11. Hukuk Dairesi 2008/8910 E. , 2010/116 K. MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 5.Ticaret Mahkemesi’nce verilen 11.02.2008 tarih ve 2000/625-2008/34 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tü…
**11. Hukuk Dairesi 2008/8910 E. , 2010/116 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 5.Ticaret Mahkemesi’nce verilen 11.02.2008 tarih ve 2000/625-2008/34 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davalılardan THY.nın 6623 sayılı yasa ile özel hukuk hükümlerine bağlı olmak koşulu ile kurulmuş bir AO olduğunu, bu ortaklığın 233 sayılı KHK.ile KİT haline getirildiğini, bu haliyle dahi gerçek ve tüzel kişilerin ortaklık paylarının anılan KHK.nın 38/son ve 4046 sayılı yasanın 37 ve geçici 2.maddesi uyarınca saklı tutulduğunu, ancak açıklanan özelleştirme işlemleri yapılırken THY.daki hazine payları dışındaki gerçek ve tüzel kişilere ait payların hiç yokmuş gibi hazine tarafından sahiplenildiğini, bu bağlamada müvekkilinin ortaklığın en eski ortaklarından olmasına, bu ortaklığın 600 adet payına ve bu payları temsil eden muvakkat ilmühaberlere sahip bulunmasına rağmen, müvekkiline ait paylarında inkar ve ret yolunun seçildiğini, son birkaç yıldır genel kurul toplantılarına bağrılmadığını, ortaklık başvurusuna ilişkin başvurudan bir sonuç alınamadığını, hazineye ait payların diğer davalıya geçtiğini ileri sürerek, şimdilik müvekkilinin en az 600 pay miktarında pay sahibi olduğunun tespitine, davalıların muarazasının önlenmesine, tespit edilen pay miktarının THY.pay defterine aynen ve hükmen tesciline, kar paylarının ve pas bilet uygulamasından yararlanması gerektiğinin tespitine vs.karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılardan THY.A.O.vekili, müvekkili ortaklığın sermayesinin tamamının devlete ait bir kamu iktisadi kuruluşna dönüştürüldüğünü ve özel şahısların hissedarlık sıfatının ortadan kalktığını, hisse miktarının ortaklak pay defterine kaydedilmesi için hisse senetlerinin nama yazılı olması gerektiğini, oysa mevcut sermaye yapısı içerisinde davacı ait nama yazılı hisse senedinin bulunmadığını savunarak, davanın reddini savunmuştur. Diğer davalı vekili, davanın husumet ve esas yönünden reddini savunmuştur. Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, davalı ortaklığın 1984 yılında yapılan yasal düzenlemeler sonucu bir kamu iktisadi teşebbüsü haline getirilmeden önceki sermaye yapısını temsil ettiği, yapılan yasal düzenlemeler uyarınca sermaye yapısının değiştirildiği, THY sermayesinde bugün itibariyle davacının dayandığı nitelikte özel şahıs hisselerinin bulunmadığı, bu durumda davacının yasal değişikliklerden önceki sermayeyi temsil eden hisse senedinin davalının hali hazırdaki sermayesini temsil etmediği, yasal değişiklikterden sonra davalı Kurum' un sermayesi ve ortaklık yapısının değiştirildiği anlaşıldığından davacının sahibi olduğu ilmühaberlere dayanarak ortaklığın tespitini istemesi mümkün olmadığı, ancak anılan hisse senedi yapılan yasal değişiklikler sonucu kimin payını oluşturmuşsa ya da anılan hisselerden kim yarar sağlamışsa ona karşı tazminat isteminde bulunması mümkün olup bu davada da tazminat istenmediğinden iş bu tespit istemine ilişkin davanın reddine karar verilmesi gerektiği, davacı vekilinin son oturumda edaya yönelik bir istemin bulunmadığının anlaşıldığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 03,15 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 11.01.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.