T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO:2022/1210 KARAR NO:2025/2027 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ:21/04/2022 NUMARASI:2020/227 2022/299 DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali (İnanç sözleşmesinden ve bayilik sözleşmesinden kaynaklanan) Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle dav…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO:2022/1210 KARAR NO:2025/2027 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ:21/04/2022 NUMARASI:2020/227 2022/299 DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali (İnanç sözleşmesinden ve bayilik sözleşmesinden kaynaklanan) Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı, davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı arasında 31/10/2005 tarihinde imzalanan protokol gereğince müvekkilinin taşınmazı üzerinde davalı lehine 15 yıl süreli olarak intifa hakkı tesis edildiğini, daha sonra Rekabet Kurulu'nun aldığı bir karar nedeniyle bu sözleşmenin süresinin kısaltılmasının gerektiğini, bu nedenle tesis edilen intifa hakkının geçerliliğini koruyacağı kararlaştırılarak 14/09/2010 tarihinde yeni bir dikey anlaşmanın akdedildiğini, 31/10/2005 tarihli protokolde intifa hakkımın kaldırılmasına ilişkin tüm masrafların davalıya ait olduğunun açıkça kararlaştırıldığını, 14/09/2010 tarihli protokolde de protokolün uygulanmasına dair tüm masrafların davalıya ait olduğunun tekrar vurgulandığını, 31/10/2005 tarihli sözleşmenin 4. maddesine göre intifa hakkı tesisine ilişkin masrafların davalı tarafından ödendiğini, yine aynı maddedeki “Tapuda yapılacak intifa tesis ve/veya fek masrafları ... tarafından karşılanacaktır” ifadesiyle intifa hakkının terkinine ilişkin masrafların da yine davalı tarafından ödeneceğinin kararlaştırıldığını, 14/09/2010 tarihinde yeni bir protokol imzalandığını, önceki dikey anlaşmanın 01/11/2010 tarihi itibarıyla sona erdiğini, bu tarihten itibaren geçerli olacak 5 yıl süreli yeni bir dikey anlaşma yapıldığının yazıya döküldüğünü, sözleşmenin bitiş tarihinin, Rekabet Kurulu kararları doğrultusunda, ilk protokolle tesis edilen intifa hakkından tam 5 yıl sonra olduğunu, ikinci protokolün de tam 5 yıl için imzalandığını, bu nedenle protokolün tek amacının intifa süresini mevzuata uyumlu hale getirmek olduğunun kolaylıkla anlaşıldığını tarafların yasal zorunluluk nedeniyle yaptıkları ikinci protokolde intifa şerhinin kaldırılmadığını, tekrar tesis edilmesinden doğan masrafların davalıya gereksiz bir yük oluşturmasının önüne geçmek adına, dikey anlaşmaları sonlandırmakla birlikte intifa hakkının geçerliliğini koruyacağının kararlaştırıldığını, intifa hakkını tesis eden, buna ilişkin esasları belirleyen sözleşmenin 31/10/2005 tarihli protokol olduğunu, bu protokolün 4. maddesinde de intifa hakkının terkinine ilişkin masrafların davalı tarafından karşılanacağının açıkça belirtildiğini, bir an için aksi düşünülse ve bu konuda 14/09/2010 tarihli protokolün geçerli olduğu kabul edilse dahi, bu protokolün 10. maddesinde de sözleşmenin uygulanmasından doğan her türlü masrafın davalı tarafından karşılanacağının belirtildiğini, intifa hakkının kaldırılmasından doğan masrafların da bu anlamda sözleşmenin uygulanmasından kaynaklandığından yine davalı tarafından karşılanacağını, müvekkili şirketin, intifa hakkının dolmasının ardından masrafların davalı tarafından karşılanacağı beklentisini sürdürdüğünü, davalının bu masrafları karşılamayacağına kesin olarak kanaat getirilmesi üzerine Beyoğlu ... Noterliği'nin 21/03/2017 