11. Hukuk Dairesi 2021/7724 E. , 2023/2107 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/1691 Esas, 2021/924 Karar HÜKÜM : Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/464 E., 2019/319 K. Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurul (YİDK) kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın dava
**11. Hukuk Dairesi 2021/7724 E. , 2023/2107 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/1691 Esas, 2021/924 Karar HÜKÜM : Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/464 E., 2019/319 K. Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurul (YİDK) kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü. I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 1953 yılında faaliyetlerine başladığını, Türk ilaç sektöründeki 300 kuruluş içinde 3 üncü sırada yer aldığını, müvekkili adına tescilli "RANDOL" ibareli markanın bulunduğunu, davalı şirketin ise 2016/102681 sayılı "RANDOMİL" ibareli marka başvurusunu yaptığını, müvekkilince bu başvuruya yapılan itirazın reddedildiğini, dava konusu başvurunun müvekkili markasını birebir aynı şekilde barındırdığını, taraf markalarında “R-A-N-D-O-L” harflerinin ortak olduğunu, aynı harf ile başlamakta ve aynı harf ile bittiğini, markalar arasındaki tek farkın markanın ayırt ediciliği düşük kısmına eklenen “mi” harflerinden ibaret bulunduğunu, bu durumun markalar arasında bir bağ olduğu veya markaların birbirlerinin serisi olduğu yönünde bir algıya sebebiyet verdiğini, taraf markaları arasında karıştırılma ihtimalinin bulunduğunu, taraf markaları kapsamındaki emtianın da aynı olduğunu, markaların aynı tedaviye yönelik olarak kullanımı halinde daha büyük bir tehlikenin ortaya çıktığını ileri sürerek, YİDK'in 2017-M-9018 sayılı kararının iptaline, dava konusu marka tescil edildiği takdirde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı TPMK vekili cevap dilekçesinde; kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet marka arasında iltibasa yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; müvekkili başvurusu ile davacı markası arasında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, davacı tarafın, müvekkilinin “RANDOMİL” şeklindeki markasını parçalara ayırarak içinden “RANDOL” harflerini çıkardığını ve bu şekilde kendi markası ile müvekkili markasının benzer olduğu izlenimini yaratmaya çalıştığını, bu şekilde markaları oluşturan harflerin parçalanmak sureti ile kıyaslama yapılamayacağını, markaların bütünü itibari ile karşılaştırılmaları gerektiğini, 05 inci sınıftaki emtialar ilgili tüketicilerinin doktor, eczacı, diş hekimi gibi bilinçli tüketiciler olduklarını, bu tüketici nezdinde taraf markalarının karıştırılma ihtimalinden bahsedilemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu başvuru ile davacı markası arasında 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca marka kapsamlarındaki malların hitap ettiği bilinçli tüketici nezdinde iltibasa neden olabilecek düzeyde bir benzerliğin mevcut olmadığı, başvuru konusu ibarenin kötü niyetli olarak gerçekleştirildiğinde dair bir emareye rastlanılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece markalar arasında mutlak red gerekçesi düzeyinde bir benzerlik arandığını, müvekkili markasının, ayırt edici gücünün yüksek, orijinal nitelikte bir marka olduğunu, bu markanın ilaç etken maddesinden türetilmiş bir marka da olmadığını, dolayısıyla zayıf marka olarak kabul edilemeyeceğini, bu yönde bir inceleme yapılmadığını, dava konusu başvurunun müvekkilinin tescilli markasını birebir içerdiğini, taraf markalarında algıda seçiciliğin en yüksek olduğu markanın başlangıç ve bitiş kısımlarının tamamiyle aynı olduğunu, markaların benzerlik incelemesi şeklinin hatalı olduğunu, bir bütün olarak markaların karşılaştırılmalarının gerektiğini, bu nedenlerle mahkemenin, markalar arasında iltibas oluşmayacağı yönündeki kararının yerinde olmadığını, markaların, birbirlerinin serisi, bir başka versiyonu niteliğinde olduğunu, yargı kararları ile kabul edildiği üzere 5/1inci sınıf mallar bakımından dahi nihai tüketicilerin de anılan ürünlerin alıcıları sayılması gerektiğini, buna göre ortalama tüketici kitlesinin, farklı iki marka karşısında olduğunu anlasa dahi randol - randomil markaları arasında bir bağ olduğu, bu markaların aynı kişiye ait bulunduğu, bu malları yapan işletmeler arasında idari-ekonomik anlamda bir bağlılığın olduğu, markaların geldiği kaynağın aynı bulunduğu algısının doğabileceğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebeplerinde ileri sürdüğü nedenlerle kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 556 sayılı KHK'nin 8 inci maddesi. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve Kanuna uygun olup davacı vekilinc temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 05.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.