alacağını alamaması ve huzurdaki davanın uzaması müvekkilin üretici firma ile ilişkilerini bitirdiği gibi, aynı zamanda ekonomik mahvına da sebebiyet verdiği belirtilerek kararın kaldırılmasına karar verilmesi talep edilmiştir. Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkin olup, mahkemece davanın reddine dair verilen karara karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi hükmü gereğince dosya üzerinden ve 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Mahkemece, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine, 2-Harçlar Kanunu gereğince davacıdan alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40 TL harcın davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin ve ödediği istinaf başvuru harcının kendisi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın taraflara tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay'da TEMYİZ yolu açık olmak üzere 25/03/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi. Başkan Üye Üye Katip e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır