İSTİNAF KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: DENİZLİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 27/05/2022 DAVA: Maddi ve Manevi Tazminat (Trafik Kazasından Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 24/12/2025 KARAR YAZIM TARİHİ: 29/12/2025 Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonucunda ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda tarih ve numarası gösterilen kararına karşı davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmakla, dosyada duruşma yapılmasını gerektiren eksiklik görülme…
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ TÜRK MİLLETİ ADINA İSTİNAF KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: DENİZLİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 27/05/2022 DAVA: Maddi ve Manevi Tazminat (Trafik Kazasından Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 24/12/2025 KARAR YAZIM TARİHİ: 29/12/2025 Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonucunda ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda tarih ve numarası gösterilen kararına karşı davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmakla, dosyada duruşma yapılmasını gerektiren eksiklik görülmediğinden Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-a-6 maddesi uyarınca istinaf incelemesinin duruşmasız yapılmasına karar verilerek, dosya incelendi; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ DAVACI İSTEMİNİN ÖZETİ: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ...'un maliki olduğu, davalı ...'un sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın gerçekleştirdiği kaza sonucu araçta yolcu olarak bulunan davacıların murisi ...'ın olay yerinde vefat ettiğini, kazanın davalı sürücünün tam kusuru nedeniyle gerçekleştiğini, Denizli 8. Asliye Ceza Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasında davalı ...'ın mahkumiyetine karar verildiğini, müteveffanın ölümü nedeniyle eş ve annelerini kaybeden davacıların büyük üzüntü yaşadıklarını, eş ... ve kızı ... (...)'ın müteveffanın desteğinden yoksun kaldıklarını, davalı sigorta şirketi tarafından ... ve ...'un maddi zararları için kısmi bir ödeme yapıldığını, ancak ödenen bedelin davacıların gerçek zararını karşılamadığını beyanla, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla ... için 60.000,00 TL, ... için 30.000, 00 TL, ... (...) için 30.000,00 TL, ... için 30.000,00 TL olmak üzere toplam 150.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...’tan müştereken ve müteselsilen, bilirkişi raporu ile tespit edilecek tutara göre arttırılmak üzere ... için 100,00 TL, ... (... ) için 100,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tüm davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. DAVALI CEVABININ ÖZETİ: Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davayı kabul etmediklerini, kaza esnasında vefat eden ...'ın araç seyir halindeyken emniyet kemerinin takılı olmadığını, davalı ... Sigorta A.Ş.'ye başvuru yapıldığını, bu kapsamda davacı ... için 111.654,00 TL, diğer davacı ... (... ) için 14.350 TL olmak üzere toplam 126.004,00 TL ödeme yapıldığını yapılan bu ödemenin hesaplanacak olan tazminat bedelinden düşülmesi gerektiğini, tazminattan hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini, davacıların destekten yoksunluk durumlarının belirlenmesi ve belirlenecek tazminat bedelinden SGK tarafından bağlanan aylık var ise indirilmesini, müteveffanın kusur indiriminin, hatır taşıması indiriminin ve sigorta kapsamında yapılan ödemelerin güncellenerek indirimin yapılmasını, manevi tazminatın zenginleşme aracı olarak kullanılmasının önüne geçilerek bir bedel belirlenmesi gerektiğini beyanla davanın reddini istemiştir. Davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin cevap dilekçesinde özetle; davacıların maddi tazminat talebinin müvekkili şirket tarafından karşılanması nedeniyle fazlaya dair taleplerin reddi gerektiğini, kusur oranlarının tespit edilebilmesi için konusunda uzman bilirkişi aracılığıyla inceleme yaptırılması gerektiğini, müteveffanın müterafik kusur ve hatır taşıması nedeniyle belirlenecek tazminat