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesiyle davalıya bu konuda süre verildiğini ancak davalının bu ihtarnameye sessiz kaldığını, bunun üzerine müvekkilinin çok yüksek bir bedel olan harç miktarını denkleştirdiğini ve 30/12/2019 tarihinde Beyoğlu Tapu Müdürlüğü'ne 2.492.905,14 TL ödediğini ve davalı hakkında ... sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalının takibe itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, itirazın haksız olduğunu iddia ederek, itirazının iptaline, takibin devamına, alacağın %20'si tutarında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.Davalı vekili savunmasında özetle; davacı ile müvekkili arasında İstanbul İli, Beyoğlu İlçesi, ... Mahallesi, ... Sokak, 2153 Ada 1 Parsel üzerinde bulunan taşınmaz için 01/11/2005 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere 15 yıl süreli kira sözleşmesi akdedildiğini, davacı ile müvekkili arasında 31/10/2005 tarihli protokol akdedildiğini, 31/10/2005 tarihli Protokol'de özetle İstanbul İli, Beyoğlu İlçesi, ... Mahallesi, ...Sokak, 2153 Ada 1 Parsel sayılı taşınmaz üzerinde 15 yıl süreli intifa hakkı tesis edileceği ve 2.250.000 USD intifa bedeli ödemesi yapılacağının kararlaştırıldığını, Rekabet Kurulunun kararları uyarınca davacı ile müvekkili arasında 14/09/2010 tarihli yeni bir Protokol akdedildiğini, tarafların bu protokol ile 15 yıllık dikey ilişkinin sona erdirilmesi, yeni 5 yıllık dikey ilişki tesis edilmesi ve intifa süresinin 01/11/2015'e kadar geçerliliğini koruyacak şekilde kısaltılması konusunda mutabık kaldıklarını, bundan sonra davacı ile müvekkili arasında 20/06/2016 tarihli Yatırım Çerçeve Sözleşmesi'nin akdedildiğini, işbu sözleşmenin süresinin 01/04/2016 tarihinden itibaren 5 yıl olarak belirlendiğini, davacı ile müvekkili arasında akdedilen 31/10/2005 tarihli Protokolde tapuda yapılacak intifa tesis ve/veya fek masraflarının müvekkili tarafından ödeneceğinin hüküm altına alındığını ve intifa tesisine ilişkin olarak tüm masrafların müvekkili tarafından yerine getirildiğini ancak Rekabet Kurulu kararlarına uygunluk sağlamak için imzalanan 14/09/2010 tarihli Protokol ile 31/10/2005 tarihli Protokolün tüm hüküm ve şartları ile birlikte ortadan kaldırıldığını, 31/10/2005 tarihli Protokol ile tesis edilmiş olan 15 yıllık dikey ilişkinin 01/11/2010 tarihi itibariyle sona erdirildiğini, 01/11/2010 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere 14/09/2010 tarihli Protokolde yer alan şartlar çerçevesinde yeni 5 yıllık dikey ilişki tesis edildiğini, bu şekilde önceki protokolde intifa tesis ve terkin harçlarının müvekkiline ait olduğuna ilişkin hükmün de geçerliliğini yitirdiğini, ayrıca davacının taleplerinin kabul edildiği anlamına gelmemek kaydıyla, önceki dönemlere ilişkin herhangi bir hak ve alacağı olsa dahi müvekkilini ibra ettiğini, 20/06/2016 tarihli Yatırım Çerçeve Sözleşmesi'nin 4.5.maddesi ile müvekkilinden önceki dönemlere ilişkin olarak hak ve alacağı bulunmadığını , 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca intifa terkin harcının mükellefinin, lehine işlem yapılmış olan davacı olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...taraflar arasında davacının maliki olduğu İstanbul İli, Beyoğlu İlçesi, ... Mahallesi, 2153 ada, 1 parselde kayıtlı taşınmaz ve bu taşınmaz üzerinde inşa edilmiş satış yeri üzerinde davalı lehine 15 yıl süre ile intifa hakkı tesis edilmesi ve satış yerinin işletilmesi hususunda davacı ile bayilik sözleşmesi akdedilmesini konu alan 31/10/2005 tarihli protokolün