T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 45. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO:2026/472 KARAR NO:2026/477 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:İSTANBUL ASLİYE 2. TİCARET MAHKEMESİ DOSYA NO:2021/34 KARAR NO:2023/741 DAVA TARİHİ:19/06/2018 KARAR TARİHİ:09/10/2023 DAVA:Sıra Cetveline İtiraz (Kayıt Kabul (İİK 235)) KARAR TARİHİ:08/04/2026 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA:Davacı…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 45. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO:2026/472 KARAR NO:2026/477 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:İSTANBUL ASLİYE 2. TİCARET MAHKEMESİ DOSYA NO:2021/34 KARAR NO:2023/741 DAVA TARİHİ:19/06/2018 KARAR TARİHİ:09/10/2023 DAVA:Sıra Cetveline İtiraz (Kayıt Kabul (İİK 235)) KARAR TARİHİ:08/04/2026 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin, iflası öncesinde müflis ... Bankası AŞ'den temin etmiş olduğu 77 adet çek yaprağını iflas sonrasında iade ettiğini, ancak bu iade edilen çek yaprakları ile ilgili olarak banka nezdinde depo edilmiş bulunan çek başına 1.050,00 TL miktarın 65 çek toplamı olan 68.250,00 TL'nin banka tarafından müvekkiline ödenmediğini, bu alacaklarının kabulüne karar verilerek, asıl alacakları için yapmış oldukları masrafların İİK 196. maddesi gereğince iflasın açılmasıyla birlikte işleyecek faizleri ve hesaplanacak vekalet ücretleri ile birlikte alacak olarak iflas masasına kaydedilmesi taleplerinin iflas masası tarafından herhangi bir gerekçe gösterilmeksizin reddedildiğini belirterek, 68.250,00 TL'lik alacaklarının sıra cetveline kaydına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle davanın on beş günlük hak düşürücü süreden sonra açılmışsa usulden reddi gerektiğini, esasa ilişkin olarak da, müflis banka nezdinde depo edilmiş olduğu iddia edilen 65 adet çeke ait ve çek başına 1.050,00-TL miktarla toplam 68.250,00-TL için müflis bankaya alacak kayıt talebinde bulunan davacının banka kayıtları üzerinde yapılan incelemede, davacı tarafa ait çek yaprakları karşılığı teminat olarak alınmış bir bedelin olmadığı tespit edildiğinden alacak kayıt talebinin reddedilmesinde usul ve yasaya aykırı yön bulunmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN VE DAİREMİZİN KARARLARI: 1-Mahkemenin 27/12/2019 tarihli kararı; 6100 sayılı HMK'nun 114/1-b maddesi gereğince yargı yolu caiz olmadığından HMK'nun 115/2 maddesi gereğince dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmiştir. 2-Dairemizin 18/11/2020 tarihli kararı; somut uyuşmazlık yönünden adli yargının görevli olduğu gerekçesiyle karar kaldırılmıştır. 3-Mahkemenin 09/10/2023 tarihli kararı; "Davacı vekilinin duruşmadan haberdar olduğu halde 12.04.2019 tarihli duruşmaya mazeretsiz katılmamış, dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilmiştir. Davacı vekilinin yine duruşmadan haberdar olduğu halde 24.04.2023 tarihli duruşmaya mazeretsiz katılmamış, dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilmiştir.Davanın basit yargılama usulüne tabi olması nedeniyle HMK.nun 320/4.maddesi gereğince açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerekirken ilk işlemden kaldırma kararının gözden kaçması nedeniyle dosya yeniden ve 2.kez işlemden kaldırılmış ve duruşma günü verilmiş ise de bu durum davalı yönünden usuli kazanılmış hak teşkil ettiğinden davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir." İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili yasal süre içerisinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; 24/04/2023 tarihi saat 10:05'e bırakılmış olan duruşma ile alakalı olarak e-duruşma taleplerinin mahkemece kabul edildiğini, duruşmaya sistemden kaynaklı teknik bir problem nedeniyle katılamadıkları için dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verildiğini, oysa teknik bir nedenden dolayı e-duruşmaya katılamadıkları için mazeretli sayılmaları gerektiğini, verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, sonrasında davanın yenilenmesi yoluna gidildiğini ve duruşmanın 09/10/2023 tarihine bırakıldığını, bu tarihte de yine aynı şekilde teknik arıza gerçekleştiğinden duruşmaya katılamadıklarını, bu aksaklıklarda vekilin veya tarafın bir kusuru olmadığını, davanın 2019 yılında işlemden kaldırılmasına dair karara herhangi bir diyeceklerinin bulunmadığını ve bu kararın doğru olduğunu ancak sonraki iki celsede e-duruşmaya teknik sebeplerle katılamadıklarından düşme kararının yasaya ve usule aykırı olduğunu beyan ederek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, kayıt kabul istemine ilişkin olup, İİK'nın 235.maddesi uyarınca basit yargılama usulüne tabidir.