tutarında indirim yapılmasını, her durumda müvekkil şirketin temerrüde düşmediği dikkate alınarak müvekkili şirketin yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmaması gerektiğini beyanla davanın reddini istemiştir. DELİLLER : Kaza tespit tutanağı, araç tescil kayıtları, bilirkişi raporu, tüm dosya kapsamı. İDM KARARININ ÖZETİ : İlk Derece Mahkemesince verilen kararda özetle; dava tarihinde zorunlu arabuluculuk dava şatının yerine getirilmediği, asliye hukuk mahkemesince görevsizlik kararı verilmesinden sonra davaya görevli mahkemede devam edildiği ve görevli mahkemede devam edilen davanın yeni bir dava olmadığı davanın ticari dava olduğu halde asliye ticaret mahkemesi yerine önce Asliye Hukuk mahkemesinde dava açılmış olmasının dava açılırken olması gereken arabuluculuk dava şartını ortadan kaldırmadığı ve arabuluculuk dava şartının giderilebilir dava şartlarından olmadığı anlaşıldığından,7155 sayılı Kanun ile 6102 sayılı TTK 5/A maddesi gereğince arabuluculuk dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmiştir. İSTİNAF NEDENLERİ : Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, istinafa konu edilen davanın zorunlu arabuluculuk kapsamında olmamakta birlikte taraflarınca arabuluculuk yoluna başvurulduğunu, istinafa konu dosyada davalılardan birinin tüzel kişi, diğer davalıların ise gerçek kişi olup, gerçek kişiler bakımından zorunlu arabuluculuk söz konusu olmadığını, şahıslar bakımından dosyanın tefrik edilmesi gerektiğini, dava şartı olan zorunlu arabuluculuk hükümlerinin uygulanabilmesi için taraflar arasındaki uyuşmazlığın ticari dava olması gerektiğini, yukarıda açıklanan nedenlerle davalıların tümü yönünden arabuluculuk zorunluluğu getirilmediğinden ilgili davanın şahıslar bakımından tefrik edilmesi gerektiğini, nitekim bu hususa yönelik emsal Yargıtay kararları ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarının da mevcut olduğunu beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulünü istemiştir. İSTİNAFA CEVAP : Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; istinafa konu edilen davanın zorunlu arabuluculuk kapsamında olup, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması gerektiğini, davalı sigorta şirketi yönünden zorunlu dava şartının arabuluculuk koşulunun bulunmadığını beyanla istinaf talebinin reddini istemiştir. G E R E K Ç E Uyuşmazlık, trafik kazasına bağlı ölüm nedeniyle maddi ve manevi tazminat isteğine ilişkindir. Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi gereğince kasten veya taksirle başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür. Ölüm halinde ölenin desteğinden yoksun kalanların aynı kanunun 53/3 maddesi gereğince maddi tazminat isteme hakları bulunmaktadır. Yine aynı kanunun 56/2 maddesi gereğince ölüm halinde ölenin yakınları manevi tazminat isteyebilirler. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85. maddesi gereği motorlu araç işleteni doğan zararlardan sürücü ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91, 97 ve 99. maddeleri gereği trafik kazasına ve zarara sebebiyet veren motorlu aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı, yasa ve genel sigorta şartları kapsamına dahil maddi zararlardan işletenle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur. Davacıların yakını ... yolcu olarak bulunduğu davalı ...'ın sürücüsü, davalı ...'nın maliki ve davalı sigorta şirketinin trafik sigortalısı olan araçta gerçekleşen kaza sonucu vefat etmiş, davacılar bu nedenle maddi ve manevi tazminat talep etmiş, ilk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda 7155 sayılı Kanun ile 6102 sayılı TTK 5/A maddesi gereğince arabuluculuk dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmiş, bu karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. 