imzalandığı, protokolün 4. maddesi ile tapuda yapılacak intifa tesis/terkin masraflarının davalı tarafından ödeneceğinin kabul edildiği, ardından taraflar arasında bayilik sözlemesi imzalanarak ticari ilişkinin başladığı, 14/09/2010 tarihinde taraflar arasında mevcut dikey anlaşmanın 01/11/2010 tarihi itibariyle sonlandırılarak, bu tarihten itibaren geçerli olmak üzere beş yıllık yeni bir anlaşma yapılması ile davalı lehine tesis edilen intifa hakkının süresinin 01/11/2015 tarihine kadar geçerliliğini koruyacak şekilde kısaltılması konusunda yeni bir protokol imzalandığı, protokolün 9. maddesi ile taraflar arasında halen yürürlükte olan bayilik sözleşmesinin 01/11/2010 tarihinde başka bir ihbar veya ihtara gerek kalmaksızın münfesih olacağının ve taraflar arasında 01/11/2010 tarihinde yürürlüğe girmek üzere 5 yıl süreli yeni bir bayilik sözleşmesinin imzalanacağının, 10. maddesi ile de, protokol ve bu protokole uygun olarak akdedilecek tüm sözleşmelerin tanzimi, tasdiki ve uygulanması ile ilgili her türlü vergi, resim, harç ve sair masrafların davalı tarafından karşılanacağının kabul edildiği ve taraflar arasında 5 yıl süreli yeni bir bayilik sözleşmesinin imzalandığı, beş yıllık sürenin sona ermesi ile birlikte 01/11/2005 tarihinde davalı lehine tesis edilen intifa hakkının 30/12/2019 tarihinde davacı tarafından tapudan terkin edildiği ve 2.492.905,14 TL terkin harcının ödendiği, taraflar arasında 14/09/2010 tarihli protokol ile 01/11/2010 tarihli bayilik sözleşmesinin, ilk protokol ile bayilik sözleşmesinin ve intifa hakkının süresinin 5 yılı aşması nedeniyle Rekabet Kurulu'nun 12/03/2009 tarihinde resmi internet sitesinde yayınlanan 05/03/2009 tarihli kararı doğrultusunda, 2002/2 sayılı tebliğ ile tanınan grup muafiyetinden yararlanılması için yapıldığı hususunda uyuşmazlık bulunmadığı, her ne kadar 14/09/2010 tarihli protokolde intifa hakkının terkinine dair masrafların davalı tarafından ödeneceğine dair bir düzenleme yok ise de, Rekabet Kurulu'nca karar alınmamış olması halinde ilk protokol ve bayilik sözleşmesi kabul edilen sürede devam edecek, süre sonunda intifa hakkı terkin edilecek, masraflar davalı tarafından karşılanacak ve mevcut durumda bayilik ilişkisi ile intifa hakkı kesintiye uğramadan devam etmekte iken yalnızca Rekabet Kurulu kararı doğrultusunda, davalı lehine olmak üzere terkin edilmeksizin yalnızca süresi kısaltılan intifa hakkının süresinin dolması ile tapudan terkin edilmesi nedeniyle ödenecek harcın davalı tarafından karşılanması gerektiği, kaldı ki intifa hakkının tapudan terkininin protokol ve sözleşmenin uygulanmasından doğan bir sonuç olduğu ve 14/09/2010 tarihli protokolün 10. maddesi kapsamında kabul edilerek terkin harcının davalı tarafından ödenmesi gerektiği, açıklanan nedenlerle davacının takibinde haklı olduğu kanaatine varılarak davanın kabulüne, davalının takibe haksız itirazının iptaline, itiraz haksız ve alacak likit olduğundan davalının hüküm altına alınan alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatı ödemesine karar verilerek..." gerekçesiyle, davanın kabulü ile davalının... sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin 2.492.905,14 TL alacağa takip tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile devamına, hüküm altına alınan alacak üzerinden %20 oranında hesaplanan 498.581,02 TL icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine , karar verilmiştir.Bu karara karşı, davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davalı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle;Davacı