11. Hukuk Dairesi 2024/2821 E. , 2025/828 K. "" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1974 Esas, 2024/220 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/239 E., 2021/235 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin …
**11. Hukuk Dairesi 2024/2821 E. , 2025/828 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1974 Esas, 2024/220 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/239 E., 2021/235 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 369/2 hükmü gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin kurye aracılığıyla perakende ürün satışı gerçekleştiren bir teknoloji platformu hizmeti sunduğunu, 2015 yılından beri hizmet verdiği “...” ibareli markası ile bir yılda yüzde 400 büyüyen müvekkili şirketin herkes tarafından hızlıca tanınır hale geldiğini, yine müvekkilinin “...” ibareli tescilli markasına çeşitli eklemeler yaparak bir marka portföyü oluşturmayı amaçladığını, davalı tarafından tescili talep edilen “... ...” marka başvurusunun, müvekkili adına tescilli “...” ve türevi markaları ile neredeyse aynı olduğunu, davalı markasının herhangi bir şekil unsuru içermediğini, başvuru kapsamındaki sınıflar dikkate alındığında “...” kelimesinin söz konusu hizmetler bakımından herhangi bir ayırt ediciliğinin bulunmadığını, başvuruda dikkat çekecek ve akılda kalacak tek unsurun “...” ibaresi olduğunu, taraf markaları arasında tek harflik bir farklılığın bulunduğunu, özellikle küçük harflerle kelimelerin yazılması durumunda “l” harfinin “t” harfine görsel olarak çok benzediğini, bu sebeple de tüketiciler nezdinde markaların karıştırılabileceğini, davalının asıl tescil ettrimek istediği unsurun müvekkili markalarına ayırt edilemeyecek derecede benzer olan “...” ibaresi olduğunu, davalı yanın daha önce ayırt ediciliği bulunmayan “avantaj”, “fırsat”, “yemek”, “tatil”, “kahve”, “market”, “ürün”, “...” vb. ibarelerle birlikte “...” ve “...” ibareli marka başvurularında bulunduğunu ve müvekkiline ait markadan haksız kazanç elde etmeye çalıştığını, söz konusu marka başvurusunun ortalama tüketiciler tarafından müvekkili markalarının serisi gibi algılanacağını, davalı yanın müvekkilinin piyasadaki tanınmışlığından kötüniyetle yararlanmak istediğini ve müvekkili markasının toplumda oluşmuş itibarını istismar ettiğini ileri sürerek 2020-M-5264 sayılı Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; YİDK kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.