6100 Sayılı HMK.'nun 355. maddesi gereğince istinaf dilekçesinde gösterilen istinaf sebepleri ile sınırlı yapılan istinaf incelemesi sonucunda; 1-Davacı ... nüfus kaydına göre istinaf aşamasında .... tarihinde vefat etmiştir. Ölüm henüz karar kesinleşmeden ve istinaf yasa yoluna başvurulduktan sonra gerçekleştiğinden davanın halen devam ettiği kabul edilmelidir. Dava devam ederken taraflardan birinin ölmesi halinde, 6100 Sayılı HMK’nın 50. maddesinde tanımlanan gerçek kişilerin taraf ehliyeti ve 4721 Sayılı TMK'nın 28/1. fıkrası uyarınca ölümle son bulur. Kural olarak bu durumda mirasçıları da ilgilendiren, mirasçıların malvarlığı haklarını etkileyen davalar, tarafın ölümü ile konusuz kalmaz. Ölü kişi adına hüküm kurulamaz. 6100 Sayılı HMK'nın 55. maddesi hükmü dikkate alınarak ölen tarafın mirasını reddetmeyen mirasçılarının, davayı dava arkadaşı olarak hep birlikte takip etmeleri gerekir. Bu halde mirasçılar arasında mecburi dava arkadaşlığı mevcuttur. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 21/09/2021 gün ve 2021/18641 esas, 2021/5093 karar ve 29/11/2022 gün ve 2022/8710 esas, 2022/15729 karar sayılı ilamlarında da vurgulandığı gibi karar tarihinden sonra istinaf incelemesi sırasında taraf sıfatı sona eren davacı tarafın tüm mirasçılarının davaya dahil edilerek taraf teşkili sağlanması için kararın kaldırılması gerekmiştir. 2-Kaza tarihinde ve poliçenin düzenleme tarihinde yürürlükte bulunan 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun ‘Doğrudan Doğruya Talep ve Dava Hakkı’ başlıklı 97. maddesinde (Değişik:14/04/2016-6704/5 md.) “Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması halinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir.” düzenlemesi yer almaktadır. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin birinci fıkrasında; "İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine ilişkin aşağıdaki hükümler uygulanır." hükmü yer almaktadır. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 18. fıkrasında ise özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmayacağı düzenlemesi yer almaktadır. Kanunun bu özel düzenlemesi karşısında dava şartı olarak zorunlu arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanma yeri bulamaz. Somut olayda, davacılar vekilinin davadan önce davacılar ... ile ... (...) için destekten yoksun kalma tazminatına ilişkin tazminat talebi için başvuruda bulunduğu, davalı sigorta şirketi tarafından bu davacılar için bir kısım ödeme yapıldığı anlaşılmaktadır. Özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvuru bulunduğu hallerde dava şartı olarak arabuluculuğa başvurulamayacağının düzenlemesine göre davacı vekilinin özel dava şartı olarak düzenlenen Karayolları Trafik Kanunu'nun 97. maddesi kapsamında zorunlu başvuru şartını yerine getirdiği gözetilerek işin esasına girilerek karar verilmesi gerekirken davanın usulden reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir (Benzer Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 20/01/2022 gün ve 2021/23273 esas, 2022/901 karar sayılı ilamı). Kabulü göre de, davalılar ... ve ... yönüyle arabulucuya başvurma zorunlu olmadığından, bu davalılar hakkındaki davanın tefriki ile davaya devam edilmesi gerekirken, bu davalılar bakımından bir ayrım yapılmaksızın tüm davalılar hakkında davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı düşmüştür. Hal böyle olunca açıklanan nedenler ve tüm dosya içeriğine göre; davacılar vekilinin istinaf isteminin kabulü ile 6100 Sayılı HMK.'nun 353/1 inci fıkrasının (a-6) bendi gereğince ilk derece mahkemesi kararının esası incelenmeden kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacılar vekilinin istinaf isteminin KABULÜNE, 2-Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas - ... Karar sayılı, 27/05/2022 tarihli kararının 6100 Sayılı HMK'nun 353/1 fıkra (a-6) bendi gereğince ESASI İNCELENMEDEN KALDIRILMASINA, 3-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 4-Davacılar tarafından peşin yatırılan 220,70 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının Hazineye gelir kaydına, 80,70 TL istinaf karar harcının istekleri halinde iadesine, 5-Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği, harç tahsil/ iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, İlişkin dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda 24/12/2025 tarihinde, 6100 sayılı HMK'nun 353. maddesi (1-a) bendi gereğince KESİN olarak oy birliğiyle karar verildi. ...