ile akdedilen 31.10.2005 tarihli protokol ile tesis edilen dikey ilişkinin 01.10.2010 tarihinde sona erdiğini, 15 yıl süreli intifa hakkı tesis edileceğinin hüküm atına alınarak 15 yıl süreli dikey ilişkinin tesis edildiğini, ayrıca iş bu protokol ile tapuda yapılacak intifa tesis ve fek masraflarının müvekkili tarafından ödeneceğinin hüküm altına alındığını, intifa tesisine ilişkin tüm masrafları müvekkili tarafından yerine getirildiğini, 14.10.2010 tarihli protokol akdedildiğini, mevcut dikey anlaşmanın sonlandırılması ve 5 yıllık yeni anlaşma yapılarak intifa süresinin kısaltılmasına ilişkin olduğu, 31.10.2005 tarihli protokol ve şartlarının tamamının ortadan kaldırıldığı için intifa tesis ve terkinin müvekkili şirkete ait olduğuna ilişkin hükmününde geçerliliğini yitirdiğini, müvekkili aleyhine başlatılan icra takibinde davacı şirketin intifa hakkının terkini nedeniyle tapu müdürlüğüne yapılan harç ödemelerini talep ettiğini, itiraz edildiğini, davacının müvekkili şirketi ibra ettiğini, 01.04.2016 tarihinden itibaren sözleşme süresinin 5 yıl olarak belirlendiğini, taraflar arasındaki ticari ilişkinin devam ettiğini, sözleşmenin 4.5. maddesinde bayinin önceki döneme ilişkin herhangi bir hak ve alacağının bulunmadığının kabul edildiğini, 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 58. maddesi gereğince intifa terkin harcının mükellefinin, lehine işlem yapılmış olan davacı şirket olduğunu, kabul anlamına gelmemek üzere alacağın yargılamayı gerektirmesi nedeniyle İİK'nın 67. maddesi gereğince icra inkâr tazminatına karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu iddia ederek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İNCELEME VE GEREKÇE:Dava, intifa hakkı fek masraflarının tahsili amacı ile başlatılan ilamsız icra takibine karşı yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davalı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Taraflar arasında, bayilik sözleşmesinin mevcudiyeti, sözleşme kapsamında intifa hakkının tesisi, davacı şirket tarafından intifa hakkının terkini ve düzenlenen protokoller yönünden herhangi bir uyuşmazlık mevcut değildir.Uyuşmazlık, intifa hakkının terkini ile ilgili olarak harç ve masraflardan hangi tarafın sorumlu olacağı, taraflar arasında düzenlenen 14.09.2010 tarihli protokolün 10. maddesindeki düzenlemenin daha sonradan gerçekleştirilen anlaşmalar ile geçerliliğini kaybedip kaybetmediği ile 492 sayılı Kanun gereğince harç ve masraflardan hangi tarafın sorumlu olduğuna ilişkindir.Dosya kapsamından, davacı şirkete ait İstanbul ili Beyoğlu ilçesinde mevcut arsa niteliğindeki taşınmaz üzerine davalı şirket tarafından 01.11.2005 tarihinde intifa tesis edildiği, intifa süresinin 15 yıl olarak belirtildiği, başlama tarihinin 01.11.2005 olduğu, intifa hakkının süresinin kısaltılmasına dair düşülen notta bitiş tarihinin 18.09.2015 olarak belirtildiği ayrıca tüzel kişilik değişikliğine dair notların mevcut olduğu, süreli intifa hakkının dolması hâlinde terkinin 30.12.2019 olarak belirtildiği, taraflar arasında 14.09.2010 tarihli protokol düzenlendiği, protokolde davacının bayi olarak yer aldığı, protokolün bir parselde sayılı taşınmaz ve akaryakıt ... satış servis istasyonu ve müştemilatı ile ilgili koşullarla yapılan sözleşme (protokol)olduğu, 2. maddede protokolün konusunun taraflar arasındaki mevcut dikey anlaşmanın 01.11.2010 itibari ile sonlandırılarak bu tarihten geçerli olmak üzere beş yıllık bir anlaşma yapılması, bayinin tesis ettiği intifanın süresinin 01.11.2015 