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Tarafların Duruşmaya Gelmemesi, Sonuçları ve Davanın Açılmamış Sayılması" başlığını taşıyan 150. maddesinin 1. fıkrasına göre; "Usulüne uygun şekilde davet edilmiş olan taraflar, duruşmaya gelmedikleri veya gelip de davayı takip etmeyeceklerini bildirdikleri takdirde dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilir.",HMK'nın 316-322.maddeleri arasında ise basit yargılama usulü düzenlenmiş ve HMK'nın 320/4 maddesinde "Basit yargılama usulüne tabi davalarda, işlemden kaldırılmasına karar verilmiş olan dosya, yenilenmesinden sonra takipsiz bırakılırsa, dava açılmamış sayılır." hükmüne yer verilmiştir.Yani basit yargılama usulüne tabi olan davalarda, dosya ilk kez takipsiz bırakılmasının ardından yenilenerek tekrar işleme alındığı takdirde, ikinci kez takipsiz bırakılırsa davanın açılmamış sayılmasına karar verilecektir.Davacı tarafın 12/04/2019 tarihli 1.işlemden kaldırma kararına karşı bir itirazı bulunmamaktadır. Dosyanın 2.kez işlemden kaldırılmasına ise 24/04/2023 tarihinde karar verilmiştir. Bu tarihten önceki 09/12/2022 tarihli duruşma tutanağı incelendiğinde; her iki taraf vekilinin de e-duruşma talep ettikleri ancak bağlantı kurulamadığından; "1-Taraf vekillerine e-duruşma ile bağlanılamadığından bir seferliğe mahsus olmak üzere mağduriyete neden olmamak bakımından teknik bir sorun olabileceği düşüncesiyle tüm gün mazeretli olarak kabulüne, yeni duruşma gün ve saatinin davetiye ile bildirilmesine, duruşma zaptının eklenmesine, masrafın kendilerinden alınmasına, ....Bu nedenle duruşmanın 24/04/2023 günü saat 10:05 bırakılmasına" karar verildiği anlaşılmıştır. Dosyanın yapılan incelemesinde taraf vekillerine duruşma gününü bildirir davetiye çıkartıldığı, davacı vekiline 18/12/2022 tarihinde e-tebligat olarak tebliğ edildiği tespit edilmiştir. 24/04/2023 tarihli celseye davacı vekili katılmadığı gibi mazeret dilekçesi de sunmamıştır. İstinaf dilekçesinde e-duruşma talep ettiklerini ve mahkemece kabul edildiğini bildirmiş ise de UYAP kayıtları incelendiğinden anılan duruşmaya ilişkin davalı vekili tarafından e-duruşma talep edildiği tespit edilmiştir. Davacı vekilinin ise e-duruşma talebi bulunmamaktadır. Davalı vekilinin duruşmaya katılarak davayı takip etmediklerini beyan ettiği, mahkemece bu celse dosyanın 2.kez işlemden kaldırıldığı tespit edilmiştir. 24/04/2023 tarihinde dosyanın 2.kez işlemden kaldırılmasının ardından 25/04/2023 tarihinde davacı vekili tarafından yenileme talep dilekçesi sunulmuş ve 02/05/2023 tarihinde yenileme tensip tutanağı düzenlenerek duruşma 09/10/2023 tarihine bırakılmıştır. 09/10/2023 tarih celseye yönelik taraf vekillerinin e-duruşma talep dilekçesi sundukları ancak bağlantı sağlanamadığı anlaşılmıştır. Mahkemece bu duruşma zaptında "Basit yargılama usulüne tabi dava dosyasının incelenmesinde mahkememizin 12/04/2019 tarihli celsesinde davanın takip edilmemesi nedeniyle işlemden kaldırılmasına karar verildiği, 05/07/2019 tarihinde harç yatırılarak davanın yenilendiği, duruşma günü verildiği, mahkememizin 24/04/2023 tarihli celsesinde de davacı vekilinin duruşmadan haberdar olmasına rağmen duruşmaya gelmediği belirtilerek ikinci kez işlemden kaldırıldığı, HMK m.320/4 dikkate alındığında ilk işlemden kaldırma kararının sehven gözden kaçırıldığı anlaşıldı." tespitlerine yer verilerek davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.Basit yargılama usulüne tabi işbu davada, dosyanın iki kere takipsiz bırakılması halinde HMK'nın 320/4 maddesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerekmektedir. Dosya incelendiğinde; 12/04/2019 tarihinde işlemden kaldırıldığı ve yenilendiği, 24/04/2023 tarihinde 2.kez takipsiz bırakıldığı anlaşılmakla, 24/04/2023 tarihli celsede davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerektiği ancak mahkemece bu hususun 09/10/2023 tarihli celsede fark edildiği ve davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği anlaşılmış, verilen kararda usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığından davacı tarafın istinaf başvurusunun HMK 353/1.b.1 bendi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davacı tarafın istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve karar harcının Hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, yatırılan gider avansından kalan kısmın davacıya karar kesinleştiğinde ilk derece mahkemesince iadesine, 4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 7550 sayılı Yasa'nın 20.maddesi ile değişen 6100 sayılı HMK'nın Ek 1.maddesi ve HMK'nın 361/1 maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 08/04/2026