7. Hukuk Dairesi 2013/5584 E. , 2013/13547 K. "İçtihat Metni" Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Davacı vekili, taraflar arasındaki iş sözleşmesinin davalı işverence herhangi bir haklı neden olmaksızın feshedildiğini ileri sürerek,kıdem ve ihbar tazminatı,fazla çalışma ücreti ve işçilik ücreti alacaklarının hüküm altına alınmasını tal
**7. Hukuk Dairesi 2013/5584 E. , 2013/13547 K.** **"İçtihat Metni"** Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Davacı vekili, taraflar arasındaki iş sözleşmesinin davalı işverence herhangi bir haklı neden olmaksızın feshedildiğini ileri sürerek,kıdem ve ihbar tazminatı,fazla çalışma ücreti ve işçilik ücreti alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir. Davalı vekili, iş sözleşmesinin devamsızlık sebebiyle haklı nedenle feshedildiğini,davacının davalı işverenden herhangi bir alacağı bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalının iş sözleşmesini fesihte haksız olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Anayasanın 141'nci maddesi uyarınca, yargı kararlarının gerekçeli olarak yazılması gerekir. Bu husus 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 297nci maddesinde de hüküm altına alınmıştır. Anılan anayasal ve yasal düzenlemeler gereğince yargıcın, tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri kararda göstermesi zorunludur. Maddi olgularla hüküm fıkrası arasındaki hukuki bağlantı da ancak bu şekilde kurulabilecek, ayrıca yasal unsurları taşıyan bu gerekçe sayesinde, kararların doğruluğunun denetlenebilmesi mümkün olacaktır. Kararın gerekçesi ile hüküm fıkrasının birbirine aykırı olmaması gerekir. Somut olayda; dosya içerisindeki bilirkişi raporunda davacının hizmet süresi hakkında alternatifli tespitler yapılmış ve bu tespitlere göre alacak kalemlerinin ayrı ayrı hesaplaması yoluna gidilmiştir.Bilirkişi raporunda 1. seçenekte davacı tarafın iddiasına göre davacının 5.1.2005-28.8.2009 tarih aralığında, ikinci seçenekte ise SGK kayıtlarına göre davacının 26.1.2006-28.8.2009 tarih aralığında çalıştığı kabul edilerek alacak kalemleri hesaplanmıştır. Mahkemece karar gerekçesinde "...Bu haliyle davalı vekili tarafından dosyaya sunulan ve davacı tarafça imzası inkar edilmeyen yazılı belgeler kapsamına ve SGK kaydına mahkememizce itibar edilmiş ve davacının işe başlama tarihi 28.01.2006 olarak kabul edilmiştir..." cümlesine yer verilerek davacının hizmet süresinin bilirkişi raporundaki ikinci seçeneğe göre belirlenmesi gerektiği belirtilmiş olamasına karşın hüküm fıkrasında bilirkişi raporunun birinci seçeneğine göre karar verilerek gerekçe ile aykırılık yaratılmıştır. Karar gerekçesi ile hüküm fıkrası arasında çelişki bulunduğundan karar bozulmamalıdır. Yapılacak iş; Bu aykırılığın giderilmesi suretiyle gerçeğe ve hukuka uygun bir karar vermektir. Ayrıca fazla çalışma ücretinden hakkaniyet indirmi yapıldığından bahisle davalı lehine avukatlık ücreti hükmedilmemişse de hakkaniyet indirimi dışında zamanaşımı vb sebeplerle alacak kalemlerine dair taleplerin bir kısmının reddi söz konusu ise reddedilen kısım üzerinden davalı yararına avukatlık ücretine hükmedilmesi gerekeceği de unutulmamalıdır. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalının öteki itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 02.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.