tarihine kadar geçerliliğini koruyacak şekilde kısaltılması konularında karşılıklı hak ve yükümlülüklerin belirlenmesi olarak belirtildiği, 3.maddede; dikey anlaşmayı, rekabet kurulunun 05.03.2009 tarihli kararı ile belirlenen ilkeler doğrultusunda tarafların anlaşmayı 01.11.2010 tarihi itibariyle sonlandırdığı bu tarihten itibaren geçerli olmak üzere protokolde yazılı esaslar çerçevesinde 5 yıl süreli yeni bir dikey anlaşma tesis ettikleri hususlarına ve diğer ayrıntılara yer verildiği, protokolün 9.maddesinde; taraflar arasında halen yürürlükte olan bayilik sözleşmesinin 01.11.2010 tarihinde başka hiçbir ihtar ya da ihbara gerek kalmaksızın münfesih olacağı, tarafların bu protokolün düzenlenmesini takiben tanzim edilecek standart tip bayilik sözleşmesini yürürlük tarihi 01.11.2010 ve süresini 5 yıl olmak üzere imzalayacakları, 10.maddesinde; "İşbu protokol ve buna uygun olarak akdedilecek tüm sözleşmelerin tanzimi, tasdiki uygulanması ile ilgili her türlü vergi, resim, harç ve sair masraflar ... tarafından ödenecektir. İşbu sözleşme süresi boyunca, istasyonun reklam vergisi ... tarafından ödenecektir. İşbu sözleşme süresi boyunca istasyonda ... ve/veya BAYİ tarafından yapılacak promosyonlar ... tarafından finanse edilecek İşbu sözleşme süresi boyunca, ... tarafından ariyeten verilen malzemelerde, kişisel hata dışında meydana gelecek arızaların bakım onarım masrafları ... tarafından ödenecektir." düzenlemesine yer verildiği, 31.10.2005 tarihli protokolde 4.maddede; "İntifa hakkı tesisinin düzenlendiğini, bayi adayı, maliki olduğu mezkur gayrimenkul ve burada mevcut satış yeri üzerinde, ... lehine, 15 (onbeş) yıllık süre için intifa hakkı tesis ettirmeyi beyan, kabul ve taahhüt etmiştir. Tapuda yapılacak intifa tesis ve/veya fek masrafları ... tarafından ödenecektir. Taşınmazın 15 (onbeş) yıllık intifa ivazı olan 2.250.000 USD KDV (ömüyonikiyzellibin amenkandoları)'nın 1.100.000 USD'lik kısmı daha öncül ... tarafından bayi adayı'na avans olarak ödenmiş olup, bakiye 1.150.000 USO'lık klpm ise, Tapu'da intifa tesisi sonrası, ... tarafından, ödeme tarihindeki Merkez Bankası ...." düzenlemesinin bulunduğu, davacı bayi tarafından tapu sicil müdürlüğüne 30.12.2015 tarihinde başvuruda bulunularak arsa niteliğindeki taşınmazın tamamının intifa hakkının 18.09.2015 tarihine kadar ... AŞ'ye ait iken sürenin dolması ile taşınmaz üzerinde bulunan intifa hakkının terkinini talep ettiği, davacı şirketin tapudaki intifa hakkının terkini için 30.12.2019 tarihinde hesabından 2.492.905,14 TL tutarlı vergi ödemesini gerçekleştirdiği, bu tutardaki 30.12.2019 tarihli dekont ile tapu harcının davalı şirketten tahsili amacı ile ... sayılı dosyasında 14.01.2020 tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığı, takipte taraflar arasında imzalanan protokoller ve 14.09.2010 tarihli protokol ile bu hususun 21.03.2017 tarihinde borçluya ihtarı ile ödenmeyen intifa hakkı fekkine ilişkin tapu masrafları olarak belirtildiği, takip öncesinde davacı şirket tarafından fek işlemleri için gerekli harçların ödenmesinin 21.03.2017 tarihli ihtarname ile talep edildiği, talebin yerine getirilmemesi üzerine takip başlatıldığı, başlatılan takibe davalı şirketin itiraz ettiği, itirazın iptali için davacı şirket tarafından İİK'nın 67. maddesi gereğince yasal süresi içerisinde itirazın iptali davasını açmış olduğu anlaşılmıştır.Tarafların delillerini ibraz etmesi ve ilgili delillerin celbi sonrasında bilirkişi incelemesi gerçekleştirilmiştir.28.07.2021 tarihli bilirkişi raporunda; intifa