7. Hukuk Dairesi 2021/4547 E. , 2022/3004 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 24.03.2011 gününde verilen dilekçe ile zilyetliğe dayalı tescil talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 11.12.2020 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine ve Belediye Başkanlığı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki…
**7. Hukuk Dairesi 2021/4547 E. , 2022/3004 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 24.03.2011 gününde verilen dilekçe ile zilyetliğe dayalı tescil talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 11.12.2020 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine ve Belediye Başkanlığı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Davacı, ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 261 ada 45 parsel sayılı taşınmazın maliki olduğunu, konu taşınmazın denize bakan cephesi önünde kıyı kenar çizgisine kadar olan yere gerek kendisi gerek murisi ve gerekse murisi evvellerinden bugüne kadar 40 yıldan uzun süredir malik sıfatıyla zilyet olduğunu, bu yerde yapıları ve murisi evvelerince dikilmiş ağaçlarında bulunduğunu, bu ağaçların 40 yaşın üzerinde olduğunu, konu yerin tapusuz olup, bu yere 40 yıldan fazla süredir malik sıfatı ile zilyet olduğundan 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi gereği ... ilçesi, ... Mahallesi 261 ada 45 parsel sayılı taşınmazın denize bakan sınırından başlayarak kıyı kenar çizgisine kadar olan kısmın mülkiyetinin adına tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı Hazine vekili, dava konusu yerin, devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olması nedeniyle 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesine göre zilyetlikle iktisap edilemeyecek yerlerden olduğunu, ayrıca tescili talep edilen yerin tarım arazisi olmadığını, üzerinde yapılaşmaların bulunduğunu, Kadastro Kanunun ihya edilen taşınmaz mallar başlıklı 17. maddesine göre söz konusu taşınmazın zilyetlikle iktisap edilemeyecek yerlerden olduğundan davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.