hakkını tesis eden sözleşmenin 31.10.2005 tarihli protokol olduğu, 14.09.2010 tarihli protokolün 4. maddesinde intifa hakkının geçerliliğini koruyacağı ancak süresinin tarafların anlaşmasıyla kısaltıldığının kararlaştırılmasıyla, intifa hakkının tapudan terkinine ilişkin hükümler konusunda 31.10.2005 tarihli protokolün geçerli olduğunun kabul edildiği, bu protokolün 4 maddesinde de intifa hakkının terkinine ilişkin masrafların davalı tarafından karşılanacağının açıkça belirtildiği, esasen 14.09.2010 tarihli protokolün 10. maddesinde de sözleşmenin uygulanmasından doğan her türlü masrafın davalı tarafından karşılanacağının zikredildiği, intifa hakkının kaldırılmasından doğan masrafların da bu kapsamda olduğundan dolayı davalı tarafından karşılanacağı, ikinci protokolün tek amacının intifa süresini muvzuata uyumlu hâle getirmek olduğu, dolayısıyla intifa hakkının terkinine ilişkin davacının yaptığı ve icra takibine konu olanı toplam 2.492.905,14 TL tutarındaki masrafların davalı tarafından karşılanması gerektiği belirtilmiştir. Davacı vekili davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili ise istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü nedenlerle rapora itiraz ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre davanın kabulüne dair yukarıda yer verilen gerekçelere istinaden hüküm tesis edilmiştir. Taraflar arasında gerçekleştirilen standart tip bayilik sözleşmesi ile sözleşme sonrasında imzalanan 31.10.2005 tarihli protokolün 4. maddesinde açıkça tapuda yapılacak intifa tesis ve/veya fek masraflarının ... tarafından ödeneceği düzenlemesine yer verilmiştir. Söz konusu maddede intifa hakkı her ne kadar 15 yıl tesis edileceği kabul edilmiş ise de sürenin masraflar yönünedn etkisi olmayacaktır. 14.09.2010 tarihinde düzenlenen protokolün 4. maddesinde ise intifanın süresinin 01.11.2015'kadar geçerliliğini koruyacağı, kısaltılması konusunda tarafların mutabık kaldıklarına yer verilmiştir. Aynı protokolün 10.maddesinde; her türlü vergi, resim, harç ve sair masrafların... tarafından ödeneceği düzenlenmiştir. 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 58.maddesi gereği kanun kapsamında davacı şirket gerekli harçları karşılamıştır.Ancak kendi aralarında ve özgür iradeleriyle düzenledikleri protokol başlıklı sözleşme hükümleri gereğince davalı, bu giderleri üstlenmiş olup bu sözleşme hükmü taraflar için bağlayıcıdır. Tarafların serbest iradesi ile düzenlenen protokol hükümleri kapsamında davacı şirket tarafından intifa hakkının terkin edilmesi sonucu karşılanmak zorunda kalınan harç ve masrafların davalı şirketten talep edilmesinde ve bu talebin kabulüne dair verilen kararda usul ve yasaya aykırılık görülmemiş, davalı vekilinin aksi yöndeki istinaf nedenlerinin reddi gerekmiştir.Takibe ve daya konu alacağın miktarı belli ve bu nedenle likit olduğundan, ilk derece mahkemesince davacı yararına icra inkâr tazminatına hükmedilmesinde yasaya aykırılık bulunmadığından, aksi yöndeki istinaf başvurusunun reddi gerekmiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararı usul ve yasaya uygun olup davalı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına; bakiye 127.717,35 TL istinaf nispi karar harcının davalıdan tahsiline, Hazineye gelir kaydına, 3-Davalı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın, Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraf vekillerine tebliğine dair;HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 25.12.2025 tarihinde, oy birliğiyle ve temyizi kabil olmak üzere karar verildi.